GELECEĞİNİ PLANLAYAN ÇANAKKALE
Çanakkale'nin dinamikleri şehrin olumlu ve olumsuz taraflarını değerlendiriyor.
Çanakkale Işık Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkan Yardımcısı - Aslı Şahin Çiftçi
Çanakkale Işık Gençlik ve Spor Kulübü Koordinatörü - Önder Çiftçi
1- Derneğinizi kısaca tanıtır mısınız? Amacınız ve şehre katmak istedikleriniz nelerdir?
Kulübümüz 2008 yılında kuruldu. Biz derneğimizi kurduğumuzda yüzme havuzu Çanakkale'de faal değildi. Benim sporcu geçmişim eskiye dayanıyor. 12 yaşında yılın sporcusu seçildim. Türkiye şampiyonluklarım var. Çanakkale'de havuzun açılmasıyla beraber faaliyetler göstermek istedik. Çalışmalarımıza başladık. İlk hedefimiz yüzme bilmeyen kimse kalmasın ve bunun arkasından da başarılı sporcular yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Bu bağlam Buse Aygün adlı sporcumuzla Türkiye Şampiyonu olduk. 2008 yılında başladık ve aralıksız devam etmekteyiz. Ayrıca otizimli , down sendromlu sporcularla da çalışıyoruz. Sağlık amaçlı çalışmalarımızda oluyor. Örneğin skolyoz, kifozu olan çocuklarla da çalışıp çok başarılı sonuçlar elde ettik. Sağlıkları açısından ameliyatsız çözüme ulaştık. Şuan özel kulüpler arasında oldukça aktifiz. Yüzme federasyonuyla akredite bir kulübüz. Federasyonun yarışmalarına katılıyoruz. Barajı geçen sporcularımız il dışında ki yarışmalara gidip Çanakkale'yi ve kulübümüzü il dışında temsil ediyorlar. Aynı zamanda Gençlik Spor Genel Müdürlüğünün Anadolu Yıldızlar Ligi var. O ligde de yüzme branşında 5-6 tane çocuğumuz Çanakkale'yi temsilen gidiyorlar. Üç seneden bu yana da basketbolda faaliz. Basketbolda yeni başlayan bir kulüp olmamıza rağmen çok güzel ilerlemeler kaydettik. U-11, 12 , 13, 14, 15 yaş gruplarında müsabakalara katılıyoruz. İzmir'de dünya şampiyonasında görev yapmış bir antrenör ve şuan kulübümüzde çalışmalarına devam ediyor. 6 yaşından başlayıp 18 yaşına kadar aktif sporcularımız var. Aynı zamanda yüzme bilmeyen yetişkinlere de yüzme dersi veriyoruz.
''50 metrelik Olimpik Yüzme Havuzumuz var''
Çocukların okul çıkışını baz alırsak tüm kulüpler aynı saatte çalışma yapmak istiyor. İlk senelere göre de sporcu potansiyeli oldukça arttığı için bu havuz bizlere maalesef yetmiyor. En azından şehrin merkezinde yarı olimpikte olsa bize çok fayda sağlayacak. Ben kulüp olarak üniversitenin Dardanos Yerleşkesinin 25 metrelik havuzunu kullanıyorum. En basitinden İzmir'e yarışmaya gideceğiz ve yarışma 25 metrelik havuzda olacak. Şehir merkezinde 25 metrelik havuz olmadığı için çocukların 25 metrelik havuza alışması için Dardanos yerleşkesine götürmek zorundayım. Bu anlamda yetersiz kalıyor. Salonlara baktığımızda bunlar çok daha yetersiz çünkü devlete ait bir tane salonumuz var. Diğer salon şuan tadilatta. Okul salonları var ve onlarda maalesef yetersiz kalıyor.
2- Çanakkale'nin dinamikleri (valilik, belediye, üniversite, dernekler, STK) ortak çalışmalar yürütebiliyor mu? Ne gibi çalışmalar yapılabilir?
Şimdiye kadar belediye, valilik veya diğer kulüplerle iş birliği içerisinde çalışmadık. Onlardan da bir talep gelmedi, bizde bir talepte bulunmadık. Yarışmalara giderken beraber kafile olarak gidebiliyoruz veya havuzda kulvarı ortaklaşa kullanabiliyoruz. Basketbolda salon sporu olduğu için paylaşımcı olabiliyoruz. Kamplara beraber katılabiliyoruz. Basketbolda diğer takımlarla maç yapabiliyorlar. Bu tarzda bir arada çalışmalar yürütebiliyoruz. Baktığımız zaman Çanakkale'de en büyük sorun sponsorluklarda yaşanıyor. Çok fazla kulüp çok fazla dernek olduğu için insanlar her tarafa sponsorluk veremeyeceği için bazı kulüpler daha büyük sıkıntılar yaşayabiliyor.
3- 2018 Troia yılına nasıl hazırlanıyoruz? Projeleriniz var mı?
