← Ana Sayfa
Gündem

Hedef: 2023, Bayramiç, Bahadır Yasa

✍️ Haber Merkezi 📅 18 Aralık 2017 11:35 👁️ 1 görüntüleme

Çanakkale için hizmet yarışı

Bahadır Yasa

Agrida Tarım ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

1.) Bayramiç'in gelişim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yapılan yatırımların artılarını ve eksilerini değerlendirebilir misiniz?

Biz geleli aşağı, yukarı 10 yılı buldu, ilk geldiğimiz zamana nazaran çok büyük bir fark var. Yani en azından bizim köyümüzde iş bulamadığı için çekipte büyükşehirlere giden değil de mecburiyetten gidenleri gördük. Mesela bir arkadaşımızın kayınpederi vefat etti, Bayramiç’in içinden evi vardı. Onlar mecburen Bayramiç’te babasının yerine geçmek zorunda kaldı. Bu taşımalı eğitimden dolayı her yerde okul yok çocuklar okul çağına gelince bizim civarımızda da okul olmaması sebebiyle insanlar Çanakkale’ye gitmek zorunda kaldı. Bunlar dediğim gibi ailevi zaruretten, eskiden toprağımda mahsulümde para etmiyor falan diye göç vardı benim gördüğüm kadarıyla o azaldı. Hatta tam tersine bizim eski muhtarımızın oğlu köye geldi. Bizle beraber köye gelen başka arkadaşlarımız var, yatırım yaptılar. 6 tane mimar arkadaşımız geldi, bizden arazi aldılar oraya ev yapacaklar. İyi uygulamalara geçildi, ben biraz uyanış gördüm. Örneğin bizde sarı buğday keşkek yapmak için hayırlarda falan kullanılır. Gidiyorlar tüccardan gdo’lu alıp kullanıyorlar. Ben il köye geldiğim zaman senin ürünün verimi kaç falan diyorlardı ama hem İstanbul’a hem de Gelibolu’ya onlar 70 kuruşa verirken benim 5 liraya verdiğimi görünce herkes ekmeye başladı. Hatta ben ekim yaparken komşudan bir çuval buğday istedim ‘’yok satmam’’ dedi. Su kullanmayı öğrendiler, yazın dönüşte hayvanlarla işleri olduğu için hortumu bahçeye atıyorlar, su öylece boşa akıyor. Dolayısıyla yazın bir de su kıtlığı oluyor, depolar bitiyordu ama sayemizde damlama sulamayı öğrendiler. Mesela bir çift birisi inekleri, birisi keçileri getiriyor aynı anda da akşam dönüşte bostanın sulanması gerekiyor dolayısıyla şimdi damlama sulamayı evlerinin bahçesine koydular gelince açıyorlar, zaten saatte belirli miktar veriyor. Sabaha kadar unutsalar bile bir kayıp olmuyor. Orada bir faydamız olduğunu düşünüyorum. Her sene kapıları yeniden yapıyorlardı çünkü, tahtadan, ahşaptan yapıyorlar elementlere maruz kalınca yağmur, çamur kapılar çöküyordu. Her sene yeniden ağaç kesip kapı yapılıyordu. Hurdalıktan demir alıpta tavuk telinden nasıl sabit kapı yapılır onu gösterdik. Şimdi bütün köyün kapıları mavi demir oldu. Renkli