Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un torunu Selma Ersoy Argon, milli mücadelenin en önemli kahramanlarından olan, kaleme aldığı ‘İstiklal Marşı’ ile milletin vatanına ve bayrağına olan sevdasını tüm dünyaya haykıran Mehmet Akif Ersoy'un vatanperverliğini ve yaşam öyküsünü anlattı.
Ersoy'un Soyundan Gelmek Benim İçin Gurur Verici
Mehmet Akif Ersoy’un en fazla önem verdiği değerin başında samimiyet geldiğinin altını çizen Argon, “Dedemin en fazla önem verdiği samimiyetti. Kaleme aldığı şiirler ve marştan tutun da yazdığı kitaplarda ve dostlarıyla olan ilişkilerinde inandığı yolda asla ve katiyen sapmadan, eğilmeden, bükülmeden dosdoğru gitmesi samimiyetini ortaya koymaya yetmektedir. Vatan ve millet sevdasıyla yanıp tutuşan Mehmet Akif Ersoy'un soyundan gelmek, böyle bir ailenin ferdi olmak benim için her zaman gurur verici olmuştur. Eğer dedem bazı kesimlerin insanı olabilseydi bugün birlikte onu anıyor olmazdık, o da Mehmet Akif olmazdı” diye konuştu.
Çanakkale Şirini Görmeden ve Hissederek Yazdı
Çanakkale Savaşı'nda dedesinin aklında her zaman Çanakkale'nin olduğunu ve her zaman dedesi Akif'in "Çanakkale'de ne oluyor?" diye sorduğunu söyleyen Argon, "Bir gün iyi haber gelmiş. Dedem o gece küçük bir yerde şimdi milyonların okuduğu 'Çanakkale' şiirini, Çanakkale'yi orada yaşananları hiç görmeden, gönlünde hissederek çöllerde yazmış" dedi.
Allah Bu Millete Bir Daha İstiklal Marşı Yazdırmasın
27 Aralık 1936’da ebediyete intikal eden dedesi Mehmet Akif Ersoy’un vatanseverliğini, ülke sevdasını ve çektiği çileleri katılımcılar ile paylaşan Selma Argon, “Dedem, ‘Ben böyle bir milletin İstiklal Marşı’nı para karşılığında yazamam’ demiş. Ne mutlu ki böyle bir vatanseverin torunuyum.
İstiklal Marşı yarışması düzenlendiği dönemde bir paltosu bile yokken, ödül olarak verilen ödülü elinin tersi ile itmiş. Dedemin arkadaşları şaka dahi olsa ‘Akif bir kısmını alsaydın da bir pardesü alsaydık’ dediklerinde dedem ‘Bu milli bir meseledir, maddi beklenti içerisinde olmak bana ve bu millete yakışmaz’ diyerek uzun bir süre arkadaşları ile konuşmamış. Dedemin beni en çok etkileyen yönlerinden biri de buydu. Dedemin en güzel sözlerinden birisi de kendisini hastalığında sık sık ziyaret eden gençlerin bir gün kendisine ‘İstiklal Marşı'nın yeniden yazılması konuşuluyor. Ne dersiniz bu konuda?’ diye sormaları üzerine dedem de yatağından doğrulmuş ve demiş ki ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Çünkü onu ben dahi yazamam. Onu yazmak için o günleri tekrar yaşamak lazım’ sözüdür. Bana göre dedemin bu duası o gün için de bugün içinde kabul olmuştur” diye konuştu. İHA