Bu gelişmeyle birlikte hem beyaz eşya satıcılarının satışlarının artması hem de yeni evlenecek gençlerin rahatlatılması hedeflendi. Çanakkale’de Class Mobilya işletmecisi Erol Öz mobilyacılık sektörünü ve indirimleri gazetemize değerlendirdi. Öz; ‘’Üretim yaptığımızda kumaşı alırken her zaman %8 KDV’dir. Biz %18 ile aldık, koltuk yaptık. Dolayısıyla sürekli %10’luk bir kaybımız bulunuyordu. Aslında ÖTV ve KDV indirimi fiyatları çok etkilemedi. Çünkü fiyatlar yükseldi ve küçük bir indirim yapıldı. Önce fiyatlar arttı ve bir miktarı geri çekildi. Bununda bütçeye pek bir etkisi olmadı. Geçen yıl indirim yapıldığında insanlar daha çok dikkate almışlardı ama bu yıl 5 bin liralık koltuk 7 bin 500 lira oldu. ‘’dedi.
Erol Öz;’’Ben 2003’ten beri mobilya sektörünün içerisindeyim. Yaklaşık 12 yıldır burayı kendimiz çalıştırıyoruz. Bu mesleğe bir firmada satış elemanı olarak başlamıştım. Daha sonra çalıştığımız firma kapanınca bizde devir aldık. Çanakkale’de bu kriz ortamıyla beraber inşaat sektörünün bitmesi bizi çok etkiledi. Çünkü inşaat olmazsa, ev satılmazsa bize kötü etkileri oluyor. Doların yükselmesiyle fiyatlarda da çok artış oldu. Alımlardaki vadelerde gerileme oldu. Dolayısıyla şu an insanların alım gücü de yok, 5 bin liraya satılan koltuk 7bin 500 lira oldu. Bununla beraber ekonominin de durgunlaşmasıyla işlerimizin durduğunu söyleyebilirim. Geçen yıla oranla %50’den fazla bir düşüşten söz edebiliriz. ‘’
‘’ÇANAKKALE’DE ÜRETİM YAPMAK ÇOK ZOR’’
‘’Biz 1.5 yıl öncesine kadar Çanakkale’de kendimiz üretim yapıyorduk. Şu anda İnegöl, İzmir, Kayseri’de ürünlerimizi yaptırıyoruz. Çalıştığımız firmalarda zor duruma düştüler. Ham madde fiyatları çok fazla, vadeler çok kısa, dolayısıyla bizde müşteriye vadeleri kısmak zorunda kaldık. Mesela birçok bankada kredi kartı ile satış yaptığımızda %15-18 oranında komisyon kesiliyor. Bu da bizim için çok büyük bir fark, bizi zor duruma düşürüyor. İnegöl, İzmir, Kayseri’de sektörün önde gelen firmaları konkordato ilan ettiler, birçoğu da işçi çıkarmak zorunda kaldı. Çanakkale’de üretim olması müşteriye daha güvenilir geliyordu ama Çanakkale’de üretim yapmak çok zor. Bir makinemiz arızalandığı zaman bunu İnegöl’den temin etmek durumunda kalıyoruz. Usta bulmak çok zor,çünkü Çanakkale’de kalifiye eleman yetişmiyor. O yüzden bizde üretim yerini değiştirmek zorunda kaldık.’’
