“siyasi çatışmalar yerine, samimi ilişkilerden yanayız”
Çanakkale doğasıyla, sosyal yapısıyla tam bir turizm şehridir, aynı zamanda da tarım kentidir. Ben ziraat odası meclis başkanıyım, aynı şekilde bakkallar odası başkanıyım. Çanakkale’de yapılacak olan köprü, şehirdeki tarımın ilerlemesi için, turizmin gelişmesi için çok yararlı olacaktır. Çanakkale kentinin büyümesi demek, şehre yapılacak yatırımların artması demektir. Nüfusun fazla olduğu bir kentte, bir o kadar fazla bilim adamı,ilim adamı, sanatkar, zanaatkar ve esnaf olur. Buna bağlı olarak açılacak olan okullar, hastaneler şehrimize büyük katkı sağlar. Bunlar çok önemlidir. Şehrimizi temsil eden 4 milletvekilimiz var. Hepsi bizim için çok değerlidir. Fakat biz Çanakkale’de siyasi çatışmalar yerine, şehrimizin iyileşmesi ve gelişmesi için, daha huzurlu bir kent olması için birbirleriyle daha sıkı ve daha samimi ilişkiler kurmalarından yanayız. Çanakkale’nin ruhuyla hareket etmemiz gerek. Çanakkale’nin bir çok değeri var. Çanakkale’nin Troia’sı, İskenderiye’si, Eceabat ve Gelibolu’su vardır. Bunların hepsi çok önemli. Bu açıdan tarihsel, sosyal ve iyi pazarlanırsa ekonomik değeri büyük oranda artacaktır.
Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
“Şuan turizmin durduğuna inanıyorum”
Bence önümüzdeki 5 yıl içerisinde tarım çok önemlidir. Çünkü Çanakkale bir tarım kentidir ama Çanakkale olması gerektiği halde, yıllarca ihmal edilmiş, turizmden yoksun bırakılmış, hatta zamanında iyi yol kat etmesine rağmen şuan da bu ilerlemenin durduğuna inanıyoruz. Eskiden çarşıya indiğimizde, fazla sayıda turist görürdük. Şuan da göremiyoruz. Çünkü, Çanakkale’ye gelen turistler, şehrimizde çok fazla konaklayacak yer bulamıyorlar. Bunun için gerekli altyapı yapılmamış. Gerekli sivil toplum örgütleri, devletin alakalı kurumları ve yerel yönetim bu konuda gerekli çalışmayı yapmamışlar. Çanakkale’de zamanında Rumlar, Yahudiler yaşamış ve memleketlerine dönmüş. Bir kısmı hala buraya ikamet ediyor. Bu insanların burada malı, mülkü ve tapulu yerleri var. Bu insanlar için bile hiçbir şey düşünülmemiş. Çanakkale bir düşünce tembelliğine itilmiş. Bunun dışında, İngilizler, Fransızlar, Anzaklar ve daha birçok ülkenin askerleri burada şehit olmuş. Herkesin milli değerine saygı duymaktayız. Bu topraklarda şehit olanlar, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün dediği gibi; Evlatlarınız artık bize emanettir. Bu insanlar için şehrin belirli yerlerini, sokaklarını onların anısına isimlendirmek gerekmektedir, ben böyle düşünüyorum. Bu taktirde, turizm daha çok artacaktır, daha çok talep gelecektir. Sosyal canlılık artacak ve ekonomik değer artacaktır.
Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?
Çanakkale insan yapısıyla, genelde iyi niyetli, alçak gönüllü, hem cumhuriyetini ve ülkesini seven, hem milliyetçi olan bir kenttir. Çanakkale’de öyle bir doğa var ki, uyandığınızda canınız mı istedi? 5 dakika içinde deniz kenarına ulaşmanız mümkün. Her tarafımız ormanlar ve dağlarla çevrili. Bu kadar güzel bir kentte insanlar birbirlerine saygı gösterirse, sevgi içerisinde yaşarsa gayet mutlu bir kent olmaya devam eder. Mazlumlara değer verir ve onların yanında olursa, engelleri insanlara saygılı ve yardımsever davranırsa aynı şekilde mutlu bir kent olmaya devam eder.
Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?
“Çarşı grubu gibi karşı olmak yanlış”
Türkiye’ye baktığımız zaman, yıllardır enerji satan alan bir ülke. Aynı şekilde hala altın ithal eden bir ülke. Bunların hepsine Çarşı grubu gibi karşı olmak yanlış. Alışkanlık olarak bazı şeylere karşı çıkmak değildir olay. Olay; bunların yapımında sağlanan denetimin düzenli ve etkin olup olmamasıdır. Bir şekilde Türkiye altın ithal eden bir ülkeden altın ihracat eden bir ülke durumuna gelirse, buradan hepimiz karlı çıkacağız. Zamanında Bulgaristan’dan elektrik satın alan bir ülkeydik. Eğer gerekli yatırımlar yapılmasıydı hala aynı durumda olabilirdik. Bunların hepsi yapılsın ama bunlar yapılırken hiçbir firma hiçbir holding, gerekli denetimleri sağlamayı unutmasın. İnsan sağlığıyla oynamasın ve doğayı bozmasın. Böyle olursa kamuoyu tatmin ve memnun olur.
2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?
“Öyle bir tanıtım yapmalıyız ki Çanakkale’nin cazibesi dünyanın gözünde artsın”
Şuana kadar bununla ilgili çalışmaları medyadan takip ediyorum ve birkaç arkadaşımla görüşmeler içerisindeyim. Bunlarla ilgili daha önce çeşitli sempozyumlarda konuşma yapmıştım. Yani Truva şehrimizin en büyük değerlerinden birisidir. Hollywood sineması bir film yaptığında, hasılatın çoğu Amerikan sinemaseverler tarafından karşılanır. Fakat Truva filmi çıktığında başka ülkelerde olan izlenme oranları o kadar fazlaydı ki; Hollywood a büyük ölçüde gelir getirdi. Homeros, İzmirlidir bildiğiniz üzere. Kendisi İlyada destanını yazan kişidir. Dolayısıyla bizim büyük bir değerimizdir. Bu yüzden Truva dünya çapında bu kadar ilgi ve alakayı üzerine çekerken, bizimde aynı ilgiyi gösterip, bilgi sahibi olmamız ve gerekli çalışmaları yapmamız gerekmektedir. Truva Atı ihanetin tarihteki ilk belgesidir. Bir hileyle bir ırkın yok edilmesi.Truva savaşı sırasında Anadolu’dan birçok kavim, Truva’ya yardım etmiştir. Truva sayesinde bir sürü kültür ilişkisi kurulmuştur. Truva 8 kere yıkılıp 8 kere tekrar kurulmuştur. Dünya’nın en önemli medeniyetlerinden bir tanesidir. Çanakkale’de Truva ile ilgili gerekli altyapı çalışmaları hızlı bir şekilde yapılırsa, bu çalışmalar seneye düzenlenecek olan Troia yılına yetiştirilirse, şehrimiz için çok faydalı olur. O kadar güzel bir tanıtım yapmalıyız ki Çanakkale’nin cazibesi dünyanın gözünde artsın ve insanlar buraya gelmek için teşvik olsun. Elimizden geldiğince gayret gösterip çalışacağız ve bize sosyal, kültürel ve ekonomik olarak artısını alacağız. Bunları iyi değerlendirirsek Çanakkale’ye önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Kentimin güzel yürekli insanlarına, selamlarımı ve saygılarımı gönderiyorum. Bir Çanakkaleli olarak doğmaktan, Çanakkale’de yaşamaktan ve Çanakkale’de yaşayacağımdan dolayı çok mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Size de röportaj için çok teşekkür ediyorum. HABER MERKEZİ