İsmail Akça
Umurbey Esnafı
1.) Umurbey'in gelişim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yapılan yatırımların artılarını ve eksilerini değerlendirebilir misiniz?
Geçmişle bugün arasında çok fazla fark var. Sonuçta geçmişte muhalif bir başkan vardı, hükümet farklıydı dolayısıyla yatırımlar o derece geldi. Şuandaki durum farklı hem genç bir başkan var hemde yapılan yatırımları görebiliyorsunuz. İnna gibi uluslar arası bir sanatçı geldi buraya diğerlerini saymıyorum. Yapılan yatırımlarda göz önünde, görebiliyoruz daha da birçok şey yapılacağının garantisini kendi de vererek devam ediyor. Umurbey’de çok fazla turizm yok, burada tamamen meyvecilik gelir sağlıyor. Fakat köprü projesinden bu yana Umurbey’de tarım alanlarının olduğu yere tarım city geldi. Yani 6 Haziran 2017’de Tarım Hayvancılık ve Çevrecilik Bakanlığı bitkisel üretim haricinde hiçbir şey yapılamaz şartı koymuştu. Bu iyi midir? Bence iyi, bunda bir sıkıntı yok. Bunun konulması güzel ama sıkıntı şurda; biz şunu istiyoruz; örneğin burada şeftali ve kiraz yetiştirebilirsin, devlet bunu söyleyecek, diyecek ki ‘’ ben senin şeftalini her yıl 1lira 10 kuruştan, kirazını her yıl 3 liradan alırım’’ taahhütünü verse çiftçide hiçbir sıkıntı olmayacak. Çiftçide şu sıkıntı var, Çks düzenliyorsun, Çks’ni gidip ilçe tarıma veriyorsun, devlet sana diyor ki bu senin yıllık gübre, mazot ihtiyacın, dönüm başı 100 lira veriyor. Yani çok küçük rakamlar veriyor. Bir kere mazot bide çok pahalı şeftali, kirazın yıl sonunda ne olacağı belli değil. Mesela başkanın projelerinden bir tanesiydi, yapmaya da çok uğraştı, yapamadı. Bizim burada istediğimiz, aracısız bir şekilde malımızı pazarlamaktır. Yıllar öncesinden, büyüklerimizden duyduklarımızdan bahsediyorum, buraya alıcı firma İstanbul’dan geliyor, örneğin a firması, b firması, çiftçi gidiyor malını veriyor. Bu yine var ama en azından belediyenin yapmış olduğu bir yer olsa veya desteklediği bir yer olsa ya da Tarım Bakanlığı’nın desteklediği bir hal şeklinde bir şey olsa çok farklı olur. Çünkü, buradan bir kasa şeftali yollamaya çalışıyorsun 1,5 lira nakliyesi var, indirmesi, bindirmesi derken 3 lira zaten gidiyor. Sonra insanlara kalan parada kendilerini bir daha ki yıla hazırlamak için yetmiyor.Biz kendimizi bir sonraki yıla hazırlayamıyoruz. İşin özü çiftçi büyüyemiyor, aslında en büyük saygıyı çiftçinin görmesi gerekiyor. Şu anda en az saygıyı çiftçi görüyor.
UMEY markasını nasıl görüyorsunuz?
Umey markamız var, başkan onu çok tanıtmaya çalışıyor, tanıtıyor da, bizim için bir şey yapan insan iyidir. Bizim burada kiraz ve şeftali önemli onları tanıtması bile, bir yerde göstermesi bile bizim için yeterli. İlk önce kendi değerlerimize sahip çıkması çok güzel.
2- Önümüzde ki 5 yıl içerisinde Umurbey hangi alanda fark yaratacaktır? (turizm, sanayi,tarım,eğitim)
Bana sorarsanız Umurbey her geçen gün gelişiyor, bir şekilde gelişiyor. En basiti söyleyeyim; Umurbey’de uçmayan bir tane çocuk kalmadı. Türkiye’nin her hangi bir köyüne gidip, kaç kişi uçtu diye sorsanız çok cüzi cevaplar alırsınız. Umurbey’de 300’e yakın çocuk uçtu. Çocuklar bu heyecanı yaşadı, görmesi gereken şeyleri görüyorlar. İşin aslına bakarsak kültürel olarak gelişiyoruz ama tarımda geriye gidiyoruz. Maddi olarak köprünün gelmesi bize çok büyük kazanç sağladı, yerler çok değerlendi ama şu var yerini satan değil, elinde tutan daha çok kazanıyor. Bu ne getirecek diyecek olursanız, ilerde kötü sonuçları da olacaktır. Tarım ileride bitebilir, niye? Her geçen gün tarım alanları satılıyor, buraları alan insanlar tarım işlerini yapmaya bilir ama Umurbey tarım konusunda gerçekten çok bilgili, bir ağacın yetişmesi konusunda suyu olsun, gübresi olsun çok bilgili bir yer ama söylediğim gibi ileride ne olur şuan da tahmin edemiyorum. Şuan için önümüzü görmek çok zor.
3.)Ulaşılabilirlik yönünden değerlendirdiğinizde 1915 Çanakkale Köprüsü ilçemize nasıl katkı sağlayacaktır?/sağlamayacaktır?