anti pas olduğu için boya sürmeye gerek kalmadan kapıların hepsi mavi oldu. Dışarıya açıldılar, doğum, takas şenliklerine katıldılar, ellerinde kalmış ürünleri değerlendirmeyi öğrendiler. Biz mesela ısırgan otlu ekmek yapıp içine keçi peyniri koyup şenliklerde nasıl satıyoruz onu gördüler. Hepsi bir şeyler yapıp kazandılar. Bizim Avrupa Birliği ve Turizm Bakanlığı’ndan agredde olmamız nedeniyle yurt dışından gönüllülerimiz, hocalarımız geliyor. Bu sayede dışarı açılım oldu. Kaz Dağları’nın denize bakan yüzünde arazi çok pahalı, Bayramiç’e bakan tarafında parseller çok daha ucuz olduğu için bizim izlediğimiz İstanbul, Ankara, İzmir’den gelip ya buna gönül vermiş kişiler ya da şehirlerden bunalıp gelmiş, yerleşmiş kişiler var. Bizim gibi dernekleşeni var veya direk aile olarak gelip yerleşeni var. İyi bir mozaik oluşturduğunu düşünüyorum. Bayramiç Belediyesi’nin yaptığı çalışmalar, ilave soğuk hava depoları, meyvenin daha güzel korunup verilebilmesi sayesinde ben son 10 yıl içinde faydalı işler yapıldığını, ileri gittiğini düşünüyorum. Tabi biz her şeyi görmüyoruz ben kendi çerçevemden ne gördüysem onu söyleyebilirim. Bir de genç bir Ziraat Odası Başkanımız var, çok çalışıyor yani siyasi partiler üstü çalışan bir insan. Tüysüz beyaz şeftalinin ‘’Bayramiç Beyazı’’ diye tescil edilmesi, elma üzerinde çalışıyordu sonuçlandırdı mı bilmiyorum ama bunların yapılması Bayramiç’in bir haritaya konulması çok önemli bir iş diye düşünüyorum. Bizim doğum, takas şenliklerini oraya getirmemiz kendisini desteklememiz bir de sanırım Bayramiç ilçe tarım ve müdürlükte çalışan ziraat mühendisi arkadaşlar olarakta şanlı olabilir. Çünkü orada mesela bir mühendis arkadaşımız var, Türkiye’de çok örneği olduğunu düşünmediğim 8 kuyuyu birleştirip Ayvacık’ın orada organik et üretimi yapıyorlar. Duyduğum kadarıyla şimdi kilosu kaç paradır bilmiyorum ama İstanbul’da Perşembe günü geliyormuş geldiği gün bitiyormuş. Dolayısıyla böyle girişken devlet memurları da olduğu için çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Biz mesela bahçecilik vs. ile ilgili dış ülkelerden 5 kişi getirdik, Belediye Başkanımız olsun, memurlarımız olsun bize arka çıktılar, kaymakamımız, belediye başkanımız eğitimimize kadar gelip ziyaret ettiler, otobüs tahsis ettiler, çocuklarımızı gezdirdik, ilçe tarım hepsine bir konferans verdi. Bence bunlar çok hoş şeyler. Devlet bürokratları genellikle daha nasırlaşmış , belli kalıpların dışına çıkmayan olurlar ama Bayramiç bu yönden daha mı şanlı yoksa her yerde böyle midir? Onu da bilemiyorum.

