1.Piri Reis Müzesini anlatabilir misiniz?
İsmim Pınar İŞMEN, Piri Reis Özel Deniz Müzesi Koordinatörüyüm. Ben Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri mezunuyum. Yaklaşık 25 yıldır da öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım. 2001 yılından bu yana Çanakkale’de görev yapmaktayım. Zooloji, çevrebilim, su omurgasızları, limnoloji gibi dersleri verdim.
Burada anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite öğrencilerini ağırlıyoruz. Üniversitemizdeki bazı bölümler denizaltındaki canlılardan faydalanıp resim yapıyorlar. Bu sebeple müzemizi güzel sanatlar fakültesi de çok kullanıyor. Burada ben onlara hem canlıları anlatıyorum hem de buradaki canlılarımızdan esinlenip yaratıcı dünyalarını geliştiriyorlar, çalışmalar yapıyorlar. Müzemiz ilk olarak 2004 yılında açıldı. O zaman da bu tip etkinlikler yapıyorduk. 2014 senesinin Kasım ayında biz müzemizi yeniledik. Omurgasız canlılardan oluşmuş özel bir koleksiyon var müzemizde bunların yanında omurgasız, kemikli, kıkırdaksı canlılarda bulunmaktadır. Bu koleksiyon Prof. Dr. Umur Önal hocamızın özel koleksiyonudur. Bu koleksiyonu sergilenmesi için bize verdi bizde onları burada sergiliyoruz. 2015 yılında Özel Müze olmak için Kültür Bakanlığına müracaat ettik. 2016 yılında Kültür Bakanlığına Bağlı Özel Müze statüsüne girdik. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde bu tarz 2 müzemiz var. Bunlardan birisi mühendislik fakültesinde bulunan bir müze, 2.si de bizim Piri Reis Özel Müzemizdir. Bu güne kadar anaokulu, ilkokul ve liselerden 3 bin kadar ziyaret aldık. Sadece Çanakkale şehrinden değil şehir dışından da ziyaretçilerimiz oluyor. Liseleri üniversite tanıtımı için dolaştırdıkların da, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin de tanıtımın içerisinde, ben onlar Deniz Bilimleri Fakültesini gezdiriyorum, Piri Reis Müzesini gezdiriyorum. Aynı zamanda okulun tanıtım koordinatörüyüm.
Anaokulları ilk geldiklerinde korkuyorlardı çünkü ışık az objelerde canlı gibi görünüyorlar. Bunlar öğrencileri ilk etapta korkutuyordu ama ben onlara hikaye gibi anlatmaya başladığımda onların korkularını yumuşattım. Ben bu ziyaretçilerin istatistiklerini tutarım hep, 2014-2015 senesi içerisinde 2000 kişi ziyaret etti 2015-2016 yılında ise 5000 kişi ziyaret etti. 2016-2017 yılı içerisinde ise bu sayıları katladı. Bu müzenin okulumuzda olması bizim için güzel bir avantaj oluyor. Ziyaretçilerimizin arasında yalnızca öğrenciler yok devlet büyüklerimiz de ziyaret ediyorlar. Etkinlik için şehrimize gelen vekiller, belediye başkanları ziyaret ediyor, geçen günlerde Rusya Başkonsolosu gelmişti. Müzemizde yaklaşık 800 tür var. Mercanlar, yengeçler, fok iskeleti var bir tane, 2 yunus iskeleti var, köpek balıkları var. İçeride ki canlıları şöyle bir işlemden geçiriyoruz. Balıkları aldıktan sonra iç organlarını alıp kalan kısmı tuzluyoruz, vücudunun suyunun tuz tarafından çekilmesini sağlıyoruz. Sonra bir takım işlemler uyguluyoruz. Sonra içini köpük ya da sünger ile doldurup tekrar eski görünümüne sahip olmasını sağlıyoruz, bazı durumlarda da dışına koruyucu bir boya sürüyoruz. Müzemizin içerisinde hiçbir şekilde maket yok, bu işlemler ile doldurulmuş deniz altı canlıları vardır. Biz genellikle burada randevu üzerine sunumlar yapıyoruz. Gelen grubun yaş ortalamasına göre sunum süreleri değişiyor. Büyük grup gelirse daha farklı anlatımlarımız oluyor.
