ÖZ, genel kurulda söz alarak; Maliye Bakanına; ÇAYKUR, orman işletmeleri, Karayolları, Tarım Bakanlığı gibi çeşitli kurumlarda çalışan mevsimlik işçilerin sorunları orta yerde duruyor. 5620 sayılı Yasa'daki 6 ay sınırına takılıyor ve 179 gün çalıştıkları için çalıştıkları kurumda kadro alamıyorlar dedi.
Mevsimlik İşçilere Kadro Verecek Misiniz?
Sayın Bakanım, bu işçilerimiz 25 yaşında çalışmaya başlasalar emekli olabilmek için kaç yıl çalışmaları gerekir, hiç hesapladınız mı? Yılda 179 gün çalıştıkları gerçeğini göz önüne alırsak 7.200 prim gününü doldurmak için altmış iki sene çalışmaları gerekir. Dört ay çalışan mevsimlik işçilerin kadroya geçebilecek statüye alınmasına yönelik bir çalışma yapılıyor mu? Kamuda bu şekilde istihdam edilen mevsimlik işçilerin toplamı ne kadardır? Bu emekçilerin sorununun çözümü için bir düzenleme yapacak mısınız? Diye sordu.
Söz Konusu İşçinin Emekçinin Meselesi Olunca Bakanlar Bakmakla Yetiniyor.
Maliye bakanı cevap hakkını kullanırken mevsimlik işçiler için söyleyecek bir sözü olmadığından ÖZ’ün bu sorusuna cevap vermemeyi tercih etti. Geçici ve mevsimlik işçilerin çalışma sürelerinin uzatılacağına dair 30 Mayıs 2015 tarihinde dönemin Başbakanı ve Çalışma Bakanı, işçilerin huzurunda geçici işçilerin çalışma sınırının kaldırılacağını müjdelemişti. Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü'nün 9'uncu maddesine de bu amaçla hüküm koyulmuştu. Bakan cevap vermiyor çünkü protokol imzalayan, söz veren ama yerine getirmeyen AKP’dir ve sayın bakanda o AKP hükümetinin bakanıdır. Mesele işçinin, emekçinin meselesi olunca AKP’li Bakanlar bakmakla yetinmektedir. Bu emekçiler devletin asil işlerinde çalıştırılmalarına rağmen bir türlü kadroya alınmamışlardır. Geçici ve mevsimlik işçiler çalışamadıkları dönemde iş de bulamamaktadırlar. Bu işçilere çalışmadıkları aylarda işsizlik ödeneği de verilmez bu işçilerimiz ne yerler ne içerler bu mevzu hükümetin umurunda olmasa gerek. Geçici ve mevsimlik işçilerin daimî çalıştırılmaları hâlinde hizmet alımı ihalesine gidilmesine ihtiyaç kalmayacak ve kadro sorunu da çözüleceği için iş yerlerindeki verim artacaktır. Ancak o zaman yandaşlara kaynak aktaramayacakları için olsa gerek bu işçi kardeşlerimize kadro verilmiyor.
2016’da İşsiz Sayısı 420 Bin Arttı
Daha sonra yeniden söz alan Çanakkale vekili Öz, Artan işsizlik gerçeğine vurgu yaparak hükümetin istihdama yönelik olarak neler yapacağını sordu. TÜİK'in eylül ayı iş gücü istatistiklerine göre, Türkiye genelinde 15 ve yukarı yaştakilerde işsiz sayısının 2016 yılı Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 420 bin kişi artarak 3 milyon 523 bin kişiye ulaştığını vurgulayan Öz, İşsizlik oranı ise 1 puanlık artışla yüzde 11,3 seviyesinde gerçekleşmiş. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı 1,3 puanlık artışla yüzde 13,7 olarak tahmin edilmiştir, dedi.
İşsizliği Başkanlık Sistemiyle Mi Çözeceksiniz?
2017 yılında istihdamı artırmak, işsizliğe çare üretmek adına ne yapacaksınız? İşsizliği topluma koalisyonları bitirecek, istikrarın siyasi ve ekonomik krizlerden kurtuluşun sihirli formülü olarak dayattığınız başkanlık sistemiyle mi çözeceksiniz? On dört yıldır tek başına Hükûmetsiniz, sorunu çözmek istediniz de Cumhurbaşkanı mı engel oldu ya da o çözmek istedi de grubunuz mu engel oldu? Bu konuda sizden samimi olarak cevap istiyoruz.
İstihdamı Artırmak Son Derece Önemli.
