''Cumhur İttifakı tankların üzerinde kendiliğinden oluştu''
Ülkücüler ve Adalet partisi mensupları ülkenin adeta uçurumdan yuvarlandığı 15 Temmuz gecesinde, satılmışlığın doruk noktasına ulaştığı o gecede ülkenin kaderine ve milli egemenliğe sahip çıkmak adına canlarını hiçe sayarak sokağa çıkmışlardı. Aslında Cumhur İttifakı tankların üzerinde kendiliğinden oluştu. Vatandaşın beklenti ve talebi bu iş birliğinden yanaydı. Sayın liderimiz de bunu güzel okudu. Bize göre ülkenin ulusal çıkarları, milli menfaatleri noktasında mevcut iç ve dış tehditler dikkate alındığında alınması gereken bir karardı. İnşallah 24 Haziran'da Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve Ak Parti'nin oluşturacağı güçlü bir meclis ve sayın cumhurbaşkanı olacaktır.
''Milliyetçi Hareket Partisi seçim pusulasında kendi kimliği ile yer almaktadır''
''Öncelikle Milliyetçi Hareket Partisi seçim pusulasında kendi kimliği ile yer almaktadır. Dolayısıyla siyasal anlamda Adalet ve Kalkınma Partisine geçmişte oy vermiş ya da Cumhuriyet Halk Partisi veya diğer partilere geçmişte oy vermiş kişiler mevcut iktidarı beğenmiyorlarsa ya da CHP'nin yeni kimliğini beğenmiyorlarsa, yani PKK'lı leşlere taziye çadırı kuran CHP'yi, leşlerin başında ağlayan vekilleri hala nasıl partide tutuyor diye rahatsız olan, ulusal kesimi temsil eden, sosyal demokrat seçmen, seçim pusulasında ki üç hilale basar ve geçer. Dolayısıyla bu anlamda bir sıkıntı yok. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise nasıl Cumhur İttifakı tankların üzerinde oluştu dedik.Milli ve yerli politikaları devam ettirdiği, milli menfaatlerle politikalar ürettiği sürece biz daha öncede deklare ettiğimiz gibi terörle mücadelede, onurlu dış politika da ülke menfaatleri neyi gerektiriyorsa hükümetin yanındayız. Cumhur ittifakının mantığı aslen budur. Bu şekilde de devam edecektir.''
''Hedefimiz; 7 Haziran'da alıp 1 Kasım'da kaybettiğimiz milletvekilliğini tekrar elde etmek''
''Dürüst konuşmak gerekirse İyi Parti'nin Milliyetçi Hareket Partisinin oyundan çok Cumhuriyet Halk Partisinin oylarını böleceğini ön görüyoruz. Aşağı yukarı 120 bandına düşer diye öngörüyoruz. Yani 60+1 vekil çıkartır ama biz hedefi 85 bin koyduk. 65 binin altı bizim için başarısızlıktır.Ben açık ve net söyleyeyim. Ben bir vekil 5 belediye başkanı çıkartamazsak çeker giderim dedim. Eğer şu süreçte bir vekil çıkartamazsan 3 Kasım 2019'da 23 belediyeli Çanakkale'nin hepsini alsak dahi durmam. Yerel seçimlerde teşkilatın başında olacağım ama sözümü tutamadığım için o koltukta oturmam ama ben inanıyorum bir milletvekili çıkartacağız. Kendimize milletvekillerinin tamamını elde etmek amaçlı bir hedef belirledik. Ancak mevcut siyasi konjektörleri dikkate alarak rasyonel bakacak olursak; asli hedefimiz bir milletvekili çıkarmak. Yani 7 Haziran'da alıp 1 Kasım'da kaybettiğimiz milletvekilliğini tekrar elde etmektir.''
