GELECEĞİNİ PLANLAYAN ÇANAKKALE
Türkiye Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği Çanakkale Şubesi Başkanı
Mehmet Burhanettin Ercan
1- Derneğinizi kısaca tanıtır mısınız? Amacınız ve şehre katmak istedikleriniz nelerdir?
Derneğimiz adından da anlaşıldığı üzere İstanbul'da genel merkezi bulunan bir şube olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Merkez 1948 yılında ihtiyaçlardan doğan sebeplerle kurulmuş ve o tarihten bu yana Türkiye genelinde 34 şubesi olan bir konuma gelmiştir. Çanakkale şubesi olarakta 1988 yılında kurulmuş ve o günden bu yana kendi kaderimizi kendimiz tayin etme suretiyle hizmetlerimizi vermeye çalışıyoruz. Dar bir alanda hizmet veriyoruz çünkü eğer bir hizmeti yerine getirmek gerekiyorsa öncelikle finansa ihtiyaç var. Finans bizim içinde zor. Sadece aidatlarla varlığımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Bu nedenle aidatlarında düşük tutuyoruz. Zira günün şartları, ekonomik durumlar üyelerimizi sıkıntıya sokuyor. O nedenle yıllık 25 liralık aidatla hizmet vermeye çalışıyoruz. Ama arzu ettiğimiz durumda değiliz. Derneğimiz aşağı yukarı genel merkezimiz 70 yıl olmak üzere 40 yılda Çanakkale şubesi olmak üzere zor zahmet ayakta durmaya çalışıyoruz. 2007 yılında başkan yardımcısı olarak seçildim ve 2013 yılında başkanlığa getirildim. O günden bu yana da dernek başkanlığını yürütüyorum. Amacımız o kadar geniş ki hemen hemen her konuya açık bir hizmet alanı koymuş ama finansımız yetersiz olduğu için hiç birine cevap veremiyoruz. Sadece genel merkezimiz şuanda POLEM adı altında özel güvenlik şirketi kurdu. Özel güvenlik şirketi şubelerimiz arasında yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladı. Bu yıl içerisinde bizde o şirkete taşeron bir şekilde hizmet edeceğiz. Yani müracaatları kabul edeceğiz. İhale tarihlerini takip edeceğiz. Şirketimizin genel merkezine bu olayları bildireceğiz ve orası da gelip burada ki ihale alanlarına katılmak suretiyle ihaleleri almaya çalışacaklar. Bizde kadro temini yapacağız. Kadro temini dediğimiz zamanda öncelikle üyelerimizin torunları, çocukları,yakınlarını baz almak süratiyle müracaatları kabul edeceğiz. POLEM'in genel merkezi bu müracaatları değerlendirmek süratiyle kadro temini yaparak hizmet alanına adapte edecekler. Ayrıca finansımız çok güçlü olsa tabi ki polis çocukları, torunları baz alınmak suretiyle burslar verilecek. Onlara kolaylıklar sağlanacak. Örneğin yurt açma konusu söz konusu olsa oraya alınacak öğrenciler öncelikle polis yakınları olacak ama bunun yanında kadroda boşluklar olursa onlarda dışarıdan temin edilmek suretiyle işleme alınacak. Adımızda kamu sıfatı var ve bu kamu sıfatı ancak bakanlar kuruluyla derneklere veriliyor. Onun için burada sadece polis yakınlarından ziyade halkada açık oluyor. Dediğimiz gibi kadroda müsait olursa dışarıdan da alımlar yapılabilir. POLEM gibi özel güvenlik şirketinin dışında eksiklik halinde normal vatandaşların çocukları da bu gibi kuruluşlara kabul edilebilecek. Genel merkez değerlendirmeye tabii tutmak suretiyle bünyelerine kabul edecek. POLEM projesi geldi anca bir takım hukuki sıkıntılar var ve bu hukuki sıkıntılar giderilmeye çalışılıyor. Bu yıl içerisinde sonuçlanması bekleniyor.
2- Çanakkale'nin dinamikleri(valilik,belediye,üniversite,dernekler,STK) ortak çalışmalar yürütebiliyor mu? Ne gibi çalışmalar yapılabilir?
Çok önemli bazda diğer derneklerle etkin bir aktivitemiz yok ancak bazı toplantılarına katılıyoruz. Eğer onların fikirlerinde bizimle uyuşan tarafı varsa onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Daha ziyade kendi yağımızda kavrulmaya çalışıyoruz diyebilirim.
3- Çanakkale'ye ve ilçelerine ekonomik yönde nasıl yatırımlar yapılmalıdır?
Bana göre Çanakkale'yi ikiye ayırmak lazım. Öncelikle tarım ve sonrasında da turizm. Turizm dendiği zaman Truva'mız var, şehitlikler var, Assos var, kaz dağı var. Bunun gibi bir çok turistlik alanlarımız var. Bu alanlara öncelikle oralarda ki yatak sayısını arttırmamız gerekiyor. Gelen insanların orada kalması gerekiyor. Günü birlik geziler hem şehre bir şey kazandırmaz hem de oraya gelen turiste bir şey kazandırmaz. Diğer konuda tarım ki zaten en büyük gelirde tarımdan sağlanıyor. Tarım için bizim hayvancılığımız var ve her ilçe için ayrı bir meyve sebzemiz var. Bunlar Türkiye çapında adını duyurmuş ürünler. Kaynakları buraya yönlendirmemiz lazım. Bu alanlara yatırım yapılması gerekiyor ve üretilen ürünlerin değerlendirilmesi konusunda yatırımlar yapılması gerekiyor. Sadece üretim amaçlı değil de onu işleyip tam bir ürün haline getirebilmemiz de gerekiyor. Konserve fabrikası, salça, peynir fabrikası gibi yatırımlara ihtiyaç var. Bunlar bizim için elzem olan konular.
