← Ana Sayfa
Gündem

İktidar vekilleri 2018’de de kararlı

✍️ Haber Merkezi 📅 02 Ocak 2018 11:23 👁️ 0 görüntüleme

Çanakkale’nin iktidar milletvekilleri Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ve Ayhan Gider, 2017 yılında Çanakkale’ye yönelik...

''GÜÇLENEN EKONOMİSİYLE TİCARET MERKEZİ ÇANAKKALE”

Ak Parti Grup Başkanvekili, Ak Parti Çanakkale Milletvekili Av. Bülent Turan; 2017 yılının değerlendirmesini yaptığı açıklamasında; Türkiye’nin büyüyüp zenginleşirken Çanakkale’nin de önemli bir marka haline dönüştüğünü ifade etti. Turan; “Türkiye, üçüncü çeyrekte %11,1 oranında büyüdü. Bu oranla G20 ülkeleri arasında birinci olurken, Çin ve Hindistan’ı da geride bıraktı. Bu başarıda Çanakkalemizin çiftçimizin, sanayicimizin, esnafımızın, herkesin payı var. Bu tecrübeye bakarak 2018’de Türkiye’nin daha da fazla büyüyeceğini rahatlıkla ifade edebiliriz.” dedi.

2017 yılını bitiriyoruz. 2018 yılı bütçe görüşmeleri de sona erdi. Geçtiğimiz yıl Türkiye için yoğun bir dönem oldu. Genel olarak 2017’ye dair ne söylemek istersiniz?

2017 yılı, Türkiye için önemli bir milat oldu. 16 Nisan’da yaşadığımız tarihi referandumla milletimiz yönetim sistemi değişikliğine onay verdi. Milletimiz, krizler ve darbeler üreten çarpık bir yönetim sistemini tarihin çöp tenekesine attı. Bu anlamda yeni bir Türkiye’nin kapısını araladı.

Ülkemiz bu süreçte kalkınmasını devam ettirdi. 15 Temmuz darbe girişimine rağmen hem 2016’nın ikinci yarısında hem de 2017 boyunca ekonomik anlamda Türkiye büyüdü. Öyle ki Türkiye, üçüncü çeyrekte %11,1 oranında büyüdü. Bu oranla G20 ülkeleri arasında birinci olurken, Çin ve Hindistan’ı da geride bıraktı. Bu başarıda Çanakkalemizin çiftçimizin, sanayicimizin, esnafımızın, herkesin payı var. Bu tecrübeye bakarak 2018’de Türkiye’nin daha da fazla büyüyeceğini rahatlıkla ifade edebiliriz.

Kuşkusuz Çanakkale’nin önemli gündemlerinden biri1915 Çanakkale Köprüsü. Köprüde ne aşamaya geldik. Ve Köprü inşaatı tamamlandığında şehrimize nasıl bir katkısı olacak sizce?

1915 Çanakkale Köprüsü sadece Çanakkale’nin değil, Türkiye’nin sembolü olmaya aday bir köprü. Köprü sadece biz Çanakkalelerin değil tüm Türkiye’nin gururu. Daha 1984’te gündeme gelen, 1990’larda tekrar raftan indirilen ancak ekonomik olarak hiç kimsenin başaramadığı bir proje bugün hayata geçiyor. Bu bakımdan Türkiye için gurur verici bir gelişme.Geçenlerde Başbakanımızla yaptığımız Güney Kore seyahatinde muhataplarımızın bize sorduğu sorulardan biri de Çanakkale Köprüsüydü. Köprüden öyle bir heyecan duyuyorlar ki anlatılamaz. Onların bu heyecanına şahit olup, sonrasında ülkemizdeki kimi kesimlerin köprü karşıtı tavrını görünce insan gerçekten üzülüyor.

