← Ana Sayfa
Gündem

‘’İLERLEYEN YILLARDA DAHA İYİ OLACAK’’

✍️ Haber Merkezi 📅 10 Nisan 2018 12:34 👁️ 0 görüntüleme

Kamu Yararına Çalışan Türkiye Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği Çanakkale Şubesi Başkanı Mehmet Burhanettin Ercan, Troia Y...

ÇANAKKALE GELECEĞİNİ KONUŞUYOR

Çanakkale'nin dinamikleri Çanakkale'nin geleceğini konuşuyor.

Mehmet Burhanettin Ercan

Kamu Yararına Çalışan Türkiye Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği Çanakkale Şubesi Başkanı

Biliyorsunuz 10 Nisan ‘’Polis Haftası’’ 173. Yılı kutluyoruz. Gerçekten İl Emniyet Müdürlüğü ile ilişkilerimiz çok güzel, dün mevlit icra ettik. Emniyet Müdürümüz tam kadro bize geldi. Bizi sevindirdi. Ben kendisine buradan teşekkür ediyorum. Bütün Polis Teşkilatı’nı da arkadaşlarımla birlikte kutluyorum.

1- 2018 Troia Yılı yeterince tanıtılıyor mu? Yapılan etkinliklerin, yatırımların ileriki yıllarda Çanakkale'ye artısı olacak mı?

Valla Troia 2018 programı ilk defa yapıldığı için mutlaka tam tekerrür etmiş diyemeyiz ama bir başlangıç olarak çok iyi bir hareket. Bu hareket önümüzdeki yıllarda, günün koşullarına göre, yine turizmin şartlarına göre düzenlenirse daha güzel olur diye düşünüyorum.

2- İl ve ilçeler yeterince yatırım alıyor mu? Aklınızda kalan yatırımlar nelerdir?

İlçelerle ilgili yatırımları pek bilmiyorum. Zaten hayatımızı merkezde idame ettirdiğimiz için ilçeler benim alanımın dışında kalıyor ama turizm dendiği zaman artık bir ülkenin sadece sanayi ile, sadece tarımla, sadece başka yollarla ayakta durması sıkıntı yaratıyor. Artık insanlar teknolojinin ilerlemesi, ulaşımın kolaylaşması gibi nedenlerle bir takım arayışlar içerisine giriyorlar. O arayışlarda turizm adı altında gezerek, görerek ufkunu geliştiriyor ama öyle bir şey ki turizm dendiği zaman ya da sanayi, bir ülkenin kalkınmasında en büyük faktörlerden birisidir. Bizim ülkemizde değerlendirmeye tabi tutulduğu zaman üç yanımız denizlerle çevrili diğer yanlarımız karasal olmasına rağmen tarihi zenginliği bol olan bir ülkeyiz. Bunu dünyanın başka yerlerindeki insanlar dediğim gibi gezip, görmesi bakımından uygun olduğu için ülkemizi gelip, görmelerini arzu ederiz. Onlarda bu arzuya uyuyorlar ama biz onlara geldikleri zaman gereken misafir perverliği ya da geldikleri zaman onların barınması, giyinmesi ihtiyaçlarının karşılayabilecek imkanları henüz daha arzu edilen niteliğe ulaşmış değiliz. Bu nedenle, öncelikle sanayiye önem verildiği gibi turizme de önem verilmesi gerekiyor. Hatta yine basın yoluyla da duyduğumuza göre turizmin ‘bacasız sanayi’ diye de ifade edildiğini biliyoruz. Bunun geliştirilmesi için daha yapılacaklar, kat edilecek mesafeler çok ama mesela benim kendi tespitim; bizim 1915 Savaşları’nın cereyan ettiği Gelibolu Yarımadası bildiğim bileli hep günü birlik kutlamalarla geçiştiriliyor. Örneğin büyük bir kitle geliyor, İstanbul’dan buraya geliyor, kutlamayı yapıyor, gidiyor. Bu Anzak’lar konusunda da böyle yerli turist konusunda da böyledir. Çanakkale’ye bu insanların barınması için kalacakları yerlerin mutlaka yapılması lazım. En büyük eksilik budur. Eğer turizmde faydalanılması gerekiyorsa olan mevcut oteller bu işe cevap vermiyor, verse de kifayetsiz bir cevap oluyor. Özel günlerde çok yoğunluk oluyor ve o gün başka gelenler de açıkta kalıyor. Dediğim gibi günübirlik otobüslerle geliyorlar, otobüslerle geri dönüp gidiyorlar. Her ne kadar şimdi Çanakkale’ye uçak seferleri de yapıldı, bununda faydası olsa bile yine de turizmin bir başka yönüyle gelir getirici tarafı mutlaka kalıcı olması gerekiyor. Yani gezici geldiği zaman sadece orasını görmek için gelmemeli örneğin Gelibolu Yarımadası’nın dışında Truva’mız var, Behramkale gibi turistik yerler var. Daha öte de dağ turizmine cevap verecek Kaz Dağları’mız var. Bunların elden geçirilip turizme açılması, açılmış olanların güncellenmesine ihtiyaç var diye düşünüyorum.

