Kepez Belediye Başkanı ve CHP Çanakkale Belediye Başkan Aday Adayı Ömer Faruk Mutan düzenlediği basın toplantısında yapılacak ön seçim ile ilgili açıklamalar yaptı. Çanakkale’de sürecin olumsuz etkilendiğine değinen Mutan; ‘’Süreci göreceğiz ama sakata getiriyorlar. Neden bütün sandıklar aynı günde konulmuyor? Hesaplarınız mı var? Orada alırsak bu, burada alırsak o, ötekini hiç yapmamak için mi? Yani belediye meclisini yapamamak için mi? Laf olsun, torba dolsun diye mi en sona bıraktınız? Yoksa bu ön seçimleri birilerine o yetkiyi vermek için mi yapıyorsunuz? Seçilsin, bütün yetkileri o alsın. Yapmayın, son başvuru ayın 26’sıydı. 7 Kasım’da imtiyazlı üyeler dosya verdi. Bu partide imtiyazlı üye olmasın diye mücadele veriyorum. Herkes eşit kılınsın diye mücadele veriyorum, vermeye de devam edeceğim. Bu öfke değil, çığlıktır. Bu Ömer Faruk’un bu dönemle alakalı çığlığıdır.’’dedi
Dr. Ömer Faruk Mutan; ‘’Sandık hepimizin namusudur’’ adlı yaklaşık 9 madde de şekillendirdiğimiz bir yazılım var. Bu yazılımı resmi kayıtlara düşsün diye Merkez İlçe Başkanlığı’na geçen hafta Perşembe günü itibariyle teslim ettik. Belli taleplerimiz var ama hala ciddiye almamakta direnen bir merkez ilçe var. Maalesef öyle görünüyor. Artık ilçenin kendi arasındaki çatlaklarının dışarıya yansıması gibi algılar mısınız? onu bilmiyorum ama hepinizin de bildiği gibi buradan veya şuradan, dedikodu şeklinde gelen belediye grubunun tam ortadan çatladığı şeklinde duyumlar ve dedikodular var. Siyasetin maalesef usul ve esaslarını demokratik kılmadığı sürece, kapalı kapılar ardında, dedikodu zemininde yapılmakta olan siyaset tarzı maalesef tüm siyasi partilerin bir handikabıdır. İsimlerini zikretmemin anlamı yok. 6’yı bölün 3’ü bir yanda 3’ü bir yanda bölünmüş durumdalar ve üyelere ceza çektiriyorlar. Bakın cefa çektiriyorlar. Arkadaşlar biz, siyaset kurumu adına katkı olsun diye mücadele ettiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nde demokrasiye daha bir yaşam ve iklim kavuşsun diye oturduk bir çalışma yaptık. 9 madde de toparladık koyduk. Sandık güvenliği açısından koyduk. Neden? Dedik bütün sandıklar aynı gün yapılmıyor. Biz bu ülkeyi yönetmeye talip olmuş bir siyasal parti olarak 5 tane sandığı bir araya getiripte, insanların katılımını arttıracaksınız bakın il genele 19 kişi başvurmuş, merkezde belediye meclisine 49, Kepez’den 15, belediye başkanlığına Kepez’den 3, Çanakkale’den 4 ve herkesin orada birebir ilgi duyduğu ve alıp bizi götür dediği insanlarını getirecekler ve biz şölen havasında bir katılım sağlayacağız. 3 hafta üst üste sandık oylamaya çalışıyorlar. Biz bu konuyu kendilerine aktardık, yapmayın dedik. Bakın ayın 7’sinde dosyayı kabul edenler böyle sandıkları da gün gün bölerek Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki o katılımı azaltacaklar. Hatta Kepez Belediye Meclis Seçimi’nin tarihi belli değil. Aramızda bu diyaloglar geçti. Tamam örgüt temayülü, örgüt yoklaması dedik yani biz ona halkın anlayacağı dilde ön seçim diyoruz. Sakatlamaya çalışıyorlar. Belediye’de bir grup paso üye yapıyor. Hangi tarihe kadar olan üyelerle seçime gideceğiz belli değil. Bu Pazar Kepez’in başkanlık seçimi var, hangi üye listesiyle gidilecek belli değil. Bunlar aday adaylarına verilmiş değil. Peki bu aday adayları hangi üyeler üzerinden o sandık çalışmasını yapacaklar. Belli değil, aynı olay merkez içinde geçerli. Bakın bu kaygılarımızı dillendirdik, hangi tarihler olacaksa şunu asın dedik. Bize bir tarih söylediler. O aramızda saklı. Asın, 3 gün askıda kalsın, 1 gün itiraz verin. Kesinleştirin, sonra aday adaylarına verin bu listeyi kardeşim.