''Ortalama 60 bin civarında oyumuz var''
''Milliyetçi Hareket Partisinin son beş seçimini inceledim 46 binin altına düşmüyor ve 72 bin civarında da en yüksek oy almış. Yani ortalama 60 bin civarında oyumuz var. En dibe vurduğu dönem 46 binin altına inmemiş. Hatta 1 kasım seçimlerinde çok iyi seçimlerinde her türlü hakarete uğradığı dönemde 53 bin oy aldı. Şimdi Cümbüş İttifakında ki Pensilvanya'nın evlatları biz şu kadar alacağız diyorlar ama ben aklıselim hiç bir milliyetçi hareketin şerefli mensubunun bu partiye oy vereceğini zannetmiyorum. Oldu da 3-5 bin gitti. 47-48 bin oy demek. Milliyetçi Hareket Partisi 15 Temmuzda sonra hiç mi taktir görmedi? O dönemde insanlar sahiplendiğimiz bir muhabbet var. Bunların hiç mi yansıması olamayacak? Dolayısıyla 55-60 bin bulacağını düşünüyorum. Bize gelen anketlerde de 48-54 bin arasında oy gözüküyor. Ayrıca daha ne liderler sahaya çıkmıştır ne de biz doğru düzgün vatandaşla buluştuk. Önümüzde televizyon programları var, gazete mülakatları var. Her akşam arkadaşlarım bir araya geliyorlar. Biz siyasiler olarak kardeşlerimize destek oluyoruz. Daha büyük organizasyonlar var. Ben 50 binler çıtasında ki başlangıcın çok iyi olduğunu düşünüyorum. ''
''Milliyetçi Hareket Partisi, kurumsal kimliği ve duruşuyla 15 Temmuz sonrasında vatandaşın gönlünde taht kurduğuna inanıyorum''
''Milliyetçi Hareket Partisi, kurumsal kimliği ve duruşuyla 15 Temmuz sonrasında vatandaşın gönlünde taht kurduğuna inanıyorum. Yani hep söylüyoruz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sigortasıdır. Bunun ezbere ve boş yere söylenmiş bir laf olmadığını 15 Temmuz akşamı Türk Milleti tankların üzerinde gördü. Başkada söylenecek söz yok. Vatandaşında çok fazla ekonomik gündemi olduğunu değerlendirmiyorum. Evet zaman zaman karşımıza çıkıyor. Siyaseti şekillendiren en temel konulardan biri ekonomi ama vatandaş artık bazı şeylerin farkında. Bölgesinde olan bitene kulak tıkamış değil. Özellikle şunu ifade edeyim eskiden haftada bir köylere gazete giderdi. Çoğu köy kahvesinde de yoktu 1 tane televizyon ama şimdi öyle değil. Bilgi çağındayız. Bilgiye ulaşmak saniyelerle ancak mümkün biliyorsunuz. Saniyeler içerisinde istediğiniz bilgiye ulaşmanız mümkün. Dolayısıyla vatandaşı kandırmak mümkün değil. Herkes her şeyin farkında. Dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi'nin Türk siyasetinde ki gücünün de herkes farkında. Benim umudum ve inancım odur ki sandıkta sırf bu gerekçe bile MHP'ye oy vermeye yeter. Daha öncelikli ve önemli gündemleri var ülkenin. Ben bu kapsamda Çanakkale'nin sonra da Türk Milletinin Milliyetçi Hareket Partisine 15 temmuzda ki vefasını ödeyeceğini ve hakkını teslim edeceğine inanıyorum. ''
''Bizim önümüze milletvekili listeleri gelseydi ve ''Diğer partilerin sıralamasını nasıl yaparsınız?'' diye sorsalardı ancak bu kadar iyi yapardık''
''Ben ne Ak Parti kanadında ne de CHP kanadında bir sürpriz olduğunu düşünmüyorum. Bülent Öz'ün listede olmayacağı bir aydır konuşuluyordu. Julide hanımın ikinci sıraya gelecek olması hemen hemen süreç başladığı andan itibaren yakıştırdığı bir konuydu. Rıdvan Bey de yaklaşık 8 yıldır Milliyetçi Hareket Partisi Muhalifi ve son bir yıldır İYİ Partini genel idari kurulu üyesi ve yerel yönetimlerden sorunlu başkan yardımcısı sıfatıyla onunda birinci sıra olması çok sürpriz değil. Ben çok detaylı rakiplere ipucu vermeme adına fazla detaya girmeyeceğim ama diğer partilerin tespitlerinin MHP'nin olağan üstü işine yarayacağını söyleyebiliriz. Bizim önümüze listeler gelseydi ve bu sıralamayı nasıl yaparsınız diye sorsalardı ancak bu kadar iyi yapardık diyorum. Ben bütün siyasi partilere bize istemeden yaptıkları katkı için teşekkür ediyorum. ''