Vekil Öz’ün sorusuna hükümet adına cevap veren Sağlık Bakanı Recep Akdağ; Özellikle istihdam konusunda önemli bir soru soruldu. Türkiye'de istihdamın artırılması için Hükümetimizin neler yaptığı ya da neler yapmayı düşündüğü konusu. Bu soruyu çok önemli bir soru olarak görüyorum çünkü gerçekten genç nüfusun fazla olduğu bir ülkedeyiz ve istihdamı artırmak da son derece önemli. Birkaç hususa işaret edeyim. Uluslararası İşgücü Kanunu'nu yaptık. Biliyorsunuz, Meclisimiz böyle çok önemli bir kanunu gerçekleştirdi. Kadınların iş gücüne katılımını güçlendirmek için kadınlarımızın lehine birçok düzenlemeler yaptık; hem iş gücüne doğrudan katılırken talep açısından onlara talebi artıracak hem de kendi arzları açısından işlerini kolaylaştıracak düzenlemeler yaptık. Çalışan kadınların doğuma bağlı izin ve haklarını güçlendirdik. Yeni iş kuran gençlere üç yıl boyunca 75 bin Türk liralık kazanç istisnası getirdik. İlk kez iş bulan her gencimizin ücretini devlet tarafından karşılıyoruz. Bir esnek çalışma modeli geliştirdik; uzaktan çalışma kanunen tanımlanmış oldu. Özel istihdam bürolarının faaliyet alanını genişlettik. Turkuaz Kart ile nitelikli bir insan gücü çekmek istiyoruz. Bu, Türkiye'de yatırımı ve istihdamı artırabilecek bir husus. Kreşlerin işletilmesinde elde edilen kazançlar beş vergilendirme dönemi gelir vergisinden istisna edilerek iş gücü piyasalarının etkinleştirilmesine katkıda bulunmaya çalıştık. Öğretim elemanlarının AR-GE ve tasarım merkezlerinde çalışabilmesine imkân sağladık. Mesleki ve teknik eğitimin altyapısını güçlendiriyoruz. Bunlar iş gücü piyasasının etkinleştirilmesiyle ilgili hususlar. Tabii, bir taraftan da teşvik programlarıyla, ülkenin belli bölgelerinde, belli şehirlerinde yatırımı artırmaya çalışıyoruz gerek yabancı sermayeyi çekmek gerekse Türkiye'deki yatırımı artırmak açısından. Başbakanımızın Diyarbakır'da açıkladığı 23 ildeki Cazibe Merkezleri Programı bunlardan birisi. Benim de milletvekili olduğum, milletvekili seçildiğim Erzurum ilinin de içinde olduğu 23 ilimizde bu Cazibe Merkezleri Programı'na çok yakın bir zamanda başlayacağız. Bakanlar Kurulunda ilgili konuyu detaylarıyla tartıştık, şimdi Bakanlar Kurulu kararı da çıkmış olacak ve ben inanıyorum ki bu 23 cazibe merkezindeki yeni yatırımlar ve istihdam, bir taraftan istihdamı iyileştirirken öbür taraftan da bölgeden göçü büyük ölçüde engelleyecektir dedi.
Özel İstihdam Büroları Eliyle Modern Köle Pazarları Oluşturdular.
Sayın Bakan, yasa çıkardık, şunu yaptık bunu yaptık diyor, doğrudur, yasa çıkardılar fakat işsizlik gerçeği katlanarak büyüyor diyen Öz, çıkardıkları yasa ile esnek çalışmayı, güvencesiz istihdamı emekçilere dayattılar. Özel istihdam büroları eliyle modern köle pazarları oluşturdular. Dış politikadaki açmazları neticesinde ülkemizi mülteci akınına maruz bıraktılar ve bugün hemen hemen ülkenin her yerinde Suriyeliler, sigortasız, güvencesiz ve kayıt dışı olarak istihdam edilmekteler. Şu yatırımı yapacağız diyemeyen hükümet, şu yasayı yaptık bu yasayı yaptık diyor 14 yıllık hükümet pratiğinde işsizliğin çözülemediği bir gerçeklik olarak milletin önünde durmaktadır.
Öğretmene 3600 Ek Gösterge Verecek misiniz?
Görüşmeler esnasında tekrar söz alan Öz, öğretmenlerin ekonomik sorunlarını gündeme getirdi. Öz konuşmasında, yıllarca çalıştıktan sonra emekli olan öğretmenlerin maaşlarında ciddi bir azalma meydana gelmektedir. Fiilen görev yapılan süre içerisinde yaptıkları mesai karşılığı olarak verilen ek ders ücretleri ve ödemeler emekli keseneklerine yansıtılmadığı ve emeklilikte ek ders ücreti alınmadığı için emekli olan bir öğretmenin aldığı maaş ile görev yapan bir öğretmenin aldığı maaş arasında çok büyük bir fark oluşmaktadır dedi. Öz, oluşan bu ücret farkı sebebiyle pek çok öğretmenimiz emekliliğe hak kazanmış olmasına rağmen ülkenin son ekonomik koşulları ve aile ekonomileri nedeniyle emekli olamamaktadırlar dedi. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar da dikkate alınarak yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve emekliye ayrılacak öğretmenlerin de emeklilik sürecine teşvikini sağlamak ve yeni atanacak öğretmenlere alan açmak için öğretmenlerimizin ek göstergelerinin 3600'e çıkarılması konusunda bir çalışmanız olacak mı? Vekil Öz’ün bu sorusuna da hükümet adına Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz cevap verdi. (Bir başka, öğretmenin maaşlarının dediği gibi geçmişe kıyasla… Bakın, OECD'nin en son raporu da yayınladı. OECD raporunda diyor ki: "Millî gelirine oranla öğretmen maaşı diğerlerinden daha iyi olan…" Yani millî geliri kadar bir pay alıyor deseydi, değil öyle. "Millî gelirine oranla öğretmen maaşları Türkiye'de çok daha iyidir." diyor. Geçmişe kıyasla öğretmenlerin özlük haklarını çok… OECD'nin raporu. Aleyhte olanlar olunca bizim önümüze getiriyorsunuz, OECD raporunda bizimle ilgili var.
