Eceabat’ta, zeytin ve zeytinyağı için önemli bir adım atıldı. Eceabat Belediyesi tarafından 6 Kasım Cuma günü başlayan ve 8 Kasım Pazar günü son bulan ve sloganı “Şalvarını kasketini al da gel” olan hasat etkinliği düzenlendi. Gerçekleşen Organizasyona, Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, Çanakkale Savaşları ve Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, belediye meclis üyeleri, zeytin ve zeytinyağı üreticileri ile vatandaşlar katıldı. İlk kez gerçekleşen etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli, “Belediye Meclis üyemiz Timur Bey’in önerisiyle böyle bir işe kalkıştık. Nasıl ki anne baba ilk çocuğunu büyütürken, belli bir acemilik çeker, ikinci çocukta daha tecrübeli anne-baba olursa biz de belki de ikinci hasadımızda daha profesyonelce, daha eksikliklerimizi tamamlayarak, daha iyi bir etkinlik yapabiliriz. Şimdiden eksikliklerimiz olursa sizlerden özür dilerim. Burada ticaretle uğraşanlar, yatırımcılar yıllardır hep kendi halimizde samimi ortamlarda konuştuğumuz bir olay var. Deniyor ki, yarımadada her şey mevcut, her şeyimiz bol ama bir türlü bunun kıymetini, takdirini göremiyoruz. Profesyonel olarak yapanlar, ödül alanları biz bu araştırmaya girdikten sonra öğrendik. Bizim bölgemizde de bunlar varmış. Bu bizim de eksikliğimiz. Biz bunu profesyonelce yaptığımız zaman, ilerideki katma değeri hem üreticimize hem pazarlamasını yapan arkadaşlarımıza, hepimize faydası olacaktır” dedi.
Semizoğlu;“Markalaşma konusunda destek oluruz”
Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli’nin ardından söz olan ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, yaptığı açıklamasında Eceabat’ın istemesi halinde memnuniyetle destek olacaklarını belirterek; “İnanarak başlamak, zaferin yarısından çoğudur bence. İnanılmaz iyi şeylere vesile olacağına inanıyorum. Ödül olan değerli üyelerimizi kutlamak istiyorum. Ticaret Sanayi Odası olarak, zeytinyağı için neler yapıyoruz, neler yapabiliriz uzak olduğumuz bir konu değil. Eceabat isterse de memnuniyetle destek oluruz markalaşma ve coğrafi işaret konusunda. Birçok konuda olduğu gibi yöresel ürünleri satma konusunda da kendi ayağımıza sıkıyoruz. Tarım il ve ilçe müdürlükleri ile çok rahat yürütülebilir, burada ne satılıyor, bizim bir markamız olması lazım, bunun denetlenmesi lazım. Doğru ambalajla doğru ürünün Eceabat zeytinyağı şeklinde satılması lazım çünkü markalaşma böyle olur. Markalaşma ve tağşişle mücadeleyi hepimizin alışkanlık haline getirmesi lazım. Sadece zeytinyağı değil, her konuda bunu yapmamız lazım” diye konuştu.
Haber Merkezi