YETENEKLERİ KEŞFEDİYORLAR
Troia Satranç Gençlik Spor Kulübü Derneği Başkanı İsmail Gündoğdu ve Çanakkale Gençlik Eğitim Sanat Ekoloji Merkezi Derneği Başkanı Mete Ergin, dernek projelerine ve faaliyetlere ilişkin Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.
Troia Satranç Gençlik Spor Kulübü Derneği Başkanı İsmail Gündoğdu, derneğin 2018 yılından beri hizmet verdiğini belirterek; "Daha yetenekli, daha geniş kapsamlı, çok yönlü bireyler yetiştirmek düşüncesi ile derneğimizi kurduk. Bunu sadece satranç üzerinden değil, çok yönlü şekilde gerçekleştiriyoruz. Akıl oyunları da oynuyoruz, eğleniyoruz. Tamamen zeka üzerine ne varsa birlikte çalışıyoruz. Tabiki de satranç bizim ana amacımız ama sadece satranç öğrenerek değil, eğlenerek öğrenmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle çok yönlü olmalarına önem veriyorum. Çok yönlü olmalarını istiyorum." dedi.
“Satrançta bir akıl oyunu”
Dernekte satranç dışında oynanan oyunlara değinen Troia Satranç Gençlik Spor Kulübü Derneği Başkanı İsmail Gündoğdu; “Satrançta bir akıl oyunu. Go ve Satranç en zor iki akıl oyunudur. Diğerleri daha basit akıl oyunlarıdır. Daha çok eğlendiren ama daha az faydası olan diyebiliriz. Mesela hedef dört oyunu buna bir örnek olarak verilebilir. Kural çok basit; iki farklı renk var, dört tane taşı üst üste, yan yana ya da çapraz getirmeye çalışıyorsunuz ve aynı anda rakibin bunu yapmasını engellemeye çalışıyorsunuz. Çok basit ama çok eğlenceli bir oyun. Bu tarz etkinlikleri çocuklara öğretip, basit bir oyun olduğu için de onların da ailesine öğretmesini istiyoruz. Aile içerisinde kendi aralarında da bu oyunu oynayıp, kaliteli vakit geçirmelerini destekliyoruz. Bu şekilde çocukların vakitlerini teknolojiden uzak, daha güzel bir şekilde geçirmelerini ümit ediyoruz.” diye konuştu.
“Çok güzel bir sosyal çevreleri oluyor”
Yenilmeyi öğrenmenin ilerleyen zamanlarda bireyler için hayat kolaylaştırıcı bir durum olduğunu dile getiren Başkan Gündoğdu; “Analitik zekaları gelişiyor, plan yapma yetenekleri gelişiyor. Satranç zaman ile oynanan bir spor yani belli bir süreniz var normal sınavlarda olduğu gibi zaman yönetimleri aşırı şekilde gelişiyor. Yenilmeyi ilk başlarda kabul edemeseler de, öğrenemeseler de bir süre sonra öğreniyorlar. Hepsini en çok zorlayan konu olabilir yenilmek ve bunu öğreniyorlar. Yendikleri zamanlarda da rakibine saygı göstermeyi öğreniyorlar. Daha sonra diğer satranç oynayan arkadaşları ile sosyalleştikleri için çok güzel bir sosyal çevreleri oluyor. Bütün bunların belki elli altmış tane faydası var. Bunlar benim de çocuklarda görmekten çok keyif aldığım faydalardır. Kaybetmeyi kabullenmeleri de çok önemli oluyor. İleride o kadar büyük tepki vermiyorlar. Tüm hayat daha kolay geliyor onlar için.” ifadelerini kullandı.
