MERKEZİMİZ YURTTAŞLIK HAKLARI
İDA Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül ve Bir Damla Otizm Spor Kulübü Derneği Başkanı Sevimay Çanlıoğlu, dernek olarak gerçekleştirdikleri faaliyetler, projeler ve pandemi sürecinin derneklere olan etkisi ile ilgili Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundular.
İDA Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül, derneğin Çanakkale’de 2015 yılından bu yana hizmet verdiğini belirterek; “Çanakkale’de uzun yıllara dayanan bir termik santral mücadelesi yürütüldü,halen de yürütülüyor.Bir avuç duyarlı insanla başlayan bu sürecin geldiği örgütlü mücadele aşamasıdır İDA Dayanışma. Bugün çok daha genişleyen toplumsal etkileri insan ve doğası üzerinde giderek boyutlanan ve sonuçları bakımından gelecek kuşaklara yansıması da kaçınılmaz olan sorunlara karşı gereksinim duyulan örgütlü mücadele biçimi olarak doğmuştur İDA Dayanışma Derneği. Arka planda, ZMO destekli başarılı bir Çanakkale Çevre Platformu vardır. Ve zamanın mücadele biçimleri içinde örnektir. Ne var ki; platformlar birer tüzel kişilik değildir. Esnek, gönüllü katılımlardan oluşurlar ve bu gönüllüğün anlık gücüyle hareket ederler. Momenti değişkendir. Zamanın gereksinimleri tüzel kişiliği duyurmuş ve İDA Dayanışma Derneğimiz bu koşullarda uzun tartışmaları arkasında bırakarak doğmuştur. İDA Dayanışma Derneği yerelde ve genelde toplumsal bir ihtiyaçtan doğmuştur. Ve tüm bu ihtiyaçların, batıdaki diliyle STK olarak adlandırılan, ama ülkemizde tam karşılığı da olmayan bir sestir” dedi.
“Mağdurlarla dayanışma içinde olmak”
“Derneğimiz, yaşadığımız coğrafyada, sürdürülebilir yaşam koşullarının, ekonomi, yerleşim alanlarının, toplumsal düzlemde inşası ve korunması, başta kamusal alanda olmak üzere, aydınlanmacı ve adaletli bir anlayışla, yurttaşlık haklarını merkezine alan ve toplumsal barışın sağlandığı sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak amacı ile kurulmuştur” diyen Başkan Ekrem Akgül; “TC Devletinin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar, TC.Anayasası, Çevre Kanunu ve ilgili Mevzuat… Kadın, Aile ve Çocuğun Korunması Hakkındaki Kanunlar… İş ve Sosyal Güvenlik Hukukuna Dair Kanun ve diğer mevzuat uyarınca, hiçbir fark gözetmeksizin, bütün insanların kişiliklerine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip oldukları, bu temel hak ve özgürlüklerin korunması, genişletilmesi, etkin kılınması ve önündeki her türlü engelin kaldırılması hedefine yönelik olarak, insan hayatına yakışır koşullara ulaşma yolunda, yasal ve meşru kişi, kurum ve kuruluşlarla örgütlü faaliyet göstermek.bu alanda mağdurlarla dayanışma içinde olmak gibi amaçlarımız… Ve benzerleri gündemimizdir” şeklinde konuştu.
“Mağdur olanların yanındayız”
İDA Dayanışma Derneği’nin topluma olan katkılarına değinen Başkan Ekrem Akgül; “İDA Dayanışma Derneğimiz, evrensel tanımıyla bir STK dır sonuçta… Bir meslek örgütü olmaması nedeniyle salt üyelerinin kazanım ve çıkarları üzerinden faaliyet yürütmez. Çoğu zaman hiç tanımadığımız, yüzünü hiç görmediğimiz insanların kendimizi de onların içine koyarak mücadele ederiz. İnsana ve onun toplumuna dair hiçbir sorunu kendimizden ayrı görmeden, tüm mağduriyetlerin yanında olmak bizlerin duyarlılığımızdır.” ifadelerini kullandı.