''Herkesin gerçek FETÖ mağdurlarına kapılarını kapattığı süreçte biz kavgalarını verdik''
''Herkesin gerçek FETÖ mağdurlarına kapılarını kapattığı süreçte biz kavgalarını verdik. Vatandaşın vücudun da üç tane mermi var. 17 yıl Tunceli'de görev yapmış, dağda gezmiş. İki tane okul var. Biri PKK'nın kontrolünde diğer FETÖ'nün . Çocuğunu neden bu okula gönderdi diye meslekten ihraç etmişler. Bunların kavgasını verdik. Gelibolu'da bir hanımefendi bir araç bayiine gidiyor. Araba satan bayiinin banka anlaşması Bank Asya'yla. Bu MHP il başkanı olarak bende olabilirdi. Tercih edemem ki firmanın hangi firma ile anlaşması var. Bank Asya'dan kredi çekti diye bu kardeşimizi ihraç ettiler. Bunların kavgasını verdik.O zaman ne AK Parti ne de CHP bu arkadaşlarımıza sahip çıkmazken, biz bütün demokratik kurumlarda bu arkadaşlarımızın kavgasını verdik. Bizim sendikalarımızda %90'a yakın göreve iade oldu. Dolayısıyla siyaset böyle bir şey. Biz çok fazla bir yere gitmeye ihtiyaç duymuyoruz. Zaten biz devamlı yanlarındaydık. Her dertlerine koştuk. ''
''Ülke elden gittikten sonra %25 değil %45 oy alsak ne olacak?''
''Milliyetçi Hareket Partisi'nin ülke sevdasından, devletin ve milletin sevgisinden başka siyaset yapma şekli yok. Genel başkanımızın çok güzel bir ifadesi var. Ülke elden gittikten sonra biz neyin siyasetini yapacağız? Hakikaten elimizi vicdanımıza koyalım. Milliyetçi Hareket Partisi'nin eline o kadar güzel bir fırsat geçti ki bu süreçti. FETÖ aldattı, PKK aldattı, açılım süreci , Suriye aldattı, Esat ailesi aldattı. Alın bunu sahada kullanın işte. Kafadan %25 oy demek. İYİ Parti, partileşemezdi bile ama devlet elden gittikten sonra biz %25 değil %45 oy alsak ne olacak. Ülkemiz Kobani benzeri bir ateş çemberi içerisinde kalırsa, kardeş kardeşi vurursa bir iç savaşa götürürse ülkeyi, sokaklar kan gölüne dönerse biz neyin siyasetini yapacağız? ''
''Terörist dediğimiz kişilerin dışında kalan, kader mahkumu diye tabir edilenlerle ilgili sözlerdi''
''Öncelikle af konusu sayın liderimiz tarafından ifade edildi. Ancak kamuoyu bunu tam olarak anlayamadı. Sayın Genel başkanımız orada; çocuk istismarcıları, uyuşturucu içen ya da satan kişilerin ve terörle mücadele kanununa karşı gelenlerin yani terörist dediğimiz kişilerin dışında kalan, kader mahkumu diye tabir edilenlerle ilgili sözlerdi. Bu açıklamasının devamında şöyle bir ifade de bulundu: Özellikle 15 Temmuz sonra cezaevlerin de yoğunluk var. 40 kişilik koğuşlar da 80-90 kişi kalıyor. Türkiye'nin her yerinde böyle olduğu ifade ediliyor. Birde bilinçli olarak FETÖ mağdurlarını oynayan terör örgütü yapılanması cezaevleri üzerinden manipülasyon yapma gayretleri konusunda istihbarat bilgisi var. Cezaevlerinde ki kader mahkumu tabir ettiğimiz kişilerle ilgili olası, cezaevlerinden başlayıp sokakları tetikleyecek Kobani benzeri bir takım protesto eylemlerine sebebiyet vermemek adına ve orada ki FETÖ yapılanmasının ortaya koyacağı manipülasyonun önüne geçmek adına verilmiş bir karardır. Tabi bu konuda inisiyatif hükümettedir. Ama liderimiz bugüne kadar ne dediyse haklı çıktığını hep birlikte gördük. Dolayısıyla bununda hükümet tarafından dikkate alınacağını umut ediyoruz. Alınmazsa dünyanın sonu değil. Elbette Cumhur İttifakı'na zarar vermez ama liderimiz bir şey görüyorsa dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.'' DOĞANCAN USTABAŞ