Kendisi de bir halıcı olan Ayvacık İlçesi eski Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin, yüzyıllardır yöre halkının geçim kaynağı olan el dokuma halıcılığının sürdürülebilmesi için mücadele edenlerden birisi. Şahin, onlarca köyde kurulu tezgâhlarda yöre kadınlarının dokumacılığı sürdürmeleri için büyük emek harcıyor.
Ayvacık halılarında kullanılan motiflerin bir dil olduğunu belirten Mehmet Ünal Şahin, Çanakkale’nin en önemli değerlerinden birinin halı olduğuna dikkat çekerek, “Çanakkale’nin kültürel ifadelerinden biri de halıdır. Bu ifadeyi yapanda insanlarımız” dedi.Halılara sembolleri işlemek için bir eğitim olmadığını belirten Şahin, “Eğitim aileden gelen gelenek ve görenekler. Kafalarında getirdikleri şeyleri yapıyorlar” dedi. Halılarda işlenen motiflerin kaybolmasının ustaların ölümleriyle gerçekleştiğini söyleyen Şahin, “Bir nesil yok olduğunda motifin ana hatları kayboluyor. Çocukları taşıyabildikleriyle halılar bugün devam ediyor” ifadelerini kullandı. ‘ESKİ DÖNEM HALILARI DAHA ZENGİN’
Şahin, eski dönemde yapılan halıların sembol ve motifler konusunda daha zengin olduğunu vurgulayarak, “Şimdi yaşadığı ortamdan etkilenen insanlar 1960 ile 1980 yılları arasında kendileri de bazı motifler oluşturdular. Bizde geometrik desenler vardır ama onlar atı, eşeği, koyunu, kuzuyu halılara taşıdılar. O geometrik olmuyor daha çok organik desen oluyor” diye konuştu.
‘NİNELER SEMBOLLERİ ORTA ASYA’DAN TAŞIDI’
“Evvelki dönemde ejderi sembol dilinde geometrik olarak yapmışlar. Mesela koçbaşı. Bilim insanları farklı yorumluyor ama o motif doğurganlıkla ilgili. Koçbaşını geometrik olarak değişik şekillerde yansıtmışlar” sözlerine yer veren Şahin, “Motifleri Orta Asya’dan Kafkaslardan geliyor. Nineler o sembolleri kendileriyle getirip, uyguladı” dedi. Şahin, “Kültürünü bilmeyen insanlar benim için oturulup konuşacağım insanlar değildir” diye söyledi.
‘İPLER RUH HALİNİZE KALMIŞ’
Şahin, halı dokumak için 3 çeşit ip kullanıldığı belirterek, “Bu 3 çeşit ip, atkı, argaç ve çözgü. Kendi çıkrıklarında evlerinde yapıyor. Evde yapılan iplerde bir standart bulamazsınız. İpler ruh halinize kalmış. Kadının o günkü ruh halinde kalmış” sözlerine yer verdi. Daha sık ve ince halı dokumanın bu iplerden geçtiğini kaydeden Şahin, “Bunu yapan insanlar da duygulu insanlar oluyor. Kendini direk buraya veriyor” dedi.
‘EL HALISININ AYNISI OLMAZ’
Şahin, “Bir kadın 6 metre bir halıdan yılda ancak iki tane dokuyabiliyor” dedi. Komşuların birbirlerine yardım ettiklerini söyleyen Şahin, “Yan yana oturuyorlar. Üçü de birbirine uyumlu yapmaları lazım” ifadelerini kullandı. Şahin makine halılarının bir standartı olduğunu kaydederek, “El halısının özelliği bir kere dokunur ama bir daha aynısını yapamaz” diye konuştu.
‘MAKİNE YÜNÜ BOYAYI KUSUYOR’
Şahin, halıda önemli olan başka bir konunun da boya olduğunu kaydederek, “Hiçbir makine yünü yağsız çekemiyor. Motor yağı, zeytinyağı kullanıyor, makine yağı kullanılıyor. Yağ havuzlarına batırılıyor. O yün yağı emiyor. Sonra boyaya batırdığınızda boyayı da zor emiyor. Haliyle halı da boyayı kusuyor” dedi. Şahin, kök boya kullanılan halıların renklerinin kendilerini koruduğunu kaydetti.