Türkiye Zenginleştikçe Onlara Da Vereceğiz
"Öğretmenlerin ek ders ücretleri emekli maaşına yansımıyor" Doğru, yansımıyor. "3600 ek gösterge doğrultusunda bir talep var. Ne düşünüyorsunuz?" Türkiye'nin ekonomik gelişmesi ilerledikçe, Türkiye zenginleştikçe - öğretmenlerimiz Türkiye'nin geleceğinin mimarıdırlar - Türkiye'nin ekonomisi geliştikçe onların da daha iyi pay almaları doğrultusunda biz elimizden gelen katkıyı vereceğiz.)
Restorasyon Çalışmaları Ne Zaman Tamamlanacaktır?
Görüşmeler esnasında Eceabat’ta bulunan Bigalı Köyü Atatürk Karargah Müzesini gündeme getirdi. Eceabat Killi mevkisinden sapılarak 8 kilometre sonra Bigalı köyüne ulaşılıyor. Mustafa Kemal Atatürk 19. Tümen Komutanlığına atandıktan sonra 19. Tümen'i Bigalı köyü civarına yerleştirir. 19. Tümen'in Bigalı köyünde kaldığı süre zarfında Mustafa Kemal'in misafir olarak kaldığı bu ev daha sonra Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı'nın kuruluşuyla beraber 1973 yılında müze olarak düzenlenmiş, Mustafa Kemal'in o dönem kullandığı eşyaların ve üniformaların sergilendiği Bigalı Köyü Atatürk Karargâh Müzesine dönüştürülmüştür. 2014 Çanakkale depremi sonrası ziyarete kapatılan müze hâlen kapalıdır. Restorasyon çalışmaları ne zaman tamamlanacaktır? Diye sordu. Öz, Mustafa Kemal Atatürk'ün Anafartalar Muharebesi'ni yönettiği dönemde Büyük Anafarta köyünün 700 metre kuzeyinde kurduğu Çam Tekke Karargâhının da bugün yıkık bir durumda olduğunu belirterek. Çam Tekke Karargâhı'nın da bir an önce aslına uygun olarak yeniden yapılması düşünülmekte midir? Diye sordu.
Elimde Hazır Bilgi Yok.
Sorulara hükümet adına yanıt veren Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal, “Sayın Başkan, Sayın Öz, Eceabat'taki müzeyle ilgili bir soru sordular; uygun görürlerse Kültür ve Turizm Bakanlığından bilgiyi aldıktan sonra kendileriyle bu bilgiyi paylaşacağım, şu anda elimde hazır bilgi yok.” İfadesini kullandı.
Vatandaşa 4,5 Gemicik Sahiplerine 1,5 Liraya Mazot Satan Hükümet
Sayın Yılmaz’da hükümetin genel yaklaşımı olan yapacağız, edeceğiz, vereceğizin ötesinde bir şey ifade etmiyor. İstatistiklerin çarpılarak gerçeklerin ters yüz edildiği günlerden geçiyoruz diyen Öz. Vatandaş "ekonomi" dediğinizde kendisine 4,5 liradan satılan ama gemicik sahiplerine 1,5 liraya verilen mazotu anlıyor. Bu ülkede milyonlarca kişinin tek gelir kaynağı emekli aylığıdır. 11 milyon 656 bin kişi emekli, dul ve yetim aylığı ile geçiniyor. Ocak ayında esnaf ve çiftçi emekli aylıkları son altı aylık enflasyon oranlaması paralelinde tahminen 3,73 oranında, memur emeklilerinin aylığı ise yüzde 3 oranında artırılacak. Bu ne demek; 6. basamaktan emekli tarım BAĞ-KUR'lunun aylığı 39 lira, esnaf BAĞ-KUR'lunun emekli aylığı ise 48 lira düzeyinde artacaktır. Diğer emekli aylıkları da genel olarak 50-60 lira civarında artacaktır. Ekonomi büyüdü, milli gelir arttı, zenginleştik, diyen bir hükümet var. Hükümet çok yetenekli, bir gecede hesaplama yöntemini değiştirerek milli geliri yüzde 20 artırdı ve milleti kağıt üstünde 2000 dolar zenginleştirdi. Milletin cebine giren bir şey yok. Emekliye yok, işçiye yok diyerek bütçeyi böyle değerlendirdi.