Cuntacılar ve cuntayı gizliden, içinden, ser verip sır vermeden destekleyen, FETÖ/PDY’ciler iyi okuyun; Çanakkale’de 2016 yılı 2. Dönem yatırımlarının görüşüleceği İl Koordinasyon Kurul Toplantısı bugün gerçekleşecek.
Eşek ölür, kalır semeri; insan ölür, kalır eseri…
İnsan gibi eserler yapmak varken, niye semer bırakan eşek olasın…
TESADÜF DEYİP GEÇME
Cuntacılar 15 Temmuz darbe girişimine kalkıştığı saatlerde Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın Çanakkale’de olması tamamen tesadüf, ancak bu tesadüfün darbe girişimine karşı organize oluşumda etkisi nedir, araştırıp tarihe not düşme adına irdelemek gerek.
Elbette o gece milletin gösterdiği refleks çok önemli fakat hepimizin malumu olduğu üzere Çanakkale birçok İl’e oranla daha citta slow (yavaş şehir) özelliğine sahip. Bu tür şehirlerde tepki geliştirmek zordur. Adam yazlığında, yengeyle çoluk çocuk boğazın melteminde serinlerken… Açık hava lokantalarda anasonlu muhabbetler… Çanakkale kesmedi, cumartesi aşağılara mı insek… Amannn, boşver canım… Cuntacı gelir kapıya, kasadaki külçe altınlardan veririz birkaçını… Dert etme üstad… Şehr-iemin bile tatilde…
O gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı, Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ ın bir telefon mesajıyla, citta slow’da refleks gelişti. Refleksi hazmedemeyenler ortaya karışık yazılarla Erdoğan ve Turan karşıtlığını devam ettire dursunlar üzerlerinde FETÖ’nün bedduasını taşıyan, cuntacılara gizliden desteğe hazır bekleyen bukalemunlar, nasıl buldular İskele’deki kitlesel darbe karşıtlığını? Yoksa ‘taşımalı yığınlar’ veya ‘bindirilmiş kıtalar’ diye mi düşünüyorlar?
Evet, Bülent Turan’ın, 15 Temmuz gecesi Çanakkale’de bulunması bir tesadüftü ancak bu tesadüfü durum; Çanakkale’de darbe girişiminin başarıyla atlatılmasında, kitlelerin demokrasi nöbeti için alanlara çıkmasında ve yönetsel anlamda Ankara ile doğrudan temas kurulmasında ve birçok İl’den önce Çanakkale’de teyakkuz vaziyete geçilmesinde önemli rol oynadı.
Kendisine yaşanan yoğunluktan dolayı (Grup Başkanvekili sorumlulukları) şu saate kadar birebir görüşüp “O gece neler yaşadınız” diye sorama imkanı bulamadım. İğne ile kuyu kazarcasına çeşitli kanallardan ilk edindiğim bilgilere göre; Turan’ın elinden telefon hiç düşmemiş. Sürekli Ankara ile temas halinde ve aldığı bilgileri Vali Hamza Erkal ile anında paylaşıyor. Yönetsel anlamda darbe karşıtı kararlılığın geliştirilmesi ve dirayet ortaya konmasında Ak Parti Grup Başkanvekili olarak Turan, doğrudan Başbakanla, ilgili bakanlarla iletişime geçtiği bilgisini yadsıyamayız.
Hatta, darbe girişimi henüz İstanbul ve Ankara’da başlamadan Turan’ın, edindiği bilgi üzerine Lapseki ve diğer programlarını iptal edip, Çanakkale’de Valiyle özel toplantı yaptığı da konuşulanlar arasında.
Yazının başında da belirttiğim gibi, tarihe not düşecek ayrıntıları önemsiyorum. Henüz daha çok sıcak diye düşünülebilir ama unutmamak lazım ki; arşiv, tarihin her anı sıcağı sıcağına kaydedilirse tarih anlam ifade eder.Arşiv parçalardan oluşur, tarih ise parçaların bütünleştiği ansiklopedi gibidir.
Yer aldığı siyaseti ‘millet’ adına, seçim bölgesi Çanakkale’ye ve Türkiye’ye hizmet etme adına, muhalif hiçbir takıntıya aldırmadan kalbi Çanakkale için atan, Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletin ifadesinin yansıtıldığı Türkiye Büyük Millet Meclisinde nefes soluyan Bülent Turan’ın, cuntacılara inat nasıl demokrasi mücadelesi verdiğini gelecek nesil, bir gün hazırlanırsa “Çanakkale’de Siyaset ve Demokrasi” belgeseli ile öğrenecektir.
Tabi önce bizim arşivleme sorumluluğunu üstlenmemiz gerek.
15 Temmuz gecesi Çanakkale’de neler yaşandı, tüm yönleriyle anlatılmalı.
GÖZLERİMİZ YAŞARSA (!) MI?
Cuntacıların darbeye kalkıştığı saatlerde Çanakkale’den verilen tepkilerde göremedik. Cumartesiyi bekledik. Pazar, Pazartesi… Nihayet citta slow yönetimi ses verdi “Barışın Kenti olarak darbelere karşıyız.”
Biz tatile çıktı şehr-iemin diye düşünüyorduk ama yanılmışız (!), ne de güzel cümleler kurgulanmış…
Tabi kolay değil 10 satır tepki yazısı hazırlamak. Bunun için Cumartesi, Pazar geçmeli, Pazartesi akşam saatlerine doğru anca…
Elinize sağlık mı desek acaba… Yoksa gözlerimiz mi yaşarsa…
Tam ne yapacağımı bilemedim…
FETÖ’nün yayın organında,30 Mart’a üç gün kala , tabana seslenişte, oylar hangi isme yönlendirildi ? Parti ismi de yer alıyordu galiba…15 Temmuz cuntacıları FETÖ/PYD destekli çıkınca bant geriye sarıyor…
Ne tesadüf, satır araları boş kalmış…
Unutuldu (!) herhalde…
Hadi ‘ses ver’ diye acele mi ettik ne…
İSTEMEZCÜKLERE İTHAF OLUNUR
Daha dört gün önce FETÖ/PYD destekli cuntacıların hedefindeki isim olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, millete sesleniş konuşmasında, Çanakkale Boğaz Köprüsünden söz etti. İhale hazırlığı yapıldığını söyledi. Tabi diğer yatırımlar da.
Dün Erdoğan’ı dinlerken gazetedeki arkadaşlara dedim ki “ Cuntacıları püskürten Türk halkına edilen hayırlı ve en güzel teşekkür..Verilen ödül. Çanakkale olarak bizler de payımıza düşen ödülü almış oluyoruz.”
İhanet çetesinin zarara uğratma adına onca girişim ve çabalarına karşı ekonomik darboğaza girilmediyse en büyük pay Erdoğan’ındır. Cumhurbaşkanın özellikle Çanakkale Boğaz Köprüsüyle ilgili sözlerini, hani vardı ya aramızda,istemezcüklere ithaf etmek gerek…
Onlar bekliyorlardı ki Erdoğan “ Ne yapalım kardeşim, darbe girişimi oldu, Ekonomik yönden zararımız çok büyük. Planladığımız 1915 Çanakkale köprüsünü bir süre askıya aldık” desin..
İstemezükçüler yine yanıldı…