TBMM’nin Bütçe görüşmelerinde bugün son gün.
Günlerdir meclis televizyonundan izliyorum sözcüleri. Görüşmelerin sonuna yaklaştıkça herkes dini inanç üzerinden birbirine göndermeler yapıyor. Entelektüel İslamcılar bile türedi. HDP’li sözcüler bir anda dini inanç üzerinden kurgulamaya başladı konuşmalarını.
Yeni bir tartışma yaratmama adına takdir vatandaşın diyorum…
Vatandaş her şeyi görüyor,biliyor…
SENDİKAL AYRIMCILIK
Dün, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Ellerinde birer karanfil, maliyeti 1 TL, işyerlerini geziyor sendika yöneticileri. Karanfiller(!), sadece bayan üyelere. Eh, doğal. Emekçi Kadınlar Günü ne de olsa.
Senin üyen, benim üyem ne fark eder? Sonuçta işyerlerindeki tüm kadınlar emekçi. Yayınlanan mesajlarda; kadınlar arası sendikal ayrım yapılıyor mu? Emekçi kadının sorunu eşit biçimde dillendirilmiyor mu?
Türk Büro-Sen, Çanakkale Adliyesinde es geçiyor kendi üyesi dışındaki bayanları. Emekçi kadınlar !
Yok canım…
Türk Büro-Sen’e üye Emekçi Kadınlar Günü.
Diğer kadınlar yok hükmünde…
BENCE ŞOK DEĞİL
Dün bazı basın yayın organları ‘Ak Parti’de şok istifa’ diye duyurdu bir yönetici istifasını.
Aslında beklenen ve Ak Parti’nin geleneksel yönetim anlayışı ile örtüşen bir medeni davranış biçimi ama sansasyonel bakış açısı olunca ‘şok’ diye nitelendiriliyor. İstifa bireysel tercihtir. Kaldı ki; istifa eden isim, eski başkanın ekibi olarak görev almıştır. Ve başkanın ayrılmasıyla birlikte doğal sonuç.
Denilebilir ki; başka isimler de aynı kadro içinden geldi ama hala devam ediyor.
Böyle yorumlamamak lazım.
Yakından tanıdığım birçok isim var. Ya daha önceki seçimlerde yedek listeye girmiş yada uzun süredir taban içinde yer alan ancak yönetime girme şansı olmamış. Halen devam ediyor. Olabilir.
Siyaset kimilerine göre; duygusallık. Kimilerine göre; dava…
O yüzden yönetimden istifayı çok da şok diye nitelendirmemek lazım. 50 kişilik kadrodan ayrılanlar olabilir. Bu; yeni başkana iş yapma imkanı tanıma olarak diye düşünülmesin?
İstifa sonrası veryansın, tepki var mı?
KOPYALA YAPIŞTIR
Ak Partili belediyelerde uzun süredir uygulanıyor. CHP’li Kepez Belediyesi yanılmıyorsam, 2 yıldır ‘Hoş Geldin Bebek’ kampanyasını yürütüyor. CHP’nin Merkez İlçe belediyesi, uygulamaya daha yeni başlayacakmış.
Pes doğrusu…
Al, kopyala yapıştır…
Daha yenilikçi bir şey yapılamaz mı? Farklı olamaz mı? Şart mı tıpa tıp aynısını hayata geçirmek?
Çanakkale’deki belediyeler içersinde en fazla personele sahip olan Merkez İlçe Belediyesi. Özel birim dahi kuruldu. Sosyal etkinlik projeleri üretecek kadronun başına bir CHP’li Meclis üyesi başkan yardımcısı olarak getirildi.
Sonuç; kopyala-yapıştır…
En dar bütçeyle, daha az personel ile yapılan işlere karşılık geniş kadro ve bütçeye sahip Çanakkale’nin Merkez İlçe belediyesi örnek olacağı yerde örnekler topluyor. Adına da ‘sosyal belediyecilik’ deniyor.
Ne hikmetse…
CHP’li belediye, Ak belediyeciliğin izinde.
Bari becerebilse.
Kopyala-yapıştır, ancak bu kadar…
Ne diyeceksin ki…
ŞAHİN’E ALKIŞLAR
Ayvacık Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin. 3 dönem üst üste kazanıp belediye başkanı olan üç Ak Partili belediye başkanından biri. Yani kıdemli ve aynı zamanda belediye başkanlığında liyakat sahibi olan isim.
Kış aylarında sıkılan hemşehrileri için sosyal etkinlikler düzenliyor. Malum, yaz aylarında Ayvacık hareketli ve insan pek dışarıya gitmek istemiyor. Assos dahil her yer de turizm canlılığı ve ticaret hareketliliği de eklemek lazım.
Başkan Şahin, kış aylarında Ege turları düzenliyor hemşehrileri için. Kuzey Ege’yle iç içe olan halk, belediye başkanının yarattığı olanakla Güney Ege’yi tanıma, değerlerini yaşama şansı elde ediyor. Yerinde ve anlamı olan sosyal etkinlik. Başkan daha önce de Çanakkale tarihini tanıma adına Şehitlik turları düzenleyen yörenin ilk belediye başkanlarından olduğunu da hatırlatmak isterim.
Ünal Şahin, kendisi de çok hareketli ve sosyal bir insandır. İlçesine hizmet için Ankara yollarını nasıl mesken tuttuğuna yakından tanık olanlardanım. Bu manada; Şahin, önümüzdeki süreçte alt yapı ihtiyaçlarını kısa süre içinde tamamlayıp kent mobilyaları dediğimiz üst yapıya geçecek. 2019 yılına gelindiğinde eminim ki, farklı bir Ayvacık göreceğiz.
Eh artık Ünal Şahin’e de milletvekili adaylığı yakışır dişe düşünüyorum.
Belediye başkanlığından sonra halk hizmetinin taçlandırılacağı yer parlamento olmalı.
Daha çok hizmet etme adına.
Gerçi zaman erken ama olsun.
Şimdiden aklına düşürmüş olayım…
BOZCAADA ÜZÜMÜ
Bozcaada’da şarap üretimi yapan Talay Ailesi, adanın yok olmaya yüz tutan meşhur Çavuş üzümünü hem tanıtma hem de gelecek kuşaklara taşıma amacıyla ada girişine fideler dikmiş. Küçük bir bağ gibi.
Çocukluğumuzda bayıldım Bozcaada Çavuş üzümüne. Rahmetli dedem ve babamdan geçti sanırım.
Bozcaada Çavuş üzümüne neredeyse hasret kaldık. Talay Ailesi gerçekten çok faydalı bir işe imza atmış.
Adaya gelenler tutup dalından koparacak.
Ama bağ olabilmesi için bir iki yıl beklemek lazım sanırım.
Eh o kadar da sabretmek lazım.