Döviz kurlarında yaşanan sert yükseliş sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün kabine toplantısı sonrası yeni ekonomi modelini açıklaması ile dövizde ciddi düşüşler yaşandı. Dolardaki düşüş, sabah saatlerinde 11 TL’ye kadar geriledi. 30 yıldır kuyumculuk yapan Timur Ay konuya dair Kaleninsesi Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulundu. Ay, “Cumhurbaşkanının kabine toplantısından sonra almış olduğu kararlara piyasanın vermiş olduğu hızlı reaksiyon açıkçası kayda değer bir reaksiyon. Bizde tahmin etmiyorduk. Burada esas olan banka mevduatlarının döviz artışındaki, aradaki mesafenin devlet tarafından karşılanacak olması piyasalarda ciddi bir rahatlamaya sebep oldu” ifadelerini kullandı. Dolardaki sert yükselişin manipülatif olduğunu belirten Ay, “Ülke olarak, yapacağımız üretim, ihracat ve istihdamlarla büyürüz. Kendi menfi duygularımız nezdinde blokaj yaparsak bu sefer ülkenin büyümesine katkı sağlamayız. Her türlü operasyona açık oluyoruz. Zamanla ekonomik platform yaratmamız gerekiyor. Bunu da zamanla oyun kurucular olarak hükümet, bu kapsamda olan kişiler ve bizler gibi oyunun içindeki aktörlerin alıp vermelerden çıkartılan sonuçlara istinaden, devlet yapısına zarar vermeden, devletin bütünlüğünü koruyarak, uygulama alanına hepimizin açması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
HIZLI YÜKSELİŞLER, HIZLI DÜŞÜŞLERLE
Ay, “Fiyatlamanın dolar üzerindeki suni bir yükseliş olduğu çok belliydi. Bu tip çok hızlı yükselişlerin geriye dönüşleri de çok hızlı düşüşlerle gerçekleşir. Bizim piyasalarda senelerdir tecrübe ettiğimiz deneyim de bunu gösteriyordu. Geçen akşam bende böyle bir düşüş beklemiyordum. Kısa vadede değil de alınacak tedbirlere karşı yavaş yavaş düşebileceğini tahmin ediyorduk. Cumhurbaşkanının kabine toplantısından sonra almış olduğu kararlara piyasanın vermiş olduğu hızlı reaksiyon açıkçası kayda değer bir reaksiyon. Burada esas olan banka mevduatlarının döviz artışındaki, aradaki mesafenin devlet tarafından karşılanacak olması piyasalarda ciddi bir rahatlamaya sebep oldu” dedi.
“MANİPÜLATİF YÜKSELİŞİNİN GERİ DÖNÜŞÜ ÇOK HIZLI OLDU”
Açıklamalarına devam eden Ay, “Önemli noktalardan biri de ihracatçıyı destekleyecek karar. Vadeli dövizi bankalarla oturarak akredite edebilmek adına kontrol altına tutabilecek fiyatlama yapması. Vadeli bir satış yapıyorsunuz, o satışın geleceği rakamı döviz bazında biliyorsunuz ama kurun karşılığı olan TL'yi bilmiyorsunuz. Bu açıdan ihracatçının elini dolduran bir nokta oldu. Bu fiyatlamalarının, doların bu kadar manipülatif yükselişinin geri dönüşü çok hızlı oldu” şeklinde konuştu.
“ÜRETİM, İHRACAT VE İSTİHDAMLARLA BÜYÜRÜZ”
Dolarda ikinci kademe düşüş beklediğinin altını çizen Ay, “Bunun biraz daha ikinci kademe daha geri dönüşü olacağını düşünenlerdenim. Türkiye'de şuan 250-260 milyar dolar, dolar mevduat hesabı var. Türkiye'deki bankadaki mevduat oranı yüzde 60-65 arası dolar mevduatında. Çok büyük rakam. Cumhurbaşkanı bir şey daha söyledi, 'Türkiye'deki kayıt dışı altının 5 bin ton olduğu biliniyor. 5 bin ton altında 280 milyar dolar' Milletimiz, devletin sıkışıklığı pozisyonunda çok zengin bir yapıdayız. Herkes, stokta tutulan, kontrol altında tutulan yarının ekonomiye dönmesini istiyor. Ülke olarak, yapacağımız üretim, ihracat ve istihdamlarla büyürüz. Kendi menfi duygularımız nezdinde blokaj yaparsak bu sefer ülkenin büyümesine katkı sağlamayız. Her türlü operasyona açık oluyoruz” ifadelerini kullandı.
