Çanakkale’nin gelecekte betonlaşma riski olduğunu ifade eden Akçay; ‘’Çanakkale de yaşamayı çok isterim fakat Çanakkale de gelişen tek iş kolu İnşaat ve türevleri alanlar haliyle bizim iş bulma şansımız çok düşük oluyor. Çevre mühendisliği okuyan bir öğrencinin de burada kalma hevesi kırılıyor. Çanakkale bu şekilde devam ederse 10 yıl içerisinde bir beton yığınına dönüşecektir. İnsanların artık betonun üretime ve gelişime devamlı hiçbir katkı sağlayamayacağını öğrenmesi gerekiyor.’’dedi.
Volkan Akçay; ‘’Öncelikle Çanakkale son 3-4 yılda göç alan bir şehir haline geldi. Şehirde öğrenci olmak ilk yıllar da çok keyifli ve ucuzdu. Son dönemlerde gerek ev kiralarındaki artış olsun gerek yurt fiyatlarındaki artış şehre gelen öğrenciler için büyük bir barınma sorunu oluşturuyor. Her ne kadar yeni inşaatlar yapılarak yeni barınma alanları açılsa da buralarda kalmak için extra bir işte çalışmanız gerekiyor. Kültürel faaliyetler ile belediyenin yaptığı çalışmalar Çanakkale’yi tam bir Avrupa şehri yapıyor diyebilirim.’’
‘’BETONLAŞMA RİSKİ YÜKSEK’’
‘’Çanakkale de yaşamayı çok isterim fakat Çanakkale de gelişen tek iş kolu İnşaat ve türevleri alanlar haliyle bizim iş bulma şansımız çok düşük oluyor. Çevre mühendisliği okuyan bir öğrencinin de burada kalma hevesi kırılıyor. Çanakkale bu şekilde devam ederse 10 yıl içerisinde bir beton yığınına dönüşecektir. İnsanların artık betonun üretime ve gelişime devamlı hiçbir katkı sağlayamayacağını öğrenmesi gerekiyor. Büyükşehirlerin şu anki durumları göz önünde bulundurulmalı, Çanakkale yeşiliyle, doğasıyla ön planda olan bir şehir, burayı betornarmeye çevirmek şehrin kimyasını bozacaktır. Çevresel faaliyetler şuan da insanlara sıcak gelmiyor ama ilerleyen yıllarda ne kadar önemli olduğunu anlayacaklardır diye düşünüyorum.’’
‘’ULAŞILABİLİRLİK ÖNEMLİ ‘’
‘’Büyük şirketler veya yatırımcılar, yatırım yapacakları yerlerin tüm pazarlara yakın ve ulaşılabilir olmasını isterler. Köprü de burada ulaşılabilirlik görevi görecektir. Özellikle İstanbul- Çanakkale arası ulaşım saatinin kısalması Çanakkale’ye yatırımcıların gelmesi için güzel bir fırsat diye düşünüyorum. İlçelerde yapılan diğer yatırımlarla ilgili pek bir bilgim yok, daha önce Küçükkuyu yoluna tünel yapılacağı söyleniyordu ama ne durumda olduğunu bilmiyorum. Bence ilçelere tarım ve hayvancılık alanında yatırım yapılmalı. Çanakkale turizmiyle olduğu kadar tarımıyla da ünlü bir şehir. Üretim artarsa daha da fazla ün kazanacak ve Bursa şeftalisi yerine Umurbey şeftalisini bütün pazarlarda görebiliriz diye düşünüyorum.’’
‘’KENTTE NEFES ALABİLİYORUZ’’
‘’Doğal yaşam üzerine bir hayat ön planda olsun. Tarım bitsin istemiyoruz. Türkiye çapında çok önemli ürünlerimiz var. Tarımın canlandırılması lazım. Ürünleri dışarıdan almak yerine burada üretip dışarı satmamız gerekiyor. Eğitimde büyüyor ve büyümeye devam edecek. Özel üniversite düşünülüyor ve buda yapılırsa Çanakkale için çok güzel olur. Üniversite kenti olma çabasında ve özel üniversite önemli bir adım olur. Geçmiş yıllarda turizm adına otellerin önünde sıralı otobüsler olurdu. Bunların çoğu da yabancı turist olurdu. Ama şu anda o sıralanan otobüsleri göremiyoruz. Konaklama turizm artık yok. Bunların eski haline gelip artması da genel siyasetle alakalı diye düşünüyorum. Yani önümüzde ki 5 yıl içerisinde bu konuda fazla ilerleme olmayacaktır. Kentte nefes alabiliyoruz. Buda sosyal yapıdan kaynaklanıyor. Kıyı şehirlerdeki gibi değil Çanakkale. Ne kadar Çanakkale’yi karıştırmak isteyen birileri var gibi görünse de Çanakkale karışmaz. Bu şekilde yaşamaya devam ederiz. Çanakkale’de kadınlar gece 2 de çıkıp rahatça gezebilir. Şehrin güvenliğinin ne derecede olduğunu görmek için o şehrin evlerinde demir parmaklıkların olup olmadığına bakarsın. Ben öyle inceliyorum ve 3. Katlara kadar demir parmaklıklarla çevrili evler var başka şehirlerde ama Çanakkale’de herkesin kapısı açık. Yani Çanakkale ayrı güvenli bir şehir. ‘’
‘’ÇANAKKALE’NİN ÇOK FAZLA KAYNAĞI VAR’’
‘’Çanakkale’yi ileriye taşıyacak projeler üretmeli ve bunları hayata geçirmelidir. Çanakkale küçük bir şehir ve çok fazla kaynağı bulunuyor. Bu kaynakların hepsinden azar azar faydalanmak yerine bir tanesinden tam anlamıyla faydalanabiliriz. Bu da bence tarımdır. Son dönemlerde ülkemiz üretimdeki duraksama yüzünden bir kriz havasına girdi. İnsanlar pazardan kış sebzelerini alamıyorlar. Böyle bir dönemde Çanakkale’nin verimli topraklarının bu açığı doldurması gerekiyor.’’ CANER KÜPELİ