1.)Şirketiniz ve faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Aslında burası bir müzik mağazası kuruluşunun yanında aynı zamanda organizasyon ve prodüksiyon işleri de yapan bir firmadır. Dışarıdan bakıldığında tamamen müzik mağazası görünse de aslında burasını bir fabrika gibi düşünebilirsiniz, üst katımızda kısa filmler, tanıtım filmleri, jingle müzikler, düğün organizasyonlarından tutun müzik enstrüman kurslarına kadar bir çok imkanı sağlayabilen bir iş yeridir. Biz işimize başlarken müzik alanında en büyük sahne olup ‘’ Barışın kenti Çanakkale’’ de barındırdığımız akademik kadromuzla müziğin sesi olmayı amaçladık bu amaçla da devam ediyoruz. Prodüksiyon şirketimizde ise tarihiyle, doğasıyla, tabiatıyla tüm güzellikleri barındıran Çanakkale’mizi Türkiye ve dünya da tanıtmayı amaçladık. 2009 yılının Şubat ayında eğitime başladığımız tarihten bu zaman kadar müziğin içinde olan ya da bu yolda emin adımlarla yürümek isteyen genç arkadaşlarımıza her zaman rehberlik etmeyi ilke haline getirdik. Bundan sonraki dönemlerde de ortaya koyduğumuz kalitemizden ödün vermeden yolumuza devam edeceğiz.
2.)Çanakkale’de yatırım yapma fikriniz nasıl ortaya çıktı?
Tamamen Çanakkale’deki eksiklikleri göz önüne alarak iş yerimiz açma kararı aldık. Bende okul zamanlarım da müzik öğrencisi olduğum için o zamanlarda çok sıkıntı çektik. Bizden sonraki gençlerin sıkıntı çekmemesi için böyle bir mağaza açtık. Tabi müzik sektöründe yıllar geçse de globalleşen dünyamızda bizde kendimiz bir yer bulmaya çalıştık.
Bunlar nelerdir?
Müzik ve görsel videoyu bir araya getirerek daha iyi şeyler yapabildiğimizi gördük. Bizde bu alanda da ilerlememiz gerektiğini düşündük ve müzik mağazamızın yanında bir de prodüksiyon şirketi açmaya karar verdik. Bu alanda da başarılı ekip arkadaşlarımızla birlikte birçok projeye imza attık. Projelerimizi Çanakkale’ye değer katma amacıyla üretiyoruz.
‘’MERDİVEN ALTI ÜRETİM ÇOK FAZLA’’
3.)Çanakkale’ye yatırım yapmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Dezavantajlarından başlayacak olursak, Çanakkale’de iş yapmak gerçekten çok zor. Neden? Çünkü bizim sektörümüz önü açık ve ucu olmayan bir sektör olduğu için merdiven altı çalışan çok fazla insan var. Yani ben devlete vergimi verirken, kiramı öderken, yanımda çalışan insanlara iş imkanı sağlarken bu işleri yapanlar sadece para kazanıyorlar, bu da bize çok dokunuyor. Madem her şey adil olsun istiyoruz, her şeyin adaletli ve hukuk statüsünde gerçekleşmesinden yanayız. Bünyemizde 4 yaşından başlayarak ileride sınırı olmayan yaşlarına kadar insanlara müzik dersleri veriyoruz. Her branşımızın hocası ayrıdır ve derslerimiz bireyseldir. Küçük öğrencilerimiz için velilerimize burada olmasalar bile kamera sistemimizle derste olan çocuklarını izleme imkanı sağlıyoruz. Çocuklar bizim geleceğimizdir ve biz onların gelişimine çok önem veriyoruz. Müzik ve sanatla uğraşan bir öğrencinin hiçbir zaman kötülükle ilgilenmeyeceğini düşünüyoruz. Çünkü müzik evrensel bir dildir, do notası Türkiye’de nasılsa İtalya’nın en ücra köşesinde bir köyde de yine aynıdır. Aslında biz dünya ya evrensel bir dil öğretiyoruz. Şuan da bünyemizde 11 tane hocamız bulunmakta ve bu da 11 ayrı enstrüman kursuna tekabül eder. Bunun yanında Türk müziği, şan dersleri, güzel sanatlar üniversitelerine hazırlık kurslarımız bulunmaktadır. Böyle bir çerçeve altında Çanakkale’ye hizmet vermekten onur duyuyoruz ama dediğim gibi merdiven altı iş yapan kişiler bizim bu yaptığımız güzelliklerin önüne geçmeye çalışıyorlar bu da Çanakkale’nin en büyük dezavantajı oluyor. Avantajlarına baktığımızda ise küçük bir şehirde yaşadığımız için herkes birbirini tanıyor. Bu yüzden de güzel bir iş yaptığınız zaman ön planda oluyorsunuz. Böyle olunca da insanlar sizi başkanlarına önerebiliyorlar. Küçük bir şehir olduğu için çok parçaya bölünmüyoruz ve bu da daha samimi bir ortam yaratıyor. İşlerinizi ne kadar güzel yaparsanız tavsiye edilen kişi olursunuz. Bu yandan da şükürler olsun bir sorunumuz yok. Kendime ve çalışma arkadaşlarıma sonsuz güvenim olması da bizim en büyük avantajımızdır.
