Olay esnasında bölgeye uzak olduğunu ancak olayı duyduğunu anlatan Şenol Demirtaş, "Biz olayı görmedik. Bizim arkadaşlar olayı yaşamış. Bize 10 mil arası vardı. Orada başka kayıklar da var. Yakın düşmüş. Aslında daha önce biz de çok yakın düştük. Rus gemileri yanımızdan geçiyor. 100 metremizden geçiyor bir şey olmuyor. 500-600 metre yakın geçmiş, havaya ateş falan. Yani olay yok da, öyle pislik yapıyor. Öyle bir durum. Daha önce bizim 100 metre yanımızdan geçti, biz ağ çekerken. Şimdi 500-600 yanından geçerken havaya ateş açıyor. Yani kendine göre pislik yapıyor. Kesinlikle bu son olaylardan" dedi.
Rus gemisinin havaya ateş ettiğini duyduklarını söyleyen Demirtaş, "Çok yaklaşmamış. 500-600 yarda diyoruz biz. 1 milin yarısı kadar. Yanından geçerken ateş açmış. Önüne düşüyor gibi ama önüne falan düştüğü yokmuş. 'İlgimiz yok' diyor. Rusya'nın dediği gibi herhangi bir uyarı görülmemiş. Orası gemi suyu. Boğazdan çıktığın zaman, Yunanistan'a gidecek gemiler oradan geçiyor. Daha önce (Rus gemilerinin) önüne düştük, arkasına düştük, çok yakın geçtik, hiçbir şey olmadı. Daha önce Rus gemisi mi görmedik biz orada? Yani bu kesinlikle kasti olmuş. Havaya ateş açmışlar" diye konuştu.
Bölgede avlanan Elif-1 adlı teknenin kaptanı Ahmet Özkan da Rus savaş gemisinin yanlarından geçtiğini ancak herhangi bir olay olmadığını belirterek, "Kime ateş ettiğini bilmiyorum. Biz burada 6 tekneyiz. Arabacıoğulları var, 2 tane Çobanoğlularının teknesi var. Bir tane Karşıyaka'dan arkadaş var. Bir tane de Kestanelik'ten vardı. 6 tekneydik. Yanımızdan geçti. Böyle bir olay yaşanmadı. Görmedik yani. Öyle bir şey görmedik de yaşamadık da. Bizim 400-500 metre önümüzde, Limni ile Midilli arasında açığa doğru gitti. Kayboldu gitti" diye anlattı.
Geçiciler adlı teknenin kaptanı ise, "Biz olayı görmedik. Olay bize de yapılmadı. Biz Babakale tarafındayız, olay da Limni'de olmuş. Limni'nin güney kısmında olmuş. Ama kim olduğu bilinmiyor. Sorduk biz arkadaşlara, kimse öyle bir şey demiyor. Acaba gece ufak balıkçıya, Yunan balıkçısına mı açıldı? Onu da bilmiyoruz. Ben de televizyondan gördüm, ondan sonra arkadaşları aradım. Bizim konuştuğumuz arkadaşlar, böyle bir şey görmemiş" dedi
EMEKLİ KURMAY ALBAY, ULUSLARARASI İLİŞKİLER UZMANI MURAD HATİP
"ÇATIŞMAYI ÖNLEME TÜZÜĞÜNDE, ATEŞ AÇILMASI GİBİ BİR ŞEY YOK"
Rus savaş gemisi 'Smetlivıy'in, Ege Denizi'nde Türk balıkçı teknesiyle çarpışmayı önlemek için havaya ateş açtığı iddiası, Türkiye-Rusya gerilimini tırmandırdı. Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezi Müdür Vekili, Uluslararası İlişkiler Uzmanı ve Emekli Kurmay Albay, Öğretim Üyesi Dr. Murad Hatip, bunun uygun ve dostane bir davranış olmadığını söyledi.
Rus savaş gemileriyle benzer bir tartışmanın, Caesar Kunikov adlı geminin üst güvertesinde bir roketatarlı denizcinin bulundurması sırasında da yaşandığını hatırlatan Dr. Murad Hatip, bunun siyasi nezaket kurallarına sığmayacağını söyledi. Hatip, "Bu olaydan 10 gün sonra Limni açıklarında uluslararası karasularında hiçbir tehlike arz etmeyen bir balıkçı teknesine ateş açılması da uygun bir davranış, dostane bir davranış değildir. Rus bakanlığının yaptığı açıklamada, çatışmayı önlemek maksadıyla, ikaz maksadıyla ateşin yapıldığı söylenmektedir. Ancak uluslararası denizde çatışmayı önlemek kurallarına göre, denizde çatışmayı önlemede herhangi bir şekilde böyle bir usul yoktur. Bu şekilde davranışların Rusya ile Türkiye arasındaki son günlerde oluşan siyasi krizi daha da tırmandıracağını değerlendiriyorum. Türkiye bir noktada, kendi açısında itidalli davranırken, Rusya tarafından bu itidalin karşısında krizi daha da yukarıya çekme çabasında olduğunu görmekteyim. Denizcilik kuralları gereğince denizde çatışmayı önlemek için bütün gemilerin, teknelerin uygulayacağı denizde çatışmayı önleme tüzüğü vardır. Bütün dünya devletlerindeki gemiler, gerek harp gemileri, gerek sivil gemiler, gerek balıkçı gemileri hepsi uygulamak zorundadır ve de uygularlar. Bu çatışmayı önleme kurallarında ateş açma gibi herhangi bir hususun olmadığını belirtmek istiyorum” dedi.
Her iki tarafın da daha itidalli davranması gerektiğini söyleyen Hatip, “Türkiye için boğazların önemi yadsınılmaz. Ancak Rusya için de Türk boğazları bir nefes borusu, bir yemek borusu kadar önemlidir. Onun için Türk boğazlarında, Türk karasularında ve Türk karasularından uluslararası sulara geçişlerde çok hassas davranması Rusya’nın milli menfaatleri açısında çok daha önemlidir” diye konuştu. İHA