DOKUMA HALILARA İYİ BAKILMALI
Şahin, koyu renkli iplerin güneşi daha çok emdiğine dikkat çekerek, “Halıda koyu renkte olan yerlerde bir çökme olur. Yün erir. Eski halılarda elinizi gezdirdiğinizde halının inişli çıkışlı olduğunu fark edersiniz. Renklerine göre halı inişli çıkışlıdır” ifadelerine yer verdi. Halıların özenli temizlenmesi gerektiğini hatırlatan Şahin, “Yılda 2 defa güneşlenmesi lazım. ‘ yılda bir halı yıkayıcı tarafından usulüne göre yıkanması lazım. İpe asılmaz. Halıyı yerde kurutmak lazım sözlerine yer verdi.
‘AVRUPALILAR ARTIK HALI İÇİN GELMİYOR’
Şahin, “Ayvacık’ta halı işinin kooperatifi DOBAG'dı. Hiç iyi yönetilmedi. Dokuyucularını kaybetti” dedi. 1980’li 1990'lı yıllar da çok iyi çalıştıklarını kaydeden Şahin, “2000'li yıllardan sonra hiç iyi çalışmadı. Başkanlar işlerini iyi yapmıyor” dedi.
Ekonomik olarak kooperatifin işleseydi kendi ayakları üzerinde duracağını kaydeden Şahin, “Dünyaya mal üretemeyebilirdi. 30 köy dokuyordu eskiden, 2 3 köy pilot bırakılırdı. O çocuklara iyi para verildiğinde başka yere gitmek yerine evlerinde halı dokuyabilirlerdi” sözlerine yer verdi. Avrupa’dan insanların artık halı almak için Türkiye’ye gelmediklerini ifade eden Şahin, “Ancak antika halı olursa geliyor ama yeni üretilen halı için gelmiyor. Kazancı uçak parasına yetmez” dedi.
‘ÜNİVERSİTE BOYALARI DAHA DAYANIKLI’
Şahin, “Marmara Üniversitesiyle Kooperatif bizlikte çalışıyordu. Üniversite boya tekniğini çok iyi biliyordu” dedi. “Ayvacık Meslek Yüksek Okulu’. Koopparatifle bir şeyler oldu sanırım Marmara üniversitesi de elini ayağını çekti. ÇOMÜ Halıcılık ve Desinatörlüğü Programı açıldı. Üniversiteler boya tekniği konusunda yetkinler. Gramajı, hangi otun kullanılacağını ayarlayarak kullanıyorlar. Halk kök boyayı, kırmızı kökten bu kadar koyalım, samanı papatyayı bu kadar koyalım “ dedi. Üniversitenin yaptığı boya tekniğinin daha dayanıklı olduğunu kaydeden Şahin, “Öğrencilerin ellerine kağıt veriyorlar. Onlar da okur gibi yapıyorlar. Kenar suları kaçık halılar çıkıyor” dedi. Şahin, “Teorik olarak öğreniyorlar ama yetişme tarzında öyle bir şey olmadığı için çözgünün içinden argacı geçiremiyor. Hüner lazım” ifadelerine yer verdi.
‘ERKEKLERDE DOKUR’
Şahin, erkeklerinde halı dokuduğunu kaydederek, “Köylerde küçük yaşta annelerinin yanına oturduğu için erkekler de öğrenirdi. Çınarpınar Köyü, Süleyman Köyü, Ahmetler Köyü'nde erkekler dokur halıyı. Çocukluğundan öğrenmiş” ifadelerine yer verdi.