2.) Önümüzde ki 5 yıl içerisinde Bayramiç hangi alanda fark yaratacaktır? (turizm, sanayi,tarım,eğitim)

Bayramiç’in en büyük şanslarından bir tanesi bence eski bir yer ve devlet büyüklerinin eşinin oralı olması, kendisinde ürünlerinin olması burayı çok önemli bir yer yapıyor. Mesela bir arkadaşımız var Türkiye’de çok az yerde olan bir şeyi yapıyor belki 3-4 kişiden birisidir. Mehmet Demiroğlu topraksız askıda tarım yapıyor. Gittik, ziyaret ettik muhteşem bir tesisi var. Yani böyle girişkenlerin bulunduğu yerde ben çok daha ileri gideceğimizi düşünüyorum. Yalnız turizm açısından mesela Evciler vs. gibi turistik bölgelerde felaket bir gece kondu yapılaşması var. Bayramiç’in içinde bir konak var, tarihi bir konak, mahkemeden bir arkadaş geliyor, açıyor, kapatıyor ama bir sorumlusu yok. Sadece o konağın üzerindeki çalışmaları bile görmeye bir sürü insan gelebilir. Belediye kendine eski bir konağı restore etti oraya geçti, bence çokta güzel oldu. İnşallah diğer binalara da böyle ilgi gösterilirse sadece onları görmek için insanlar gelebilir. Çünkü daha önce anladığım kadarıyla Avrupa Birliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı tarafından yürüyüş parkurları yapılmış. Dolayısıyla Bayramiç’in bütün her yerinde köylerde dahil kaplıcalar var. Buralar tanıtılıp gösterilirse iyi şeyler olabilir. Ben önümüzdeki 5 yıl içerisinde tarım ile zaten otomatikman ileri gideceğini düşünüyorum çünkü Bayramiç bütün o havzanın merkezi durumunda, çiftçiler için, köylüler için diğer ilçelerde yaşayanlar için bir merkezdir.İnsanları eli yüzü düzgün, saygılı, hoşgörülü bir yer dolayısıyla tanıtımlar yapılsa günü birlik turlar olur, hafta sonu oteller dolar, yani yapılabilecek bir sürü iş var ama tabi bunlar için ne gibi bir plan, proje yapıldı, yapılacak o hususta bir bilgim yok.

3.) Ezine'ye yapılacak olan tarıma dayalı Organize Sanayi Bölgesi, Bayramiç'i nasıl etkileyecektir?

Bana kalırsa böyle bir yapılaşmanın Bayramiç’e çok yardımı olur, araları 24 kilometre, o taraftaki bu yapılaşma sayesinde Bayramiç onlara baz ve dayanak olup hatta kendine onların sayesinde pazar bulmuş olabilir. Ezine peyniri güzel tamam ama Bayramiç’te yapılan kuru keçi peyniri vs. gibi ürünlerin kalitesine çok az kimse erişebiliyor. Belki Ezine Gıda Organize Sanayi Bölgesi sayesinde Ezine’nin peynirde tanınmış olmasını kullanmak suretiyle o üretimde artabilir. Dolayısıyla bence oradaki bir kalkınma Bayramiç’i hem baz alabilir hem de ondan sonra ana asfalt yok, limana yakın, Çanakkale yolunda olması sebebiyle Bayramiç’i de peşinden sürükler götürür diye düşünüyorum. Ben çok fazla yarar sağlayacağını düşünüyorum.

4.)Ulaşılabilirlik yönünden değerlendirdiğinizde 1915 Çanakkale Köprüsü ilçemize nasıl katkı sağlayacaktır?/sağlamayacaktır?

Benim o açıdan pek ümidim yok, zaten yapılacak köprüyle Çanakkale-Çan arasındaki yollar bu gayeyle iyileştirildi, diğer yollarda çalışmalar devam ediyor ama o köprünün ana yapılış amacı zaten Avrupa’dan giren ağır kara trafiği yani kamyonlar, otobüsler, tırlar vs. nin durmadan İstanbul’a vurup İstanbul’dan dağılması yerine, Anadolu’ya İstanbul üzerinden gidecek olanın Ege Bölgesi ve İç Anadolu’nun Güney kısmına dağılacak olan trafiğin bu tarafa aktarılıp buradan dağıtılması İstanbul’daki o muazzam kalabalığın kaldırılması amaçlanıyordu. Ama bunlar büyük transit yollar ben oradan gelecek bir trafiğin herhangi bir turistik amaçlı Bayramiç ve civarına bir kazanç getireceğini sanmıyorum. Ne olacak? Küçükkuyu tarafına, Edremit istikametine doğru gidişte trafikte büyük bir rahatlama yaratacaktır. Dolayısıyla Yeşil Yurt önündeki 9 kilometrelik virajlar kaldırılıyor, orada bir kamyonun arkasına takılıp kalıyordunuz 9 kilometre bir saatte bitmiyordu. Şimdi onlar olmayacak o ağır trafiktekiler kendi yollarına yukardan geçip devam edecekler. Dolayısıyla sahil kısmı da rahatlayacak onlara büyük faydası olacak, direk olarak orayı ziyaret etmeye gelen orayla ilgili olan kimseleri alacak, çok büyük bir faydası olacaktır diye düşünüyorum ama bu dediğim turistik anlamda birisi Bayramiç’e gelecekte şurada, burada alışveriş edecek veya oraya para bırakacak anlamında hiçbir faydası olacağını düşünmüyorum. Deniz mahsulleri, et ve et mahsulleri, hayvani gıda gönderip gelen insanlar için o açıdan bir faydası olabilir fakat yani oraya Bayramiç’e faydası olabilmesi için İstanbul veya Ankara’dan geliş olması lazım yani Bayramiç direk Yunanistan’dan, Bulgaristan’dan, Balkan Ülkeleri’nden birinden mal alıp ta burada kullanan, işleyen, faydalanan bir yer değil. Dolayısıyla Avrupa’dan gelecek trafiğin daha süratli gelmesinin pek büyük bir katkısı olacağını zannetmiyorum.

