← Ana Sayfa
Gündem

Erkek; “Sadece bir kişi istiyor diye barolar bölünemez!” (02.06.2020)

✍️ Haber Merkezi 📅 02 Haziran 2020 19:22 👁️ 3 görüntüleme

CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Genel Merkezde düzenlediği...

CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek yaptığı açıklamada; “Gündemimize geçmeden önce bilgileriniz üzere Güney Kıbrıs’ta bir camiye menfur bir saldırı gerçekleşti. Fail ya da failler umarım ivedilikle yakalanır ve yargılanırlar. Dünyanın hangi köşesinde olursa olsun tüm ibadethaneler, tüm inançlar kutsaldır ve onlara saygı gösterilmelidir. Siirt’te askeri aracımızın geçirdiği üzücü bir kaza sonucunda iki şehit verdik, yaralılarımız var. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Bugün Ahmet Arif ve Orhan Kemal’in ölüm yıldönümü, yarında Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümü. “Haziran’da ölmek zor” diyerek onları da saygıyla anıyoruz” dedi.

“Demokrasinin özgürlüklerin güvencesi bağımsız ve tarafsız yargıdır” diyen Erkek; “Bir ülkenin, bir devletin dünyada güven ve itibar duyulmasının temel sebebi de bağımsız ve tarafsız yargıdır, hukuk devletidir, özgürlüklerdir. Bugün maalesef Hâkimler ve Savcılar Kurulu eliyle yargı ele geçirilmiş durumda. Tarih boyunca iktidarlar yargıyı ele geçirmeye çalıştıklarında, yargıyı ele geçirdiklerinde, yargı denetiminden uzaklaştıklarında demokrasi ve hukuku da yok ediyorlar. Evet, bugün Hâkimler ve Savcılar Kurulu yürütmenin tahakkümü altında, çünkü Hâkimler ve Savcılar Kurulunu bir kişi belirliyor, meclisteki çoğunluğuyla ve kendi atamalarıyla. Yargıtay üyelerinin tamamı Hâkimler Savcılar Kurulu tarafından belirleniyor. Danıştay üyelerinin dörtte üçü Hâkimler Savcılar Kurulu tarafından belirleniyor, dörtte birini de Cumhurbaşkanı seçiyor. Danıştay’dan ve Yargıtay’dan gelen üyelerle Yüksek Seçim Kurulu oluşuyor. Anayasa Mahkemesi’nin 15 üyesinin 12’sini Cumhurbaşkanı seçiyor. Yani Hâkimler Savcılar Kurulu eliyle doğrudan ve dolaylı olarak yargı ele geçirilmiş durumda. Bugün yaşadığımız ağır sorunların ve krizlerin temelinde yatan da bu. En önemli sorunumuz bu. Mevcut sistemde maalesef bu sorunu ağırlaştırıyor. Bugün ele geçirilmiş yargının kurucu unsuru olan, adaletin sacayağından biri olan barolar, diğer tüm meslek örgütleriyle birlikte ciddi tehdit altında. Her zaman söylediğimiz gibi adalet halkın ekmeğidir. Adalet olmazsa havasız kalır insanlar, adalet olmazsa ekonomik büyüme de olmaz. Aş, iş, ekmek de olmaz. Siz adaletin sacayağı olan sav, savunma, karar üçlüsünden birini zayıflatırsanız, bölerseniz, kırarsanız adalet çöker. O sacayağının üzerindeki adalet yok olur. Baroların ve meslek örgütlerinin ciddi sorunları var. Örneğin Türkiye’de, ülkemizde adil yargılanma olup olmadığını anlamak için herkes duruşma salonlarına baksın. Adalet Bakanlığı duruşma salonlarını nasıl düzenliyor, kim nerede oturuyor? Bugün müvekkiliyle avukat, sanıkla avukatı yan yana dahi oturamazken siz baroları dizayn etmeye kalkıyorsunuz. Baroları bölmek istiyorsunuz. Tüm meslek örgütleriyle beraber, baro seçimlerine müdahale ediyorsunuz” şeklinde konuştu.