Olumlu bir katkısı olacağını düşünüyorum. İnsanlar Çanakkale'ye günü birlik turlarla geliyorlar ve zaman geçirmeden şehirden ayrılıyorlar. Troia yılı vesilesiyle de bir çok spor kulübü farklı kulvarlarda turnuvalar düzenleyip bu yıla ayrı bir dinamik kazandırabilirler. Ayrıca sadece sportif bir etkinlikte olmayacak. Sporcuların genel kültürü, eğitim seviyesi, Troia'yı Çanakkale'yi daha iyi anlama ve anlatma durumu da ortaya çıkacaktır. Troia yılı vesilesiyle gelen belki de hayatında hiç spor yapmamış turistler bu turnuvaları izleyip, spora başlayabilirler veya sporculuk hayatının ne kadar güzel arkadaşlıklar kurduğunu, sosyal anlamda ne kadar faydalı olduğunu görüp hareket edebilirler. Troia yılı içerisinde Masterler Basketbol Turnuvası düzenlemeyi konuşmuştuk. Tam olarak planını yapmasakta bazı girişimlerde bulunduk. Ulusal çapta ünlü kişileri, ünlü basketbolcuları Troia yılı kapsamında Çanakkale'ye getirerek farklı bir ilgi odağı oluşturmayı amaçlıyoruz. Yüzmede de 18 Mart Deniz Zaferini diğer illerden gelecek ekiplerle daha büyük bir şenlik içersinde kutlayalım diye planlamalarımız oldu.
''Troia yılında da sporun bağlayıcı ve birleştirici özelliğini insanlara yerleştirmek lazım.''
Bir çok insan çocuklarını dersleri aksar diye spora yollamak istemiyor ama gelin görün sporları üst düzey yapanların dersleri gerçekten çok yüksek. Benim sporcularım var ve haftanın 6 günü ikişer saat yüzme antrenmanı yapıyorlar ve okul birincisi, sınıf birincisi, not ortalamaları çok yüksek. Basketbolcularımız aynı şekilde. En azından veliler spor organizasyonlarında görürler ki hem geziyorlar hem farklı iller görüyor hem spor yapıp sağlıklarını koruyorlar hem de başarılı oluyorlar diye değerlendirebilirler.
4- Enerji,maden ve çevre ilişkisine nasıl bakıyorsunuz? Şehre katkıları neler olacaktır?
Çevreci kişiliğim var ama ülkenin de kendini devam ettirebilmesi için ekonomik güce ihtiyacı da var. Bu ekonomik güçte Termik Santralle mi olur? Nükleer Santralle mi olur? Madenle mi olur? bunları bilmiyoruz. Çevre korunarak ne yapılabilir? Mesela rüzgar panelleri bugüne kadar faydalı olduğu bilinirken bazı ülkelerde söktürülüyormuş. İnsan sağlığına zararlı olduğu ortay açıkmış. Biz neye inanacağımızı şaşırdık. Çanakkale rüzgar açısından potansiyelli bir bölge ve bunu neden boşa harcayalım diye düşünürken bir profesör çıkıyor ve ''insan sağlığına zararlı ve kaldırılması lazım'' nedeni de o bölgede ağaç yetişmiyor çünkü tohumlar devamlı etrafa saçılıyormuş. Böyle olunca insan neye inanacağını şaşırıyor. Hakim olduğumuz bir konu değil ama en temiz enerji rüzgar enerjisi olarak görülüyor ama bu bile tartışılıyor. Var olan kaynaklarımızın da çıkartılmasına hayır diyemeyiz ama çevreye zarar veriyorsa daha dikkatli olunmalıdır.
5- Çanakkale'de yeşil alan artışı görüyor musunuz? Öğrenci ve çocuklara yönelik parklar yeterli mi?
Belediyenin bir kanunu var diye biliyorum. Bu kanunda nüfus arttıkça bu gibi alanları bırakma zorunlulukları var diye biliyorum. Şehrin içerisine girdiğimiz zaman Halk Bahçesi hariç yeşillik alan göremiyoruz. Ben Esenler'de oturuyorum ve burada parklara bahçelere biraz daha önem veriliyor. Benim ailem İstanbul'da oturuyor ve ben Bakırköy'de yürürken çok güzel koktuğunu fark ettim. Kafamı kaldırdım baktığımda ıhlamur ağaçlarıyla karşılaştım. Belki kaldırımları da bu gibi yeşillendirebilseler çok daha iyi olur. Çocuklar artık ağaçları tanımıyorlar. Halk bahçesine baktığımızda çok güzel bir alan ama oranın çevre düzenlemesi de daha güzel yapılabilir. En azından şehrin içerisinde insanların toplanabileceği bir sosyal etkinlik alanı olabilir. Özgürlük Parkı var ve burası yaz aylarında çok fazla doluyor. Bu alan bile ihtiyacı karşılamıyor. Yaz aylarında bu gibi alanlarda oturacak yer bulamıyoruz. Demek ki insanlar yeşil alan, ferah alanlar arıyor. Yaşam parkı açıldı mesela orası da güzel bir yer.
6- Çanakkale'de ulaşım ve otopark konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?
Umarım şehir merkezinde ki sıkıntılar görülüp yeni yerleşim alanları daha özenli yapılıyordur. Binaların durumuna baktığımızda da çok bitişik gözüküyor ve ders alınmamış gibi gözüküyor. Muhtemelen şehrin merkezinde yaşanan trafik sorununu insanlar orada da yaşayacaklardır. Bizim aracımız yok ama olsa muhtemelen araçsız inmek isterdik. Belediye otobüsleriyle ilgili yaşadığımız pek problem görmüyorum. Şehrin merkezinde ki trafik sorunu çözülmeli. Özellikle iskele ve bağlantılarında büyük sıkıntılar yaşanıyor. Ayrıca Çanakkale'de yayalara da saygı yok. Geçen hafta Bodrum'daydık ve ne zaman yaya geçidine insek tüm arabalar durdu. Bir hafta boyunca aynı şeyleri yaşadık. Burada AVM'nin oradaki ışıklandırma yapılmadan önce çocuğumu AVM'ye göndermiyordum. Doğancan Ustabaş