Kaleninsesi WEB TV üzerinden Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu ‘Not Defteri’ programı, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulünün 100. Yıldönümü nedeniyle özel yayın yaptı. Canlı olarak yayınlanan programa konuk olan Yazar Şair Nurduran Duman; “İstiklal Marşı sadece kurtuluş savaşı için değil şimdi içinde esin ve kuvvet alıp yolumuza devam edeceğimiz bir şiirdir.” dedi.
Öncelikle son ödülünüz olan ‘2020 İpek Yolu Uluslararası Şiir Ödülleri Altın Deve Şiir Ödülü’ aldığınız ödül için Kaleninsesi Gazetesi adına kutlamak isteriz. Sizin için bu ödüller ne anlam ifade ediyor?
Yaptığım işin görünür olması ya da taktir edilmesi kıymetli. Ödüller görünür olmak açısından önemli ve itekleyici. Yaptığın işe daha da inanmanı sağlıyor. Uluslararası gelen ödüllerde Türkçe'nin kıymeti açısından insanlara Türkçe'nin güzelliğini ulaştırmak açısından da kıymetli.
‘GEÇİLMEYEN TEK DENİZ’
Çanakkale'nin sizin için nasıl bir önemi var?
Çanakkale hem şair olarak hem de birey olarak 'Dur Yolcu' demek. Geçilemeyen tek deniz demek. Güzel insan demek. Yunus Emre demek. Türküler ve elma bahçeleri demek. Arı ve duru şekilde yaşayan tertemiz insanların yurt sevgisinin bir anda dağ gibi olması, Çanakkale Türkiye'nin ve Türk kültürünün emniyeti. Her şey orda başlar, orda başlayamaz. İyi ki varız. Çanakkaleliler iyi ki var.
‘DİL ŞİİRİN KADERİDİR’
Türkçe ve şiir üzerine düşünceleriniz neler?
Şiir sanatı, çok olanakları olan, insanı sınırsızlığa yakın bir sanat. Bazı dillerde şiir sanatı için şans olabiliyor. Türkçe neredeyse sınırsız olanaklarıyla şiir sanatına çok uygun ve çok fırsatlar verebilen bir dil. Binlerce yıl önce sanki bir kurultay toplanmış da, kurallarını koymuş, sözcüklerini yaratmış gibi. Çok güzel bir dil. Şiirin ihtiyacı olan ritim karşılığıbüyük ünlü, küçük ünlü uyumları, ses uyumları gibi yönler tamamlıyor. Sözcük zenginliği ayrı. Anatomik bir dil. Konuşurken çok rahat konuşuyoruz. Yabancı dillerden aldığımız sözcükleri Türkçe'nin şartlarına göre uyarlayıp kullanıyoruz. Devrik cümle kullanabildiğin için dizelerde kırılmalar yaratabiliyorsunuz. Anlam katmanları yaratabiliyorsunuz. Dil şiirin kaderidir. Şiirin ana malzemesi, temel taşı olan Türkçe'nin içinde girdikçe, Türkçeye olan hayranlığım arttı. Artmaya da devam ediyor. Uluslararası platformlarda şiirlerimi Türkçe okurum. Okuduktan sonra insanlar yanıma gelir ve Türkçe'nin bu kadar güzel odluğunu bilmiyorduk derler. Bir şair olarak iyi ki Türkçe'nin içine doğmuşum. Bizim kültürümüz ne ise dilimiz de o. Çok cömert. Geleni, ihtiyaç duyanı, dışarı yollayan bir kültür olmadık. Dilimiz de öyle. Sözcüğü alıyor ve eklemeli özelliği nedeniyle kelimenin sonuna ekleme yaparak kendisine mal ediyor. Türkçe, kelimeleri alır, kabul eder, dönüştürür. Erkeği, kadını, canlıyı, cansızı eşit tutar.
Mehmet Akif Ersoy'un şiirlerini ele alacak olursak, imgeleri hakkındaki düşünceleriniz neler?
