Eceabat Belediye Başkanı Adem Ejder, dün bir bugün iki demeden 2019 seçimleri hedefini Çanakkale Belediye Başkan adayı olarak açıkladı. Çanakkale Ak Parti teşkilatında böyle bir şey ilk defa oluyor. En erken adaylığını açıklayan isim olarak tarihe geçti Ejder.
Sanırım biraz hızlı hareket etti çünkü Ak Parti’nin temayülleri diğer partilerden farklı. Esas olan kriterler ve istişarelerdir. Ejder kendine biraz daha zaman tanıyıp, parti işleyişi hakkında bir şeyler kazanıp da çıkış yapsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Tabi bu işler biraz da kader kısmet.
GEÇEN HAFTADAN
Siyasette yoğun bir haftayı geride bıraktık. Geçen haftaya damgasını vuran Kordon Boyuna asılan bez parçası ve Türk Bayrağı oldu. Çanakkale’den taşıp Türkiye’nin gündemine oturdu. Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın isim vermeden ‘Utangaç PKK ağzı’ diye eleştirdiği CHP Milletvekili kim diye merak edilirken CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek çıkıp, Ak Partili Turan’ın sözlerine sert tepki verdi.
İşte bu yanıtla birlikte başlayan tartışmalar Ak Parti Danışma Meclisi toplantılarına taşındı ve en son CHP’nin kalesi olarak bilinen Gelibolu’da ‘Utangaç PKK ağzına’ büyük bir tepki vardı.
CHP’li Erkek’in basın toplantısı dışında sosyal medya hesabından yaptığı göndermeler ve atılan twitler üzerinden PKK’yı Ak Parti ile ilişkilendiren polemikler devam etmiş olmasaydı belki çok daha farklı düşünce doğurabilirdi ancak CHP’li vekilin, PKK yaftasından kurtulmak için karşı tez olarak geliştirdiği slogan kamuoyuna pek de inandırıcı gelmedi. Çünkü meclis kapatılmadan önce genel kurul salonunda HDP ile birlikte ‘silahlar sussun ölümler olmasın’ diyerek beyazları simgesel kullanımı henüz hafızalardaki tazeliğini koruyordu. Erkek, mecliste beyaz kurdele taktı mı o konuda emin değilim fakat peş peşe aynı slagon ve renk kullanımı ‘tesadüf mi’, diye sormadan geçemiyor insan..
Ak Partili Turan’ın geçen hafta ‘Kaktüs’ hatırlatması vardı ki, bu da çok tartışılacak gibi.
Ajanslar kaktüsü farklı yönlere çekip habere dönüştürdü ancak kısmen haklılık taşısa da geniş çerçevede değerlendirmek lazım diye düşünüyorum. Siyasetin kaktüs şehveti belirli tek bir isim veya iki üç ile sınırlarsak Çanakkale merkezdeki siyasi gelişmelere gözlerimizi kapatmış oluruz.
Üç beş şakşakçının gazına gelen sadece Ak Parti’nin büyük ağabeyleri değil ki. O kadar çok örnek sayabiliriz ki, gerçekten emeklilik köşesine çekilmiş nice siyasiler var aramızda.
Büyük resimde değerlendirme iddiam da bu nedenlere dayanıyor.
Ak Parti dışında da çöldeki kaktüsün dikeninden çok şehvet duygusu oluşturan suyuna kendini kaptırmış çokça isim var.
Sayın Turan’ın ortaya koyduğu bu tanım herkesin ne kadar kaktüs yaprağı yiyeceğine bağlı.
Ortaya karışık bir şey.
Kim ne kadar alırsa.
Mönü zengin yani…
GELİBOLU’DA CHP
Hafta sonu Gelibolu’daydım. Ara sıra gittiğim her yerde yaptığım gibi Gelibolu’da da siyasi tansiyonu ölçmeye çalıştım. Bir zamanlar sağın, son iki seçimde de solun kalesi haline dönüşen İlçede insanlar çok mutlu değil. Özellikle İlçe esnafı yerel yönetimden yakınıyor. Kolaylaştırıcı anlamında götürülen bireysel taleplerin dikkate alınmadığını, son yıllarda kaldırılan festivalin yarattığı ekonomik olumsuzluk ve birlikte iş yapma kültürünün iflasından bahsediyor.
Belediyenin hala bir asfalt planeti kuramadığını, cadde, sokaklarda kullanılan taşların dışarıdan satın alma yolunun halkın sırtına yüklenen büyük maliyet oluşturduğunu oysa hemen karşıda Lapseki’de bu işlerin hem belediye eliyle çözümlendiğini, hem de katılım payı alınmadığına işaret eden birçok insana rastladım.
Biraz da siyasi işlerle ilgilenelim, neler olup bitiyor Gelibolu’da?
CHP İlçe yönetimi, belediyeye yakın ancak Faik Göksel’in İl yönetiminde yer almasından rahatsız gibi bir görüntü konuldu önüme. Gelibolu CHP’nin halkçı, sokağın sesi olan Arif Taş gibi isimlerin dışlanma gibi birer operasyonel durumla karşı karşıya olduğu söyleniyor. Taş, çocukluk arkadaşım. Gelibolu halkının gönlünde ister sağcı, ister solcu fark etmez, belli saygın yeri olan isim. Gelibolu’da kimsesiz, yaşlı insanların ‘kara çocuk’ diye hitap etikleri kalbi ak ve yardımseverlikle dolu. Böyle bir ismin siyasi iç çekişmelere kurban etmek Mustafa Özacar ve İlçe yönetiminin sonunu hazırlayabilir. Kapatılamaz diye bakılan fark gün gelir öyle bir kapatılır ki, tıpkı Bülent Turan’ın kaktüs tanımı gibi.
İlçe gelişmiyor. Yine birçok insan Lapseki’deki son bir yılda yaşanan değişime dikkate çekiyor. Yerel yönetimin ilçeye gelen bakanlara, iktidar partisine karşı çektiği siyasi set yüzünden İlçenin çok şey kaybettiğini anlatıyor birebir konuşmalarda. İlçe için önemli ihtiyaç olan tam donanımlı itfaiye aracının Gelibolu’ya kazandırılmasında Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın büyük emeği bulunduğunu ama bu aracın teknik donanım montajları yapıldığı sırada belediye başkanının çıkıp yerel medyada barut gibi açıklamalarla eleştirmesini ‘haksızlık’ olarak nitelendiriyor.
Medya demişken. İlçede birçok gazetecinin özgür bir şekilde işini yapamadığını da buraya not olarak düşmekte yarar var. Bırakın yerel hizmet eksikliklerini eleştirmeyi CHP’nin muhalif kanadına sayfalarda yer vermek bile büyük cesaret işi.
Gelibolu’yu CHP’nin kalesi konumundan çıkarmak için Ak Parti’nin tıpkı Eceabat örneğindeki gibi kıyı portresini oluşturacak isimlere ihtiyacı var. MHP’nin bugünkü çizgisini eleştirenleri de yanına çekebilir ise 2019 Ak Parti’ye hiç de uzak değil. Çünkü hükümet yatırımlarını Gelibolulular yakından takip ediyor.
Çünkü CHP içeride ciddi sarsıntı geçiriyor.
Düzeleceğe de benzemiyor.