Çanakkale Köprüsü, sadece ulaşım anlamında Çanakkale’ye katkı sağlamayacak. Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgesi ile Trakya ve Avrupa arasındaki ticaret hacmini artıracak. Ulaşım kolaylaşacağı için yeni pazarlar oluşacak. Bu da başta Çanakkale olmak üzere bölgemizin zenginleşmesi anlamına geliyor. Çanakkale, güçlenen ekonomisiyle giderek bir ticari merkeze dönüşüyor. Kalkınan Türkiye’nin büyüyen şehri oluyor.

Çanakkale Ezine Gıda Organize Sanayi Bölgesi (OSB) tüm Çanakkale’yi heyecanlandıran bir proje. Geride bıraktığımız 2017’de bu projede de önemli gelişmeler oldu. Proje şu an ne aşamada? Proje tamamlandıktan sonra Çanakkale’ye nasıl bir katkısı olacak?

Çanakkale Ezine Gıda OSB, Türkiye’de bir ilki teşkil ediyor. Belki de ilk defa çiftçimiz aracılarla uğraşmadan doğrudan pazara ulaşabilecek. Bu anlamda tarım sektörü ile sanayi sektörünü bir araya getiren önemli bir proje. Çiftçilerimiz doğal ürünlerini buralarda paketleyerek, markalı, dondurulmuş bir şekilde piyasaya sürebilecekler. Bu şekilde hem çiftçimiz doğrudan pazara ulaşabilecek, hem de pazardaki tüketiciler kaliteli ürünleri kolay yoldan elde edebilecekler. Ayrıca ürünler yurt dışına da ihraç edilebileceği için ticaret hacmi de genişleyecek. Bunun dışında bu devasa proje 8 bin civarında istihdamı hedefliyor. Yani her anlamda Çanakkale’nin ekonomisini büyütecek bir projeden bahsediyoruz.

Kamulaştırmaların %90’ı sona ermiş durumda. 1/1000’lik ve 1/5000’lik imar planları onaylandı. Şu an altyapı projelerine ağırlık verilmiş durumda. Daha önceden belirlenen takvim hızlı bir şekilde işliyor.

2017’de gündeme gelen önemli projelerden biri de önümüzdeki yılın Troia Yılı ilan edilmesine dönük projeydi. Bu projenin Çanakkale’nin kültür ve turizm hayatına nasıl bir etkisi olacak?

Troia, sadece Çanakkale için ya da sadece Türkiye için bir değer değildir. Troia, dünya kültürel mirası için önemli bir değer. Dünya edebiyatına kaynaklık eden Homeros’un İlyada’sı burada geçer. Birçok tarihsel kaynakta da Fatih Sultan Mehmet’in buraya geldiği yazılıdır. Yine aynı şekilde Gazi Mustafa Kemal de 1913 yılında buraya gelerek incelemelerde bulunmuş.

1998 yılında Troia’nın UNESCO tarafından Dünya Kültürel Mirası Listesine eklenmesinin 20. yılında Çanakkalemizdeki STK’ların öncülüğünde 2018’in Troia Yılı ilan edilmesini istedik. Hem Cumhurbaşkanımız, hem Başbakanımız hem de Kültür ve Turizm Bakanımız bu çabaya destek verdiler. Önümüzdeki yıl, Troia, Türkiye’nin tanıtım fuarlarında baş yeri kaplayacak. Bu şekilde hem Troia ve çevresine yoğun bir turist akını olmasın bekliyoruz. Hem de ekonomik anlamda Troia ve çevre köylerin ekonomisinin kalkınacağını düşünüyoruz.

Assos da geçtiğimiz yıl UNESCO tarafından Dünya Geçici Kültürel Miras Listesine eklendi. Önümüzdeki süreçte Assos’u da Troia gibi daimi listeye eklemeyi amaçlıyoruz. Yine yeşilin bin bir tonunu barındıran Kazdağları, Türkiye’de fark yaratan bir turizm cennetine dönüşmüş durumda.

