Özellikle İzmir depreminden sonra deprem sigortasının daha önem kazandığını belirten Allianz Sigorta Acente yetkilisi Mehmet Beşpınar, deprem sigortalarına %25 oranında talebin arttığını söyledi. Beşpınar; “Eskiye göre insanlar korku içerisinde olduğu için DASK’a olan ilgi arttı. Sallandığımız tarihlerde daha çok yönelim oluyor. Ama depremlerin üzerinden biraz zaman geçtikten sonra insanlar hemen unutuyorlar. Pandemide yaşanan ekonomik krizden dolayı sigortalatma oranları genel olarak düştü. Esnaf olan arkadaşlar mecbur kalmadığı müddetçe sigortalarını yaptırmıyorlar.Şu anda da hala sigortalarını yaptırmayan esnaf arkadaşlarımız, müşterilerimiz mevcut” dedi.
“Trafik sigortasının önemi daha büyük”
“Trafik Sigortası’nın açılımı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıdır” diyen Beşpınar;“Mali sorumluluk dediğimiz ise trafikteyken kendine değil üçüncü şahıslara seyirde veya diğer zamanlarda zarar verdiğiniz zaman onu tazmin eden sigorta demektir. Mesela trafik sigortasında bir kişi sigortasını yaptırmadığı zaman kolluk kuvvetlerinin keseceği ceza en fazla 200-300 TL olur. Muayeneden sonra sigortanızı yaptırmanızı ister. Eğer kişi hemen yaptırabilirse müsaade eder, yaptıramazsa aracı bağlayıp sigorta yaptırdığını beyan edinceye kadar garaja götürür. En kötüsü de aracı trafikten men edebilir. Bundan da önemlisi bir kazaya karışırsanız maddi kazada trafik sigortası araç başına en fazla 43.000 TL veriyor. Kazaya birden fazla araç katıldı ise 86.000 TL veriyor. Bunlardan da daha önemli olan sağlık giderleri var yani ölüm tazminatları. Hatadan dolayı karşı tarafa zarar verdiniz ve o da vefat etti ya da sürekli sakat kaldı 430.000 TL veriyor. Eğer toplamda beş kişi ise 2 milyon 150 bin liraya kadar para veriliyor. Türkiye’de geçtiğimiz yıllara kadar ortalama 11 kişi ölümlü kazaların olduğunu biliyoruz. Belki şuan pandemiden dolayı o kadar olmuyordur ama normalde ortalama 11 kişi ölümlü kazada vefat ediyor. Bu da demektir ki 11 kişinin ölümlü kazasını 430.000lira çarpacaksınız. Arabayı alıyor ama sonrasında da sigorta yaptıracak parası kalmıyor. O zaman o arabayı almamanız lazım. Ya da o araca hiç binmemeniz lazım. Trafik sigortası çok pahalı diyorlar fakat değil. Bu tazminatı veren hiçbir zorunlu sigorta yok. Deprem sigortası diyoruz deprem sigortasının verdiği en fazla para 100-150 bin lira. Yani çok yüksek bir rakam değil. O yüzden trafik sigortasının ehemmiyeti daha büyük” şeklinde konuştu.
“Çanakkale’de sağlık sigortasına ilgi az”
Çanakkale’de sağlık sigortasına ilginin az olduğunu kaydeden Beşpınar; “Pandemi sonrasında sigortaya yönelim yok diyebiliriz. Bu gibi durumlarda hemen Sağlık Sigortası aklımıza gelir ancak sadece İstanbul, İzmir’deki şirketlerden gelen bilgiler doğrultusunda pandemide insanların sağlık sigortası yaptırdığı görülüyor. Ama Çanakkale’de özel hastane, pandemi hastanesi olmamasından dolayı Çanakkale’de pandemi dolayısıyla sağlık sigortası yaptıran olmadı. Çünkü bir tek hastaneye gidecek o da pandemi hastanesi değil. Ancak büyükşehirlerde pandemi hastanesi olan özel hastane ile anlaşmalı olan şirketlerde bu rakam bir hayli yüksek” ifadelerini kullandı.
“Sigorta sektörü geriliyor”
Beşpınar sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Sigorta sektöründe gün geçtikçe satış kanalları çoğaldığı için sigorta sektöründe bu işi yapan kişiler için git gide pazar payı düşüyor. Mesela bir ara Tüvtürk’e koydular bir makine o olmadı. Sonra elektrik dağıtım şirketlerine koymaya çalıştılar. Zaten Türkiye’de yaklaşık 15 bin civarı sigorta acentesi var. Şimdi bu acentenin elindeki portföyler git gide küçülüyor. Çünkü kooperatiflerdeki herkes kendi üyelerine, kendisi sigorta yapmaya çalışıyor. Günümüzde PTT bile sigorta satmaya başladı. Onun için sigorta sektöründe git gide gelirler düşüyor. Zaten sigorta sektörü tamamen Türkiye’de veya Çanakkale’de yaşayan insanlara bağlı. İnsanların gelir seviyesi yükseldikçe sigortası da yükseliyor. Gelir seviyesi düştükçe de tabii ki sigorta yaptırma yönelimleri de azalıyor.”
"Pandemi sigorta fiyatlarını düşürdü"
Geçen seneye göre sigorta primlerinin yaklaşık %25 düştüğünü vurgulayan Mehmet Beşpınar; “2020 yılının sonuna doğru trafik sigortası düşme eğilimine geçti. Geçen seneye göre sigorta primleri yaklaşık %25 düştü. Sebebi de pandemiden dolayı insanlar araçlarını fazla kullanamadığı için kaza riski ortadan kalktı. Kaza sayısı da çok az olduğu için şirketlerin hasar için ödedikleri paralar düştü. Bu da vatandaşımızın lehine olan bir durum diyebiliriz. Yani müşteri aleyhine hiçbir fiyatımız yok. Çünkü fiyatlar tamamen yaşanan hasarlara endeksli” diye konuştu.
“Risk gerçekleşmeden sigortanızı yaptırın”
Sigortanın önemine de değinen Beşpınar; “Sigorta insanın yıllarca kazanıp biriktirmiş olduğu değerlerin bir anda yok olmasını engellemek için önemlidir. İnsan tek bir maaş ile hayatında ancak bir tane ev alabilir. Peki, o evin bir anda elinizden gitmesi ne demek hiç düşündünüz mü? Bu trafik, kasko, dask, ev ve iş yeri sigortası, sağlık sigortası, traktör, motosiklet, araba sigortası kısaca her şey olabilir. Onun için sigorta ne zaman, ne olacağı belli olmayan riski üstümüzde taşımamamız gereken bir olaydır. Eğer ben aracımı sigortalattım diyorsanız yaşanacak riski tamamen sigorta şirketine verdiniz ve kurtuldunuz demektir. Kısaca sigorta bir malın varsa bunu koruma altına almak şeklinde açıklanabilir. İnsanlara neyi varsa her şeyini sigortalatmalarını öneririm. Arsa, tarla bunlar sigortalanmaz ama diğer ev ve araçlarını hatta sağlık sigortalarını yaptırmaları gerçekten çok önemli. Zaten insanlar biz sigortacılara sadece kötü günde ihtiyaç duyar. Kişi ya kaza yapacak, ya biri gelip ona çarpacak ya da deprem olacak bunun gibi. İşte biz sadece bu günlerde akıllara gelmek istemiyoruz. Risk gerçekleşmeden kendinizi güvene almanızı diliyoruz” ifadelerini kullandı.
Özden Nur ÖZDEN