“Pandemi sürecinde kulübümüzü açamıyoruz”
Pandemi sürecinin derneğe olan etkilerine değinen Troia Satranç Gençlik Spor Kulübü Derneği Başkanı İsmail Gündoğdu; “Pandemi sürecinde kulübümüzü açamıyoruz. Hiçbir şekilde satranç kulübümüz açılmıyor. Pandemi sürecinin bize en büyük etkisi, kulübümüzün açılamaması oldu. Ben de açmayı çok isterim, şuan açan var mı bilmiyorum ama ben çekiniyorum açıkçası. Çanakkale kırmızı olduğu sürece de açmayı düşünmüyorum. Kulübümüzü açamadığımız için de öğrencilerimizde soğuma gerçekleşti. Öğrencilerimiz genç olduğu için, bir an önce bize kavuşmak istiyorlar.” dedi.
“Çanakkale, satranca değer veren bir İl”
Pandemi süreci bittiğinde, hayat normale döndüğünde ilk olarak kutlama yapacaklarını, daha sonrasında da derslere devam edeceklerini belirten Başkan İsmail Gündoğdu sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Pandemi süreci biter bitmez, dersten önce yeniden kavuşma tarzında bir etkinlik yapabiliriz çocuklarla. Birbirimize kavuşmamızın satrançtan daha önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçekten onlar bizi, biz onları özledik. Bence daha önemli olan şuan birbirimize kavuşmamız. Bir kutlama partisi yaptıktan sonra, özlem giderdikten sonra çalışmalarımıza, derslerimize kaldığımız yerden devam edeceğiz. Çanakkale gayet bilinçli bir halk, satranca değer veren bir toplum. Bu konuda Çanakkale'yi çok seviyorum. Buradaki velilerin bilinçli olması, bize destek olmaları çok güzel bir şey.”
TEMİNATIMIZ GENÇLER
Çanakkale Gençlik Eğitim Sanat Ekoloji Merkezi Derneği Başkanı Mete Ergin ise, derneğin 2019 yılından beri hizmet verdiğini söyledi. Başkan Ergin; "Tüm Türkiye'de tarikat ve cemaatler hızla yayıldı. İktidar bunlara serbestlik tanıdı. Ayrıca toplumsal anlamda, "Bu gençlerden bir şey olmaz", "Bunlar duyarsız, bireysel, toplumcu değil, ellerinden telefon düşmüyor" gibi bir düşünce var, gençlere karşı hep bir eleştiri var. Ama ben bir öğretmen olarak, bu gençlerin daha gezi eylemlerinden önce de, yol açan yol gösteren olduğunda bir şeyler yapmak ve üretmek konusunda başarılı, etkin ve heyecanlı olduklarına inanıyorum. Zaman koşulları itibarı ile ellerindeki aletleri bile nasıl kullanacaklarını öğretmek gerekiyor. Bu nedenle üniversitelerde topluluklar var, öğrenci toplulukları var, kulüpler var ama liselerde bu yok. Ve buna yerel yönetimler de kaynaklık etmiyor. Lise gençliğinin toplumsallaştıracak, aktivitelere, etkinliklere sürecek, düşünen, sorgulayan, tartışmayı bilen, farklı fikirlere, görecelere ya da sosyal sınıflara ait olsalar da bir arada birlikte bir şeyler yapabilmeyi öğrenecekleri bir ortam yaratalım istedik ki yarattık. Benim İmam Hatipten, farklı siyasi gruplardan, aile bireyleri itibarı ile öğrencilerim var lise birden lise üçe kadar.” dedi.
