Sarıçay ve Atikhisar için titiz çalışmalar yapıyorlar
TEMİZ ÇEVRE KIRMIZI ÇİZGİLERİ
Çanakkale Atikhisar Barajı Çevre Koruma ve Yürüyüş Derneği Başkanı Tahsin Konu ve Çanakkale Çevre ve Sit Alanlarını Koruma Derneği Başkanı Rıdvan Arı, dernek çapında gerçekleştirilen faaliyetler, yaptıkları doğa yürüyüşleri ve pandemi sürecinin derneklerine olan etkilerine ilişkin Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundular.
Çanakkale Atikhisar Barajı Çevre Koruma ve Yürüyüş Derneği Başkanı Tahsin Konu, 2019 yılında kurulan derneğin kuruluş süreci ve var olma amacı ile ilgili; “Dernekler Konfederasyonu oluşturuldu. En az 7 tane de dernek kurulması gerekiyordu Çevre Koruma Konfederasyonu olarak. Bizim derneğimiz Atikhisar Barajının çevresini korumak, yaşatmak, kirlenmesini önlemek, doğada hem yürüyüş yapıp hem de çevrenin korunmasını sağlamak adına kuruldu. Oraları zaman zaman gezip, fotoğraflar çekiyoruz.” dedi.
“Yürüyüşler de gerçekleştiriyoruz”
Sarıçayın korunması ile ilgili de çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Çanakkale Atikhisar Barajı Çevre Koruma ve Yürüyüş Derneği Başkanı Tahsin Konu; “Sarıçayın korunması da bu faaliyetlerimize dahil. Sarıçayın çevresinde çok kirlenmeler var. Çöp yuvası olmuş hep. Sarıçay, yatağından dahil değişme durumunda şu anda. Bunları zaman zaman sosyal medyadan yayınlıyoruz. Özellikle Federasyon Başkanımıza fotoğrafları gönderiyoruz, kendisi yayınlıyor. Çevreyi korumak adına, suyumuzun temiz kalmasını sağlamak adına faaliyet göstermeye çalışıyoruz. Çünkü içme suyumuz Atikhisar Barajından sağlanıyor. Ve dolayısıyla barajı yaşatmak, korumak, kirlenmesini önlemek ve tabiki geleceğe yönelik olarak korunmasını sağlamak adına biz faaliyet yürütüyoruz. Biz aynı zamanda yürüyüşler de gerçekleştiriyoruz Atikhisar Barajının çevresinde, Gelibolu'da, Kaz Dağlarında. Bu yürüyüşleri de diğer faaliyetlerin yanında gerçekleştiriyorduk” diye konuştu.
“Dergilerle halkımızı bilinçlendirmeyi hedefliyoruz”
Konfederasyonun çıkardığı dergiden ve bu derginin amaçlarından bahseden Dernek Başkanı Tahsin Konu; “Konfederasyonun 'Çevre Doğa' adında bir dergisi çıkıyor. Bu dergilerle halkımızı bilinçlendirmeyi hedefliyoruz. Bizim yürüyüşlerimize de herkes katılabiliyor. En az 30-40 kişilik bir grup oluşturuyoruz ve sosyal mesafe aracılığı ile yürüyüşlerimizi gerçekleştiriyoruz. Ama 65 yaş üzerine yasak olduğu için geçen sene Mart ayına kadar yapmıştık ondan sonra da yapamadık, öylece kaldı.” şeklinde konuştu.
“Tamamen çöp içerisinde”
Sarıçay’ın perişan durumda olduğunu belirten Çanakkale Atikhisar Barajı Çevre Koruma ve Yürüyüş Derneği Başkanı Tahsin Konu, sözlerine şu şekilde devam etti; “Atikhisar Barajı’nın suyunun temiz kalmasını sağlayarak, köylerden gelebilecek atıkları önlemeye çalışıyoruz. Çevresini korumak adına oralara da yürüyüşler gerçekleştiriyoruz. Tabiki belediye ve diğer DSİ gibi yerlere, böyle bir durum olduğunda dilekçelerle bildiriyoruz. Ve özellikle bu belediyeye Sarıçayın çevresindeki çöpleri bildirdik. Fotoğraflar ile de destekledik. Ve orası çok perişan durumda şuan. Belediye bununla ilgili herhangi bir faaliyet gerçekleştirmiyor. Sarıçayın yatağı değişmiş resmen. Tamamen çöp içerisinde. Bu gibi durumları yetkililere bildiriyoruz ve yardım bekliyoruz. Yürüyüş yapmak gençlerin, yaşlıların sağlığını korumak adına güzel bir faaliyet oluyor. Bilgilendirmelerimizi yapıyoruz, çevre bilinçlerini açıyoruz.”