Çanakkale’yi sadece ulaşım ve sanayi alanlarında değil, kültür, turizm, ormancılık, tarım gibi birçok alanda kalkındırmaya çalışıyoruz. Çanakkale’nin verimli toprakları, işgücü potansiyeli, doğal güzellikleri, güçlü ekonomik yapısıyla birleşince marka bir şehir ortaya çıkıyor. Bu şekilde, Türkiye büyürken, zenginleşirken Çanakkale de önemli bir marka haline dönüşüyor. HABER MERKEZİ

GİDER; ‘’USTA YETİŞTİRİYORUZ’’

Adalet ve Kalkınma Partisi Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider gazetemizin sorularını yanıtladı. Çanakkale’nin önümüzdeki yıllarda çok daha iyi yerlere geleceğini söylen Gider;’’köydeki insanın erişebildiği devlet hizmeti şehirdekinden daha az olmayacak diye bir hedefimiz var. Sayın Cumhurbaşkanımızın hepimize talimatı var, bu anlamda da Çanakkale iyi gidiyor diye düşünüyorum. ‘’dedi.

2017 Yılı ekonomik ve siyasi anlamda sizce nasıl geçti? değerlendirebilir misiniz?

Takvim yılının ötesinde dünya ve Türkiye şuanda farklı bir süreçten geçiyor. Ne Çanakkale’yi Türkiye’den ne de Türkiye’yi dünyadan soyutlayamazsınız. Hep birlikte görüyoruz, ‘’artık 2000’li yıllardayız darbe olmaz’’ dediğimiz zamanlarda birileri darbeye kalkışabiliyor ama ‘’millet silah görürse korkar’’ dediğimiz bir memlekette de millet çıplak elle silahın karşısına da geçebiliyor, Amerika Trump gibi birisini başkan seçebiliyor ama Birleşmiş Milletler Trump gibi bir adama karşı durabiliyor, Amerika’ya karşı durabiliyor. Dolayısıyla Türkiye’de de Çanakkale’de de her gün çok farklı süreçler yaşıyoruz. Ben her ne kadar gergin gibi, her ne kadar gel gitli gibi görünse de Türkiye’nin şahlanış dönemleri olduğunu biliyorum, buna inanıyorum. Bakın Birleşmiş Milletler’deki karşı duruşu Recep Tayyip Erdoğan’dan soyutlayamazsınız. Birçok farklı akademik sebepler sayabilirsiniz ama bu işin lokomotifi varsa Türkiye’dir, bu işin lokomotifi varsa Adalet ve Kalkınma Partisi’dir, bu işin lokomotifi varsa sayın Cumhurbaşkanımızdır. Dolayısıyla bu yeni ivmenin önümüzdeki yılda da gelecek yıllarda da Türkiye için çok daha iyi şeylere vesile olacağına, dünya devleti olacağına vesile olacağına inanıyorum.

Çanakkale’ye yapılan yatırımları değerlendirebilir misiniz?(Çanakkale 1915 Köprüsü, Ezine Gıda OSB, Enerji yatırımları)

Bir kere Çanakkale, Akdeniz ve Avrupa’nın ortasında bir bölge, yani 1915 Çanakkale Boğaz Köprüsü’nü Gelibolu ile Lapseki’nin ulaşımını sağlayan bir köprü olarak görmek çok yanlış ya da ‘’ ne güzel köprü oluyor bundan sonra gemi ile geçmeyeceğiz, köprü ile geçeceğiz’’ diye düşünmek çok sığ bir bakış. Biz Almanya’dan çıkan Antalya’ya giden bir tır’ında ortasındaki bir noktayız turistinde ortasındaki bir noktayız. Dolayısıyla bizim bu bölgemiz gerek turizm açısından gerek kültürel anlamda gerek tabiat parkları anlamında çok zengin bir iliz. Köprü ve bağlantı otobanları ile birlikte çok daha değer kazanacak. Onun ötesinde gerek imalat gerek montaj sanayisinde gerekse lojistikte çok farklı bir yere geleceğiz. Şuanda görünen yüz Lapseki, Gelibolu, Çanakkale Merkez gibi görünmekle birlikte özellikle Çan, Yenice Bölgesi ben inanıyorum ki köprü yatırımı başladığı anda şuanda başladı, havuz yerleri belirlendi. Çok daha kıymetlenecek ve çok daha şekil değiştirecek. Bu arada bir 10 gün önce Danimarka’daydık köprünün rüzgar testleri yapıldı, Allah’a şükür oradan da başarı ile geçti, çok hızlı bir şekilde şuan da inşaatına başlanıyor.

