Sorularını yanıtlayan Şahinoğlu Kasap Sahibi Şahin Işıldak: ’’İnsanların maddi durumu yetersiz olduğu için halk et alamıyor’’ dedi.
Şahin Işıldak: ‘’Şuanda ki halkın alım durumuna göre normalde etin 40 lira olması gerekiyor. İnsanların maddi durumu yetersiz oldu için Halk et alamıyor. Etin 3-4 lira aşağıya inmesi tezgahtaki rakamları da 3-4 lira aşağıya çekmiyor. Et çok değişken bir fiyata sahip. Yaklaşık 1 ay içerisinde 2 lira düşüp 4 lira yükselebiliyor. O anda etin bulunma ihtimaline göre, fiyat değişken olduğu için kasaplarda tezgah fiyatlarında oynama yapamıyor. Çünkü halk tepki gösteriyor.’’
‘’Et üreten kişiler şu anda zarar ediyor’’
‘’ Köylü ve halk zarar ediyor. İthal gelen etler yüzünden köylünün ürettiği et oranları daha da düşecektir. Devlet yurt dışından ithal et getiriyor ve büyük marketlere sattırıyor. Kasaplara bunun satışını yatırttırmıyor. Bizler köylüyle çalışan insanlarız. Kasaplar olarak Türkiye’nin kendi etini satan kuruluşlarız. Türkiye’nin etini sattığımız içinde 28-30 liraya kesilen etin kdv vs. eklenince bize maliyeti 45 lira çevresinde oluyor. Bunun üzerine de kasap kendi payını koyup satış yapıyor. ‘’
‘’Türkiye’de ithal et satışı da yapılırsa; üretici yemini, samanını her şeyini planlıyor ve 50 kuruş düşmesinde bile büyük sıkıntılar yaşayacak’’
‘’Buğday, arpa, gübre gibi üretimde kullanılan bir çok unsur var. Bunların fiyatı sabitken hatta yükselirken et fiyatı düşerse üretici büyük sıkıntılar yaşayacaktır. Burada yerli üreticinin de düşünülmesi ve aradaki dengenin kurulması gerekiyor. Bu denge sağlanamazsa insanlar üretim yapmayacaktır.’’
‘’Türkiye’de et ırkı hayvan üretilmiyor’’
‘’Simental denilen bir ırk var. Her iklim koşuluna dayanıklı olan bir hayvan ve kolay hastalanmıyor. Bu ırk en çok Avusturya’da üretiliyor. Bu ırk Türkiye’ye getirilirse ve çiftçilere uygun miktarda dağıtılırsa veya bunun üretimini yapmak isteyen kişiler alıp yetiştirirse ülkemiz için büyük kazançlar ortaya çıkacaktır. ‘’
‘’Türkiye’de ki buğdayın, arpanın, yulafın ülkemizde yetişen hayvana yetmesi lazım’’
‘’Gübrelerimiz çok yüksek miktarlara satılıyor. Mazotu çok pahalı alıyor. Yemlerin maliyetinin yüksek olmasında mazot ve gübrenin de payı var. Devletin bunların düzenlemesi gerektiğini düşünüyorum. Eti tek bir kolda konuşmak düşünmek doğru değil. Et sadece hayvan besleyip kesmek değil. Sadece kasaplar veya kesenler veya köylü kazanmıyor. Az önce dediğim gibi buğday üreten çiftçide kazanıyor. İlaç yapan eczacıda kazanıyor. Gübre satan işletme kazanıyor. Bunun gibi bir çok konu var. O yüzden devletin bunları düzenlemesi gerekiyor. Çanakkale’de ki et tüketimi, şehirde ki kişilerin yaş oranına göre ülke seviyesindedir diye düşünüyorum. Çanakkale’de öğrenci sayısının da fazla olmasından dolayı et tüketim oranı düşüyordur diye düşünüyorum. Öğrencinin alım gücünün düşük olması ve et fiyatlarının da yüksek olması öğrencinin et alımını zorlaştıran etmenler. ‘’ dedi. Gülgün Çetin