‘HALI MOTİFİ BİR DİLDİR’
Şahin, halılarda kullanılan motiflere ilişkin, “O konuşma dili, sembol dili. Yazı diline geçilmeden önceki bir dil, bir konuşma türü. İlk Çağda, Orta Çağlarda bu dil kullanılırdı” sözlerine yer verdi. “Kızlar çeyizler yaparlar. Çeyizde buranın genç kızları halı dokur. Halının ortasında püskül olur” ifadelerine yer veren Şahin, halının çözülmesine sebep olduğu için bu püskülü pek tercih etmediklerini belirtti. Püskülün bir nedeni olduğunu vurgulayan Şahin, “Tam ortasındaki püskül bir kaç renkten oluşur. Bu bir ifadedir. Türk kadını genelde mutaassıptır. Büyük olasılıkla görücü usulü evlenir. Bazı konuları konuşamaz, anlatamaz. Evlenirken çeyizini gösterir damadın ailesine. Damat püsküle bakar. İfade edemediği şey kaç çocuk istediğidir. Püsküldeki renk sayısı kadar çocuk ister. Ya da hiç koymaz. Bu kültürel bir ifadedir. Kadın sözünü halıya söyler” dedi.
‘BİLİNÇ ARTTIKÇA HALININ DEĞERİ ANLAŞILDI’
Şahin, eski dönemlerde halıların yaygı olarak kullanıldığını kaydederek, “Bilinç arttıkça halının değeri anlaşıldı” dedi. İnsanları teşvik etmek için insanlardan halı aldığını kaydeden Şahin, “Bu kültür bu insanlarla kaybolacak” dedi.
‘İLK HALI OKULUNU DEDEM KURDU’
Şahin, Ayvacıkta ilk halı okulunu 1960’lı yıllarda dedesinin kurduğunu söyleyerek, “Dedem Neşret Ünal ilk kooperatifi kuran insan. Assos Bölgesine tüccarlar geliyor. Çanakkale köy o zamanlar. Bir tüccar ve köylü arasındaki pazarlığa denk geliyor. Köylü 4 lira istiyor tüccar 2 liradan almak istiyor. Tüccar almıyor. Dedemde o köylüden sonradan 4 liradan alıyor. Zaten Çarşı küçük. Tüccar görüyor aldığını. Dedemden tekrar satın almak istiyor. Satarım tabi ama 4liraya vermem diyor. Daha fazlasına satıyor. Sonra dedem sadece dokumasıyla uğraşmamaya kadar verip tüccarlığına da başlıyor” ifadelerine yer verdi.
‘EVİMİN ALTINDA HALILARI SERGİLİYORUM’
Şahin, Ayvacık kültürüyle anılmak istediğini ifade ederek, “Kendi imkanlarımla bir müze kurmuştum. Devamlı açık olmuyordu. Gelenler olunca açıyorduk. Müze müdürleri, Avrupa ülkelerinden milli eğitim müdürleri geldi. Ziyaret etti. Belediye başkanlığım sırasında çaldırdık halıları” ifadelerini kullandı. Halı toplamaya devam ettiğini söyleyen Şahin, “Evimin altına taşıdım. Duyanlar geliyor. Herkese de satmıyorum. Satsam bir kaç trilyona hemen alıp götürürler. Ama ben ne göstereceğim elimde Ayvacık dokumasıyla ilgili?” sorusunu sordu. 10 yıl 15 yıl bekledikten sonra yeterli miktarda halı biriktirebileceğini kaydeden Şahin, “Gelene gösterebilecek kadar halım var. Müze gibi değil ama daha lokal anlattığımız bir yerimiz var, adı Artsos. Bu artık hobim. Çamlık bölümünde” dedi.
Dokuma Sanatı
Ayvacık halılarında kullanılan iplikler bölgede yetişen koyunların yünlerinden elde edilir. İlmekler atmak için kullanılan ipler ilkbaharda kırpılan yünlerden yapılır. Böylece daha parlak olması sağlanır. İplikleri renklendirmek için ise mevsiminde toplanan meşe, papatya, sütleğen, ceviz, saman ve soğan gibi bitkilerden elde edilen kök boya kullanılır. Bu renkli ipler sayesinde ana rengi kırmızı olan yöresel motifli halılar dokunur.