‘’BU PARTİ KİMSENİN BABASININ ÇİFTLİĞİ DEĞİL’’
Bu birilerinde olabilir, birilerinin gizli ajandasında da olabilir ama şunu bilin ki o gizli ajandasında olanların testileri çatladı. Artık su tutmuyor ve tutmayacak. Siyaset kurumu kazanacaksa Cumhuriyet Halk Partisi ile kazanacak onu da söyleyeyim. O da kazansın diye biz aklımızı, emeğimizi bedenimizi, her şeyimizi bu taşın altına koyuyoruz. Bizim öyle bir sorumluluğumuz var. Sorumlu yurttaş olarak, sorumluluğumuz var ve Çanakkale’de bir şeyler iyi gitsin diye uğraşıyoruz. Düzgün gitsin diye uğraşıyoruz. Kimse üzerine de alınmasın, alınmak isteyende alınsın. İmtiyazlı üye yoktur, olmamalıdır. Bu parti de herkes eşit üyedir ama insanlara bir imtiyaz hissi verdiğiniz noktada tutum ve davranış sergilerseniz bu bahsettiğiniz örgüt temayülü şaibe içerir. İnsanlara bunu izah edemezsiniz. Eğer biz çıkıp ta genel seçimlerde bir şaibe var, bir takım programlarla oynanıyor diyorsak böyle oyunlar oynamamalıyız. Açık, şeffaf, hak, hukuk zemininde adaletli davranmalıyız. Yapıyor muyuz? Yapmıyoruz. Bakın bugün ayın 15’i 10 gün sonra merkezin seçimi var. 3 gün sonra Kepez’in var. Kepez’den konuşuyorum; Partinin yöneticileri aklını başına alsın, ya adam gibi yönetsinler ya da adam gibi yönetsinler. Başka çıkış yok. Arkadaşlar ben şuan da aday adayıyım. Ben hangi listeyle sandığa gideceğimi bilmiyorum. Önerilerimiz var; bir üst sandık kurulu oluşsun orada her aday adayından bir eleman olsun. Kaç sandık olacak? biz bilmiyoruz. Ben kaç sandık olacağını sandık bölgelerine göre bilmeliyim. Şunu diyecekler; 40 yıldır ön seçim yapılmadı, böyle bir hazırlığımız yok. O yüzden nasıl yapacağımızı, nasıl bir çözüm üreteceğimizi henüz daha anlayamadık. Hiçbir şey bilmiyorsanız, YSK’nın getirmiş olduğu kurallar ne mesela? İşte seçmen listesi muhtarlıklarda askıya çıkar. Şu kadar durur, şu kadar itiraz günü vardır. Sonra kesinleşir. Şu sandık bölgesindesindir, orada da senin sandığın yazar. Elimize bir bilgi gelir ya da girersiniz bilgisayardan hangi sandıkta olduğunuzu görürsünüz. Daha elimizde, avucumuzda hiçbir şey yok Kepez’de seçime gidiyoruz. Biri bir şey diyor, biri başka bir şey diyor. MHK Çanakkale’deki Merkez İlçe’nin alı İl’e yollamış olduğu kararı onadı mı? Yani örgüt temayülü olacak mı? Bilmiyoruz. Biliyorsunuz 147 tane belediye başkan adayı açıklandı. Çanakkale açıklanmadı. Bu konuda bir soru sorun; neden? Çoklu aday var. Evet, Yalova’da da çoklu aday var. Bakın Yalova’da da çoklu aday var ama Yalova Belediye Başkan adayı açıklandı. Arkadaşlar bu halkın bilme hakkı var. Bu halkın öğrenme hakkı var. Bu hak doğrudan halka dönük bir bilgilendirmeyle verilebilir. Neden bir şeyleri kapatıp götürmeye çalışıyorlar? Kaygılarım var, kaygılarımı dillendirdim. Bunu onlara verdim ve bunun takipçisiyim. Bu takibimi de kamuoyunun denetimi üzerinden yapıyorum. Parti suçu mu işliyorum, bilmiyorum. ‘’
‘’HESAPLARINIZ MI VAR?’’
‘’Ben bu ülkeye demokrasi gelsin diye uğraşıyorum. Demokrasi istemek suçsa suç işliyorum. Neden gizleyeceğim, neden bir şeyleri saklayacağım. Gizlemeyeceğim, saklamayacağım. Söz veriyorum, eğer aday adaylığı süreci nihayetinde ben aday olursam ve seçilirsem şu açık kapı siyaset orada da devam edecek bunu bilin. Ben neden STK’ları geziyorum. Birlikte yönetelim anlayışında olduğum için geziyorum arkadaşlar. Ben örgütlü toplumdan, çağdaş toplumdan yanayım. Yani örgütlenmiş, çıkarları, menfaatleri için bir araya gelmiş bütün yapılarla Çanakkale’yi yönetmek istiyorum. Kapalı kapılar ardında değil. O yüzden STK geziyorum. Topluma şu mesajı veriyorum, inatla da vereceğim; sizlerle birlikte yönetmek istiyorum, örgütlü yapılarla birlikte yönetmek istiyorum, toplumun dengelerini çağdaş anlamda bu zeminde oluşturacağım. Bunu bilmenizi istiyorum. Bunu herkesin bilmesini istiyorum. Bir yere seçildikten sonra bütün yetkilerini kullanma hakkı bu partide yoktur, olmamalıdır, olmayacaktır. Ben bunun kavgası içerisindeyim. Adil olunacak, şeffaf olunacak, hak içinde, hukuk içinde davranılacak. Çağrım bütün halkadır, siyaset kurumunadır. Özelinde de doğal olarak siyaset yaptığım partiyedir. Henüz cevap almadım. Süreci göreceğiz ama sakata getiriyorlar. Neden bütün sandıklar aynı günde konulmuyor? Hesaplarınız mı var? Orada alırsak bu, burada alırsak o, ötekini hiç yapmamak için mi? Yani belediye meclisini yapamamak için mi? Laf olsun, torba dolsun diye mi en sona bıraktınız? Yoksa bu ön seçimleri birilerine o yetkiyi vermek için mi yapıyorsunuz? Seçilsin, bütün yetkileri o alsın. Yapmayın, son başvuru ayın 26’sıydı. 7 Kasım’da imtiyazlı üyeler dosya verdi. Bu partide imtiyazlı üye olmasın diye mücadele veriyorum. Herkes eşit kılınsın diye mücadele veriyorum, vermeye de devam edeceğim. Bu öfke değil, çığlıktır. Bu Ömer Faruk’un bu dönemle alakalı çığlığıdır. Bu çığlık çoğalmalıdır, büyümelidir. Bu herkesin görevidir.’’ CANER KÜPELİ