Türkiye’de sanırım birkaç tane doldurulmuş hayvan müzesi bulunmaktadır. Bunlardan biride Saint Joseph Lisesi’nde bulunmakta, ama su altı canlıları olarak sadece bizde var. Kültür bakanlığının özel müze statüsünde olan da sadece biz varız. Bodrum’da bir sualtı müzesi var ama onun bünyesinde deniz altında çıkarılmış gemiler enkazları var. Bizim müzemiz gibi hem omurgasız hem kemikli kıkırdaklı balıkların olduğu bir müze yok.
‘’Sualtı canlıları müzesi olarak tekiz’’
2.Müze’nin Çanakkale’ye katkıları nelerdir?
Kıymeti bilinse çok büyük katkıları var öncelikle eğitim açısından katkısı var, çünkü anaokulu ve ilkokullu çocuklar da deniz bilinci yaratıyoruz, müze de aradıkları tüm sorulara cevap buluyorlar. Sahil güvenliği anlatıyorum burada koruma altında olan canlılardan bahsediyorum, denizi temiz tutma bilincini aşılamaya çalışıyorum, dolayısıyla genel kültürlerini ve bilinçlerini de geliştiriyor. Bundan faydalanan öğretmenlerimiz bile oluyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Kendi statüsünde bir ilk bu müze bu sebeple Çanakkale’ye kendi açısından da kültürel bir katkısı var. Üniversitemizi tanıtmak açısında bir katkısı var. Buraya gelen çocukların bizi tercih etmesi bizim fakültemiz için de bir katkı oluyor. Çünkü bizim fakültemizin ismi su ürünleriyken öğrenci sayımız oldukça düşmüştü, bölümümüzü kapatma noktasına gelmiştik. İşte böyle tanıtım ve devletimizin uyguladığı politikalarla da yavaş yavaş toparlanmaya başladık. Şehirlerarası gelen öğrenciler sayesinde de bizim okulumuzu seçen öğrenci miktarı da artmakta buda bizim bölümümüz için bir avantaj oluyor. Deniz içinde göremediğiniz ve dolayısıyla bilmediğiniz canlıları da görme açısından insanlara bir şeyler katmış oluyoruz. Daha önce de dediğim gibi güzel sanatların fakültesi ve lisesinden öğrenciler ziyaretlerimize geliyor ve onlara gerçek deniz canlılarını model olarak kullanma imkanı sağlamış oluyoruz.
Fakülte öğrencilerine katkıları ise fakülte bölümlerimizde öğrencilerimizin uygulama dersler oluyor, dolayısı ile burada ki özel türleri inceliyorlar. Biz bu canlıları sergileyerek derslere destek sağlıyoruz. Mesela genel zooloji dersimiz var, su omurgasızları dersimiz var, bazı makro türler müzede görebiliyoruz. Bu sayede de öğrencilerimize büyük faydalarımız oluyor.
‘’ Kıymeti bilinse çok büyük katkıları var.’’
- Karşılaştığınız avantajlar ve dezavantajlar nelerdir?
Çanakkale denizi tanıdığını zanneden bir şehir, şimdi Çanakkaleliler bana kızmasın ama gerçekten Çanakkale’de denizi tanıyan çok az insan var. Balıkları iyi biliyorlar, sardalyeyi çok iyi biliyorlar. Ama müzemizde ki canlıları bildiğini zannetmiyorum. Bizim açımızdan müzenin Çanakkale’de olması materyal bulmamız açısından biraz daha kolay oluyor. Çanakkale’de olmamızın avantajı Çanakkalelilerden aldığımız destektir. Çanakkaleliler tabi buraya geldiğinde müzede ki canlılara bakıp bilmedikleri balıkların burada olmadığını düşünüyorlar ama burada ki canlılarımız Türkiye ve dünya denizlerinden gelen canlılar. Bizde bunları tanıtmak istiyoruz. Çanakkale’nin hiçbir dezavantajı yok. Belki merkezden uzak olduğumuz için yerel halka inemediğimizden kaynaklı ufak bir dezavantaj olabilir. Çanakkale’den canlılarımız da var müzenin içerisinde özellikle Güzelyalı’da sahile vurmuş canlılarımız var. Çanakkaleli balıkçıların bize getirdiği canlılar var. Çünkü Çanakkaleli balıkçı bizi tanıyor burada ki hocalarla iletişim halinde, Dardanel bizi biliyor. Oradaki balıkçılar ağlarına takılan orijinal türleri hemen bize haber veriyorlar bizde gidip alıyoruz ya da onlar getiriyorlar. Bizim müzenin içerisinde kaplumbağa var. Deniz kaplumbağası, Güzelyalı sahilinde bulmuştuk. İşlemleri gerçekleştirdikten sonra buraya koyduk. Yine yunus var Çanakkale’den bulunmuş, köpek balıkları var. Balıkçılar tarafından bulundu. Sonra bir imparator balığı, yağ balığı var, bunlarda balıkçılardan bize getirilenler. Çanakkale balıkçıları bizi tanıyor bir balık bulduklarında nereyi arayacaklarını biliyorlar. Buda tabi bizi çok memnun ediyor. İlişkilerimizi kuvvetlendiriyor.