Ezine Gıda Organize Sanayi Bölgesi çok önemli bir proje artık Türkiye, ‘’ ben şuraya mandıra yapayım. Ben şuraya fabrika yapayım. Ben şuraya atölye yapayım ‘’ dönemlerini geçti. 1/100000’lik çevre düzeni planı geldi. Bundan sonra bir yere sanayi tesisi yapacaksanız bunun şartları bellidir ve ağırdır. Dolayısıyla Ezine’ye yapılan Gıda OSB hem kümelenmeyi sağlayıp, orada tesis yapacak olan insanların üretim maliyetlerini düşürecek, pazarlamayı rahatlatacak, iş gücünün teminini rahatlatacak, hem de ilimizin farklı yerlerindeki gerek tarım topraklarının gerek tabiat parklarının korunmasını sağlayacak. Oraya normal bir OSB gibi bakmamak lazım, o bölgesel bir yatırımdır. Tam da İzmir- İstanbul yolunun da kesiştiği bir noktadır. Bu anlamda Ezine Gıda OSB tekrar ediyorum hem üretim kalitesi anlamında hem de maliyet düşüşü anlamında Çanakkale’li yatırımcılara çok büyük avantaj sağlayacaktır.

Enerji yatırımları, mecbur olunduğu için yapılan tesislerdir. 2000’li yılların dünyasında hiç kimse enerjisiz yaşamayı hayal bile edemez. Şöyle bir gözünüzün önüne getirin saat elektrik olmasa ne olur? Bitersiniz. Herkes şundan emin olsun, Türkiye’de kurulan her enerji yatırımı dünya da o güne kadar bulunmuş en iyi teknolojiye sahiptir. Yani hiçbir yapılan tesis bir önceki tesisten çevreyi koruma anlamında daha eksik değildir, daha fazladır. Buna hassasiyetle çok dikkat ediyoruz. Gerek ben gerekse Bülent Bey en başında söylemiştik, ‘’biz yeni bir tesis ruhsatı alınmaması için elimizden geleni yapacağız demiştik.’’ Biz bunu yapıyoruz, bizden önce verilen ruhsatlar dışında şuanda Çanakkale’de Termik santral ruhsatı yoktur ve olmayacağını da en başında taahhüt ettik. Başlayanlar ruhsatını alanlar hariçtir. Temiz enerjinin sonuna kadar tarafıyız, bakın rüzgar santralleri devam ediyor, güneş panelleri gün geçtikçe artacak bunlar devam ediyor. Madencilikte’de kriterimiz tek; dünyanın kabul ettiği değerlerin bire bir uygulanması şartı ile bunun için gerek sivil toplum kuruluşlarının, gerekse kamu kurumlarının denetimi şart, biz herhangi bir maden olsun olmasın demeyiz. Özel bölgeler vardır. Nedir? Geçen gün Gökçeada’da yaşadık, o polemiğe biz girmedik. Çünkü orada yapılan çok ucuz bir siyasi şovdu. O ilk defa gündeme gelmiyor daha önce gündeme geldiğinde de biz bunu reddetmiştik bugünde reddediyoruz. Neden? Çünkü Gökçeada’ya daha önce ‘’Slow City’’ belgesini almış bir adamız. Benim Tarım Müdürlüğümde organik ada ilan edilen ve tüm üretimini organik olarak yapan bir adamız var. Maden buna engel mi? Engel veya değil bunun psikolojik etkisi dahi bizim için kabul edilebilir bir şey değil, bundan dolayı karşıyız. Yani bu sosyolojik bir şey.

