Önce İnsan, Önce Çevre, Önce İş Güvenliği
Alamos Gold Türkiye iştiraki Doğu Biga Madencilik Ülke Müdürü Metin Demir ile Çanakkale’deki projeler üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. Demir, “Alamos Gold’un sadece üretim alanında değil çevre ve sosyal sorumluluk alanındaki tecrübelerini Çanakkale’deki projelerimize yansıtarak, sadece ülkemizde değil dünyada örnek gösterilebilecek işletmeler kurmayı planlıyor, bunun için tüm bilgi ve birikimimizle hazırlık yapıyoruz” dedi.
Soru: Sn. Metin Demir, Alamos Gold’un Kanada ve Meksika’da altın madeni üretiminde olduğunu biliyoruz. Türkiye’de de Doğu Biga adıyla planladığınız projeleriniz ve hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?
Alamos Gold’un Türkiye iştiraki olarak faaliyet gösteren şirketimiz Doğu Biga Madencilik’in hepsi Çanakkale’de olmak üzere üç projesi bulunuyor. Çanakkale’ye 26 kilometre mesafedeki Kirazlı projemiz, planladığımız yatırımlardan birisi. Maden ömrü süresince toplamda yaklaşık 500 bin ons altın, 3.5 milyon ons civarında gümüş üretimi planlanmakta. Bir diğer projemiz olan Ağı Dağı projesinin maden ömrü boyunca da yaklaşık 1 milyon ons altın, 2.5milyon ons gümüş üretimi olacak. Çamyurt projesinde ise fizibilite çalışmaları devam ediyor.
Ölçeğiniz nedir?Ne kadarlık yatırım hedefliyorsunuz?
Mevcut projelerimizle birliktebölgeyeyaklaşık 500 milyon ABD Dolarıkuruluşyatırımıveİşletmedönemiharcamatutarımızlabirlikteyaklaşıkolarak 1 milyar ABD Doları yatırım yapmayı planlıyoruz. Bölge ekonomisine sağlayacağı reel toplam katkının ise gelişecek yan sanayilerle birlikte 6 katına çıkacağını ön görüyoruz. Yine bu projelerde, 1000 kişi doğrudan istihdam edilecek. Hizmet alımlarıyla birlikte bu rakamın 2 bin kişiyi aşması bekleniyor. Bunun da bölgeye önemli bir ekonomik canlılık getireceği tartışılmaz bir gerçek.
Şirketinizle ilgili bilgi verirmisiniz? Doğu Biga Madencilik kimdir?
Maden ekonomisi ürettiği katma değerle diğer tüm sektörlerin hem itici gücü hem de ana girdisi olarak yerini alır. Tüm gelişmiş ülkeler için maden sektörü önemli ve ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Ülkelerin kalkınma ve ekonomik gelişiminde önemli yeri olan madencilik ve entegre üretim sanayii, büyük bir katma değer yaratmaktadır. Bunun farkındalığıyla hareket eden güçlü firmalar Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır.
Bunu 27 yılı aşkın madencilik tecrübemle altını çizerek söylüyorum.
Bu farkındalıkla bakacak olursak, altın üretiminde ciddi deneyim ve başarıya sahip Alamos Gold, merkezi Kanada’da bulunan orta ölçekli altın üreticisi halka açık bir şirkettir. Hisseleri hem Kanada Toronto Borsasında, hem de New York Borsası’nda işlem görmektedir. Amerika kıtasında işleyen üç altın madeninin yanısıra, Kanada, Meksika, Türkiye ve ABD’de çeşitli arama ve geliştirme projeleri mevcut.
Bizler de, ekip olarak bu güne kadar bir çok projede yer aldık. Kışladağ ve Ovacık altın madeni projelerinde yer aldık. Yurt dışında maden projelerinde bulunduk. Bu konuda oldukça deneyimli bir ekibimiz var. Yine birlikte çalıştığımız firmalar, oldukça tecrübeli. Dünyada belki yüzlerce kez bu projelerde yer almış, tecrübeli firmalarla çalışıyoruz.
Tüm yatırım ve işletme dönemi harcamalarıyla bölge ekonomisine doğrudan istihdam dışında, inşaat sektörü, taşımacılık, tarım ve gıda gibi bir çok sektörleri de etkileyecek güçlü bir katkı koymaya hazırlanıyoruz.
