Aşıların vurulmaya başlandığı Çanakkale’de eczacılar da aşılarını oldu. Koronavirüs salgınına karşı aşı olan Cumhuriyet Eczanesi sahibi Ali Uyanık ve Gök-Er Eczanesi yetkilisi Nefise Mine Kaya Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Eczacılar; “Aşı olduğumuz için çok mutluyuz” dediler. Son günlerde eczacılara da Covid-19 aşılarının vurulmaya başlanması ile ilgili konuşan Cumhuriyet Eczanesi sahibi eczacı Ali Uyanık; “Eczacıların aşılaması geçen hafta başlayıp bu hafta içinde tamamlandı. Bende haliyle aşı oldum ve aşı olduğumda da çok mutlu oldum. Hatta mutluluktan ağlamak istedim. Aşı olmak tıbbi bir gereklilik. Bu rahatsızlığı bir şekilde halletmemiz lazım. Aşı olmanın toplumda belli bir kesimde, sağlıklı bir şekilde yürütülmesi gerek. Biz de eczacılar olarak sağlık kategorisinde olduğumuz için, öncelikli grupta yer alarak aşılandık” dedi.
“Eczane çalışanları da aşılanmalı”
Eczane çalışanlarının aşılanmasında gecikmelerin yaşandığını ifade eden Uyanık; “Eczacılar aşı oldu ama eczane çalışanlarımız hali hazır süreçte hala aşılanmadı. Dün itibariyle onlarında aşı olacağı söylendi ama şu an böyle bir şey sistemde tanımlanmış değil. Çalışanlarımız direkt risk altındalar günde en az yüz kişiyle her gün birebir temas halindeler. Eczaneye gelen kişiler hasta ya da hasta yakını oldukları için eczane çalışanlarımızın da bir an önce aşı olmasını bekliyoruz. Çünkü hem hastadan alıyor hem de hastaya veriyorlar. O yüzden mutlaka bu durumun bir an önce önlenmesi lazım” diye konuştu.
“Belirsizlik kötü”
“Tüm toplumdaki 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olanlar yani riskli grupta tanımlanmış kişilerin aşılarının tamamlanması gerekiyor” diyen Uyanık; “Çünkü bu 1. doz iki hafta sonra da 2. doz yapılacak. Biz en iyi ihtimalle şubat sonu,mart başı gibi korunma desteği sağlamış olacağız. Çünkü aşı vurulduğu gibi hemen bir etki göstermiyor öncelikle antikor oluşturması lazım. Aşıların 3 milyon doz gelerek, ikişer dozdan 1,5 milyon kişiye ulaşacağı söylendi. Dolayısıyla yaklaşık 50-60 milyon kişinin aşılanacağını var sayarsanız bizim100 milyon aşıya ihtiyacımız var. Ancak bu aşının ne zaman geleceği henüz belli değil. Belirsizlik de çok kötü” şeklinde konuştu.
“Eczacı ve eczane çalışanları da bir sağlık personeli”
Bazı insanların kendilerinin sağlık çalışanı arasında yer almadıkları gibi yanlış bir algıya sahip olduğunun altını çizen Uyanık; “Biz sağlık grubu arasında yer alabilmek adına bir girişimde bulunmadık. Çünkü zaten eczane birinci derece sağlık kuruluşu olarak tanımlanmıştı. Yani orda ismen geçmesi ya da eczacıların sağlık çalışanı olarak geçmesi sonradan eklenmiş bir şey değil. Başından beri hastane personeli, hekim ve diğer sağlık birimlerinde olduğu gibi eczane ve eczane çalışanları da sağlık birimi olarak tanımlı. Bu Türkiye Eczacılar Birliği’nde var olan bir prosedür, yani hayata geçmesi yeni bir şey değil” dedi.
“Aşı önemli bir aşama”
Halkın aşı konusunda endişelenmemesi gerektiğine dikkat çeken Uyanık; “İnsanlar aşıya karşı olan korkularından bahsediyorlar. Ancak aşı mutlaka olunmalı. Aşı ile ilgili şu marka, bu marka diye tereddütlere girilmeden, kişisel korunmaya yönelik mesafe hijyen kurallarına uyulup olabildiği kadar da kapalı ortamlardan kaçınılmalı. Bu şekilde herkes üzerine düşeni yaparsa toplumsal bilinç ve el birliğiyle bu sıkıntılı süreçten kurtulacağız. Artık kurtulmak da zorundayız zaten. Çünkü bir altı ay, bir sene daha bu şekilde her yerin kapatıldığı bir senaryo karşılığı sürdürülebilir değil. O yüzden bu işin en kısa sürede hallolması lazım. Bu doğrultuda da aşı çok önemli bir aşama” ifadelerini kullandı.