“STK'lar işbirliği ile çok ileri düzeylere çıkabilir”
Projelere de değinen Başkan Ekrem Akgül şu şekilde konuştu; “Biz bir yerel dernek olarak, öncelediğimiz konular da, daha çok yerel olmakla birlikte,genel ve küresel olandan ayrı değiliz. Zira, yerelde karşımıza çıkan her sorun, küresel düzeyde yaşananın yerele yansımasıdır. Düne kadar çok farkında olmadığımız, olsak bile henüz kapımızda hissetmediklerimiz, bu gün bizimde kapımızı çalıyor. Kapıya bakmıyorum diyemezsiniz artık. Zira, dün kayıtsız kaldığımız her şey bugün önümüze konmuşsa, sorumluluktan kaçışımız yok…Yerelden başlayarak, hepimiz sorumluluğumuz ölçüsünde davranmak zorundayız.. İDA Dayanışma, bu sorumluluğun bilincindedir. Geleceği de planlayan çalışmaları yürütmektedir. Özellikle, yerel potansiyelin farkında olarak, Çanakkale’de yenilenebilir enerjinin yaşama geçirilmesi, yerel yönetim ve STK işbirliği ile çok ileri düzeylere taşınabilir. İDA Dayanışma Derneği, öncelikle geçmişten gelen ve henüz açıklığa kavuşmamış sorunlarla yoğun şekilde meşguldür. Başta Termik Santraller ve planlanmış projeleri olmak üzere, yaşadığımız coğrafyada hemen her gün karşımıza çıkan maden projelerine karşı, meşru zeminde ve hukuk çerçevesinde yürüttüğü mücadeleyi haklı eylemsel desteklerle gündeme taşımaya, gündemde tutmaya çalışırken, anlık gelişmelerin, kamuya şamil etkilerine de duyarsız kalmadan gözlemlerini yapmaktadır.”
“STK’lar kısıtlandı, siyaset toplantıları yapılıyor”
Pandemi sürecinin İDA Dayanışma Derneği’ne olan etkilerinden bahseden İDA Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül; “Pandemiyi insanlık olarak çözümsüz düzeyde yaşıyorsak, zaten bunun nedeni, insanın ve insan toplumunun, doğaya aşırı müdahalesinin sonuçları yüzündendir. Giderek artan bir iştahla, doğaya daha çok sömürülecek alan olarak bakan bir ‘’insan’’ yaklaşımının, bugün önümüze konan sonuçlarından sadece biridir corona.. Bu iştah sürdükçe, dahası kaçınılmazken… Halen fosil yakıt projelerinden vazgeçmeyen ülke karar vericilerinin akıl almaz inatları da tarihe geçecek. Haksız ve sorumlu olacaklar. İnsanların önlem olarak kapandığı, STK ve diğer örgütlenmelerin kısıtlandığı,üç kişinin bir araya gelemediği bu zamanlarda, üstelik risk en üst düzeyde iken, sermaye çevrelerinin ve siyasetin yapması gereken tüm toplantılara izin verildi. Sonuçlarını da kimse bilmiyor. Günlük bültenler içinde kayboldu.” diye konuştu.
“Yerel yönetim STK’lara kulak verirse…”
İDA Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül sözlerini şu şekilde sürdürdü; “İDA Dayanışma Derneğimiz, öncelikle yaşadığımız yer olarak, bir dünya harikası bu coğrafyayı, daha fazla yitirmeden tahribatı durdurmak, tarımsal verimi geçmişin organik toprak ve tohum desteğiyle yeniden kazanmak, tarihsel, kültürel, mitolojik değerler bakımından daha fazla bozulmasına izin vermemek. Tüm doğal kaynaklarımızı, yeraltı, yerüstü su kaynaklarımızı, havamızı, toprağımızı, ormanımızı ve de insanımızı daha fazla tahripten korumak. Ve tabii, yerelde gelişmişliği tartışılsa da, yerel demokrasi geleneğini daha üst aşamalara taşımak. Sadece sorunu değil, çözümü de konuşmak prensibimizdir. Ve Çanakkale’de yerel yönetimin STK’nın sesine kulak vereceği bir süreç ile yerelde demokrasi daha bir anlam kazanacaktır.”
OTİZMLİ BİREYLERE EL UZATIYORUZ
Bir Damla Otizm Spor Kulübü Derneği Başkanı Sevimay Çanlıoğlu ise, derneğin 2016 yılında kurulduğunu belirterek; "Derneğimiz, otizmli bireylere spor aktivitesi ile günlük yaşam becerilerini kazandırıp, otizmli bireylerin gelişimine destek vermeye ve sosyal hayata adapte olmaları, hayata dahil hissedebilmeleri için faaliyet göstermekte. Bu faaliyetlerimizi her yaş grubuna hitap edecek şekilde gerçekleştiriyoruz. Ama 7-8 yaşından sonraki çocuklarda kursa katılım, komut alma daha fazla oluyor. Otizmlerde çok erken yaşta eğitim vermek gerekiyor fakat aileler küçük yaştaki çocuğu bu tür faaliyetlere çok dahil etmemekte. Şu anda faaliyet gösteren, katılım gösteren bir çok çocuk okul çağında” dedi.