Çanakkale kalifiye eleman konusunda dışarıdan göç alıyor. Çanakkale’de kalifiye eleman yetiştirilmesi için neler yapılması gerekiyor?

Şuanda Çanakkale’de meslek okullarının sayısı her geçen gün artıyor ve kalitesi de artıyor. Özellikle endüstri meslek liselerinde bu sayı daha fazla. Üniversite ile de iletişim halindeyiz buraya kaliteli, ara eleman lafı da ne kadar doğrudur bilmiyorum ama ‘’usta’’ yetiştiriyoruz. Usta güzel bir kelimedir. Usta kelimesini de çok severim. Bir meslek lisesi çıkışlı olarak ta çok severim. Usta yetiştiren okulların sayısını her geçen gün arttırıyoruz. Sektör ihtiyaç duydukça yenilerini de açarız. Halk eğitim merkezleri de tabi bunları açıyor ama asıl olan meslek liseleridir.

2018 yılında nasıl bir muhalefet bekliyorsunuz? 16 Nisan’daki gibi bloklaşma olur mu?

Bir süredir zaten konu çok netti. Milletin tarafında olanlarla karşısın da olanlar ister istemez bir bloklaşmanın içerisine girdiler. Bunu çok net görüyoruz ve bunu kimse bloklaştırmadı bu otomatikman oluştu. Ben 2019 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin oyunu arttırarak gerek Cumhurbaşkanlığı seçiminde gerek milletvekili seçiminde süreci tamamlayacağından hiçbir şüphem yok. Nasıl bir muhalefet bekliyoruz? Bizim muhalefetten beklentimiz onların tavrına, tarzına, söylediklerine ilişkin değil bu onların kendi tercihidir. Az insaflı , az tutarlı olsunlar çok olmasını beklemiyoruz o bile yeterlidir.

Kırsal kesimin bir bileni olarak anılıyorsunuz. Çanakkale genelinde köylerin bozuk yol sorunu var mı?

Çanakkale’de mevcut köy yapısının yolları yüzde 90’ın üzerinde asfalttır. Yol işi devam eden bir süreç yani siz bu yıl 50 milyon 100 milyon para bulsanız yolların tamamını yapsanız seneye yine yol problemi vardır. Çünkü yol devamlı kullanılıp aşılan bir şey ama bizim köylerimizdeki alt yapı hizmetleri Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Gerek yol gerekse içme suyu olmayan bir köy yok yani şebeke suyu olmayan bir köy yok. Genel anlamda büyük bir sıkıntı yok ama dediğim gibi bu süreç devam ediyor. Son 4-5 yıldır biz parke taşına çok büyük önem verdik. Niye? Köy içi yollarını başka bir şeyle yapamazsınız, yollar çok dar ve eski ineklerle, atlarla çekilen arabalara göre konumlandırılmış yollardır. Buraya asfalt dökseniz suyla birlikte gidiyor ancak bunu parke taşıyla veya beton yollarla yapabilirsiniz. O anlamda köy meydanlarından başladık ama birçok köyün köy içi yolları parke taşı olmuş durumda, köydeki insanın erişebildiği devlet hizmeti şehirdekinden daha az olmayacak diye bir hedefimiz var. Sayın Cumhurbaşkanımızın hepimize talimatı var, bu anlamda da Çanakkale iyi gidiyor diye düşünüyorum.

2018 Troia yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yurt dışında ki eserlerin müzeye getirilmesi nasıl sağlanacak?