“Süreç hatasız yönetilerek, ertelenmeden yapılmalı”
Pandeminin yarattığı sancılı sürece vurgu yapan Uyanık; “Ticaret hayatı, eğitim kısaca her şey resmen bitti. Can kayıpları keza öyle. Okullar aksadı, düğün dernek aksadı, sosyal hayat aksadı, insanlar cenazelere bile katılamıyor. Bununla birlikte insanlar artık evlerine ekmek götüremez oldu. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu da bağışıklama sistemimizi oluşturup vakaların en aza indiği ve vefatların olmadığı bir sürece doğru gitmek. Ancak bu şekilde normalleşme sürecine doğru geçeceğiz. Çünkü artık ne ekonominin, ne sosyal hayatın ne de insanların tahammülü yok. O yüzden bu aşılama sürecinin bir an önce sağlıklı bir şekilde prosedürlere uyularak, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de normal seyirde yürümesi gerekiyor. Bütün ülkede aşı olması gereken kesim aşı olmalı ve süreç hatasız yönetilerek bir an önce ertelenmeden yapılmalı” dedi.
“ Yan etkisiyle karşılaşmadım”
Aşı olduktan sonra olumsuz bir durumla karşılaşmadığını da dile getiren Uyanık; “Bende herhangi bir yan etki olmadı. Rutin olarak ön görülen yan etkiler;enjeksiyon bölgesinde ağrı, ateş, baş ağrısı. Bunlar olağan bir durum ancak ben yaşamadım” diye konuştu.
“Sağlıklı günlerde buluşabilmek dileğiyle”
Uyak sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Aşı ile birlikte önümüzde kisonbahara sağlıklı olarak, normalleşmiş bir ülkede girmek istiyoruz. Geleceğe güvenle bakmak istiyoruz. Sağlıklı bireyler olmak istiyoruz. İşimizle gücümüzle ilgilenmek istiyoruz. Zaten ekonomi sıkıntılıydı bir de bu kapanmalar ve askıya alınmalarla iyice işin içinden çıkılmaz bir hal aldık. İnsanlar nereye kadar eve ekmek götüremeyecek. Bir kışı daha bu şekilde geçiremeyiz. Tek ümidim sağlıklı günler de buluşabilmek.”
Kaya; “Aşı oldum”
Aşı olan bir diğer eczacı Gök-Er Eczanesi yetkilisi Nefise Mine Kaya’da aşı olduğunu belirterek; “Covid-19 aşısı ben de oldum ve bunu olmak biz sağlık çalışanları için gerçekten çok önemliydi. Çünkü mesleğimizi rahat yapabilmek ve sağlığımızı güvence altına alabilmemiz gerekiyordu. O yüzden çok mutluyuz. Ancak bunun yanı sıra yanımda çalışan yardımcı arkadaşlarımın daha sıralarının gelmediği ve beklememiz gerektiği söyleniyor. Onların aşılarının yapılmamış olması bizi tereddütte düşürüyor. Bir an önce onların da aşılarının yapılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
“Aşılama çalışmaları güzel gidiyor”
Aşılama çalışmalarının güzel gittiğinin vurgusunu yapan Kaya; “Her adımda Sağlık Bakanlığı’ndan bizi bilgilendiriyorlar. Sıramın geldiğini, randevu almam gerektiğini, ayrıca aşı olduktan sonra aşı olduğumu ve ikinci aşımın ne zaman yapılacağına dair bilgiler telefonuma HES koduyla birlikte ulaştı. Mesela ben ilk aşımı 15 Ocak da vuruldum. İkinci doz aşım da 12-19 Şubat arasında yapılacak. Anlayacağınız yaklaşık 28 gün sonra diğer doz vuruluyor ve konu hakkında da devamlı bizi bilgilendiriyorlar” diye konuştu.
“İlk doz çok önemli”
İlk doz aşının en kısa sürede herkese vurulması gerektiğini vurgulayan Kaya sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Önemli olan bu ilk basamağı geçebilmek ve o ilk basamağı atlayamayan maalesef daha çok kişi var. Gerekli olan ilk doz adımı atıldıktan sonra işleyen sistem çok güzel. Bu yüzden önemli olan o ilk adımın atılabilmesi. Mesela bana ulaşan bu mesajlar yardımcı çalışanlarıma gelmedi. Gelmesini de merakla bekleyip her saat başı kontrolünü sağlıyoruz.”