“Kas gelişimi ve zihinsel gelişime katkı sağlıyoruz”
“Özel bireylerin, otizmli olsun, zihinsel engelli olsun, down sendromlu olsun hiçbirisi fark etmiyor” diyen Bir Damla Otizm Spor Kulübü Derneği Başkanı Sevimay Çanlıoğlu; “Genel kapsam anlamında tüm özel bireyler, okula giden gitmeyen, aileden farklı eğitmenden eğitim alması, kişilerle iletişim kurması, o beceriyi yapıp yapmamasından ziyade sosyalleşmesi açısından çok önemli. Anne babadan farklı olarak ailenin dışındaki birisi ile iletişim kuruyor öncelikli olan bu. İkinci adım vücuduna, beynine sporun her zamanki tüm insanlarda faydasını biliyoruz. Uzun vadede çok büyük gelişim sağlamakta, İkinci adım vücuduna, beynine kendilerine olan özgüvenleri artıyor, kas gelişimini sağlıyor, zihinsel gelişimine destek oluyor.” şeklinde konuştu.
“Türkiye derecesi alan bireylerimiz var”
Başkan Çanlıoğlu, Bir Damla Otizm Spor Kulübü Derneği’nin bundan önceki süreçte gerçekleştirdiği ve kazandığı başarılara da değinerek; “Biz Gençlik Spor Halk Eğitim bünyesinde açılan kurslarla, gönüllü hocalarımızla devam ediyoruz çalışmalarımıza, faaliyetlerimize. Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun yıl içerisinde yapmış olduğu yarışmalar var. Hem başarılı sporcumuzu hem normal, konumu durumu, hiçbir şeyi farketmeksizin bu tür faaliyetlere, yarışmalara katılmasını sağlıyoruz. Farklı bir şehire gitmek, farklı arkadaşları ile yarışabilmek onlara aşırı derecede özgüven sağlıyor. Orada elde etmiş olduğumuz başarılar var. Kendi kategorilerinde Türkiye derecesi alan sporcularımız var. Mesela atletizmde 200 metrede down sendromlu kızımız birinci oldu, jimnastikte hem ikinci hem üçüncü Türkiye Şampiyonu otizmli bireyimiz var. Sırt üstü, kulaç, serbest yüzmede de var. Voleybol takımımız var, 2018 de bölge ikincisi olduk. On Sekiz Mart Üniversitesi ile bir çok üniversite öğrencilerinin engelsiz spor derslerine katılıyoruz. Onlar bizden biz de onlardan yararlanıp birebir spor faaliyeti yapıyoruz. Geçen 2018 de bir proje yapmıştık 'Hareket Engel Tanımaz' adında. Üç aylık bir projeydi oraya katılan özel bireyler çok güzel faaliyetlerde bulundular” ifadelerini kullandı.
“Uzaktan eğitim söz konusu değil”
Pandemi sürecinde yaşadıkları sıkıntılara da dikkat çeken Başkan Çanlıoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Daha da güzel şeyler yapabilecekken pandemi sebebi ile durduk. Bu pandemi sürecinde normal çocuklar okullar kapandı ama online eğitimden arkadaşları ile iletişime geçebiliyorlar. Ama bizim özel bireylerimizde kesinlikle uzaktan eğitim söz konusu değil. Benim otizmli oğlum var 18 yaşında. Biz tamamen kendi evladımızla, engelimizle baş başa kaldık, Hiçbir şekilde faaliyet yok, okul yok, kurs yok.. Yani gidebileceğimiz hiçbir yer yok. Anca kordonda turlayıp gelebiliyoruz. Çocuğumuzun enerjisini atacak sosyal faaliyetinin olmamasından ziyade, problem davranışlar arttı sürekli evde aileyle olmaktan dolayı. Evde durmak, iletişimsiz kalmak problemli davranışlara sebep oluyor. Bu da gelişimini kötü etkiliyor. Eğitim zaten sıfır, kendi halimizde bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Artı olarak sosyalleşme tamamen durdu. Kendi dünyalarına girdiler iyice. Biz onları kendi dünyalarından çıkarmak için bu tür kurslara, faaliyetlere götürürken, bu da bitince tamamen kapandık. En çok etkilenen kesimlerden birisiyiz diyebilirim.”
Sedef Cansu Karakuş