2018 yılı ''Troia Yılı'' ilan edildi. Troia, Çanakkale ve Türkiye için önemli bir değerdir. Troia, dünyanın kabul ettiği bir medeniyet. Biliyorsunuz Avrupa aristokrasisi kökenlerini Troia'ya dayandırma eğilimindedir. Bundan dolayı Troia'yı diğer medeniyetlerden çok daha fazla önemserler. Çanakkale olarakta Troia'ya sahip olmak bizim için ayrı bir gurur. Tabi bu gururun birde bedeli var. Bunuda biz ödemek zorundayız ve bunun için mücadele vermek zorundayız. 2018'in Troia yılı olmasının Troia'ya olan gerek ülke içinde gerekse dünyada ki ilgiyi arttıracağından eminim. Bunun müzeyle birlikte taçlanması da ayrı bir önem arz edecektir. Müze gerek mimarisi gerek içeriği anlamında dünyada sayılı müzelerden biridir. Buna herhangi bir arkeoloji müzesi veya etnografya müzesi olarak bakamazsınız. Yurt dışındaki eserlere gelince TBMM'de bu iş için bir araştırma komisyonu oluşturuldu. Yurt dışındaki Tarihi Eserlerin tespiti, iadesi ve bundan sonra yurt dışına kaçırılmaması için gerekli önlemlerin alınması için kuruldu. Bende o komisyonun sözcüsüyüm. O komisyon çok hızlı çalışmalarına devam ediyor. Meclis kapandı ve bu hafta sonu İstanbul Arkeoloji Müzesindeydik ve orada gerekli toplantıları da yaptık. Daha sonra Topkapı sarayı ve Ayasofya'da da incelemelerde bulunduk. Bu konu çok girit bir konu. Öncelikle bir kısım eserler onların hak iddia ettiği eserler. Diyorlar ki biz bunları parayla aldık. Bir kısım eserler var ki hırsızlıkla götürüldükleri kesin. Bir kısım eserler var ki, çok acıdır, buradan tamir etmek için götürmüşler ve geri vermiyorlar. Ama şu beni çok mutlu ediyor: Türkiye Cumhuriyeti devleti bu eserlerin hepsinin nerede olduğunun ve aşamalarının farkında. TBMM bu komisyonu kurma sebebi de dünyaya bu konuda ki ciddiyetimizi anlatmak. Şuan en fazlada Rusya'ya da sesleniyoruz. Niye? Biliyorsunuz Troia hazineleri şuan Rusya'da Puşkin Müzesinde. Orada olma sebebi de Almanlarda ikinci dünya savaşında bunları savaş tazminatı olarak almışlar. Almanlar şimdi diyor ki '' Bize iade edin'' . Bizde şimdi diyoruz ki '' Kendi aranızda kavga etmeyin, eserler bizim.'' çünkü o eserleri buradan çalan ve götüren Schliemann. Buraya arkeolog kılıklı gelen bir defineci. Dolayısıyla bu konuyla ilgili Türkiye olarak üzerimize düşen görevi yapıyoruz. İnşallah bu eserlerden bir kısmının gelmesi de bizim milletvekili dönemimize nasip olur.

Çanakkale'de ki mevcut belediyeleri başarılı buluyor musunuz?

Ezine, Bayramiç buralar şantiyeye döndü. Buralar ilk defa Adalet ve kalkınma partisi belediyeciliğiyle tanışıyor. Şu anda gidin şantiye durumunda. Hatta bazen bundan dolayı eleştiri alıyoruz. Diyorlar ki '' Her tarafı kazdınız''. Tamam da aşağıda ne kanalizasyon borusu kalmış ne de içme suyu borusu kalmış. Kim ne yapsın? Yenice'nin Veysel Bey başkan seçilmeden önce ki fotoğraflarını bir bulun, bir de şimdi ki fotoğraflarını bir çekin ve yan yana koyun. Aynı ilçe diyebilirseniz ben bir şey bilmiyorum. Daha kötü olmuş diyebilirseniz dediklerimin hepsinden vazgeçeceğim. Çan'da Abdurrahman başkan canla başla çalışıyor. Ayvacık, Ünal başkanı çok ortalıkta göremezsiniz ama şantiye elemanıdır. Gece gündüz çalışır.

