Dövizdeki hareketlenme ve yem fiyatlarına gelen zamların ardından kimi besici kesime giderken kimi besici de artan girdi maliyetlerini nasıl bertaraf edebileceğini düşünüyor. Döviz kurundaki hareketlenmelerden benzin, teknoloji, gıdaya kadar birçok sektör etkilendi. Art arda gelen zamlardan besicilik ve süt üreticiliği de zarar gördü. Üreticinin bin bir emekle ürettiği sütün fiyatına gelen zamlar ise hem üretici hem de tüketici tarafından tepkiyle karşılandı. Döviz kurundaki sert dalgalanmalardan benzin, teknoloji, gıdaya kadar birçok sektör etkilendiği gibi art arda gelen zamlardan besicilik ve süt üreticiliği de zarar gördü. Özalp Mandıra Süt Ürünleri işletmesinin sahibi Abdulkadir Özalp, “3 sene önce 25 TL ye sattığımız tereyağı şu an 65 TL satıyoruz. Bizde perakendeci olarak bu durumdan hoşnut değiliz. Çünkü fiyat arttıkça müşteri kapasitemiz düşüyor. Müşteriler daha uygun fiyata olan tereyağı sandıkları bitkisel yağ, margarin gibi katkılı, nasıl üretildiği belirli olmayan ürünlere akın ediyorlar” dedi.
“FİYAT ARTTIKÇA MÜŞTERİ KAPASİTEMİZ DÜŞÜYOR”
Besicilikte artan girdi maliyetleri konusunda değerlendirmede bulunan Özalp Mandıra Süt Ürünleri işletmesinin sahibi Abdulkadir Özalp, “Perakendeci olarak bu durumdan hoşnut değiliz” dedi.
“3 SENE ÖNCE 25 TL YE SATTIĞIMIZ TEREYAĞI ŞU AN 65 TL”
Özalp, “Süt ürünlerinim pahalı olma nedeni öncelikle yem fiyatı. Yem fiyatı pahalı olunca ve son dönemlerde büyük oranda süt fiyatına da zam geldi. Çiftçi, yemi pahalı aldığından dolayı süte zam geliyor. Süt ürünleri peynir, tereyağı, kaşar ürünlerinin 1 kilosu 1 kilo sütten olmuyor. 1 kilo peynir için en az 4-5 kilo süt kullanılması gerekiyor. Bu yüzden süt ürünleri doğal olarak pahalanıyor. Ancak bunda satıcılar yemi ucuz almış olsa da büyük oyunlar var. Ucuz alsa da piyasa değerine bakıp, ona göre kar elde etmeye çalışılıyor. Süt köyden, toptancıya köydeki toptancıdan buradaki toptancılara, daha sonra da bize geliyor. Herkes 2-3 TL en az karını koyarak döngüyü sağlıyor. Bu yüzdende fiyatlar gerçekten çok artıyor. 3 sene önce 25 TL ye sattığımız tereyağı şu an 65 TL satıyoruz. Bizde perakendeci olarak bu durumdan hoşnut değiliz. Çünkü fiyat arttıkça müşteri kapasitemiz düşüyor. Müşteriler daha uygun fiyata olan tereyağı sandıkları bitkisel yağ, margarin gibi katkılı, nasıl üretildiği belirli olmayan ürünlere akın ediyorlar” ifadelerini kulandı.
“VATANDAŞ, 15 LİRAYA KATKILI PEYNİR ALIYOR”
Özalp, “Tulum peynirinin şu an değeri 60 TL. 60 TL’den satılması gerekirken tulum peyniri 80- 85 TL gibi fiyatlardan alınıyor. Bu seferde insanlar alamıyor, tüketemiyor. İşin içine iade peynirlerle çeşitlendirilirmiş tulum peyniri giriyor. El altından satılan sarımsı rengiyle 10 -15 TL’ye katkılı iade peynirler piyasaya girmeye başladı” diye vurguladı. Özalp, “Kısacası kimse hakkıyla satmıyor. Herkes üstüne koyarak haksız şekilde elde etmeye çalışıyor. Bu yüzdende fiyatlar almış başını gidiyor” sözlerine yer verdi.
Derya KILIÇ
ÖZALP, “FİYAT ARTTIKÇA MÜŞTERİ KAPASİTEMİZ DÜŞÜYOR” (29.11.2021)
Döviz kurlarındaki sert dalgalanma birçok üründe zam olarak kendini gösterdi. Süt ve süt ürünleri de bu zamlardan payını aldı....
İlgili Haberler
Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026