Soru: İstihdam politikanız nedir?
Metin Demir:
İstihdam bizim çok önem verdiğimiz bir başlık. Doğu Biga Madencilik olarak istihdam politikamızı yöre insanlarının iş gücünü değerlendirmek üzerine kuruyoruz. Çalışanlarımızın % 80’i bölge insanından oluşacak. Bunun için daha şimdiden yöre insanımızı daha donanımlı hale getirmek için mesleki kurslar, sertifika programları düzenliyoruz, gelecekte dünyanın her tarafındaki madenlerde başarıyla çalışabilecek insan gücünün yetişmesine de katkı sağlamak en büyük hedeflerimizden...
Soru: Çanakkale’de çevre ve doğa ile ilgili çok büyük bir hassasiyet var. Bu anlamda madenciliğe bakış daha mesafeli hatta endişeli. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Metin Demir:
Madencilik için çevre, insan ve iş güvenliği en değerli kavramlar… Bakın hemen iki ülkeyi örnek vereyim. Kanada, Avustralya. Bunlar hem maden ülkesi hem de çevre bilincinin ve çok ileri düzeyde olduğu ülkeler. Maden ve çevrenin birarada ve sağlıklı gelişebileceğine birinci elden en iyi örnekler. Burada önemli olan en son teknolojiyi kullanmak, gerekli tedbirler en üst düzeyde almak ve uygulamaları mevzuata uygun ve eksiksiz yerine getirmektir. Zaten Alamos Gold, bu alanda kendisini ispatlamış bir şirket. Amerika, Kanada, Meksika gibi ülkelerde altın madenleri işleten, üstelik bu işletmeleri de bir çok kez çevre ödülü alan, bu anlamda donanımlı, çevreye, doğaya son derece saygılı bir şirket. Bunun çok büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Çünkü Çanakkale de bu konuda çok hassas. Alamos Gold’un sadece üretim alanında değil çevre ve sosyal sorumluluk alanındaki tecrübelerini Çanakkale’deki projelerimize yansıtarak, sadece ülkemizde değil dünyada örnek gösterilebilecek işletmeler kurmayı planlıyor, bunun için tüm bilgi ve birikimimizle hazırlık yapıyoruz.
Metal madenleri, bütün dünyada yapılan, gelişen son teknolojilerle birlikte, hem çevreye hem bulunduğu alandaki yaşama son derece uyumlu şekilde ilerleyen işletmelerdir. Bunun dünyada bir çok örneği var ama Alamos Gold’un en büyük projelerinden birisi olan Meksika’daki Mulatos madenini buna örnek gösterebiliriz. Mulatos madeni, adını aldığı Mulatos köyüyle sınır komşusudur. Bir yandan madende işletme devam ederken, köyde de yaşam tüm olağan düzeniyle sürmektedir. Burada yaşayan köylüler, normal şekilde tarım, hayvancılık ve diğer günlük aktivitelerini devam ettirmektedir. Sadece bu örnek bile, doğru yapıldığında madenciliğin diğer işletmelerden çok da farklı olmadığını ortaya koymaya yetiyor.
SORU: Kirazlı Projesinin Atikhisar Barajıyla ilgisi nedir? Bu konu çok konuşuluyor.
Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi, Çanakkale il merkezine yaklaşık 30 Kilometre, Atikhisar Barajına yaklaşık 14 Kilometre uzaklıkta. Altını özellikle çizmem gerekir, iddiaların aksine bizim,Atikhisar Barajı Su Toplama Havzası içerisinde, siyanür yada başka bir kimyasal solüsyon içeren faaliyetimiz kesinlikle bulunmamaktadır.
Şunu da ifade edeyim ki, Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni Projesinde, Atikhisar Barajından kesinlikle bir damla su dahi kullanılmayacaktır.
SORU: Sosyal sorumluluk projeleriniz var mı? Yatırımlar henüz başlamadı ama bölge ile ilişkileriniz nasıl?
Metin Demir:
Henüz üretimde olmamamıza rağmen bu alandaki çalışmalarımıza hep büyük önem verdik. Eğitim, Sağlık, Altyapı, Kültür bizim öncelik verdiğimiz ana başlıklar.
