Hep örnek veririm. Şu Kepez’e bak bir de Çanakkale’ye. Çanakkale yine köstebek yuvası. Topu topu en fazla 100 metrelik yolda yapılan kazı çalışmaları Set Boyu Caddesini köstebek yuvasına çevirdi ve uzun süredir iğne ile adeta kuyu kazılıyor.
İyi ki Çanakkale büyük şehir değil. Kısa mesafede işler bu kadar yavaş yürüyorsa düşünün artık.
Çanakkale’nin kaderi bu olmamalı.
ADI DEMOKRASİ MEYDANI KONMAMIŞ İSKELE’DEN
Geçen Pazar günü, adı henüz Demokrasi Meydanı konmamış İstanbul Yenikapı’daki “Demokrasi ve Şehitler” mitingiyle eş zamanlı başlayan, demokrasiyi taçlandırdığımız İskele Meydanında kim vardı?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul Yenikapı’da, adı henüz Demokrasi Meydanı konmamış Çanakkale İskele Meydanında CHP’yi kim temsil ediyor? İl başkanı mı, İlçe başkanı mı, milletvekilleri mi yoksa belediye başkanı mı?
MHP İl başkanı İstanbul Yenikapı’da. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı üzerine gitti. Ama adı henüz Demokrasi Meydanı konmamış Çanakkale İskele Meydanında MHP’yi temsilen İl başkan yardımcısı Yusuf Eroğlu’nun yer aldığını görüyoruz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan ve Ak Parti Genel Başkanı Binali Yıldırım, İstanbul Yenikapı’da “Demokrasi ve Şehitler “ mitinginde. Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, İl Başkanı Yeşim Karadağ ile birlikte adı henüz Demokrasi Meydanı konmamış İskele Meydanında milletle bir ve beraber…
Ak Parti Milletvekili Ayhan Gider, adı henüz Demokrasi Meydanı konmamış İskele Meydanında ama bu şehrin CHP Milletvekilleri nerede? Köşe bucak arıyoruz, CHP’liler İskele’de, CHP Milletvekilleri yok.
Çanakkale’nin en ücra köşesi, en uzaktaki beldenin belediye başkanı adı henüz Demokrasi Meydanı konmamış İskele Meydanında ama Çanakkale Merkez İlçenin Belediye Başkanı gelmemiş…
O belediye başkanı ki, ağzından tek bir gün düşürmediği demokrasi derdi. Özgürlükten dem vururdu. Uygarlık, çağdaşlık, medeniyet dersleri verirdi. Demokrasi diye HDP için şükür pilavı dağıtmıştı.
7 Haziran’dan sonra dünya 15 Temmuz’da ters mi döndü?
Ne oldu?
Pensilvanya’daki lüks malikanesinde terörist başı düğmeye bastı, demokrasiyi doğrudan hedef alan 15 Temmuz FETÖ darbe kalkışması başladı. Millet bastırdı. Ak Partili, MHP’li, CHP’li herkes göğsünü siper etti asker elbisesi giymiş teröristlere…
O millet ki; birileri gibi, birileri için şükür pilavı dağıtarak değil yüzlerce sivil şehit vererek demokrasiyi sahiplendi. O millet ki; siyasi popülizm adına demokrasi nutku çekmeye kalkışmadı, tankların önüne kendini attı. Gökten asker elbiseli teröristlerin yağdırdığı bombalara aldırış etmeden “Demokrasi işte böyle korunur” diyerek sadece pilavcılara değil dünyaya ders verdi.
7 Ağustos gecesi Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ne diyor, bir de ona bakalım.
“Şu tabloya bakınız, vekilimiz burada, STK’larımız burada. Komutanlarımız, Valimiz, İl Müdürlerimiz, Belediye Başkanlarımız, siyasi partilerimiz, hepimiz burada. Ancak kim kızarsa kızsın, şunu söylemek hakkım diye söylüyorum; Bu akşam bu şehrin belediye başkanını burada görmek isterdim. Bu şehrin Belediye başkanı, nasıl ki HDP’nin toplantısına katılıyorsa, bu şehrin aziz vatandaşlarına hemşerilerine bir selam verme borcu vardır. Bu şehrin, parti gözetmeksizin, bürokrat gözetmeksizin herkes buradaysa, 24 gün selam vermemiş olabilir. İşi olabilir, mazereti olabilir. Ama son toplantımıza, kendi Genel Başkanın gösterdiği nezaketi göstererek, buraya katılmasını beklerdim bir Çanakkaleli olarak. Siyasi polemikler bir yana, ama bir daha söylüyorum. HDP’nin, ki, diğer terör örgütleriyle arasına mesafe koyamayan partinin toplantısına katılacaksın, valinin olduğu, vekilin olduğu, komutanın olduğu, STK’nın olduğu her kesin olduğu buraya katılmayacaksın. Binlerce kere yazıklar olsun diyorum.”
Birilerinin ağzından düşürmediği halkçılık ile sayın Turan’ın ‘millet’ kavramını algılama açısından konuşma metninden belli bölümü buraya taşıdım.
Kim milletten yana, kim halkçı? İyi irdelenip anlaşılması için 7 Ağustos akşamı adı henüz Demokrasi Meydanı konmamış İskele Meydanı, halk ile dolu idi. Milletin kendisi oradaydı. Olmayan sadece bu şehrin sosyal demokrat milletvekilleri, belediye başkanı, parti yöneticileriydi.
KEPEZ, MERKEZİ SOLLAR
Ak Parti’nin uzun süredir boş olan Kepez Belde Teşkilatının başına, Ak Parti İl Medya Tanıtım Başkanı Alper Altınok getirildi. Öncelikle hayırlı olsun demek isterim.
Altınok,siyasette iddialı ve hırslı bir isimdir. Üstlendiği görevi başarıyla yerine getirir. Devlet kademesi ile yaptığı bir iş de yoktur. Ne göbek bağı vardır ne de beklentisi. Siyaseti sevdiği için görev aldığını ta ki üyelik günlerinden, delegelik zamanından bilirim.
AK Partililiğinden, Recep Tayyip Erdoğan fanatikliğinden zaten kimsenin şüphesi yok. Pırıl, pırıl bir isim. Çok bilmiyorum ama belde başkanlığını kabul etmesi Ak Parti’yi sadece Kepez’de değil tüm teşkilatlara örnek olacak bir teşkilat yapısına kavuşturacağından eminim.
Çalışmalarıyla Merkez İlçeyi zorlar mı? Zorlama ne kelime, sollar…
Genç olması, iddiası, vizyonu aslında partinin daha ileri kademelerinde görev almasını gerektirir ama zor zamanda dümenin başına geçtiyse bu da onun misyon bakışıdır.
Alper Altınıok’un Kepez gibi bir yerde belde başkanlığı yapacak olması elbette kolay değil. İlk başlarda bazı parti içi muhaliflerin yıpratıcı hedefi haline gelebilir ama pes edeceğini zannetmiyorum. Tüm gruplarla barış ortamını sağlayacaktır.
Şu kadarını söyleyeyim; Altınıok iyidir ve hoştur ama bir yanı da serttir. Taviz vermeyen, yönetsel otoriter anlayışa sahip olduğunu hatırlatayım.