“BİR İKİ AY DAHA SÜRECEK GİBİ GÖRÜNÜYOR”
“Piyasada reaksiyonlar karşılıklı. Faiz yapısı ile Hükümet yapısı henüz oturmadı. Bu biraz daha dalgalı bir süreç gibi gözüküyor. Bir iki gün daha sürer gibi gözüküyor. Piyasa aktörleri olarak, piyasada olan bütün ticaret erbaplarının en çok istediği şey fiyat bir yer de otursun istiyor. 13, 15, 18 TL olabilir. Fiyat nerede oturacaksa otursun” diyerek sözlerine devam eden Ay, şunları kaydetti:
“Piyasa bu şartlara göre yeni kurallara göre yeni kartları dağıtacak. O kartlara göre ticaret yapacak. Bu belirsizlik, sonucun nerede olduğunun bilinmezliği, ticaret yapan aktörleri kararsızlık içinde bırakıyor. Hareket edilemiyor. Bundan kurtulmak gerekiyor. Alınan kararların piyasaya yansıması, askeri gücün fiyatlanması, bu fiyatlanmalardan sonra alım gücünün ne olacağı bir iki ay daha sürecek gibi görünüyor. Dövizle birlikte bazı çıkar grupları, fiyatları normal değerinden çok çok yüksek etiketlendirdiler.”
“OTOPARKÇI BİLE DOLARA GÖRE FİYAT VERİYOR”
Doların hayatımızdan çıkarılabilir bir boyuta getirmemiz gerektiğini belirten Ay, “Her şey dolara göre. Otoparkçı bile dolara göre fiyat veriyor. Kantarın ucunu da kaçılırdık. İthalat yaptığımız için dolar buna göre belirleniyor. Ama bunu piyasa belirlemeli. Her türlü aktör bunu kendi uygulama alanına dahil ediyor. Zamanla ekonomik platform yaratmamız gerekiyor. Bunu da zamanla oyun kurucular olarak hükümet, bu kapsamda olan kişiler ve bizler gibi oyunun içindeki aktörlerin alıp vermelerden çıkartılan sonuçlara istinaden, devlet yapısına zarar vermeden, devletin bütünlüğünü koruyarak, uygulama alanına hepimizin açması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
“KARTLAR ÇOK SERT AÇILDI”
Ay, piyasadaki sert dalgalanmaya dair şu sözlere yer verdi:
“Kartlar çok sert açıldı. Faizin karşısında refleksi veren yapı birden fiyatı manipüle ederek çok yüksek fiyatlara çıkarttılar. Buna karşı önlem alan hükümet yapısı da birden fiyatı aşağı çekti. Bunu aslında piyasa oluşturuyor. Birisi 'Fiyat şu olsun' demiyor. Arz talep meselesi. 1 milyar dolar, geçtiğimiz akşamdan itibaren satılarak TL oldu. Enteresan bir yapı var. Bir yapı faizi düşürerek buna karşı refleksi dolar kuru ile yapıya zarar veriyor.”
“DEDİKODULAR PİYASANIN DENGESİNİ BOZUYOR”
Piyasadaki hareketliliğe bir bütün olarak bakmak gerektiğine işaret eden Ay, “Milli menfaatlerimiz doğrultusunda bakmamız gerekiyor. Fiyatlamanın yukarı doğru çıkışına istinaden herkesin dolar ve altın bazındaki tasarrufunu düşünmesi çok yanlış geliyor. Biraz bekleyelim, sakin olalım. Zaten piyasa şartları oluşacaktır. 18 TL'ye çıkması da manipüle edilmiş bir fiyatlamaydı. O fiyatlama yok. Realite bir fiyatlama değil. Reel burada, reel piyasada. Parayı verirsin argümanı alırsın. Sanal dünya üzerinden de algılar insanlarımızı çok etkiliyor. Tüketiciye tavsiyem, sanal dünya üzerinden manipülasyonları, swap anlaşmalarını, bu tip dedikodular piyasanın dengesini bozuyor. Bu tip dedikodular da reel değil. Şuan ki hızlı refleksler insanlarımızı açıkta yakaladığı gibi zararda da yakalatıyor” ifadelerini kullandı.
“YAVAŞ YAVAŞ PİYASALAR OTURACAKTIR”
Covid-19 pandemisinin ilk dönemlerinde ONS altın fiyatının 2 bin 72 dolara çıktığını hatırlatan Ay, açıklamalarının sonunda şunları kaydetti: “O zaman fiyatlar gerçekti. Dünya üzerinde altına karşı bir teveccüh vardı. Bütün merkez bankaları altın rezerve yapıyor. Herkes biriktiriyordu. Şuanda ONS kıpırdayamıyor. 1800 doları bir kırsa fiyatlar daha da yukarı gidecek. O fiyat dünya bazında yükselen altın fiyatı. Milletimiz altın fiyatları çıktığında dolara endeksleniyor. İnsanlarda da tasarruf anlayışımızda, bitcoin gibi argümanların türemesinin nedeni emek harcamadan alın teri dökmeden para kazanma arzusu. Son 15 günde yaşanan döviz üzerindeki manipülatif piyasalanma mevcutta insanları kendi mevduatlarını koruma anlayışından kaynaklanıyor. Devlet buna ait bir güvence verdi. Buna bakmak gerek. TL üzerindeki faizin döviz artışına kalan kısmını hazine olarak biz karşılayacağız demesi piyasaları çok fazla rahatlattı. Buna istinaden yavaş yavaş piyasalar oturacaktır. Bu gazlar alınacaktır. Benim düşüncem ikinci bir partide fiyatın biraz daha aşağı gelme ihtimali var. Devletin yapısına güvenmemiz gerekiyor. Biz devletiz.”
Damla YELTEKİN