Çok büyük bir değerimiz. Kıymetini bildiğimiz ve bilmeye devam edeceğimiz bir değer. Eğitimli bir şairdir. Bilimsel yaklaşımları vardır. O dönemde milletimize o kuvveti de veren bir şiir olmasının yanı sıra bilimsel de yaklaşır. O dönemdeki medeniyetin ne durumda olduğunu da söyler. Aynı zaman da yaşadığı dönemdeki edebiyatta kullanılan Türkçeyi değil de halk Türkçesi'ni seçmiştir. Türkçeyi halk dilinde kullanır. İsterse serveti funun edebiyatının gerektirdiği gibi kullanır. Türkçe'nin türlü hallerine hakim bir şairimiz. Sadece Türkçeyi tercih etti. Konusuna göre sözcüklerini seçmekte. Kendisini sınırlandırmıyor. İstiklal Marşı'nın tek tek dizelerini incelesek bize sonsuza dek yetecek iteklenme ve kuvveti buluruz. En önemli yanlarından birisi 'Korkma' demesi. Atatürk'ün de bir sözü var; “Arkadaşlar! gidip, Toros dağlarına bakınız, eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiç bir güç ve kuvvet asla bizi yenemez”İstiklal Marşı'mızda “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak/Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak’ dizeleri yer alır. Bu dizeler ve Atatürk'ün sözleri, bilimsel olarak bakıldığında da hakikati söyleyen, binlerce yıldır devletler kuran büyük bir kültürün çocuklarıyız biz. Bizim karakterimizi belirlemesi gereken şu dizeler var, "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım/ Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” dizelerini de bizlere güç, kuvvet ve kendini bilmek adına alabiliriz. Bilimde, sanatta, her türlü başka alanda insanın var olduğu, ekonomi de siyasette üretimin gerektiği tüm yerlerden bu dizelerden de esinlenip yola çıkabiliriz. İstiklal Marşı sadece kurtuluş savaşı için değil şimdi içinde esin vekuvvet alıp yolumuza devam edeceğimiz bir şiirdir.
“SÖZÜN SİHİRLİ GÜCÜ VAR”
Şiir aynı zaman da toplumun yansıması mıdır?
Sözün gücü var. Söz sihirli bir şey. Sözün bir tür sihirli gücü vardır. Şiir ise bu sözün en damıtılmış ve kuvvetli kullanıldığı hal. Bu nedenle bir gücü var. Şiirin birçok yönü var. Yansıtır, yüklenir, taşır, anlatır, söyler. Sadece hikaye anlatmaz aynı zaman da gösterir, işaret eder. Sezgileri, duyuları, dürtüleri harekete geçirir. Birçok özelliği olduğu gibi toplumlar için de uyandırıcı, aydınlanmacı tarafları açığa çıkartan özelliği ve taşıyıcı özelliği vardır. İyileştirdiği gibi, sağıltır. İnsanın, okurun, toplumun ihtiyacı ne ise şairler şiirlerle ona karşılık verir. Bazen şiir öldü mü diye sorulur. Şiire hiç bir şey olmaz. Çok sapa sağlam bir sanat alanıdır.
Usta şair Akif'in diğer eserleri hakkında ki görüşleriniz neler?
Ne yaptığını çok iyi bilen bir şair. Türkçeyi ne şekilde nerde kullanacağını çok önemsiyor. Üniversite okumuş, eğitimli de bir şair. Olup bitenleri ve dünyayı da iyi okuyor. Daha çok vatan, inanç, kültür, birlik ve beraberlik konularında yazıyor. Türkçeyi çok seven ve haşır neşir olan biri olduğum için, Akif'in Türkçe ‘ye olan özenini çok önemsiyorum. Bazı eserlerinde daha iyi anlaşılması için sanırım, karşılıklı konuşmalar kullanıyor. İstiklal Marşı'nı kendisine ait olarak görmüyor ve toplu eserleri arasına almıyor. İstiklal Marşı, hepimizin diye düşünüyor. Şair hassasiyetleri olan, entelektüel diyebileceğimiz bir şairimizdir. Büyük bir değerimizdir. Kendisine her zaman teşekkür edeceğiz, saygıyla anacağız. Bize çok güzel bir İstiklal Marşı bırakmıştır.
Usta şair Akif gibi şairler günümüzde de yetişir mi?
Her zaman yetişiyorlar. Atilla İlhan geldi. Bu dünyadan Melih Celil Anday geçti. Nazım Hikmet geldi geçti. Günümüzde mutlaka bizim aramızdan kalacaklar olacaklar. Biz büyük bir toplumun ve kültürün en kıymetlilerden birine dahiliz. Bu kültür mutlaka büyük şairlerini üretmeye devam edecek.
Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mıdır?
Teşekkür etmek isterim öncelikle. İstanbul’dayım. Uzun yıllardır önce üniversite için gelmiştim ve doğduğum ilçe olan Çan'ı da ziyaret edemiyorum. Çan'da doğdum ve Çanakkale'de Anadolu Lisesi'ni okudum. Akşamları çıkar, dur yolcunun karşısında gezintiler yapardık. İngilizce pratikler yapmak için insanlar bulurduk. Çan ve Merkez olmak üzere tüm Çanakkale Bölgemize selam söylemek ve teşekkür etek isterim. Oradaki türküler, oradaki insanın güzelliği, insanların yaşadığı Yunus Emre kültürü ve tüm diğer güzellikler için, o toprakların bana verdiği esin ve besin için herkese teşekkür ederim.
Damla Yeltekin