5- Ülkemizin bir çok yerinde olduğu gibi şehrimiz sınırları içerisinde de yapılan, yapılması planlanan maden çalışmalarına nasıl bakıyorsunuz? Kısaca değerlendirebilir misiniz?

Böyle bir yatırıma hiç gerek yok biz zaten daha önce Agrida Turizm Derneği olarak , Yeniköy- Bayramiç, Kaz Dağları Koruma Derneği, Çanakkale Platformu olarak bunların hepsine karşı çıktık. Birkaç kere de Çed raporları için harekete de geçtik Sayın Çanakkale Belediye Başkanı’da bu hususta gelip bize destek verdi. Tahmin ediyorum bu bizleri aşan yukarıda yapılmış bazı anlaşmalar gereği illaki yapılıyor. Şimdi Balaban’ın oradaki civarda bir tane altın faaliyeti devam ediyor bu bütün bölge için büyük bir felaket demek yani çünkü bu kilometrelerce hava ile taşınan bir şey siz oraya havuz yapıp etrafını korusanız bile onun buharı yeter. Bakın termik santral Çan’ın orada, o termik santral yapıldığından beri bizim hiç oraları görmeyen mikro iklimi olan vadilerde bile kavaklar kurudu, kestaneler meyve vermez oldu o kadar uzaktan bile etkileniyor. Bu gelecek altın tamamen zarar verecek şimdi millet seviniyor iş bulacağız gibi ama bu insanlar seni kalifiye çalıştırmıyorlar, onlar zaten ekibiyle birlikte geliyor sen ancak çöpü çekip sun taşıyorsun. Daha önce de bu girişim oldu bizim köye de geldiler ölçümler yapıldı ama bizim orası uygun görülmedi. Dolayısıyla çekip gittiler. Orada bir zehirlenme mevzu bahis olduğu için insanlar tarlalarını kullanamayacaklar, hayvanlarını besleyemez olacaklar ama insanlar bu uzun yıllar sonra olarak diye düşünüyor. Onun için bir şey diyemiyorum.

6.) Türkiye gündeminde Çanakkale'nin de içerisinde olduğu birçok ilin Büyükşehir veya Bütünşehir olması var. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çanakkale’nin şuan ki yönetimi çok adil ve memleketini seven kişilerden oluştuğu için çok iyi olur diye düşünüyorum. Çanakkale için iyi olur büyür ama örneklerini görüyoruz. Büyükşehir gelip bütün ilçelerin hazinelerine el koyduğu için hepsi hizmetlerini vermekte son derece zorlanıyorlar. Yönetimler aynı görüşte değilse açıkçası sürünüyorlar. Böyle büyük sıkıntılar var ama ben yerel idare, özel ,idare, bu siyasi konularda uzman olmadığım için sokakta gördüğümü aktarıyorum. Bence bu bölge için kötü olacaktır. Yani büyükşehir belediyesi gelirlerine el koyup onları kendilerine mahkum edeceği için hizmet veremeyeceklerdir.

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026