“Çoklu baroyu getirmek istiyorlar”

Erkek sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Çoklu baroyu getirmek istiyorlar. Bizde ve tüm dünyada biliyorsunuz tekli baro esastır. Her ilde o ilin barosu olmalıdır ve avukatların o baroya üye olma zorunluluğu avukatlık mesleğinin kamu hizmeti olma niteliği gereği çok çok önemlidir. Çoklu baro bir FETÖ projesidir. Daha düne kadar “aynı maklubeye kaşık sallayanlar” bugün maalesef baroları ve meslek örgütlerini dizayn etmeye çalışıyorlar. Saray iktidarının bağımsız, özgür kurullara, kurumlara meslek örgütlerine karşı bir alerjisi var. Bağımsız yargı istemiyorlar, bağımsız özgür basın istemiyorlar, bağımsız Merkez Bankası istemiyorlar, bağımsız bir RTÜK istemiyorlar, bağımsız bir TÜİK istemiyorlar. Bağımsız, özgür, güçlü baroda istemiyorlar. Bugün iktidarın üzerinde çalıştığı meslek örgütlerinin yapısıyla ve seçimleriyle ilgili düzenlemelere tüm meslek örgütleri karşıdır. Dün Ankara’da Baro Başkanları bir araya geldi. Barolar ve Türkiye Barolar Birliği önemli bir açıklama yaptı. “Böyle bir dönemde avukatlık kanunu üzerinde çalıştığınız tüm değişiklikleri çekin, vazgeçin” dediler. Diğer meslek örgütleri, TMMOB, Tabipler Odası, Diş Hekimleri Odası hepsi bu düzenlemelerin geri çekilmesini talep ediyor. Siz avukatlık kanununda değişiklik yapmak istiyorsanız asıl muhatabınız kimdir? Barolardır. Meslek örgütlerini muhatap dahi almadan onları düzenlemek, arka bahçeniz yapmak istiyorsunuz. Barolar istemiyor, meslek örgütleri istemiyor, çoklu baroyu ve getirilmek istenen değişiklikleri Adalet Bakanlığı istemiyor, duayen hukukçular istemiyor, konunun uzmanları istemiyor bir tek kişi istiyor:Yürütmenin başındaki AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan istiyor. Bir tek kişi istediği için barolar bölünmek, zayıflatılmak isteniyor. Baroların güçlü olması, avukatın güçlü olması vatandaşın güçlü olmasıdır. Vatandaşın hak ve özgürlüklerinin güvencede olmasıdır. Tarih boyunca barolar ve avukatlar kişileri, bireyleri, vatandaşları devlete, idareye karşıda korumuşlar ve savunmuşlardır. Çünkü vatandaşlar kamu gücüne karşı çekinmeden kendilerini savunacak bağımsız avukatlar isterler. Siz avukatlık mesleğini, baroları zayıflatırsanız, aslında vatandaşı hak ve özgürlükleri zayıflatırsınız.”

“Hiç kimse umutsuz olmasın”