“Vatandaşlar aşı olmak istiyor”
Halkın aşı konusunda oldukça ilgili olduğunu söyleyen Kaya; “İnsanlar aşıların ne zaman geleceğini çok merak ediyor. Herkes bir an önce aşısını olmak ve bu stresten artık kurtulmak istiyor. Açıkçası herkes bunalmış durumda, sinirler çok gergin biz bunu hastaların hareketlerinden bile çok rahat anlayabiliyoruz. Bir an önce bundan kurtulup eski normal hayatlarına dönmek istiyorlar. O yüzden herkes bir an önce aşı olmak istiyor” şeklinde konuştu.
“Aşının yan etkileri konusunda endişeliler”
Kent halkını aşı konusunda ellerinden geldiğince bilgilendirmeye çalıştıklarının altını çizen Kaya; “Aşının bilinirliği konusunda halkın tereddütleri var. Değişik markalar olduğu için hangisini seçmeleri gerektiği konusunda düşünceliler. Artı yan etkileri üzerinde kafalarında çok soru işaretleri var. Ama biz elimizden geldiğince onları rahatlatmaya bilgilendirmeye çalışıyoruz. Tabii ki en önemli şey aşının gelmesi. Aşı gelmedikten sonra hiçbir şeyin anlamı yok. Mesela bende aşının hiçbir yan etkisi olmadı. Ancak bazı kişilerde alerji reaksiyonlarının daha çok olduğunu söylüyorlar. Hafif baş dönmesi, mide bulantısı, sırt ağrısı, baş ağrısı bunlar her aşı da görülebilen yan etkiler. Çünkü diğer aşılarda da örneğin grip aşısı gibi aşılarda da yan etkiler olabiliyor. Onun için bunlar gayet normal şeyler. Çok nadir olarak uç nokta sayılabilecek yan etkiler kişinin sağlık durumuna bağlı olarak görülebilir. Bu da vücudun olası bir yan etkiyi tetikleyen rahatsızlığı varsa buna bağlı olarak rastlanabiliyor” ifadelerini kullandı.
“Şimdilik yeterli aşımız var”
“Çanakkale’ye ne kadar aşı geldiğini hiç kimse bilmiyor” diyen Kaya; “Sanırım bu bilgi gizli tutuluyor. Ancak sağlık problemleri olanlar, emzirenler ve hamilelerin dışında neredeyse her eczacı aşısını vuruldu. Dün aldığımız duyumlara göre yani hastalarımızdan duyduklarımıza göre 85 yaş üstüne de aşı yapılmaya başlanmış. Bakıma ihtiyacı olanlara, devlet sağlık hizmetleri gibi yerlerde uyguluyorlar. Görünen o ki şu anlık yeterli düzeyde aşımız var. Çünkü hastanede çalışan birçok arkadaşımızın da hemen hemen hepsinin aşı olduğu söyleniyor” şeklinde konuştu.
“Maske kullanmanın çeşitli faydasını gördük”
Pandemi sürecinde maske, sosyal mesafe ve hijyen konusuna dikkat çeken Kaya; “Salgının ne zaman biteceğini öngörmek biraz zor. Daha doğrusu bir takım kısıtlamalar kalkar ama biz gene bu maskeyle, mesafe kuralları ile 1-2 yıl daha yaşarız. Maskeyle yaşamak ne kadar zor olsa da her sene belli bir mevsimde grip salgınını yaşıyorduk. Ama taktığımız maskelerin sayesinde bu sene grip salgını hemen hemen hiç olmadı diyebilirim. Bilhassa çocukların okula gitmeyişi de bulaş olayını oldukça azalttı. Yani maske sadece koronanın değil bir takım hastalıkların da önüne geçti. Bunlara bir diğer örnek de alerji mevsiminde polenlere karşı olan reaksiyonlar da görülen ciddi azalmalar… Aslında maske her zaman dikkat etmemiz gereken sık sık kullanmamız gereken bir şey ama biz rahata alıştığımız için maskeyle yaşamakta çok zorlanıyoruz” dedi.
“Ne olursa olsun mutlaka aşı olunmalı”
Herkesin aşı olması gerektiğini kaydeden Kaya; “Aşı konusunda bir takım aşıları seçme özgürlüğümüzün olması gerekiyor ancak yine de ne olursa olsun bulduğumuz aşıyı vurulmakta fayda var. Çünkü yan etkileri çok az ve koruyuculuğu %50 bile olsa çok iyi bir sonuç. Bize söylenen en büyük faydası ise virüsü almış olsak bile hastalığı hastanede yatmadan çok hafif bir şekilde atlatacağımız. Umarım bu süreçten sonra Covid-19’dan kurtulur ve eski hayatımıza geri döneriz” ifadelerini kullandı.
Özden Nur ÖZDEN