← Ana Sayfa
Gündem

GLADYATÖR DÖVÜŞLERİNİN KAYIP PARÇASI (17.12.2020)

✍️ Haber Merkezi 📅 17 Aralık 2020 12:01 👁️ 0 görüntüleme

Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de Troya’da gladyatör dövüşlerinin yapıldığına dair önemli bir kanıt olan gladyatör rölyefi bulun...

Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri Kumkale Köyü’nde rölyef ve sütun tamburu yakalamıştı. Troya Ören Yeri'nin yakınlarında yer alan Kumkale Köyü’nde N.G.'ye ait evde yapılan aramada bulunan rölyef müze ekiplerince incelendi. Retiarius sınıfı gladyatör tasviri olan rölyef araştırmacılar tarafından M.S. 1'ici yüzyıla, yani yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu belirlendi.

Konuya dair görüştüğümüz Troya Müzesi Müdürü Rıdvan Gölcük, “Rölyef bir hikayeninparçası” dedi.

‘GLADYATÖRLERE DAİR BİLGİLER GENELDE STELLERDEN ALINIR’

Gladyatör rölyefinin Troya’ya ait olduğunu kaydeden Gölcük, “Biliyoruz ki Troya'da gladyatör dövüşleri yapılıyordu. Bir yazıda diyor ki 3 gün sürüyordu gösterilerde dövüşler” dedi.Gladyatörlerin varlığına ilişkin kanıtların genellikle mezar stelleri olduğunu ifade eden Gölcük, “Biz mezar steli, mezar taşı buluruz. Ama bu mimariyi süslemekte kullanılan rölyef. İki ihtimal var. Birincisi tiyatroda, ikincisi gladyatörlerin dövüş eğitimi aldıkları ludus adı verilen okulların duvarlarını süslemek için kullanılıyor olabilir. Ama Troya’daludus okulları olmadığını biliyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘COLLEZYUM DÖVÜŞLER İÇİN İNŞA EDİLMİŞTİ’

Gölcük, gladyatör dövüşleri için, “Roma İmparatorluğu’nun başkenti Roma’da amfi tiyatrolar inşa ediliyordu. Örneğin şuan günümüze kalan collezyum, gladyatör dövüşleri için özellikle inşa edildi” dedi. “Asya'da, küçük Asya’da, Anadolu'da gladyatör dövüşleri Batı'daki kadar tutmuyor, Çok büyük bir kan vahşet olduğu için çok ilgi görmüyor muhtemelen” diye konuşan Gölcük, inşa edilmese de var olan tiyatroların dönüştürüldüğünü söyledi.

‘VAHŞİ HAYVAN SALDIRMAMASI İÇİN DUVAR ÖRÜLDÜ’

“Tiyatronun ilk üç, dört basamağı iptal edilip, zemin kazınıyor. Tiyatronun ortası aşağı doğru düşürülür. Seyirci ve dövüş yapılacak yer arası bir duvar inşa ediliyor” diye konuşan Gölcük, “ Vahşi hayvan gösterileri, gladyatör ve hayvan dövüşleri oluyor. Bu gösteriler sırasında hayvanların seyircilere sıçramaması için duvar örülüyor” ifadelerine yer verdi. Gölcük, “Gladyatör rölyefi büyük olasılıkla Troya tiyatrosuna ait bir parça” dedi

‘YARALILARA HEMEN MÜDAHALE EDİLMİŞ’

Gölcük, gladyatör dövüşlerinin bölgede yapıldığına dair, “Parion'da da gladyatör dövüşleri için özel bir nokta. Mevcut tiyatrosunda dövüş yapılıyor. Parion’da gladyatör dövüşlerine ilişkin ortaya çıkan iki tane mezar steli var. Tiyatro duvarlarında gladyatörler kavga halindeyken, dövüşürken işlenmiş, taşın üzerine çizilmiş grafitiler var. Birde yazıtlar var” dedi. Tiyatro kazılarında genelde tıp aletlerine sıkça karşılaşılmadığına dikkat çeken Gölcük, “Parion tıp aletlerinin çok çıktığı yer tiyatro kazısı. Gladyatörler dövüş sırasında yaralandığında hemen o anda tıbbi müdahale yapılmış” sözlerine yer verdi.

‘8 ZAFER KAZANDIM’

Gölcük, AlexandriaTroas Antik Kenti’nde gladyatör dövülşerinin yapıldığına dikkat çekerek, “Hatta burada ölmüş bir Retiarius var. Bizim bulduğumuz rölyefle aynı sınıfta bir gladyatör. Mezar stelinde ‘8 zafer kazandım’ diyor” ifadelerine yer verdi. Gölcük, ayrıca Assos tiyatrosunun da ilk basamaklarının iptal edilerek korunma basamakları yapıldığını hatırlatarak, “Böylece vahşi hayvanların zıplaması engelleniyor. Bölgedeki gladyatör oyunları geçmişe var olan örnekler, yazıtlar ve bizim örneğimizden yola çıktığımızda da örneğimizin M.S. 1 yüzyıla ait olduğuu tarihleyebiliyoruz” sözlerine yer verdi.

‘FESTİVAL GİBİ DEĞERLENDİRMEK LAZIM’

Gölcük, bulunan Retiarius sınıfı gladyatörün benzerlerinin de olduğunu kaydederek, “Müze koleksiyonunda, kandillerin üzerine işlenmiş gladyatör tasvirleri, çoğunluğu Parion'dan gelmiş olan pişmiş toprak figürünleri var” dedi. “Bunu sadece gladyatör dövüşü olarak da düşünmemek lazım güçlü bir gösteri kültürü var” ifadelerine yer veren Gölcük, “Belki festival gibi değerlendirmek lazım. Bölgedeki kentlerden köylerden bu gösterileri izlenmek için geliniyordu. Büyükçe bir festival havası esiyor” diye belirtti.