3- Çanakkale ili ve ilçelerinde tarım arazileri birer birer satılıyor. Bunlar çiftçiyi ve üretimi nasıl etkiler?

Benim yine şahsi fikrim; öyle bir şey ki bunu artık belediye mi? Yoksa siyasiler mi onu tam bilmiyorum. En büyük yapılan yanlışlardan bir tanesi; tarım merkezlerini yerleşime açıp, tarımı yok etmeleridir. Tarım merkezini yerleşime açmaktan ziyade yerinde dursun, birçok engebeli arazi var. Niye şehri o tarafa kaydırmıyorsunuz da hep verimli toprakları işgal ediyorsunuz, yok ediyorsunuz? Neden beton yığını yapılıyor? Ben en büyük hatayı orada buluyorum. O zaman bu siyaset böyle devam ettiği sürece, tabi ki tarım alanları yok olacak, bir zaman gelecek biz görmesek bile insanlar dışarıdan nemalanmaya başlayacaklardır. Bakın ben derneğin Kent Konseyi üyesiyim. Bundan 4-5 yıl önce Kent Konseyi toplantısına katıldım. Toplantı yapıldığı zaman daha alışveriş merkezi yapılmamıştı. Olmadan önceki durumdu, belediye bunu neden Kent Konseyi’ne getirdi ona tam anla m veremedim ama Kent Konseyin de alışveriş merkezinin olduğu yer satılsın mı? Satılmasın mı diye görüş alışverişine gidildi. O zaman satın alacak konsorsiyum elemanları sunumlarında dediler ki; ‘’ biz Çanakkale’ye yatırım yapmaya kalktığımız zaman Çanakkale’nin bu gününe değil en az 10 yıl sonrasına hitap etmek istiyoruz. Bugün yapacağımız masrafları sadece amorti edebilmek için uğraşacağız. 10 yıldan sonra kar etmeye başlayacağız.’’ Dediler. Bunların bu görüşünden yola çıktığımız zaman bir benzetme olarak söylüyorum; tarım alanları da sürekli bu şekilde beton örmeye çevrilirse herhalde 10 yıl içerisinde Çanakkale’de bir avuç toprak bile bulmamız mümkün olmayacaktır. O bakımdan tarımda da tamamen dışa bağımlı olacağız. Üretim temel prensiptir.

4- Gelibolu Tarihi Yarımada'da neler yapılıyor? Gezip görme şansınız oluyor mu?

