Memur-Sen Çanakkale İl Başkanlığı, Mescid-i Aksa’ya yönelik İsrail’in saldırısına tepki göstermek amacıyla protesto eylemi düzenledi. Memur-Sen Çanakkale İl Başkanlığı, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar, Mescid-i Aksa'da saldırılarını sürdüren İsrail'i protesto etti. Çanakkale’de 60 metrelik yolda toplanan sendika üyeleri ve vatandaşlar, kent caddelerinde yaklaşık 100 araçla konvoy yapıp ve sloganlar atarak İsrail'e tepki gösterdi. Kentin işlek caddelerinde yapılan konvoyun ardından Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan Memur-Sen Çanakkale İl Başkanlığı, bir basın açıklaması da gerçekleştirdi. Memur-Sen Çanakkale İl Başkanı Suat Özen yaptığı açıklamada; “Biz bugün burada hatırlatma yapmak için, o, teröre karşı direnen ve her neresinden bakarsanız bakın insan olmanın onurunu kurtarmak için, imanın izzetini korumak adına çoluk çocuk demeden, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla canını ortaya koyan yiğitlerin mücadelesine omuz vermek, insan olmanın asgari şartını yerine getirmek için toplandık. Evet. İnsan olmanın asgari şartı bugün bu meydanda toplanmaktır.Coviti, stratejik bir aparata dönüştüren, insanlığın bu zayıf anında hayasızca ilk kıblemiz Mescidi aksaya saldıran terörist İsrail’in yaptıklarını telin etmek, asgari bir durum arz etmektedir. Fakat biz şunu da biliyoruz:Ziyanda olan bu asırda, başta ABD olmak üzere sistemin egemenleri ve maalesef onların kurguladığı sistemin oluşturduğu kirli düzeni görmezden gelenler, terörist İsrail’in kanlı stratejisinin küresel ölçekte desteklenmesine sebep olmaktadır” dedi.
“Yılmayacağız! Usanmayacağız!”
“Kirli medya düzeniyle, artık her neresinden bakarsanız bakın adaleti değil güçlünün kanlı düzenini perdelemekten başka işlevi olmayan uluslararası hukukuyla bu sistem, bu düzen kanı ve terörü desteklemektedir. Onun için terörist İsrail bu kadar fütursuz, bu kadar hayasız davranmaktadır” diyen Özen; “Onun için İsrail, kan ve vahşetle şekillendirdiği işgal stratejisini devam ettirmektedir. Tam da bu yüzden, herkes sussa da,Filistin’de, Kudüs’te bizim canımız ciğerimiz dediğimiz kardeşlerimize karşı sürdürülen terör politikalarına karşı haykırmaya, bu kirli düzenin üzerini örtmeye çalıştığı hakikati yılmadan usanmadan hatırlatmaya ve gerçekleri yüzlülerin yüzlerine çarpmaya devam edeceğiz. Nasıl ki orada kardeşlerimiz direniyor… Biz de burada direnmeye devam edeceğiz bu kör düzene karşı yılmayacağız! Usanmayacağız! Orada, insanlığın haremine yapılan saldıra karşı direnen yiğitlerin sesi olacağız, sözü olacağız, bu küresel kirli stratejiye karşı biz de burada direneceğiz.” şeklinde konuştu.
“İsrail, korkularının esiridir”
Başkan Özen sözlerini şu şekilde sürdürdü; “İsrail bir yalan üzerine kurulmuştur. Siyonist rejimin oluşturduğu bu yalan düzeni elbette yenilecek, bunu imanımız kadar biliyoruz. Kimileri, gücün oluşturduğu anaforda bunu göremeyebilir, pusabilir.Fakat biz zulmün abad olmayacağına iman etmişiz. Filistin’de, teknolojiye sırtını dayamış küresel ebrehenin fillerine karşı taşla sapanla direnen ebabillerin galip geleceğini göreceğiz hep birlikte. Ne var ki, terörist İsrail’in oluşturduğu kanlı politikalara karşı kulaklarını tıkayıp, başını kuma gömenlerin büyük bir hüsrana uğrayacaklarını da hatırlatmak isteriz. Biz biliyoruz ki; İsrail, asırlara sari getto kültürüyle o bölgede hep düşman üreterek varolmaktadır. Evet, İsrail, korkularının esiridir. Ve İsrail, holokost endüstrisinden beslenen lobilerin esiri olduğu için şiddeti politikalarının merkezine koymuştur.Kimileri bu söylediklerimizi hamaset diyebilir…Fakat biz imanımızla buradayız, yüreğimizle buradayız ve tarih şuurumuzla buradayız. Tam da bu sebepten diyoruz ki, korku ve şiddet üzerine inşa edilmiş hiçbir sistem ayakta kalamaz. Korku ve şiddetin üreteceği tek şey vardır o da terör. İsrail’in bu bölgeye yerleşme sürecine bir bakın, temelinde terör göreceksiniz.İsrail’in sözde kurucusu ve sözde ilk Cumhurbaşkanı Ben Gurion ve ondan sonra görev alan birçok yöneticisi, terör ve tedhiş hareketlerinin içinde bulunmuş kişilerdir.Yani İsrail’in temelinde terör vardır, kan vardır, kin vardır ve ırkçılık üzerine bina edilmiş Siyonist rejimin oluşturduğu ipe sapa gelmez kör bir inanç vardır.”
