ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR
Oral KAYA
Troya Genç Çevre Derneği
1-Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?
Çanakkale’nin büyüyor olmasındaki en önemli etkenlerden bir tanesi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin var olmasıdır. Üniversite açıldıktan sonra kentte çok büyük bir sıçrama olmuştur. Bu sıçrama ile de gerçekten özellikle de inşaat sektörü ve turizm sektöründe çok hızlı bir gelişme yaşanmıştır. Bunlarda kent için umut verici şeyler. İnşaat sektörünün daha sistematik bir şekilde, daha düzenli bir şekilde ilerlemesini tabii ki arzu ederiz. Bundan sonraki süreçte bu alana daha yoğun bir şekilde özen gösterilmesini ben özellikle gelişme bakımından sağlıklı bir süreç olarak görüyorum.
2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
Önümüzdeki beş içerisinde tarım alanında herhangi bir değişim yaratamayacağını düşünüyorum çünkü, var olan tarımsal kapasite tam anlamıyla kullanılıyor. Sanayi olarak herhangi bir yatırıma yönelebileceğini de düşünmüyorum çünkü, bunun içinde henüz alt yapı sitemleri sağlıklı değil ki bence zaten olmaması gereken bir şey, ama turizmde gelişeceğine inanıyorum. Aslında ben Çanakkale’nin geleceğini enerjide görüyorum. Çanakkale önümüzdeki beş yıllık süreçte rüzgar enerjisinde Türkiye’nin en önemli yatırım alanlarından birisi olacaktır. Bence rüzgar enerjisinin alt yapı yatırımları da bu bölge de yavaş yavaş kendisini gösterecektir. Beş yıl içerisinde olmasa bile on yıllık bir süreçte kesinlikle olacaktır.
3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?
İlk ona girebilmemiz için mutlaka ve mutlaka sağlıklı bir kentsel yapılaşmaya ihtiyaç var ve yenilenebilir enerjinin, temiz enerjinin kullanıldığı, gerçekten temiz olan kentlere ihtiyacımız var. Beton yığınlarının içinde boğulmamış bir kent olmamız lazım. Bu konuda Çanakkale şuan için şanslı, bundan sonraki planlamasını da benzer bir şekilde devam ettirirse betona boğulmadan, tamamen betonla kaplanmadan, yeşil alanlara sahip çıkarak yaparsa böylelikle hızlı bir gelişim sağlanmış olur. Çok zor bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ben Çanakkale’nin bu alanda hızlı adımlar attığını düşünüyorum çünkü belediyemiz, kısmen yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık vermeye başladı ve bu konuda da çalışmalar yapıyorlar. Çanakkale’nin mutlu bir şehir olduğunu ve böyle kalacağını düşünüyorum.
4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Maden ve termik santrallerin ikisine de karşıyım. Özellikle termik santrallere tamamıyla karşıyım. Troya Çevre Derneği olarak biz zaten hep karşısında durduk. Çünkü, termik santraller tamamıyla iklim düşmanı olan yatırımlar, enerji üretim alanlarıdır. Bizim bölgemizde de iklim değişikliklerine neden olacak etkilerini, sera gaz salınımlarını çok yoğun bir şekilde yaratacağı için bunun olmasını istemeyiz. Dediğim gibi Çanakkale’nin çok büyük bir avantajı var. Tertemiz, pırıl pırıl, her daim esen bir rüzgarı var. Rahmetli Korfmann’ın Troya ile ilgili çok güzel bir sözü vardır; ‘’Troya’ya zenginliği rüzgar getirdi’’ demiştir. Rüzgar, Çanakkale’ye de aynı zenginliği getirebilir. On yıllık bir plan dahilinde hızlı bir gelişme olur. Madenlere geldiğimiz de ise özellikle açık madenler, çok büyük doğa düşmanıdır. Madenlere tabii ki ihtiyacımız var yani hepimizin tükettiği bir ürünü bir şekilde karşılamamız gerekiyor ama açık madencilik çok büyük bir tehlike, kesinlikle ve kesinlikle kapalı madencilik yapılmalı. Bunun içinde devlete çok fazla sorumluluk düşüyor. Devlet bunu zorlamalı.
5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?
Ben Çanakkale 1915 Köprüsünün yapılacağına inanmıyorum. Fizibil değil. Hiçbir şekilde fizibilitesi olduğunu da düşünmüyorum.
6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?
Troya yılı konusunda ben özellikle Çanakkale’de bu işe soyunan, gerçekten bu işin liderliğini yapan o iki turizmci, genç, pırlanta gibi cevherin takdir edilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü, Troya Yılı’nı Kültür Bakanlığı değil onlar yaptılar. Aslına bakarsanız bu sivil oluşum yani devlet haricindeki oluşumların ne kadar güçlü ve etkili olduğunun göstergesidir. Bunun devam edeceğine de inanıyorum. Bence bu arkadaşlarımız, bakanlığı harekete geçirdikleri için çok önemli bir hamle yapmışlardır. Kesinlikle de çalışmalarının meyvelerini alacaklardır. Şuan için bir hazırlık göremiyorum. Evet arkadaşlarımız bakanlığı harekete geçirdi ama hazırlık aşamasında da bakanlığın ön plana çıkması gerekiyor. İmkanları kullanarak yol açıcı olmaları gerekiyor. Bizim Türkiye’miz de her şey son dakika gerçekleşebilir. Aralık ayında bir bakarsınız, 2018 programı tamamıyla açıklanmıştır.
7-Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Büyükşehir konusu çok fazla tartışılmıyor. Sadece hangi siyasi partinin ele geçireceği tartışılıyor. Oysa ki büyükşehir olduğumuzda bizim neler yapmamız gerekiyor, hayatımızda neler değişecek ilk önce onları tartışmamız gerekiyor. Ondan sonraki süreçte bunun siyasi ayağını bir araya getirebiliriz. Büyükşehir yararlı mıdır derseniz? Öncelikle bunu çok hızlı bir şekilde tartışılması gerekiyor. En basiti insanlar nasıl bir kentle karşı karşıya olacaklarını bilmeliler. Köydeki insan imar değişikliği için gerçekten Çanakkale belediyesine mi gelecek? Yoksa il özel idaresine mi gidecek, ne yapacak? Onu bilmiyoruz. Örneğin siz herhangi bir yere yatırım yapmak istiyorsunuz ve bu yatırım iç.in gerekli izini nereden almanız gerekiyor, büyükşehir olduğunda nereden almanız gerekiyor. Bunların hepsinin belirlenmesi ve insanlara anlatılması gerekiyor. Ondan sonra çoğunluk tabii ki en güzel olanını seçecektir. Ben halkımızın en güzel olanı seçeceğine inanıyorum.
Caner KÜPELİ