Geçen yıl gittim.Bir de çalıştığım dönemde yani 20-22 yıl önce gitmiştim. Tabii ki iki dönem arasındaki farkı göz önüne aldığımız zaman oldukça mesafe kat edilmiş ve o mesafeye göre de güzel şeyler yapılmış ama daha da güzel olabilir. Daha da araştırmalar yapılmak suretiyle, gün yüzüne çıkmamış olan yerler insan hayatına adapte edilebilir. Orada da bir betonlaşma söz konusu, zaten sorunda orada bunu yine 20-22 yıl önce ben memleketim Ezine olmasına rağmen alanı görmüş değildim. O zaman merakla geldik, Allah Rahmet Eğlesin bir emekli öğretmen kendi çabalarıyla bölgede araştırma yapmış ve araştırma neticesinde evinin alt kısmını müze yapmıştı. Şimdi orada gördüklerimi ifade etmeye kalkarsam savaş o kadar şiddetli yapılmış ki savaşın şiddetini hava da uçuşan mermilerin bir odak noktasında birleşmesiyle muhtemelen 1 veya 1.5 kilogram civarında mermilerin kütle haline gelip yere düştüğünü gördüm o müzede. Bu savaşın gerçekten çok müthiş ve şiddetli olduğunu gösteriyor. Böyle şeylerin gün yüzüne çıkarılıp, o konuda bilgi sahibi olması, savaşın ne kadar kötü olduğunu anlaması herhalde istenir. Fakat istendiği halde kalkıpta bunu farklı yönlerden, deminde söylediğim gibi insanlar İstanbul’dan, Ankara’dan günübirlik gelip geri dönüyorlar. Sadece bir yeri görüyorlar, oysa Çanakkale’nin daha görülecek yerleri var. Bunu yapıyoruz diye de betonlaştırılırsa yine arzu edilen hedefe ulaşamayız.

5- Yakın bir tarihte Küçükkuyu - Midilli seferleri başlayacak. Bunun Çanakkale'ye katkısı olur mu? Tatilinizin bir bölümünü Midilli'de geçirmek ister misiniz?

Mutlaka isterim çünkü ekonomik şartlardan, emekli olmamızdan dolayı yurt dışına bir gezi yapamıyoruz. Ekonomik şartlara göre, gezi şartları ayarlanırsa neden gitmeyeyim? Giderim ama Midilli’ye sefer yapılması gerçekten arzu edilen bir hadise, o bakımdan iyi bir yenilik olduğunu düşünüyorum. Şartları daha da geliştirirlerse ileride katkısı çok olacaktır. Daha önce Ayvalık’tan yapılıyordu. Ayvalık’tan olduğu zaman tabii ki il sınır farkı oluşuyor ve daha çok Balıkesir yararlanıyor. Şimdi Küçükkuyu- Midilli arası olduğu zaman tabii ki Çanakkale’ye gelir getirici yönü olacaktır. Ben şöyle düşünüyorum; bugün görüp yaşadıklarım, gerek kitaplardan okuyup öğrendiklerimin ikisini yan yana getirip te hareket ettiğim zaman Türk ve Yunan vatandaşları arasında Türkiye’nin bir sorunu yok. Türklerin bir sorunu yok, sadece siyasette, tepede olan sıkıntılar var. Zaman zaman onlarda çıkar menfaati göz ettiği için menfaat çatışmasına dönüşüyor. Dönse bile yine de bir ortak nokta bulunuyor, eski düzeye geri dönüyor. Birçok yönden benziyoruz. Ben kendim Ezine İlçesi’nden olduğum halde sık sık Bozcaada’ya gider geliriz. Bozcaada daha çok Rum vatandaşları olduğu bir yer, onlarla komşuluk yapan akrabalarım vardı. Onlarla görüştüğümde yemeklerimiz hep ortaktı. Onların yemeklerini biz yapıyoruz, bizim yemeklerimizi onlar yapıyor. Aralarındaki fark sadece yemeğin salçasını fazla koymak olabilir. Siyasi krizin halklar arasında çok etkili olmayacağını düşünüyorum.

Mehmet Bayer

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026