4- Çanakkale gelişiyor, sanayi gelişiyor. Kalifiye eleman konusunda göç alacağız. Çanakkale özelinde düşündüğümüzde kalifiye eleman yetiştirme konusunda eğitim ve yönlendirme yapılıyor mu?
Kalifiye eleman yetiştirilmesi konusunda önce iş alanı olması gerekiyor. Onlara staj denen usullerle işi öğretip sonradan istihdam ortamı oluşturmamız gerekiyor. Bu sayede başarılı olanları da kalifiye olarak tayin edebilirsiniz. Mesela az önce bahsettiğim POLEM güvenlik şirketinde kadro temin edildikten sonra Özel Güvenlikle ilgili eğitim bölümü de açılacak ve orada önce eğitim verildikten sonra hizmete sunulacak.
5- 2018 Troia yılına nasıl hazırlanıyoruz? Projeleriniz var mı?
Bu konu bizim derneğimizi aşan bir konu. Yani yapmayı düşündüğümüz herhangi bir etkinliğimiz yok. Ama benim fikrim üniversiteyi daha etkin kullanılması, öğrencilerin bu işi içerisine sokulması gerektiğini düşünüyorum. Çanakkale'ye büyük bir turizm potansiyeli kazanacaktır. Sadece Troia bölgesinde değil tüm Çanakkale'ye yayabilirsek daha güzel getirileri olacağını düşünüyorum. Önce Çanakkale'ye sonra Türkiye'ye dünya çapında ekonomik değer kazandırabilecek bir faaliyet olduğunu düşünüyorum.
6- Enerji,maden ve çevre ilişkisine nasıl bakıyorsunuz? Şehre katkıları neler olacaktır?
Öncelikle bu konu benim ilgi alanımı aşan bir konu ama günlük yaşanan olaylardan, basın yoluyla edindiğimiz bilgilerden yola çıktığımız zaman bir takım sakıncaları var. Ama sakıncaları var diye bunları silip atmamamız lazım. Bunların sakıncalarını ortadan kaldırabilecek imkanları ortaya koymak suretiyle, insan sağlığına zarar vermeyecek şekle getirildiği zaman karşı değilim. Maden olmazsa insan hayatında bir eksiklik olur.
7- Çanakkale'de yeşil alan artışı görüyor musunuz? Öğrenci ve çocuklara yönelik parklar yeterli mi?
Çanakkale betonlaşıyor. Şu anda üzerinde oturduğumuz alan bana göre verimli topraklar. Bu verimli topraklar beton yığını haline getiriliyor. İleride tarımdan nasıl faydalanacağız? Tarım alanları küçülüyor. Betonlaşmayı tarıma elverişli alanlarda değil de tarıma daha elverişsiz alanlara çekilmesini istiyorum.
8- Yapılacak olan Teknopark'ın Çanakkale'ye nasıl katkısı olur?
İnsan için yapılan her şey iyidir, hoştur ve ben ondan yanayım. Teknopark teknik bir hadise olduğu için beni aşıyor. Ne faydası olur ? Ne zararı olur? onu bilemiyorum ama insan için yapılıyorsa faydası olacaktır diye düşünüyorum.
9- Çanakkale'de ulaşım ve otopark konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?
Kendi düşüncemi söylüyorum ve farz etki ben belediye başkan adayı olsam ve bana bu soruyu o zaman sorsanız, yapacağım ilk şey şu olur. Ekmekten, sudan, havadan önce şehrin içerisinde ki otopark sorununu çözmem lazım. Belediye başkan adayı olacaksam topluma vereceğim ilk vaat budur. Belediyenin şehir merkezinde bir çok yerleri var. Bu yer altı otoparkı olabilir, üç beş katlı otopark yapılar olabilir . Mutlaka ve mutlaka sadece Çanakkale'de değil tüm yerleşim yerlerinde ki olması gerekenleri söylüyorum. Otopark sorununun şehir merkezlerinde mutlaka çözülmesi lazım. Vatandaş trafik yasasını bilmediği için park etmemesi gereken yerlere araç park ettiğinde, aracı çekilince, çekim parasını da ödüyor. Aslında iş öyle değil. Belediye önce yerleşim merkezinde halka otopark yerini gösterecek. Belediye otopark gösteriyor ve vatandaş aracını otoparka koymuyorsa o zaman vatandaş suçlu ama otopark yerini göstermediği halde yanlış yere aracını park ediyorsa o cezayı vatandaş ödemese de olur. Çünkü trafik kanunda böyle bir kural var. Esenler gibi yeni yerleşim yerlerinde güzel şehircilik var ama geceleri otopark olarak oraları görmediğim için net yorumda bulunamıyorum. Eğer orada güzel otopark projeleriyle yapılmışsa otopark sorunu çözülmüştür derim. Doğancan Ustabaş