Çanakkale’de dernek olarak 2019 yılından beri hizmet verdiklerini belirten Çanakkale Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği Başkanı Murat Çağlayan; "Derneğimiz, Türkiye'nin kanayan yarası olan, emeklilikte yaşa takılanların hak mücadelesini vermek ve bilinçlendirmek amacı ile kuruldu. Yani bu dernek emeklilik sistemimizdeki yanlış uygulamaların, hataların düzeltilmesi için var" dedi. Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olduklarını ifade eden Başkan Çağlayan; “Biz kurulduktan sonra stant çalışmalarımızı yaptık, üye çalışmalarımızı yaptık ama pandemiyle beraber yasaklar da işin içine girince çok aktif olma şansımız olmadı sahada. Stant kuramadık, vatandaşı bilgilendirmek için toplantılar yapamadık. Bu bağlamlarda bu dönemde sosyal medya üzerinden çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Ama bu sadece Çanakkale Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği olarak değil, bizim Türkiye genelinde 23 dernek bir Federasyon, 35 temsilciliğimiz var. Dolayısıyla Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olduk biz. Çünkü her kesimi ilgilendiren bir mağduriyet bu. Türkiye' de çalışma hayatının içerisinde bulunan herkesi ilgilendiren bir mağduriyet ve ivedilikle çözülmesi gereken bir mağduriyet bu. O yüzden de toplumun büyük bir kısmında artık kabul görmüş siyasi partilerin çözüm üretmek için programlarına aldığı, seçim meydanlarında vaatlerde bulunduğu bir kitle” diye konuştu.
“Esnaf, işçi, çiftçiye ses olmaya çalışıyoruz”
Çalışan tüm işçilere ses olmaya çalıştıklarını kaydeden Çanakkale Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği Başkanı Murat Çağlayan; “Çalışma hayatında bulunan tüm esnaf, işçi, çiftçiye ses olmaya çalışıyoruz. 8 Eylül 1999 yılında 4447 sayılı bir kanun çıktı. Bu kanun kademeli yaş getirdi. Sosyal Güvenlik Kurumu sisteminde bir değişiklik yaptılar. Ama bu kanunun geriye doğru aleyhte işletildiği için sıkıntı yaratıldı. Bir hukuk devleti anlayışını edinmeyecek bir şekilde çünkü bu konuyla ilgili evrensel hukuk normları var. Bir kanun çıktığında vatandaşının aleyhinde geriye doğru işletilmemeli, işletilmez. Burada bir çalışma hayatına başlıyorsunuz ve oyunun ortasında kural değişiyor. Bu kanun geriye doğru aleyhte işletildiği zaman sizin geleceğinizden alınmış oluyor. Emeklilik öngörülebilirlik gerektirir. Siz çalışma hayatına başladığınızda, şu tarihte işe başladım, örnek veriyorum 65 yaşında emekli olacağım, 9 bin gün prim ödeyeceğim dersiniz. Ama bunu siz çalışma hayatınızın içerisindeyken emekliliğinize üç yıl beş yıl kala geriye doğru işletildiği için bir mağduriyet oluştu” şeklinde konuştu.
“Tüm çalışma hayatını ilgilendiren bir konu var”
Tek sıkıntının emekte yaşa takılmak olmadığını, bununla beraber başka sıkıntıların da nüksettiğini belirten Çanakkale Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği Başkanı Murat Çağlayan; “Emeklilikte yaşa takılmak böyle bir mağduriyet oluşturdu ama bununla da bitmedi. Tüm çalışma hayatını ilgilendiren bir konu var aslında. En çok eğildiğimiz konulardan bir tanesi de bu. 2008 yılında 5510 sayılı bir kanun daha çıkartıldı ve bunun içerisinde aylık bağlama oranları düşürüldü. Türkiye'de 3 çeşit emekli maaşı bağlanıyor, 1999 yılı öncesinde yatan primler üzerinden, 2000-2008 arası yatan primler üzerinden ve 2008 sonrası yatan primler üzerinden. Şimdi 1999 öncesi aynı şartlarda emekli olan kişiler daha yüksek emekli maaşı alıyor çünkü aylık bağlama oranları yüzde yetmiş ve üzeri civarındaydı. 