‘’KENDİMİZE GÜVENİYORUZ’’
4.) Müzik ve prodüksiyon alanında belli trendler var mı? Yoksa belli bir düzen içinde mi devam ediliyor?
Müziğin trendi yani öğrenme açısından olan trendi birebir derstir. Bizde Çanakkale’de bunun savunduğumuz için kesinlikle grup ders yapmıyoruz. O yüzden bu bizim en büyük avantajlarımızdan birisidir. Yani buraya gelen velimiz ya da öğrencimizin gönlü rahat olsun biz kesinlikle birebir dışında ders vermiyoruz. Prodüksiyon anlamında da teknolojiye uymanız gerekiyor hem ekipman olsun hem de donanım anlamında kendimize güvendiğimiz için mütevazilik yapmıyoruz, kendimize ve çalıştığımız arkadaşlarımıza sonuna kadar güveniyoruz. Söylenen hiçbir şeye kulak asmadan emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Prodüksiyon alanının trendlerine ayak uyduruyoruz dünya da son donanım ekipmanlar nelerse bunlar bünyemizde bulunuyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde Radyo,Sinema ve Televizyon Bölümü’ de olduğu için oradan hem kiralama anlamında hem hocalara yardımcı olmak anlamında olsun hem de il içi ve il dışı klip ve özel proje çekimler yapıyoruz ve bunların en büyük sebebi de günümüzün trendlerine uymamız ve son dönem ekipmanlarını elimizde bulundurmamız oluyor.
‘’HEDEFİMİZ ÇANAKKALE’Yİ GELİŞTİRMEK’’
5.) Gelecek yıllar için projeleriniz nelerdir?
Çanakkale’ye baktığımız zaman büyüyen bir şehir, müzik anlamında zaten belirli bir kapasiteye ulaşmış seviyedeyiz. Eğitim anlamından tercih edilen bir yer olduğumuz için enstrüman satışına çok ağırlık vermiyoruz. Neden? Çünkü artık internet çağında yaşıyoruz, insanlar internete girip ‘’gitar’’ yazdıkları zaman önlerine yüzlerce gitar çıkıyor ve bu şekilde alışverişlerini yapabiliyorlar. Bu anlamda da gereksiz stok bulundurmaya gerek olmadığını düşünüyorum bunun yerine eğitime daha fazla önem verip gelecek yıllarda müzik alanındaki projelerimizi bunun üzerine kurmak istiyoruz. Prodüksiyon anlamında her zaman kendimizi geliştiriyoruz, her gün kendisini yenileyen ve güncelleyen bir sektör olduğu için her gün daha çok çalışıyoruz. Gelecek yıllarda prodüksiyon anlamında daha da ilerlemeyi ve büyümeyi düşünüyoruz. Bu yıl Çanakkale’nin dünyaya tanıtılmasının öncüsü olan ‘’Troia Yılı’’ ve bizde büyümemize öncelikle bu yıldan başlayıp bu proje için Çanakkale’ye hizmet etmeyi düşünüyoruz.
Caner Küpeli