“Yürüyüşlerimizi yapamıyoruz”
Dernek olarak pandemi sürecinden olumsuz etkilendiklerini belirten Başkan Konu, yürüyüşleri ertelemek zorunda kaldıklarını ifade ederek; “Pandemi sürecinin bize çok etkisi oldu. Yürüyüşlerimizi ertelemek zorunda kaldık. Çünkü 65 yaş üzerine olan sokağa çıkma yasağı var ve bizde 65 yaş üstü çoğunlukta. Genelde yaşlılar sağlığını korumak adına katılıyorlardı ama yasaktan dolayı katılamıyorlar artık. Gençler de var ama ağırlık 60-65 yaş üzeri oluyor. Onlar şimdi katılamıyorlar dolayısıyla mevcut az oluyor bu yüzden de yürüyüşleri yapamıyoruz. Ayrıca biz rehberiz, alan kılavuzuyuz. Biz Gelibolu Yarımadasında da hem bilinçlendirme adına, savaşların tarihini öğretmek ve yapılan yerleri insanlara tanıtmak adına yürüyüşler yapıyoruz. Orada en azında yılda 12-13 tane yürüyüşümüz oldu. Orada savaş alanlarını tanıtmak, tarihimizi anlatmak adına böyle bir faaliyet içerisindeyiz. Bu taraflarda da Kaz Dağları, Atikhisar çevresinde de yine yürüyüşlerimiz oluyordu.” ifadelerini kullandı.
“Çevre bilincini oluşturmak istiyoruz”
Çanakkale halkında çevre bilinci oluşturmak istediklerini ve Çanakkale halkından da destek beklediklerini söyleyen Çanakkale Atikhisar Barajı Çevre Koruma ve Yürüyüş Derneği Başkanı Tahsin Konu; “Çevre bilincini oluşturmak istiyoruz. Derneğimiz yeni olduğu için kendimizi tanıtamadık yeteri kadar. İnşallah bundan sonra halkımıza kendimizi tanıtarak yürüyüşlerimizi gerçekleştireceğiz. Aynı zamanda da çevremizi korumak, Atikhisar Barajını korumak, Sarıçayı korumak amacındayız. İnşallah halkımızdan da destek görürüz.” diye konuştu.
Sivil Toplum mücadelesinde mantıklı adımları savunuyorlar
"DAHA DUYARLI OLMALIYIZ"
Çanakkale Çevre ve Sit Alanlarını Koruma Derneği Başkanı Rıdvan Arı ise, 3 yıldır hizmet vermekte olan Çanakkale Çevre ve Sit Alanlarını Koruma Derneği’nin çalışmalarına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Rıdvan Arı; "Çanakkale'de popüler bir çevre koruma ile ilgili hassasiyet var. Özellikle altın madenlerinin engellenmesi konusunda, termik santrallerin yapılmaması konusunda. Kaz Dağları dünyanın sayılı oksijen kaynaklarından bir tanesi, doğallık söz konusu. Ancak Türkiye'de gelire de ihtiyaç var. Doğal kaynakları bozmadan, yer üstü ve yer altı kaynaklarımızı değerlendirilmesini, kendimizi dernek olarak devletin yanında olarak görerek bu kaynakların değerlendirilmesini istiyoruz.” dedi.
“Atikhisar Barajı, coğrafik yapısı itibari ile su kirliliği söz konusu olan bir yer değildir”
Atikhisar Barajı’nda herhangi bir kirliliğin söz konusu olmadığını söyleyen Çanakkale Çevre ve Sit Alanlarını Koruma Derneği Başkanı Rıdvan Arı; “Bol bol arazi yürüyüşleri yapıyoruz. Özellikle Atikhisar Barajına yürüyoruz. Ancak değişik dillerde dillendirildiği gibi Atikhisar Barajı, coğrafik yapısı itibari ile su kirliliği söz konusu olan bir yer değildir. Çünkü Atikhisar'a gelen su altı ve su üstü kaynaklarında herhangi bir kirlilik söz konusu değil. Ama bazı mihraklar "Atikhisarı zehirliyorlar, zehir akıtıyorlar" diyor. Bakıyoruz ki doğal derelerden gelen sular bunlar. Herhangi bir sanayi yok. Çanakkale merkezdeki küçük sanayinin, organize sanayinin suları Atikhisar’a dökülüyor derseler de 150 bin nüfuslu Çanakkale'de haklı olabilirsiniz. Ama bu coğrafyayı ters çevirmen lazım, çünkü baraj sanayini öbür yakasında kalmış, uç kısımda kalmış.” ifadelerini kullandı.