“Adalet için mücadeledir”
Filistin’in bağımsızlığa kavuşana kadar mücadeleye devam edeceklerini dile getiren Başkan Özen; “Siyonistlerin ilk saldırılarını hatırlamadan…İşgal edilen ilk şehir Hayfayı hatırlamadan…
İki yüzlü emperyalistlerin çatışmalar bölgeler teorisini bilmeden…Mescid-i Aksaya yapılan saldırıları anlayamayız. Vadedilmiş topraklar bu kanlı sistemin motivasyon kaynağıdır. Holokost endüstrisinden beslenen lobiler, bu kanlı çarkın başındaki yapılardır.Ve maalesef bu yapılarla iş birliği yapan nevzuhur devletçikler, kabileci kafalar, mücadeleyi içten baltalamaktadır. Ama bu bir mücadeledir: hak ve batılın mücadelesi. Evet, bu insanlık ve adalet mücadelesidir. Bugün İsrail ve onu destekleyenlere karşı, onunla iş birliği yapanlara karşı verilecek mücadelenin sonunda insanlık adalete ulaşacaktır. Tarih İsraili devlet olarak, bilim Siyonizm’i fikir olarak reddetmiştir. Bu açık ve net. Şimdi sıra Müslümanlarda ve dünyanın tüm iyi insanlarında; İsrail’i kanıyla, kiniyle ve kiriyle, zulmü ve terörüyle zihinlerimizde reddetmenin, işgalci olduğu coğrafyadan ve sistemlerden defetmenin vaktidir.
Bakınız; bir Filistinli çocuğun gözünden düşen bir damla bugün insanlığın bütünü için Nuh tufanı hükmündedir.Hepimizi kurtaracak Nuh’un gemisi ise İsrail’e karşı dirayet, Filistin’de, Kudüs’te ve Mescidi aksada adalet için mücadeledir. Bunun yolu da hükmü de bellidir:
Adı Filistin başkenti Kudüs, manevi zemini Mescidi Aksa olan Bağımsız ve Özgür bir devlettir.
Siyonizm’in bilindik illüzyonlarını aldırış etmeden, kapitalizm ve emperyalizmin sığınağı söylemlerin tazyikine kapılmadan bu kutlu mücadele devam edeceğiz. “Asra yemin olsun ki, insan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, Salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.” İlahi hükmünce hareket edip adalet sağlanıncaya, mescidi aksa ve Kudüs özgürleşinceye ve dahi Filistin bağımsızlığına kavuşuncaya kadar mücadele devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“Mescid-i Aksa özgürleşmeden dünyada özgürlükten bahsedemeyiz”
“Kudüs’te adalet bütün dünyada adalet demektir” diyen Özen; “Herkes bilsin ve duysun ki, Mescid-i Aksa barış dini İslam’ın ve Müslümanların mabedidir. Bununla birlikte, bu kutlu mabed barış ve huzur için bütün insanların haremedir. Herkes bilsin, duysun ve inansın ki;Kudüs Filistin’dir.Kudüs İslam şehridir. Kudüs, bütün inançların medeniyet birikimidir. Ve herkes şunu görecek ki;Filistin, özgür ve bağımsız yaşayacak.Filistin, Siyonist işgalden, Filistinliler Siyonist vahşetten çok yakında azade olacak. İnanıyor ve iman ediyoruz, zulüm değil adalet hâkim olacak.Kurucumuz Mehmet Akif İnan ağabeyin satırlarında derç edilen kucaklaşma gerçekleşecek, Aksada Siyonist postal izleri temizlenecek, insanlık ve Müslümanlar ve onlara kulak veren devletler hem küresel hem de diplomatik intifada başlatacaklar.Biz buna varız.Biz, Memur sen ailesi olarak, tüm sivil toplum kuruluşlarına ve adalet arayışı içinde olan her kesime bu mücadelede yerini alması için bir çağrıda bulunuyoruz. Kudüs’te adalet bütün dünyada adalet demektir.Çünkü adaletin düşmanı Siyonizm ve onun beslendiği emperyalizmdir. Mescidi Aksa özgürleşmeden dünyada özgürlükten bahsedemeyiz. Çünkü özgürlüğün en büyük düşmanı Siyonizm’in yeşerdiği bu kirli düzendir.” şeklinde konuştu.
Öte yandan gerçekleşen basın açıklamasından sonra Memur-Sen Çanakkale İl Başkanı Suat Özen, katılımcılara Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Kızılay aracında kan vermeye davet ederken, etkinliği yapma konusunda izin veren Çanakkale Valiliği başta olmak üzere kurumlara da teşekkür etti.
Enishan Keskin