GLADYATÖR DÖVÜŞLERİ BİÇİM DEĞİŞTİRDİ

Gölcük, gladyatör dövüşlerinin günümüze de yansıdığını kaydederek, “Spor gösterileri bakımından güreş ya da vahşi hayvan gösterileri açısından deve güreşleri. Gösterilerin biçim değiştirerek bugünde sürdüğünü görebiliyoruz. Formu, biçimi farklı ama o spor geleneği devam ediyor” sözlerine yer verdi.

‘BÖLGEMİZDEKİ İLK GLADYATÖR RÖLYEFİ’

Gölcük, stil karşılaştırmasını nasıl yaptıklarını, “Anadolu'da bizim bölgemizde doğrudan bulunmuş Retiarius rölyefi yok. Hatta bizim bölgemizde ortaya çıkan gladyatör rölyefi yok. Farklı kaynaklardan karşılaştırıyoruz” sözleriyle anlattı. “Muğla Müzesi envanterinde ve Efes'te gladyatör stelleri yoğun. Heykeltıraşlık anlamında da tarihlemek açısından stil kritik yapabiliyoruz” sözlerine yer veren Gölcük, “Retiarius sınıfı gladyatörleri sınıflandırmak kolay. Retiarius sınıfı gladyatörler kask takmazlar. Kafaları çıplaktır. Bacaklarında ekstra bir koruma yer almaz. Rakiplerinin üzerine ağı attıktan sonra fuscina ile müdahalede bulunuyor. Bizim rölyefimizin üzerindeki gladyatörde bir ağ ya da mızrak yok. Retiarius denilen gladyatörlerde ‘manica’ denilen ve kalbini koruyan sol koluna kadar uzanan bir zırh vardır. Çünkü hareket kolu sol koludur. Sol kolu rakibine en yakın yerdir. Gladyatörler arasında manicayı sol koluna takan tek gladyatör bu. Diğer gladyatörler sağ koluna takar” ifadelerine yer verdi.Retiarius sınıfı gladyatörlerde balıkçı ağı olduğuna dikkat çeken Gölcük, “Bizim rölyefimizde bu yok. Diğer tüm kıyafet, biçim, duruş hem gladyatörün türünü tespit açısından hemde yüzyılı tespit açısından kolaylık sağlıyor” diye konuştu.

HİKAYENİN BİR PARÇASI DAHA BULUNDU

Gölcük, “Mezar stelleri var ama rölyef tek şimdilik. Rölyefler film sahnesi gibidir. O karelerden birini bulduk. Sağında solunda hikayeyi anlatan başka rölyeflerde olması gerekir. Bir başka gladyatörü tanıtıyor olabilir, karşısında mücadele ettiği gladyatörün rölyefi olabilir. Akıp giden başka kareleri olmak zorunda” diye konuştu.

‘HEYKEL VE RÖLYEFLER ÖNCEDEN RENKLİYDİ’

Gölcük, rölyefin üzerinde boya kalıntısı olmadığını kaydederek, “Bizim bugün gördüğümüz bembeyaz mermerlerin, rölyeflerin, heykellerin hepsi kendi döneminde boyalıydı. Rölyefin üzerinde herhangi bir boya kalıntısı yok. Üzerinde renk kalabilen örnek çok az. Hava şartları nedeniyle, boya bozuluyor” diye konuştu.

‘ÖNEMLİ VERİLER BİRİKTİ’

Gölcük, “Troya ilişkin önemli somut verilerden birisi bu. Troya'da gladyatör tasviri bilmiyorduk. Bu açıdan önemli” dedi. “Koleksiyonumuzda Troas Bölgesi'ndeki gösteriler konusunda önemli veriler birikiyor. Uygun zamanda, uygun şartlarda müzede ‘Troas Dönemi Spor Gösterileri’ diye bir geçici sergi hazırlayıp Troas bölgesindeki bu kültürü anlatmamızı sağlayacak. İyi veri oluştu elimizden” dedi.

‘DEVŞİRME MALZEME’

Gölcük, ören yerleri dışında bulunan arkeolojik kalıntılara dair, “Bölgedeki köylere bakarsak, Kalafat, Çıplak, Tevfikye, Kumköle gibi köylerde cami, ev inşa edilirken Troya kenti taş ocağı gibi kullanılırdı” dedi. Taşların sökülüp dağılabileceğini hatırlatan Gölcük, “Buralardan taşlar sökülüp her yere dağılabiliyor. Her antik kent etrafında, bu hadiseler gelişebiliyor. Bu malzemelere devşirme malzeme deniyor. Bu da olduğu noktan taşınmış, kullanımı değişmiş malzeme anlamına geliyor” dedi. Yüzyılardır devşirme malzemelerin farklı alanlarda kullanıldığını kaydeden Gölcük, “Cami duvarında da görebilirisiniz. Çeşmenin yapımında görebilirsiniz. Bin yıllardır böyle kullanılıyor. Orijinal yerini tespit edebilmek konusunda da çeşitli izleri takip ediyoruz. Rölyefte Troya ören yerinden çıkmış ve gitmiş eserlerden birisi. Bir şahıs bulmuş. Ama bu bir şeyi değiştirmez. Tarihi eser bulunduğu takdirde 3 gün içinde gerekli kuruluşlara bildirmek zorunda. Aksi takdirde kaçak olacaktır” ifadelerine yer verdi.

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026