Evlerde EBA üzerinden eğitim devam ederken, öğretmenlerin ve öğrencilerin yaşadığı sorunlar arttı. Öğretmenler evlerini sınıfa çevirirken, durumu olmayan öğrenciler ise derslerine uzak kalıyor. Eğitim-Sen Çanakkale Şube Başkanı Yasin Hacımusalar, öğretmenlerin mesai kavramının kalmadığını belirterek; “Öğretmenlerin mesai kavramı kalmamıştır. Yıllardır sistemin esnek çalışma diye dayattığı şeyi pandemi gerekçe gösterilerek artık eğitim çalışanlarının hepsi esnek çalışmaya geçmiştir. Pazartesi sabah saat 09.00’da başlıyor Cumartesi günü akşam saat 21.00’a kadar gece de bazen 12-1’i bulana dek öğretmenler öğrencilere hem ders hazırlığı yapıyor hem de sunum yapıyor. Buda mesai kavramının ortadan kalktığını gösteriyor. Akşam yemek saati yok, öğlen yemek saati yok hatta öğretmenlerin aileleriyle birlikte oturdukları akşam sohbetleri, yemekleri bile ortadan kalkmış durumda. Yani burada özellikle öğretmenlerin okullar evleri oldu, derslikler odaları oldu, yazı tahtası mutfak dolabı oldu. Öğretmenler her taraf eğitim materyallerine dönüştürdüler bunun üzerinden en sağlıklı eğitimi öğrencilere sunmaya çalışıyor” dedi.
“Geriye dönüş var”
Pandemi süreci içerisinde öğretmenlerin haklarında gelişme olmadığını, geriye dönüş olduğunu ifade eden Hacımusalar; “Öğretmenlerin çalışma anlamı ciddi anlamda zorlaştı ama bu arada ekonomik ve özlük haklarında herhangi bir gelişme yok geriye dönüş var. Ek ders ücretlerinde bu kadar emeğe karşı ciddi bir kayıp var. Haftada bir gün okullara çağrılmaları farklı bir sorunu ortaya çıkarıyor yani pandemi koşullarında bulaş zinciri kırılsın derken öğretmenlerin haftada bir gün okula çağırılması, okul ortamında bir araya gelmesi böyle bir hedeften de uzaklaştırıyor. Öğretmenler okul sonrasında tekrar aileleriyle çocuklarıyla birlikte olacaklar. Bu nedenle okula bir gün gelmesi de doğru değil. Bu en azından alınan tedbirler kapsamında öğretmenlerin okula gitmesinin kesinlikle engellenmesi gerekiyor.” diye konuştu.
“Fırsat eşitsizliği iyice derinleşti”
Uzaktan eğitim ile eğitimde fırsat eşitsizliğinin arttığına dikkat çeken Hacımusalar; “Milli Eğitim Bakanlığının açıkladığı verilere göre öğrencilerin %65’i derslere cep telefonlarıyla ulaşıyor. Cep telefonu şu anda askeri ücretliye veya normal bütçeli birisi için lüks bir araç ki bir ailede 2-3 çocuk varsa normal bilgisayar ile erişim sağlanmıyor ise mutlaka cep telefonu ile daha sağlıklı oluyor. Ulaşım ve iletişim cep telefonuyla daha güvenli oluyor bu yüzden cep telefonuna yöneliyorlar. Cep telefonu olmayan, evde televizyonu olmayan, internet yapısı olmayan çocuklar haziran ayında lise giriş sınavına girecekler. Üniversiteliler YKS’ye girecekler ve aynı sorular ile karşılaşacaklar. Aynı sorular üzerinden bir üst öğrenim kurumuna devam edecekler. Burada eğitimde fırsat eşitsizliği iyice derinleşti.” ifadelerini kullandı.
“Ciddi bir haksızlık olacak”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın uzaktan eğitim derslerine erişenlerinde erişemeyenlerinde aynı sınava gireceğini açıkladığını ve bunun haksızlık olduğunu belirten Hacımusalar; “Bütçen ve ekonomin var ise iyi bir öğretim alacaksın. Ekonomik durumun kötü ise işçi isen çiftçi isen bundan sonra işçi çiftçi ol diyorlar. Sen okuyup da büyük adam olma diyorlar sistem bizi oraya doğru yönlendirmeye başladı.Uzaktan eğitimde sınav düzeyinde de ciddi bir haksızlık olacak. Bakanlıkta yaptığı açıklamada bütün konularda hem üniversitede hem lise giriş sınavında öğrencileri sorumlu tutacağını açıkladı. Öğrenciler derslere ister erişsin ister erişmesin öğretmenin yüzünü ister görsün ister görmesin ben bütün konulardan öğrencileri aynı sınava tutacağım diyor.” dedi.
“Çocuklar teknolojiye mahkûm oldu”
Uzmanlar çocukların telefon ile fazla vakit geçirmelerini önermez iken, pandemi dolayısıyla çocuklar teknolojiye bağımlı bir hale geldi. Bu bağımlılığın olumsuz etkilerinin ilerleyen zamanlarda ortaya çıkacağını dile getiren Başkan Hacımusalar; “Ben rehber öğretmeniyim, teknoloji bağımlılığından bahsediyorduk. Çocukların günlük 2-3 saat telefon ile zaman geçirmesini doğal karşılarken, daha fazlasının risk oluşturacağını söylerken beden sağlığını, ruh sağlığını bozan bir yapı ve gündüz saat 09.00’dan akşam saat 12.00’ye kadar çocuklar sürekli telefonlar ile iletişim halinde bu ciddi bir sıkıntı yaratıyor. Bu bağımlılık ileriki zamanlarda yani uzaktan eğitimin olmadığı zamanda yine alışkanlık olduğu için istenmeyen, yaşına uygun olmayan birçok görsel ile karşı karşıya kalma durumundalar. Belki de şu anda yaşıyorlar. Bunlar ile ilgili henüz bir araştırma da yapılmadı, sağlıklı bir sonuçta alınmadı. Bunun zararı ileride çıkacak, belki de telafisi mümkün olmayan bir duruma yol açacak.” ifadelerini kullandı.
Enishan Keskin