‘’KALİFİYE ELEMAN SORUNU ÇOK FAZLA’’
‘’Kimse bu mesleğe devam etmiyor zaten eskisi gibi alttan eleman yetişmiyor. Bence sadece mobilyacılık olarak bakmamak gerekiyor. Şu anda hiçbir sektöre çekirdekten eleman yetişmiyor. Okullarda bu konuda eğitim vermiyorlar. Gelen elemanda staja bile gelse bir süre sonra sıkılıyor ve gelmemeye başlıyor. Şimdi birçok ürün CNC makinelerinde kesiliyor ama o makineyi kullanacak elemanlarda gerekiyor. Sadece Çanakkale’yi değil İnegöl’ü de baz alacak olursak sektörde eleman yetiştirme konusunda gerileme var. Önceden kumaşlar Bursa’da yapılıyordu, gittiğimiz zaman her yer kumaştı. Şimdi hepsi yurt dışından geliyor. Meslek lisesi çıkışlı öğrenciler zaten yükseğini okuyor. Bizim sektörde yetişen mobilya ustası sanayiden yetişmedir. Şu anda çırak bulamıyorsunuz. ‘’
‘’KÜÇÜK ŞEHRİN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI VAR’’
‘’Bizim sektörde en büyük getiri müşteri portföyünün fazla olması ve insanların bizi eşine dostuna tavsiye etmesidir. Çanakkale küçük bir şehir olduğu için bu çok önemlidir ama küçük olmasının dezavantaları da var. Çanakkale’de belirli sayıda bir nüfus var. Bu nüfus daha çok emekliden oluşuyor, burada fabrika ya da başka bir iş kolu olmadığı için insanlar emekli parasıyla geçinmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla da Çanakkale’de sıcak para dönmüyor. Mobilya çok acil bir şey olmadığı için yanıkta olsa, insanlar üzerine bir şal atıp ya da dikip kullanmaya devam ediyorlar. Bir çamaşır makinesi gibi değil, makine bozulursa yaptırmak zorundasınız. Yaptırılmıyorsa da değiştirmek zorundasınız ama bizim sektörde öyle değil. Kapak bozulduysa insanlar kapağını çıkartıp gardrobunu kullanmaya devam ediyorlar. Bizde kış sezonunda daha çok koltuk satılıyor ama düğün sezonunda ya da yaz aylarında insanlar ev değiştirirken her şeyin eşit satıldığını söyleyebilirim. ‘’
‘’BÜTÇEYE GÖRE YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞIYORUZ’’
‘’Satışlarımızda paketler oluyor ama bizim buradaki firmamızda çok ucuz yatak odası da var, oturma grubu da var. Tabi bu ürünlerin üst segmentleri de bulunuyor. Paketler insanları illaki bunu alacaksın durumu oluşturuyor. Müşteri bize kısıtlı bir bütçeyle geliyorsa bizde diyoruz ki; ‘yatak odası takımını biraz ucuz al, yatağın biraz daha kaliteli olsun. Çünkü o sağlıkla ilgilidir. Koltuk takımını, salon takımını biraz daha üst seviyede bakabilirsin. Yani müşteriye yardımcı olarak zorlama alışveriş yerine onun yararına olacak yönlendirmeler yapıyoruz. ‘’
‘’İNDİRİMLERİN ETKİSİ OLMADI’’
‘’Üretim yaptığımızda kumaşı alırken her zaman %8 KDV’dir. Biz %18 ile aldık, koltuk yaptık. Dolayısıyla sürekli %10’luk bir kaybımız bulunuyordu. Aslında ÖTV ve KDV indirimi fiyatları çok etkilemedi. Çünkü fiyatlar yükseldi ve küçük bir indirim yapıldı. Önce fiyatlar arttı ve bir miktarı geri çekildi. Bununda bütçeye pek bir etkisi olmadı. Geçen yıl indirim yapıldığında insanlar daha çok dikkate almışlardı ama bu yıl 5 bin liralık koltuk 7 bin 500 lira oldu. 6 bin 500 lira olduğu zaman pek bir etki yaratmadı. Zaten insanların alım güçleri yok, herkes bankalar borçlu, kredi kartı borcu bulunuyor. Çok mecbur kalmadıkları durumda kimse alışveriş yapmıyor.’’
‘’SEKTÖRDE GELİŞME OLMAYACAKTIR’’
‘’Geçtiğimiz yıl Nisan, Mayıs aylarında işlerimiz açıldı. Haziran’da erken seçim olması sebebiyle işlerde durdu. Seçimden sonra hareketlilik tekrar başladı ama Ağustos ayında doların yükselmesiyle yine bir durgunluk söz konusu oldu. İşlerimiz piyasanın durumuna bağlı gidiyor. Fiyatlar yükselince müşteriye satmak için kardan kısıyorsunuz. 8 bin 500 lira yapmak yerine 7 bin 500 lira yapıyorsunuz bu da kar marjlarını düşürüyor. Gelecek yıllarda üretim anlamında zorlanacağız. Eskiden çıraklık eğitimi daha kolay bir durumdaydı. Şimdi bir berber çırağına ustası 10 santim kenara geç dediğinde çırak işi bırakıp gidiyor. Bir de babası gelip sen benim oğluma bağırmışsın diyor. Ben gelecek yıllarda yetişen olacağının düşünmüyorum. Var olan usta ve çıraklarla gidebildiği yere kadar gidecektir.’’ CANER KÜPELİ