25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Gününde bu yılda dünya genelinde çeşitli etkinlikler gerçekleşti. Dünya çapında büyük önem arz eden Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele gününde farkındalık yaratılması amaçlandı.
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, 1999 yılında kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla BM Genel Kurulu kararı ile ilan edildi. Bu günün 25 Kasım olarak belirlenmesinin nedeni 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti'nde meydana gelen bir olaya dayanmaktadır. Ülkeyi diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo'ya karşıtlığıyla bilinen Mirabal Kardeşler adlı üç kız kardeş, Trujillo'nun: "Ülkede iki tehlike var: Kilise ve Mirabal Kardeşler" şeklinde yaptığı açıklamadan günler sonra boğazlanıp dövülerek vahşice öldürüldüler.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nün sembolü olan Mirabel kardeşler Dominik Cumhuriyeti'ndeki diktatörlüğün yıkılmasında büyük rol oynamış ve haklı mücadelelerinin bedelini hayatlarıyla ödemişlerdi. Günümüzde, insanlık tarihinde kadınlara yönelen; toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, tacize, tecavüze, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete ve aile içi şiddete karşı duruşun ve dayanışmanın yıldönümü olarak 25 Kasımların ayrı bir önemi var.
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE
Kadına yönelik şiddetle topyekûn mücadele edilmesi, Üçüncü Ulusal Eylem Planı doğrultusunda 2020-2021 yıllarını kapsayan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı” hazırlanmış ve genelge yayımlanmıştı. Çanakkale’de kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışan kurum ve kuruluşlar ve ilgili tüm taraflar, Valilik Genelgesinde belirlenen esaslar çerçevesinde ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından alınan kararlar doğrultusunda sürdürüldü. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Genelgesine göre; Şiddetin en yaygın biçimlerinden biri olan kadına yönelik şiddet, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de mücadele edilmesi gereken önemli bir sorun alanı olarak varlığını sürdürmekte; kadının ekonomik ve toplumsal yaşamda daha aktif ve üretken olmasının önüne geçtiği gibi toplumun sosyal, kültürel, ekonomik ve politik yönlerden geri kalmasına neden olmaktadır.
Kadına yönelik şiddetle mücadele; çok yönlü, bütüncül bir yaklaşımı ve toplumun tüm kesimlerinin ortak ve kararlı mücadelesini gerektirir. Dolayısıyla çalışmaların, disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmesi ve ilgili tüm tarafların önleme, koruma, cezalandırma ve politika boyutuyla sürecin içinde yer alması büyük önem arz etmektedir.
BÜTÜNCÜL YAKLAŞIMA REFERANS VERİYOR
Bilindiği üzere iç hukukumuzda şiddetle mücadeleye ilişkin standartlar; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 6284 sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmelik ile belirlenmiştir. Bu düzenlemeler de pek çok maddesiyle şiddetin önlenmesi ve mağdurun korunması hususunda kurumlar arası koordinasyona ve bütüncül yaklaşıma referans vermektedir. Gerek “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 3. Ulusal Eylem Planı 2016-2020” gerek yürütülmekte olan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planı (2017-2020)” çerçevesinde, ilgili kurum kuruluşların görev ve sorumlulukları belirlenmiş olup ilimizde kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda etkin hizmet sunulması hedeflenmiştir.
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE
Kadına yönelik şiddetle topyekûn mücadele edilmesi, Üçüncü Ulusal Eylem Planı doğrultusunda, uygulamada öne çıkan sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirilerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliğinde 2020-2021 yıllarını kapsayan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı” hazırlanmıştır. Koordinasyon Planı, ilgili Bakanlıklar ve Başkanlık tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında imza altına alınmış olan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumsal İşbirliği ve Eşgüdümün Artırılmasına Dair Protokol” çerçevesinde yürürlüğe girmiştir. Bahse konu Koordinasyon Planının 3.1.2. nolu maddesinde kadına yönelik şiddetle mücadelede yerel aktörlerin harekete geçirilmesi için her İl Valiliği tarafından genelge yayınlanması faaliyeti yer almıştır. İlimizde kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışan kurum ve kuruluşlar ve ilgili tüm taraflar işbu Valilik Genelgesinde belirlenen esaslar çerçevesinde ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından alınan kararlar doğrultusunda çalışmalarını sürdürmekle yükümlüdürler.
Kurumların hizmet sunumları, konunun hassasiyetine dikkat edilerek aşağıdaki temel çalışma ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirilir: Güvenlik, Gizlilik, Saygı, Hak Temelli Yaklaşım, Kadının Güçlenmesi.
Yukarıda bahsi geçen yasal dayanaklar ve ilgili politika dokümanları temelinde ve belirtilen çalışma ilkeleri doğrultusunda, şiddetin önlenmesi ile şiddet mağdurlarının korunması sürecinde hizmet sunan kurum ve kuruluşlar, ilgili mevzuat ile ulusal ve yerel düzenlemeler çerçevesinde aşağıda yer alan sorumluluklarını yerine getirecektir.
Damla YELTEKİN