“Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’ndan ilham aldım”
“Kelime olarak “Yörük”, yürümek fiilinden türemiştir ve "yürüyen, göç eden" anlamına gelir” diyen Başkan Türkay, derneği açarken merhum Muhsin Yazıcıoğlu’ndan ilham aldığını dile getirdi. "Yıllar önce bu işe gönül verdim. Maddi destek almadan, kendi imkânlarımla Bayramiç Kazdağı Yörükler Derneği’ni kurdum" diyen Türkay, amacının gelenek ve görenekleri gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurguladı.
“Yörük kültüründe kadınlar genellikle şalvar, üç etek ve yazma; erkekler aba, kuşak ve çarık giyer” diyen Türkay, “Yemeklerimiz başta keşkek, sac böreği, kavurma ve etli pilavdır” dedi.
Şehirleşme ile birlikte göçebe yaşam biçiminin değişime uğradığını ve gençlerin geleneksel kültüre ilgisinin azaldığını söyleyen Türkay, “Yörük kültürü sadece bir yaşam tarzı değil, aynı zamanda Anadolu’nun tarihsel hafızasıdır” dedi.
"Yörük Kültürü 2010'dan Sonra Yok Olmaya Başladı"
Dernek faaliyetlerinin merkezinde unutulmaya yüz tutmuş gelenekleri yeniden canlandırmanın yer aldığını belirten Türkay, “2000’li yılların başına kadar köylerimizde kız isteme, düğünler, geleneksel elbiseler gibi yörük adetleri yaşatılıyordu. Ancak 2010’dan sonra bu kültür neredeyse tamamen kayboldu. O yüzden derneği kurarak bu boşluğu doldurmak istedim” diye konuştu.
Dernek olarak birçok sosyal faaliyete de imza attıklarını belirten Ramazan Can Türkay, devlet desteği olmadan köy çocuklarına kıyafet, kırtasiye, yiyecek gibi ihtiyaçları ulaştırdıklarını söyledi.
"Yörük Ayrımcılığına Son Verilmeli"
Yörüklere yönelik dışlayıcı tutumlara da değinen Türkay, “Kılık kıyafetinden dolayı devlet dairelerinde hor görülen Yörükler var. Ama o elbise, o çarık onun yaşam tarzı. Yörük üretir, çalışır, bu ülkenin temel taşıdır. Dışlamak değil, sahip çıkmak gerekir” dedi.
“Yörükler çok özel bir kimliktir””
Yörüklerin yoğun yaşadığı bölgeler hakkında da bilgi veren Türkay, “En fazla İzmir, Antalya ve Manisa'da yaşıyorlar. Bizim bölgemizde de Türkmen, Arap ve Yörük karışımı var ama Yörükler çok özel bir kimliktir ve ben onlar için mücadele ediyorum” diye konuştu.
"Kültürümüz Kaybolmasın, Geleceğe Aktarılsın"
Yörüklerin en sevdiği yemeklerin keşkek, kavurma ve etli yemekler olduğunu belirten Türkay, artık bu yemeklerin ve yaşam tarzının da unutulmaya yüz tuttuğunu söyledi. “Yeni nesil istemiyor, yapmıyor. Ama biz elimizden geldiğince yaşatmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında birlik ve beraberlik mesajları da veren Türkay, “Ben hiçbir ırk ayrımı yapmıyorum. Roman’a da yardım ettim, Kürt’e de, Türk’e de. Tek amacım; mutlu, eşit, birlikte yaşayan bir Türkiye. Herkesin fikrine değer verilsin, kimse dışlanmasın” dedi.
"Yörüklerin Değerini Kaybedince Anlıyoruz"
Kırsal yaşamın önemine de dikkat çeken Türkay, köylerin boşaltılması ve kültürel değerlerin yozlaşmasının uzun vadede ciddi kayıplara yol açacağını ifade etti. “Bugün yolları, suları olmayan köylerimiz var. Bunlara sessiz kalırsak, geleceğimiz de karanlık olur” diye konuştu.
Ramazan Can Türkay, tüm bu zorluklara rağmen dernek faaliyetlerine 2018’den bu yana aralıksız devam ettiklerini belirterek, "Ben öldükten sonra bu topraklarda yaşayacaklar için mücadele ediyorum. Yörük kültürü yaşasın, unutulmasın diye" sözleriyle konuşmasını tamamladı