“Bir kütüphane kazandırdık”
Çanakkale’ye kazandırdıkları kütüphaneden bahseden Çanakkale Gençlik Eğitim Sanat Ekoloji Merkezi Derneği Başkanı Mete Ergin, “Burada zengin bir kütüphane yarattık, zengin bir üniversite hazırlık kütüphanesi yarattık. Gönüllü öğretmenlerimiz de bundan yararlanıyordu ama en çok ilgi gösterdikleri konusunda uzman kişilerin verdiği seminer ya da karşılıklı yapılan söyleşilerdi. Bunlara daha çok katılım olduğunu, çok güzel sorular sorduklarını gördüm, hatta bir çevre bilinci oluşturup, yaklaşık yirmi otuz kişilik bir grupla hareket ettik. Belediyenin verdiği otobüsle Kirazlı, altın madeni bölgesini gezdik. Orada yine çevre mücadele çerçevesi içerisindeki arkadaşımızın tanımıyla, verdiği bilgilerle, o çocuklar, o faaliyetlerin içerisinde devam ediyorlar. O bilinç oluştu çocuklarda. Derneğimizin kurulma amacı buydu. Süreç içerisinde bu tür söyleşilere gençlerin ilgisini çok çekmiş olduk. Adım attık yapılabilirliğini gösterdik. Kira borcu dahil, yakıt borcu dahil yüklenerek sona erdirdik çalışmalarımızı." diye konuştu.
“Kapatma kararı alacağız”
Kira borcu gibi sıkıntıları pandemi öncesinde yaşamaya başladıklarından, pandemi süresinde de destek göremediklerinden söz eden Çanakkale Gençlik Eğitim Sanat Ekoloji Merkezi Derneği Başkanı Mete Ergin, sözlerine şu şekilde devam etti; “Pandemi süreci başlamadan önce biz kira borcu nedeni ile çıkartıldık ve faaliyetleri sonlandırdık. Elimizdeki tüm kaynakları da bağışladım, gücüm yettiğince de iki senedir borcumu ödemeye çalışıyorum. Genel kurul henüz yapmadık, kapatma kararı alacağız, onu henüz arkadaşlarla görüşmeye, danışmaya çalışıyoruz. Derneğe üye olan arkadaşlarımız bu durumdan memnun değiller. Kurarken heyecanla hareket ettik, şu an sosyal medya hesabımıza baktığımızda üç yüzden fazla takipçimiz ve destekçimiz var. Ama fiili ve maddi destek dersek yok. Kurucular kurulu olarak çok güzel bir başlangıç, çok güzel bir iş icra ettik. O anki koşullarda maddi destek sağlayan, zaman içerisinde de belli yardımlar sağlayan gönüllülerimiz, destekçilerimiz oldu. Ama ülkenin koşulları nedeni ile zamanında destek gördüğümüz yerlerden artık destek görememeye başladık.”
“Eleştirmeyin, destek olun”
Genç yaştaki bireyleri eleştirmek yerine, onların ellerinden tutmak gerektiğini dile getiren Dernek Başkanı Mete Ergin; “Hala iklimin getirdiği gerçeklikte z kuşağı, y kuşağı, x kuşağı, bilmem ne kuşağı deyip, kuşak tanımlaması ve çatışması üzerinden gitmek ya da sürekli eleştirmek yerine, bu kuşağa el atmak gerektiğini vurgulamak istiyorum. Ben lisede çalışıyorum, aptal, iş yapmaz dediğimiz bu gençlere bir şeyleri gösterirseniz, yolunu açarsanız, neyin nasıl yapılacağını, ne yapılması gerektiğini ya da altını çizerek söylüyorum neden yapılması gerektiğini gösterdiğinizde ve söylediğinizle yaptığını aynıysa, o gençlerin önünde duramazsınız. Onlar çok güzel şeyler yapıyor, bundan yararlanmasını, ileriye taşımasını çok güzel biliyorlar. Ama bu duyarlılık maalesef yok. İş yapmaya kalktığınızda çevrenizdeki yerel yönetimler ve bir çok üst kesim dahi, kendi adları geçmediği sürece destek olmuyorlar. Bu yapı üzerine bir kez daha vurgulamak isterim ki benim bu dernekteki amacım düşünen, sorgulayan, kendini ve çevresini değiştirebilen gençlere yol açmaktı. Bununla beraber Türkiye'nin yaşadığı, iktidarın da yaptığı gerici, anti laik eğitim anlayışında maruz bırakılmış gençleri bu cendereden çıkarmaktı.” şeklinde konuştu.
Sedef Cansu Karakuş