Başkan Resul Can, insan hakları ihlallerinin küresel bir sorun haline geldiğini ve adaletin, barışın sağlanabilmesi için evrensel değerlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Can, insan haklarının çifte standartlara dayanmadan, herkes için geçerli olması gerektiğini belirtti.
“İnsan Hakları Günü’nün anlamı kalmamıştır”
Açıklamada fikir suçları, yıldırma, şiddet, özellikle kadına şiddet, seyahat, eğitim, bilgilenme hakkı gibi alanlara dikkat çekilerek “İnsanlık olarak geldiğimiz noktada geçmişte yaşanan acılardan daha fazla ders çıkarıp, insan haklarını en temel müşterek değer olarak korumamız gerekirken, ne acıdır ki, tarihte eşine rastlanmadık çoklukta ve sistematik bir şekilde hak ihlalleri yaşanmaya devam etmektedir. Hakları ve barışı ikame etmek, en azından gözetmek maksadıyla kurulan BM, hak ihlallerine engel olamadığı gibi belli güç odaklarının menfaat, ideoloji ve politik vesayeti altında bir işleyiş içine girmiştir. Dün Srebrenitsa’da yaşandığı, bugün Gazze’de yaşanmakta olduğu gibi, soykırım ve katliam düzeyinde hak ihlalleri yapan devletlerin zulmüne ortak olunmuş, olunmaktadır. BM, haksızlıkları kınamakta bile aciz kalmış, insanlığın geleceği, adalet, barış ve huzur, zulümde sınır tanımayan zalimlerin insafına terk edilmiştir. Kan ve ölüm deryasında büyük katliamlara uğrayan insanların kitlesel trajedilerinin yanı sıra, fikir suçları, yıldırma, şiddet, özellikle kadına şiddet, seyahat, eğitim, bilgilenme gibi hakların takibi adeta unutulmuştur. Bu şartlarda ‘İnsan Hakları Günü’nün gerçek anlamda hemen hiçbir manevi, vicdani saygınlığı da anlamı da kalmamıştır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, evrensel yalannamesine dönüşmüş gibidir” dendi.
“Adil bir dünya için çalışma irademizi yineliyoruz”
Başkan Resul Can Eğitim Bir Sen olarak insan hakları için verilen mücadelenin sürdürüleceğini “Eğitim-Bir-Sen olarak, ırk, dil, din, sınıf ayrımı gözetmeksizin, devredilmez, vazgeçilmez temel insan haklarını, korunması ve yaşatılması zorunlu insaniyet ve medeniyet değerleri olarak telakki ediyor; insanlığın, insana saygılı bir medeniyet ikliminde anlamını, onurunu, önemini tekrar kazanmasını diliyoruz. Günümüzde ideolojik zalimliğe teslim olmuş siyasal güç odaklarının milyonlarla ifade edilen kitleleri perişan etmelerine rağmen insan haklarının bütün insanlığın temel tepki ve tutumunu belirleyen ana bilinç ve değer olduğuna inanıyoruz. İnsan haklarının hiçbir ayrım yapmaksızın, çifte standartsız, herkes için, hemen hâkim kılınmasını istiyoruz. İdeolojik ve çifte standartlı egemen insan hakları düzenini reddediyor, insanı ve haklarını esas alan, iyiliği yücelten, kötülüğü men eden anlayışın esas alındığı adil bir dünya için çalışma irademizi yineliyoruz” ifadeleriyle açıkladı.