2000-2008 yılında bu düşürüldü yüzde kırk üçlere. Emekli maaşları biraz daha düştü. Özellikle 2008 ve 2008 sonrası çalışma hayatı için aylık bağlama oranları yüzde yirmi sekizlere kadar düştü. En büyük sıkıntılardan biri bu. Emekli olan kişiler aylıkları ortalama 1200-1500-2000 civarlarında. Bu tüm emekli aylıklarının bağlanmasının sebebi bu 2008 yılında aylık bağlama oranlarının düşürülmesidir. Ve burada bütün çalışma hayatını etkileyen bir sıkıntı vardır. Bu 2008 yılında çıkartılan kanun içerisindeki aylık bağlama oranlarıyla çalıştıkça, özellikle asgari ücret ve civarı ki asgari ücret ortalama bir ücret olmuştur günümüz koşullarında, genelde çoğu kişi bu civarda çalışıyor. Sigorta primi asgari ücret ve civarında yatan kişinin eğer prim günü dolduysa da çalışmaya devam etmek zorundasınız. Çalıştıkça ve ürettikçe, fazla prim ödedikçe alacağınız emekli maaşı düşüyor. Bakın burada da bir çarpıklık var. Bu bizim çocuğumuzu da ilgilendiriyor, gelecek kuşaklarımızı da ilgilendiriyor, devletimizi de ilgilendiriyor. Neden devletimizi ilgilendiriyor çünkü bizim devletimiz kayıt dışıyla mücadele ediyor. Ama bu sistem fazla prim ödedikçe, düşük emekli maaşı sistemi bu sefer insanları kayıt dışı yaptı. Kayıt dışına ittiği zamanda bu sefer devlet prim alamıyor, bu sefer de devlete zarar. Bu sıkıntıları biz dile getiriyoruz. Dolayısıyla biz insanları bilgilendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Asgari ücretin altında şu an emekli maaşları bağlanmaktadır”
Dernek Başkanı Murat Çağlayan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Bunlar 2015 yılı itibari ile bu dernekler kurulmaya başladığında İstanbul önceliğinde, kimde tabi bu konuları daha fazla bilmiyordu. Bizim yapımızda var, başımıza gelmeden bazı şeyleri anlayamıyoruz. Asgari ücretin 2825 lira civarında olduğu ülkemizde en düşük emekli aylığına 1500 lira ödenmesi çok ilginç. Asgari ücret nedir en düşük maaştır. Ama asgari ücretin altında şu an emekli maaşları bağlanmaktadır. Bu en büyük sıkıntılardan biridir. 1200 lira, 1400 lira, 1500 lira hadi 2000 lira diyelim, nasıl hayat devam edecek bu tutarlarla, nasıl hayat idam edecek. Bunun en büyük sebebi de işte aylık bağlanma oranlarının düşmesi ve çalıştıkça, fazla prim ödedikçe düşen emekli maaşlarıdır.”
“İşsizlik günden güne artıyor, genç işsizlikte artıyor”
Emeklinin iş hayatından çekilmesi gerektiğini yoksa gelecek neslin de işsizlik ile mücadele etmek zorunda kalacağını belirten Çanakkale Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği Başkanı Murat Çağlayan; “İşsizlik günden güne artıyor, genç işsizlikte artıyor. Pandemi ile beraber bu daha da fazla olmaya başladı. Emeklimizi iş hayatından çekemediğimiz sürece, bizim genç işsizlerimize iş bulma şansımız yok. Bu aylık bağlama oranları böyle devam ederse ortalama emekli maaşları 1500 lira olacak zaten 1200-1700 arası değişiyor şuan bu bağlanan aylıklar ve bu bağlanan aylıklar bizim kitlemize bağlanıyor. Emekliyi iş hayatından çekemediğimiz sürece çocuklarımız iş bulamaz hale gelecekler. Zaten zor buluyorlar daha da bulamayacak duruma gelecekler çünkü emekli çalışmak zorunda kalıyor. Dolayısı ile bu derneklerimizin çalışmaları emeklilik sistemimizdeki bu çarpıklıkların da düzeltilmesi içindir. Hak mağduriyetimiz var bunun iadesinin yapılması, yani biz kısaca 1999 yılında çıkan 4447 sayılı kanunun geriye doğru aleyhte işletilmesinin iptalini talep ediyoruz. Burada bizim bir hak mağduriyetimiz var, bunun giderilmesini istiyoruz onun haricinde de 2008 yılında aylık çıkan 5510 sayılı yasanın içerisindeki aylık bağlama oranlarının ivedilik ile düzeltilip, çalışarak üreterek düşen emekli aylığı değil, bunun tam tersini istiyoruz. Mantığa ters işleyen bir şey var, bunun düzeltilip en düşük emekli maaşlarının da asgari ücret düzeyinde olması gerektiğini söylüyoruz. Bu bağlamda da sosyal medya üzerinden çalışmalarımıza devam ediyoruz en son yapmış olduğumuz çalışmaları sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Sedef Cansu Karakuş