Bölgenin iyileştirilmesi ve gelişmesine yönelik projelerimizin ekonomiye katkı sağlamasının yanı sıra uzun vadeli yatırımlar olmasına özen gösteriyoruz. Bu adımların en önemlisini bölgede yaşayan insanların sağlıklı ve temiz su ihtiyaçları karşılayacak gölet projemiz oluşturuyor. Tüm finansmanı Doğu Biga Madencilik tarafından karşılanacak olan Altınzeybek göletleri, bölgemizde yaşanan su sıkıntısına kalıcı çözüm anlamına gelmesi bakımından son derece önemli.
Bölgede, henüz faaliyete bile başlamadan 2 hatıra ormanı oluşturduk. Bunun yanında bölge arıcılığına destek vermek amacıyla ‘arıotu’ ekimi gerçekleştirdik.
Ayrıca süt toplama merkezleri, cami inşaatı, köprü-yol onarımları, kanalizasyon çalışmaları, köy konaklarının yenilenmesi gibi bölge insanının gündelik hayatını kolaylaştıran bir çok işte de Doğu Biga Madencilik’in imzasını görebilirsiniz.
Eğitimin bizim önem verdiğimiz ve öncelikli değerlendirdiğimiz başlık olduğunu belirttim. Komşu köylerimizde yaşayan başarılı öğrencilerimizin eğitim hayatlarına destek olmak, en önemsediğimiz projelerin başında geliyor. Bu kapsamda yıllardır aralıksız sürdürdüğümüz burs programımız, çocuklarımızın, gençlerimizin eğitimine katkı sağlıyor, ve belki kim bilir geleceğin madencilerinin yetişmesine de zemin hazırlıyor.
Yine komşu köylerimizde yaşayan vatandaşlarımızla birlikte organize ettiğimiz çeşitli kültür ziyaretleri bizim için çok anlamlı…
Geçtiğimiz yıl 4’ncüsünü düzenlediğimiz Gelibolu şehitlik ziyaretimizde, aralarında daha önce buraları hiç gezme fırsatı bulamamış gencinden yaşlısına çok sayıda vatandaşımızla yine çok özel anları paylaştık. Tarihimizi, ve vatanımız için nice kahramanlıklar yapmış evlatlarımızı birlikte yad ettik.
Yine bölgemizdeki tarihi ve turistik alanlara olduğu gibi çevre illere de çeşitli zamanlarda maden-kültür gezileri düzenledik.
Birlikte yaşadığımız komşu köylerimizin etkinlikleri de en sevdiğimiz paylaşımlarımızdan…Katıldığımız köy hayırlarında hem katkıda bulunuyor hem de komşuculuk ve yardımlaşma ruhunu pekiştirerek, milletçe sahip olduğumuz bu güzel hasletleri yaşatmada elimizi taşın altına koymuş oluyoruz.
Paydaşlarımızla her ay düzenli olarak toplantılar yapıyor, açık, şeffaf bir biçimde ve oybirliği ile aldığımız kararlarla belirlenen projeleri hayata geçiriyoruz.
Karşılık güven esasına dayanan, bölgemizin hem sosyal hem de ekonomik geleceğine katkı sağlama yönündeki ortak paydayla hareket eden bir temel üzerine inşa ettiğimiz bu yapı ile gelecekte çok daha güçlü, çok daha üretken olacağımızdan ve Türkiye’nin gurur duyacağı bir örnek teşkil edeceğimizden hiç şüphem yok.
Soru: Madencilik ya da özelde altın madenciliğinin bölgemize katkısını özetleyecek olursanız, neyi ön plana çıkarırdınız?
Başta söylediğim unsurların altını bir kez daha çizerim. Yani madencilik, sektörler arasında en yüksek katma değer ve istihdam yaratma kapasitesine sahip olan sektördür. Daha çok kırsal alanlara yakın yerlerde gerçekleştirildiği için de kente olan göçü önlemekte ve bölgesel kalkınmayı hızlandırmaktadır. Bu nedenle gerek ekonomik gerekse sosyal kalkınma politikalarının oluşturulmasında, sektöre özel bir önem verilmesi gerektiği açıktır.
Bu anlamda, uluslararası deneyime sahip, iyi örnek teşkil eden, sektörde doğru rol model olacak Şirketlerin faaliyette olması, hem ekonomik- sosyal katkı anlamında değerli, hem de geleceğin Türkiye’sinde, geleceğin madenciliğinin gelişmesine de daha anlamlı bir katkı sağlayacaktır. DOĞANCAN USTABAŞ