“Senelerden beri kükürt soluyoruz”
“Altın arama işine de gelince, altın aramada doğayı bozmayacak, doğanın değerlerine kıymet vereceğiz, ancak altın madenine varıncaya kadar, fazla değil Balaban'a gitmeye gerek yok. Balaban’dan bir 20 km git Çan’daki rezilliği gör, termik santralleri gör. Ben Çan’da doğdum, Çan da senelerden beri kükürt soluyoruz, soluduk” diyen Dernek Başkanı Rıdvan Arı; “Ben liseye kadar Çan’da yaşadım, 24 saatin belki 12 saati kömür kokusu içerisinde yaşadık. Şimdi ona tepki göstermeyen bazı mihraklar, "Altın madenlerine karşıyız" diyorlar. Altın madeni dediğin, iki gün önce, Çevre İl Müdürlüğündeki Çevre Müdürlüğüne gittik. Özellikle fayans yapımında madencilik var, senelerden beri var. Bunun gibi malzemelerden dolayı yer altını açmak zorundayız. Ama bunun yanında altın, bir tek şu anda işlemde Lapseki civarında diye biliyorum. Lapseki’ye Çed Raporu verilmiş. Orada bir arama yapılıyor ama diğerlerinde herhangi bir altın arama yok. Balıkesir tarafında böyle bir işlem söz konusu değil” şeklinde konuştu.
“Tepki gösteren bir millet değiliz”
Dernek Başkanı Rıdvan Arı sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Bizim insanlarımızın teşkilatlanmayı veya toplantı yapmayı seven bir yanı yok. Dolayısıyla gönül istiyor ki yüzlerce binlerce vatandaş gelsin, üye kabul edelim. Çan kendi halinde yaşayan, mülayim bir toplum. "Vur ensesine al lokmasına" atasözümüz gibi yaşayan insanımız maalesef çok. Tepki gösteren bir millet değiliz. Bunu da Türkiye geneline de yayabilirsiniz. Bizler istiyoruz ki topluca çalışmalar yapalım, topluca etkinlikler yapalım. Ama maalesef bu konuda çok taraftarımız yok. Onun için üzgünüz.”
“Dernek olarak en pasif durumdayız”
Pandemiden dolayı pasif kaldıklarını, faaliyet gerçekleştiremediklerini ama pandemiden sonra faaliyetlere devam edeceklerini söyleyen Çanakkale Çevre ve Sit Alanlarını Koruma Derneği Başkanı Rıdvan Arı; “Biz her ay bir yere yürüyüş yapıyoruz. Yürüyüşe üç beş kişi gidiyoruz. Gönül istiyor ki bu üç, yirmi üç olsun, otuz üç olsun, iki yüz otuz üç olsun. Ama belirli yasaklar var, elimizi kolumuzu bağlıyor. Özellikle cumartesi pazar günlerinde, devlet memurları ve çalışan insanların cumartesi pazar tatillerinde bu gibi çevre ile ilgili herhangi bir aktif yaşamı yok. söz konusu değil. Bu sebepten dolayı şu anda dernek olarak en pasif durumdayız diyebiliriz. Etkinlikler faaliyetler tamamen durdu. Pandemi sürecinden kurtulduğumuzda yapmak istediğimiz çok şey var. Biz bir federasyonuz, başkanımız var. Başkanımızın bilgi ve tecrübeleri konusunda değerlendiriyoruz planlarımızı. Ama bizim hafta sonları olan yürüyüşümüz her zaman devam ediyor. Hiç olmazsa Atikhisar Kalesinin oraya gidiyoruz, ızgaramızı yapıyoruz, bu şekilde çevrecilik faaliyetlerimiz devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Sedef Cansu Karakuş