Köprü Umurbey’e her şeyi kazandıracaktır. Öncelikle burayı büyütecek, ister istemez büyütecek yani biz istemesek te Umurbey büyüyecek. Düne kadar Umurbey Altı dediğimiz yerde arsaları 8-10 bin liraya alabiliyorken şuanda 100-120 bin lira arası değişiyor. Bunda köprünün, başkanın orada yaptığı festivalin çok etkisi var. Tabi ileride ne kadar negatif etkileyecek onu bilemiyorum. Mutlaka her şeyin bir artısı, bir eksisi olacaktır ama biz artısının fazla olacağını düşündüğümüz için bardağın dolu tarafını görmeye çalışıyoruz. İleride nüfus artınca 10 bin nüfusun alt yapısı yapılabilir. Neden? Bizim burada arıtmamız vs. miz var bunun altından kalkılabilir. Biz fakir bir belediye değiliz, belediyemizin imkanları var zaten hükümetle ede aynı doğrultuda gidiyoruz. Yani ileride nüfus artarsa çok sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. İnsanlardan dolayı sıkıntılar olabilir ama insanlarında globalleşmesi gerekiyor, hep aynı ortamda değil çeşitli insanlarla iletişime geçerek, değişik kültürlerle kaynaşması gerekiyor. Şuanda Umurbey’de bir işçi sıkıntısı var bunu dışarıdan insanlarla karşılıyoruz. Şuan da burada diğer kültürlerden birçok insan bulunuyor. Umurbey her gün göç alan bir yer, sürekli inşaat yapılıyor bu nedir? Bir göç alıyorsun ki bunlar yapılıyor, göç alan yer gelişmekte olan yerdir. Geçmişe bakarsak esnafın durumu biraz daha iyi tabii ki alım gücü git gide azalıyor ama emlak sektöründe esnaf iyi durumda. Bizim kayıplarımız burada bir orta okulumuz var, okulda çalışan personel var yani memur kategorisin de çalışan birçok insan var bu insanlar ailesi ile birlikte 100 kişilik bir grup oluşturabiliyor. Aslında bu insanların buradan çıkmayıp ta burada kalmaları daha iyi bir katkı sağlar. Benim öğrencilik yıllarımda bütün öğretmenlerimiz burada yaşıyorlardı. Şimdi bu yok, öğretmenlerin hepsi akşam olduğu zaman Çanakkale’ye gidiyorlar. Bu bir sistemdir, insanlar burada kalırlarsa aldıkları aylıkları da burada harcayacaklar demektir. Bu da direk olarak esnafı etkileyecek bir şey, esnaf etkileyince de bir kalkınma olacaktır. Esnafın her gün biraz daha iyiye doğru gittiğini düşünüyorum.
4.)Türkiye gündeminde Çanakkale'nin de içerisinde olduğu birçok ilin Büyükşehir veya Bütünşehir olması var. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Büyükşehir konusuna ben çok iyi bakmıyorum. Neden? En basitinden kendimden örnek vereyim, bir yer satacağım belediyeden raiş bedel almam gerekiyor, burada benim 5 dakikamı alıyor. Büyükşehir olunca Lapseki’den almaya başlayacağım, buradan Lapseki’ye gidip gelmenin belli bir maliyeti var, işlerimiz biraz daha yoğunlaşacak. Belediye’de çalışan personelle zaten abi- kardeş gibiyiz, herkes birbirini tanıyor. Şimdi oraya gideceğiz sıkıntılar artacak. Bunları bir şekilde yaşayacağız ama ben büyük veya bütünşehir olma taraftarı değilim çünkü Umurbey köy olacak. Şuan da çıkın çöp arabası ayrı topluyor, insanların kapısının önünü süpürüyor, yarın bunlar olmayacak. Artık çöp arabası 3 günde bir mi? 5 günde bir mi gelir bilemiyorum. Nüfusun yükselmesini ön görüyorlar, belki de daha da fazla artacaktır. Her geçen gün bir şekilde ilerleyecek, tabi bunlarla ne şekilde baş edilecek bilmiyorum. Ben bütün şehir olmasına karşıyım. Şuan için halkında bu konuda bir bilgisi olduğunu düşünmüyorum ama zaman geçtikçe halk illa ki bilinçlenecektir zaten bu konuda bilgilerde verilecektir.
Umurbey’in en çok ihtiyacı olan şey aracısız bir şekilde meyvesini satmasıdır. Umurbey’in buna ihtiyacı var. Alacak kişi malını gelip buradan alacak, yani yerinden alacak. Aynen Manisa’da olduğu gibi veya birçok yerde olduğu gibi olması gerekiyor. Üretici ile satan arasında çok fark var, örneğin şeftali kilosu 1 liraya bizden çıkıyor, İstanbul Hali’nde 3 lira, manavda 5 lira oluyor. Bu aradaki farkın en azından yüzde 20’si üreticiye gelse, üretici rahatlayacaktır. Sonuç itibariyle üretene her yerde saygı gösterilmesi gerekiyor, meyve olur, teknoloji olur vs. üreten değerli olması gerekiyor ama üretici bunu göremiyor.