Başbakan Binali Yıldırım, 2018-2020 yıllarının tasarruf yılı olacağını söyledi. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tasarruf yılı kurumlarda, ailelerde, devletlerde atılımlardan sonraki dönemlerde bir toparlanma sürecine girerler. Bu paramız kalmadı anlamında değildir. Atılım yıllarında çok fazla düzene bakmazsınız. Daha sonra bir toparlanma yılına girilir ve tekrar atılım yaparsınız. Bunu bakıma sokmak gibi düşünün. Kamu kurumları bu kadar atılımdan sonra biraz tasarrufa girmek zorundadır. Bunu çok önemsiyorum. Tabi ki tasarrufa girecekler. Kamu kurumları milletin parasını millet adına harcayan kurumlardır. Eğer millet bunlarla ilgili bir tasarruf ön görüyorsa bunu uygulamak hakları değil görevleridir. Sayın Başbakanımız da açıklıyor. İnşallah kongre için Çanakkale'ye geldiğinde de çok önemli projeleri açıklayacağını biliyorum. Yatırımları da biraz Başbakanımız açıklasın diye beklerim. Biliyorsunuz Sayın Başbakanımız bizim fahri hemşerimizdir. Daha önce defalarca Çanakkale'ye geldi. Tasarruf yatırımlarla ilgili değil harcamalarla ilgili.

Eski Özel İdarenin ve çevre binaların olduğu alanın ''Yeşil Alan'' yapılması tartışıldı. Bu konuda gelinen son durum nedir?

Orada çok net bir şey var. Şehir içerisinde yaşama alanları oluşturmak belediyenin görevidir, özel idarenin değil. Özel idarenin şehircilik görevleri belediye sınırları dışındadır. Orada tabiri caizse merkezi hükümet, valilik ve biz iktidar milletvekilleri olarak açıklamayı Bülent beyle birlikte yaptık. Gerek adliye için gerek özel idare binası için. Dedik ki gelin Çanakkale'de halk bahçesine girinti yapan binaları temizleyelim. Burada Özel İdareden başlayalım, Çocuk Sağlığı Binasından başlayalım amenna. İki binayı da biz yıkalım. Belediyeden kamulaştırma bedeli olarak bir lirada para istemeyelim. Yıkalım ve orayı parka dahil edelim ki zaten kökeni de parktır oraların. Sizde arkada iki tane küçük bina var. Hatta şuanda binada yok, arsa var. Buraları kamulaştırın dedik. Ülgür başkan anlaşılmaz yazılar yazdı. Yani ipe un sermek derler. Yorganı yokuşa sürmek derler. Bunlar bir yeri kamulaştırıp halka açmaya alışık değiller. Bunlar kamu mallarını imara açıp satmakla meşguller. 10 tane örnek verebilirim. Orası içinde park yapılması neden güçlerine gitti bilmiyorum. Niye yapmak istemediler bilmiyorum. Bir adım atsalar yeterdi ama atmadılar. Herhalde o inşaatta bugün yarın başlar. Biz sözümüzdeyiz. O arkadaki iki parsel alanı boş bırakmayı taahhüt etsin, biz iktidar milletvekilleri olarak, ben Bülent Beyin adına da burada konuşabilme yetkisine sahip olduğunu düşünüyorum. Başbakanlıksa başbakanlık, Maliye bakanlığıysa Maliye bakanlığına gideriz. O iki tane binayı yıkıp terk etmeye hazırız. Bunun daha önce örneği de Anafartalar da vardır. Belediyeden bir lira para almadan orayı terk ettik ve bakın ne kadar güzel oldu. Aynısını hemen tekrar yapabiliriz.

Caner Küpeli- Doğancan Ustabaş

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026