“Umarım tüm meslek örgütlerinin haklı taleplerini ve çağrılarını dikkate alırlar. Çoğulcu değil, çoğunlukçu bir yaklaşımla bu dayatmayı yapmazlar” diyen Erkek; “Meclise böyle bir teklifi getirmezler. Bugün barolar hukukun üstünlüğü ve insan hakları mücadelesi de veriyor. Hem tarihten hem de kendi yasalarından aldıkları güçle yapıyorlar bunu. Çünkü avukatlık kanunu barolara hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma, koruma görevini de vermiş. Mevcut iktidar demokrasiden ve hukuk devletinden her geçen gün daha da uzaklaşan, otoriterleşen saray iktidarı barolar, meslek odaları, hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokrasi mücadelesi versin istemiyor. Barolar çocuk, ve doğa hakları için mücadele etsin istemiyor. Onun için baroları bölmek, zayıflatmak projeleri var. Türkiye’de 135 bin avukatın 48 bini İstanbul Barosunda kayıtlı. Dünyanın en kalabalık barosu İstanbul Barosunun tabii ki temsili daha güçlü, daha fazla olacaktır. 135 bin avukatın 48 bini. Ve unutmayalım ki, 12 Eylül darbecilerinin ilk işlerinden biri İstanbul Barosunu kapatmak olmuştu. Otoriterleşen zihniyetler her dönemde barolara baskı uygulamaktan geri kalmamışlardır. Bu düzenlemeyi getirirseniz, bu düzenlemeyi dayatmayla meclisteki salt çoğunluğuyla geçirirseniz kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerine büyük zarar verirsiniz, meslek etiğini yok edersiniz, baroları ve meslek örgütlerini siyasi birer enstrüman haline getirirsiniz. Amacınız bu mu? Baroları ve tüm meslek örgütlerini arka bahçeniz yapmak mı? Buna asla müsaade etmeyeceğiz. Kararlılıkla Meclis’te de bu mücadeleyi sürdüreceğiz ve tüm meslek örgütlerinin yanında olacağız. Yargının ve savunmanın bu ağır sorunları sonucunda adaletsizlikler büyüyor. Mevcut yönetim modeli ve bu düzen maalesef adaletsizlikleri büyütüyor. İşte sizlerin meslektaşları, 100’e yakın gazeteci cezaevinde. 10 bin gazeteci işsiz. Barış’lar cezaevinde, Hülya Kılınç cezaevinde, Murat Ağırel cezaevinde. Niçin cezaevindeler, niçin tutuklu yargılanıyorlar, neden? Tutuklamayı bir tedbir olma niteliğinden çıkarıp bir cezalandırma yöntemine dönüştüren bir iktidarla karşı karşıya olduğumuz için. Yüreğir Gençlik Kolları Başkanımız Eren Yıldırım niçin cezaevinde? Gerçekler ortaya çıktığı halde neden hala cezaevinde ve tutuklu, niçin bu insanlar tutuksuz yargılanmıyorlar? Ne oldu masumiyet karinesine? Osman Kavala’nın, tutukluluğu neredeyse 3 yıla yaklaşıyor. Tutukluluk, hakkında hiçbir mahkeme kararı yok. Bir mahkûmiyet hükmü yok. Tam aksine bir ağır ceza mahkemesi tarafından oybirliğiyle verilmiş beraat kararı var. 3 yıla yaklaşan bir tutukluluk olur mu? Siz hukuktan, adaletten bu kadar uzaklaşırsanız, ekonomik krizlerde, siyasi krizler de büyür. Unutulmasın ki adalete dayanmayan kuvvet zalimdir ve bu zalimlik maalesef milletimize, toplumumuza, vatandaşlarımıza ağır bedeller ödetiyor. Hiç kimse umutsuz olmasın. Ülkemizin tüm demokratları birleşecek ve demokrasiye inanan milyonlar temel ilkelerde uzlaşarak bu tek adam rejimine, bu saray düzenine karşı demokrasi mücadelesini kararlılıkla verecek. Biz ülkemizdeki tüm adaletsizlikleri adaletle ortadan kaldıracağız. Cumhuriyetimizi de demokrasiyle taçlandıracağız. Ülkemizin öncelikli sorunu bu. Bizim öncelikli sorunumuz güçlendirilmiş parlamenter sistem, çoğulcu demokrasi, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, şeffaflık, hesap verilebilir olmak. Bizim önceliklerimiz bunlar. Bizim önceliğimiz meslek odalarının dizaynı, onların yapılarının değiştirilmesi, seçimleri değil” şeklinde konuştu.

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026