Böyle bir yer Çanakkale’de şehirde olsa ben inanıyorum. Çanakkale halkı ve buraya gelenlerde çok ziyaret eder fakat şuan yeri biraz sapa olduğu için daha çok ziyaretçi kitlesine ulaşamadık. Bu canlıları tanıdıktan sonra türü tehlikede olan canlılara karşı hassasiyette artabilir. Fakat şuan imkanlarımız buna elveriyor, bunu yapabiliyoruz. İleri doğru umarım daha fazla değişiklikler yaparız.
Olumlu olarak dönüşler çok güzel oluyor. Burada içerde anlatılan şeyler, görsellerin güzelliği bir takım ses efektlerimiz de vardı, fakat küçük çocuklar biraz korkuttuğu için bu ses efektlerini kısmak zorunda kaldık, burada ziyaretçilerimize deniz altı hissi uyandırmaya çalıştık. Bu sebeple müzeden çıkan ziyaretçilerimiz hep mutlu çıkıyorlar. Buda bizim için olumlu dönüş oluyor. Tabi bize yardım eden birçok insan oldu ama bu şekle gelmesinde Umur Hoca ve ben birebir çalıştık. Dizaynı biz verdik. Duvar rengi, ışık, dolapların şekli hepsine ikimiz karar verdik. Öğrencilerimiz müzedeki materyaller ile ilgili bizimle çalışmalar yapıyorlar. Hatta bir öğrencim yüksek lisansını yapıyor şuan da müzede bulunan balıklardan bir bölümünün doldurma işlemini o yaptı. Bu şekilde pratik olarak ta çalışmalar yapıyorlar. Materyal üzerinde öğrenme şansları oluyor.
‘’ Çanakkale’de olmamızın avantajı Çanakkalelilerden aldığımız destektir.’’
- Müze için beklentileriniz nelerdir?
Biz bu müzeyi kurarken çok fazla destek olanlar oldu. Aycibin Yapı Dekorasyon firması bize çok fazla destek oldu. Şimdi üniversitemizin özel bir müzenin giderlerini karşılayacak bir kalemi yok. Bizde üniversite içerisinde ki birimler olarak proje yapıp sunuyoruz. Bu sebeple halktan desteklere ihtiyacımız oluyor. Bu müzeyi bu şekilde başardık. Fakat yine de çok eksiğimiz var. Özel Müze statüsüne geçtiğimiz için bir ihtiyacımız olduğunda rektörlüğümüz bunu elinden geldiğince karşılıyor. Yine de dışarıdan gelen yardımlara hayır demeyiz. Örnek vermem gerekirse buraya ziyarete birçok çocuk geliyor ve onlara küçük hediyeler vermek istiyoruz. Ziyaret eden çocuklar için yine tabura yaptırmak istiyoruz. Bu konularda yardım etmek isteyen olursa bize çok faydası olur.
Çanakkale halkından isteklerim ise burayı daha çok ziyaret etmeleri. Ben çünkü anlatmayı çok seviyorum. Buraya geldiklerinde onları ben karşılayacağım, bu işi zevkle yapıyorum. Onlara bir şeyler anlatmak istiyorum mutlaka gelsinler ve görsünler. Fakat duyurularımız çok fazla yapılmıyor. Buranın önemini vurgulamak gerekiyor. Bu görevde basın olarak sizin, umarım daha çok insana ulaşır bu müze herkes burada faydalanır. Bize vakit ayırdığınız için Kaleninsesi Gazetesine teşekkür ederiz.
‘’ Fakat duyurularımız çok fazla yapılmıyor. Buranın önemini vurgulamak gerekiyor.’’
MERVE KARAOĞULLARI