Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine konuşan HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş, skandal bir açıklamada bulunarak "Biz PKK´yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz" demiş.
Buyurun Çanakkale’deki havariler.
HDP için pilav dağıtanlar. Hadi çıkın skandal açıklamayı bir de siz değerlendirin.
Bu fütursuz açıklama hakkında ne düşünürsünüz öğrenelim.
Halkların demokratikliğini haykıranlar, hadi çıkıp konuşun.
Yazıp çizdiklerinizi bir de sizlerden sesli dinleyelim.
Bırakın şarkı dizileri gibi nakarat yapmayı.
EV SAHİPLİĞİ
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen ‘Büyükelçiler Buluşması’, Çanakkale’nin tanıtımı açısından da önemli bir fırsat oldu. Kültürel ve tarihsel değerlerin tanıtımı kadar yöresel ürün tanıtımı açısından da bir fırsattı diye bakıyorum. Hacim olarak belki ihraç edeceğimiz çok envanter yok elimizde ancak tat açısından belki de etki edici bir şey yapabilmişizdir diye düşünüyorum.
Bu tespitimden sonra şöyle bir eleştiri gelebilir; madem yeter hacim yok neyi pazarlayacağız?
Aslında püf noktası bu. Kaliteyi pahallıya satabilmek. Zaten Çanakkale’nin ‘tarımsal sanayi’ diye biçtiği vizyon da bu değil mi? Tonlarca malı bırakalım başkaları satsın ancak o tonlara bedel değeri ,bizler az miktardaki ürünle elde edebiliriz.
Bu arada ‘Hoş geldin’ tanışma kokteylinde Çanakkale Valisi Hamza Erkal’ın yaptığı konuşma etkileyici idi. Kentin tanıtımı açısından, Türkiye’nin vizyonu olarak, her iki amaç için de belli mesajlar verildi. Büyükelçilere, 15 Temmuz kalkışmasında Türk halkının ortaya koyduğu cesaretin Çanakkale’deki 1915 ruhu olduğunu anımsatan Vali Erkal’ın sözleri, gerçekten dış dünyaya kendimizi ifade etme adına çok etkileyici oldu.
Her cümlesi öylesine vurgulayıcı ki, büyükelçilerin etkilendiğini kokteyl boyunca sürdürülen samimi sohbetlerde de net bir şekilde ortaya konuldu.
Teşekkürler TİM, teşekkürler sayın Vali.
ÇANAKKALE BİANELİ
Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın hafta sonu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım öyle ses getirdi ki, resmen ‘neler oluyor’ dedirtti.
Turan’ın paylaşımı aslında bugüne kadar pek çoğumuzun fark etmediği bir gerçeği ortaya koyuyor. Bu gerçekte kim kiminle ne ilişki içinde olduğunu görmemiz açısından da faydalı. 40 yıllık demokrat kim, bunu görmemizi ve bilmemizi sağladı.
Çanakkale Bienali. Bu yıl 5.si yapılacak. Ak Partili Turan, bienalin genel sanat yönetmeni ile ilgili bir ipucu veriyor. Diyor ki, 15 Temmuz kalkışmasında darbeyi destekleyen paylaşımlar yapan yönetmenin hem Çanakkale ruhuna ters düştüğünü hem de sanatçıya hakaret olduğunu söylüyor. Ve arkasından bir de çağrıda bulunuyor “bienale yer, mekan yada sponsor desteği verecek olan kurum kuruluşlar kararınızı gözden geçirin.”
Bienalin belli bir katkı bütçesi var. Bu bütçenin darbe destekçilerine gitmemesi için bir uyanış olarak görmek lazım sayın Turan’ın çağrısını. Bugüne kadar iyi niyetle ‘destek verip yardımcı olayım” diye düşünen insanların kandırılmaması için bir uyarı. Ha illa da ‘yok kardeş ,beni ilgilendirmez, vereceğim’ diyorsa kendi bilecekleri bir şey.
Çanakkale Belediyesi. Her ne kadar bienali farklı bir yapı tarafından organize edildiğini söylese de bu işin bizzat göbeğinde. Mayıs ayında İstanbul’da yapılan tanıtım toplantısını hatırlayın. Kimse cambaza bak cambaza diye rol yapmasın.
İhanetin içinde olamayız.
YİNE İHANET
Hafta sonu yüreğimize yine şehit korları düştü. 3 ayrı şehirden gelen 11 şehit haberi gerçekten bir kez daha teröre lanet yağdırmamıza neden oldu. Şehitler diyarı Çanakkale nedamet içersinde karşıladı 11 şehidimizin acı haberini fakat birileri terör saldırılarına karşı hala barış güvercinin peşinden koşuyor.
Güvercinin tek kanadında uçtuklarının farkında değil. Vatan toprağını ellerimizle teslim mi edelim beyler tek kanat üzerinde uçmaya devam etsin diye.
İhanete seyirci mi kalalım?
Terörle mücadeleyi bırakıp da Bayramiç tepelerinde üzüm bağları mı kuralım?
İhanet şebekeleriyle pasta mı keselim?
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜNE
Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü sayın Zülküf Memiş’e açık mektuptur bu yazı.
Adres değişikliği nedeniyle çocuklarının okul naklini yaptıramayan velilerin talebidir. Okul Müdürü olarak veliye “istediğin yere git şikayet et. Milli Eğitim Müdürü de ne, bakana git şikayet et’ diye rest çeken bazı okul müdürlerinin bu fütursuz çıkışını dile getirmedir.
Sayın Memiş, okullardan gelen şikayet dilekçelerine bir göz atın lütfen.
Turgut Reis İlköğretim Okulundan gelen öğrencilere farklı gözle bakan okul müdürlerini Milli Eğitim camiasından ayıklama anlamında önemli o dilekçeler.
Ayrımcı kafalar, birlik beraberlik ruhumuzun içinde birer virüstür unutmayalım.
Milli Eğitim bu tiplerden arındırılmalı sayın hocam…