İzmir Adliyesi’nde görev yapan ve müdürlük sınavına giren 200 kişiyi cemaatçi ve solcu olarak fişledikleri ve sınav komisyonuna bilgi aktardıkları iddiasıyla gözaltına alınan ve nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilen 7 memurdan 3’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltı ve tutuklamalar Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) iddialarıyla ilgili.
Bu gelişme nedense FETO yandaşı basında yer bulmadı.
Niye acaba?
Kılıf uydurmaya vakit mi bulamadılar?
Merak ettim de…
ASBEST NE OLACAK GÖKHAN?
Bu soruyu Çanakkale Belediye Başkanına tam 2 yıldır soruyorum. Çanakkale’de kullanılan içme suyu borularının asbestli olduğunu ortaya çıkaralı tamı tamamına 2 yıl 10 gün geçti üzerinden. 2014 yerel seçimleri sırasında yönelttiğim bu soruya CHP’li belediyeden daha sonra yanıt geldi ama o boruların kaç kilometresi değiştirildi hala belirsiz.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan şimdi kalkmış, Kazdağları Belgeseli Gala gecesinde diyor ki “Burada da ayrı bir terör var. Aslında burada madenci terörü var. Bu da terörist bir eylem.” Ve ağaç dahil hayvanların da canlı olduğunu hatırlatıyor, insanlığa faydası olmadığını söylüyor.
Amenna, peki Çanakkale’deki asbest borular kaç insanımızı kanser yaptı? Yıllarca CHP’li belediyelerin bize asbest borulardan su içirmesi hangi eylem kategorisine giriyor? Üstelik, ‘burada asbest boru var’ diye duvar işaretlemesi yapan belediyenin ta kendisi. Dışarıdan başka birileri gelip işaretlemedi.
Hatta bu işaretler, haber haline gelince yine CHP’li belediye yönetiminin verdiği talimatla silindi, hala o duvar orada duruyor.
Borular değişti mi? Hayır.
Çevre, doğa, sağlıklı yaşam eyvallah ama önce insan kendi kapısının önünü süpürmeli ki, sonra komşu için ‘evinin önünü temiz tut’ diyebilmeli. Kendi kapının önü kirlilikten geçilmiyor, komşuya talkım.
Kazdağları.
Ne belediye başkanının tekelinde, ne de Bayramiçli olması Kazdağları’nı tek başına sahiplenme anlamı taşımıyor. Kazdağları hepimize ait. Sondaj dışında işletmeye açılmış veya açılma aşamasına gelmiş tek bir tesis gösterin bana.
Belki başkan sondaj aşamasında kesilen ağaçları örnek gösteriyor olabilir.
Peki Çanakkale’nin merkezinde, yıllarca ‘şehrin ortasında tek oksijen depomuz’ diye övündüğümüz Halk Bahçesinde kaç ağaç kaldı kesilmedik? Daha 5-6 yıl öncesine kadar gölgesinde serinlediğimiz, güneşi daha göremediğimiz sık aralıklarla yükselen ağaçlar buharlaştı mı? Yine Mehmetçik Bulvarı. Yemşeyil bulvarın üzerinde bugün bozkırın ortasında bir tutam ağaç kaldı, onlar da çok geçmez bir iki yıl içinde tamamen kurur.
Hangi Kazdağları, hangi çevre, hangi doğa sevgisi Allah aşkına.
Sayın başkanın “Kestikleri ağaç kütüklerinin ateşinde yansınlar’ temennisine aynen “Amin’ diyorum.
Çanakkale’de cennette yer arıyorsan öncelikle şehir merkezindeki doğayı, yeşili koruyacaksın.
Bozkırın ortasında yıllarca çöl hayatı yaşanan Ankara’ya bakın.
Melik Gökçek ile birlikte Ankara Karadeniz iklimine büründü.
Çanakkale ise boğazın kıyısında çölleşiyor.
Asbest borularla zehirleniyoruz.
Şovu bırak başkan.
PAYLAŞILMAYAN YILDIZ
Meral Akşener’den bahsediyorum. MHP’lilerin paylaşamadığı yıldız. Olağanüstü kongre için açılan imza kampanyası sırasında muhalif kanadın ara sıra ters düştüğü ancak hedef bir olunca mutabakat sağladığı Akşener’in şöhreti giderek artıyor.
Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin 7 Haziran’da, evlat gibi koruma altına aldığı, Bahçeli’nin prensleri arasında yer bulan , 36 saatlik meclis çalışması ile rekor kıranlar arasında yer alan eski milletvekili Kürşat Tuna bile Bahçeli’ye sırt dönüp ‘ablacığım’ diye face paylaşıyor.
Tam bir U dönüşü yapanlar arasında kimler yok ki.
Ancak hakkı teslim edilmesi gerekenler de var. Yıllardır Bahçeli yönetimine ‘hayır’ diyen Rıdvan Uz, Akşener’e destek için kalkıp İzmir’e gidiyor. Uz’un duruşu bilinen bir gerçek. Beni en çok şaşırtan, Bahçeli sayesinde milletvekili rozeti takan Kürşat Tuna’nın birden bire değişmesi. Üç ayda ancak bu kadar. Yıllar geçse herhalde saymaya yer bulamayacağız.
İnsanın gözleri yaşarıyor !!!
Aklı, hafızası duruyor…
YILLAR GEÇSE DE
Ak Parti Gelibolu Teşkilat Başkanı Hikmet Çorbacı, İlçede bulunan bazı türbelerin bakım onarımdan geçirileceğini ve bir zamanların meşhur Paşa Hamamının yeniden restore edileceğini açıklamış. En çok mutlu eden Paşa Hamamının yeniden ayaklarının üzerine dikelecek olması.
Yıllar sonra akla gelse de gerçekten tarihe sahip çıkma adına çok önemli bulduğumu söylemek isterim. Belli çocukluk yıllarımın geçtiği mahallemdeki hamama olan özlem, rahmetli dede ve babamla olan anı ve hatıralarım. Yine evimizin önünden geçerken askeri birliklerin hamama komut sırasında çıkardıkları ayak sesleri.
Yıllar geçse de unutulmuyor hatıralar.
Çorbacı, gerçekten benim için müjde vermiş oldu.
Dileğim, en kısa zamanda başlanıp bitirilmesi.