Termik santraller ve metal madenciliği faaliyetlerinin Çanakkale’de yürütülmesini doğru bulmadığını ifade eden Necmi Akyalçın yaptığı değerlendirmede şu açıklamalara yer verdi; “Çanakkale’de doğanın getirmiş olduğu bir hava temizleme sirkülasyonu var. Boğazımız. Ona rağmen biz Çanakkale’nin havasını kirletmek için elimizden geleni yapıyoruz. Termik santraller ve maden şirketlerinin bu güzel bölgelere hücum edip, buralara kurulması. Bunlar çok yanlış. Gelişmiş ülkelerde maden aranılacak yerlerin haritası çıkartılır ve çıkartılacak yerler bellidir. Şirket gider, arama iznini alır ve sadece izin aldığı bölgelerde arama yapar. Başka yerde yaptığı anda elini kolunu bağlayıp içeri atarlar. Maalesef bizim ülkemizde böyle değil. Adam geliyor belli önkoşulları yerine getirip arama iznini alıyor çok rahat bir şekilde. Ben Anıtkabir’in altında maden arayacağım dese, nasıl engel olacağız? Adam ruhsatını almış, gelmiş Kazdağları’nda maden çıkartıyor ve o doğal bölgeyi rezil ediyor. İnsanlarımız Kazdağları’nda maden aratmayız, karşıyız diyor ama adam ruhsatını almış, prosedürü yerine getirmiş ve arama yapıyor. Sen gelip bu adama burada bu işi yapamazsın dediğinde, devletin güvenlik güçleri senin karşına dikiliyor. Sonuç olarak arbede çıkıyor. Bence yapılması gereken tek şey bu yasayı iptal ettirmek. Hükümetle görüşmek gerekiyor. Bu şekilde her arama ruhsatı alan, gözüne kestirdiği her yerde maden arayamamalı. Kazdağları bölgesi özel bölgedir. Faunasıyla, florasıyla, bitki örtüsüyle ve hayvan çeşitliliğiyle dokunulmazdır. Orada maden çıkarmak cinayettir! Bunun dışında maden ararken etrafa yaydıkları pislik bizim suyumuza karışıyor, ağaçlarımıza zarar veriyor.En kötüsü altını çözerken siyanür kullanıyorlar. Siyanür dediğimiz şey, herhangi bir orman yangınından daha çok hasar veriyor orada ki ağaçlara ve bitki örtüsüne. Bunlara izin verilmemesi gerekiyor.”
HABER MERKEZİ