Döviz kurlarında yaşanan yükseliş uzun zamandır zor durumda olan matbaa sektörünü de etkiledi. Kur artışıyla birlikte kağıtta dışa bağımlı olan sektörün üretim maliyetleri son bir sene içinde yüzde 60-70 oranında artmış durumda. Tekyurt Matbaa Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Sahibi Veysel Tekin, piyasa dalgalanmalarının matbaa sektörüne etkisine dair Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.
“Piyasa belirsiz olduğu için herkes nakit paraya döndü”
Dolar kurlarında beklenmedik bir artış yaşandığına dikkat çeken Tekin, “Piyasalar panik havasına girdi. İnsanlar elindeki malı satmak istemedi. Malı sattığı zaman, malı tekrar edinmek istediğinde satılan fiyatın da üstünde malı almak zorunda kalmamak için insanlar mallarını elinde tuttu. 'Dolar düştü, fiyatlar geri gelecek mi' deniliyor. Fiyatların geri çekilebilmesi için insanların yüksek kurda aldığı malları satması lazım. Böylece yeni gelen malları tedarik edebilsin. Kur aynı şekilde kalırsa ancak fiyat düşer. Matbaa piyasasına baktığınız zaman hiçbir şey TL bazında gelmiyor. Ya dolar ya da euro olarak geliyor. Piyasa belirsiz olduğu için herkes nakit paraya döndü. Kur düşmesine rağmen, cebinizdeki parayı havale yapmadan mal verilmiyor. Çünkü 3 gün sonra ne olacağını bilmiyor” dedi.
“Matbaalar malzeme konusunda sıkıntı yaşıyorlar”
Geçtiğimiz dönemlerde 3-4 aylık çeklerle ürün verildiğini ifade eden Tekin, “Şimdi bu yapılamıyor. Çekin bozulacağı tarihte kurun ne olacağı bilinmiyor. Bu nedenle son kullanıcı olan matbaalar malzeme konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Hammadde sıkıntısı da hat safhada. Üretim talebi karşılamıyor. 3. hamur, Amerikan bristol, krome karton ve kuşe de sorun yaşanıyor. 3 aydır kimsenin elinde 300 gram kuşe yok” diye konuştu.
“Hayatınızın içinde ne varsa fiyatları arttı”
“Kur yüzde 30 arttıysa yüzde 25 ürünün kendisine zam geldi. Yüzde 50'nin üzerinde bir fiyat artışıyla karşı karşıya geldik” diyen Tekin, “Hayatınızın içinde ne varsa fiyatları arttı. Çoğu malzemeci de eğer durumu ekonomik olarak iyi ise yani mal satmasını gerektirecek kötü mali bir durumu yoksa elindeki malı satmama taraftarı. Çünkü önümüzdeki süreçte ne olacağını bilmiyorlar” şeklinde konuştu.
“Türkiye’de üretim sıkıntısı var”
Tekin sözlerini şu şekilde konuştu; “Türkiye’de üretim sıkıntısı var. Türkiye bulursa tüketiyor, kullanıyor, satıyor. Bizim diyebileceğimiz bir şey yok. Her şey yurt dışına bağlı. Taleplerde olanı karşılamadığı için fiyatların önüne geçemiyorsunuz. Endonezya, Çin, Kanada ve Rusya'dan malzemeler geliyor. Fabrikalar pandemi sürecinde de tam kapasite çalışmadığı için, ürünler de dünya çapındaki tüketiciye yetmiyor. Bu nedenle de fiyatlar artıyor.”
“Kağıt fabrikası açılsa Türkiye için bu süreçte iyi olur”
“Giresun'da SEKA, Kayseri'de SİMKA fabrikaları kağıt üretiyorlardı. Maliyetlerin çok artması, Çin'den ve Uzakdoğu’dan gelen ürünlerin fiyat avantajında dolayı insanların kendilerini tercih etmedikleri için fabrikalarını kapatmak zorunda kaldılar. Gönül fabrikaların açılmasını istiyor ama buna başımızdakiler karar verecekler. Açılsa Türkiye için bu süreçte iyi olur” sözlerine yer veren Tekin, “Fabrikanın tam kapasite çalışması için devletin 1-1,5 sene fabrikayı kollaması gerekiyor ki fabrika ayakta kalsın. Hem ürettikleri ürünü satabilsin hem de Çin ve Uzakdoğu’dan gelen ürünlerle rekabet edebilsin. Türkiye'de fabrika açıldığında dünya pazarında da sıkıntı yaşandığı için insanlar iç pazara yönelebilir. Yerli malını kullanmak bizim için çok daha avantalı olur. Kendi yağımızda kavrulmamız lazım” diye belirtti.
Damla YELTEKİN