Önce sımsıcak gülümsemesiyle Altın Yıllar Yaşam Merkezi Yöneticisi Işıl Çalışkan ve Seramik Eğitmeni Sevil Albay Eruçar karşıladı beni. Merkeze girdiğiniz andan itibaren pozitif ve yaşayan bir enerjiyi hissedebiliyorsunuz. 65 yaş ve üzeri bireylerin keyifli ve kaliteli vakit geçirmesi için her şey düşünülmüş. Kişi hangi kursa gitmek istiyorsa ona kayıt olabiliyor. Çanakkale ikameti olması şartıyla tabi… Burada sosyalleşme ve iletişim kurma imkanı bulan 65 yaş üzeri bireyler istedikleri alanda işinde uzman eğitmenler ile birlikte harika işler ortaya çıkarıyor.
Emekli nüfusunun yüksek olduğu şehirlerden biri olan Çanakkale için burasının bir velinimet olduğunu söyleyebilirim. Altın Yıllar Yaşam Merkezi Yöneticisi Işıl Çalışkan insanların yaşam süresinin uzaması ile birlikte kişilerin emekli olduktan sonra hayatın birikimi ile evde olması yerine burada kendilerini geliştirme ve sosyalleşme imkanı buldukları aktardı.
ÇALIŞKAN HEM EL İŞLESİN GÖNÜL EĞLENSİN HEM ZİHİN İŞLESİN
Çalışkan sözlerine şöyle devam etti: “Yaş deyince hastalık, huzurevi ve bakımdan artık sıyrılan yeni algılar ve böyle bir gerçeklik var. Altın Yıllar Yaşam Merkezi bu düşünceler üzerine kuruldu. Çanakkale emekli şehri diye tabir edilen yaşlı nüfus oranının yüksek olduğu bir şehir. Burası 12 yıldır hizmet veriyor. Önce farklı bir binada 3 atölye ve 20 katılımcı ile başladık. Çanakkale’nin yaşlı haritası çıkarıldı üniversite ile iş birliği içerisinde. Burası yaşlıların sosyalleşme merkezi olarak geçiyor. Kişinin 65 yaş üstü olması gerekiyor. Kendi öz bakımını gerçekleştirebiliyor olmasını istiyoruz. Burada satranç öğreniyorlar, İngilizce öğreniyorlar, halı dokuma, bilgisayar, akıllı telefon, kırkyama, nefes egzersizleri öğrenebiliyorlar. Ayrıca koromuz da var. Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, pop eserleri seslendiriyorlar. Tiyatro grubu, seramik kursumuz, resim kursumuz vs. Yok yok yani. Hepsinin bir amacı var. Hem el işlesin gönül eğlensin hem zihin işlesin. Yaşlılığa karşı gardımızı almaya çalışıyoruz. Kapı yönleri, pencereler vs. bile her şey yaşlı kullanımına uygun bir şekilde yapıldı. Her ay bir konu hakkında bilgilendirme toplantılarımız oluyor. Genellikle sağlık alanında yapıyoruz. Farklı kuşakları bir araya getiriyoruz. Çocuklara masal okuyorlar, masal günleri düzenliyoruz. Burası çok dolu dolu aktif geçen yaşlılık çalışmalarına çok örnek bir merkez. Geçen sene de Manisa’da ‘Birinci Basamakta Yaşlı Sağlığı Hizmetleri Konulu 9’uncu Temel Sağlık Hizmetleri Sempozyumunda İyi Uygulama Ödülü’ kazandık. Böyle merkezlere ihtiyacımız var. Böyle merkezler olduğu sürece yaşlılık mesele olmaktan çıkacak, yaşlılığı erteleyebileceğiz, kaliteli ve aktif bir yaşlılık geçirecekler”
HERKES TEKNİKLERİ ÖĞRENDİKTEN SONRA KENDİ KANATLARI İLE UÇMAYA BAŞLIYOR
Bu yıl ilk kez açılan seramik atölyesinde ders veren Eğitmen Sevil Albay Eruçar ise hem öğrencilerinin hem de kendisinin yeni bir şey deneyimlediklerini belirtti. Kursta her seviyede kişilerin olduğunu söyleyen Albay Eruçar: “Daha önce de seramikle bir şekilde yolu buluşanlar da ilk kez çamurla çalışanlar da var. Kursa ağustos ayında yaz okulu ile birlikte başladık. Yaz okulunun ardından ekim ayı ile beraber yeni sezonumuz başladı. Şu anda yaklaşık 45 tane öğrencim var. Haftanın her günü burada sabah 09:30’dan 16:30’a kadar seramik ile ilgili çeşitli üretimler yapıyoruz. Ben hiç bilmeyenlere temel teknikleri öğrettim, çünkü benim de sonradan hayatıma giren bir şey. Böyle bir fırsat vermiştim kendime. Sonra da bana bambaşka bir deneyim olarak döndü. Buradaki herkesin çok farklı hikayeleri var. Onlardan çok şey öğreniyorum. Ben de bildiklerimi seramik adına onlara öğretmeye çalışıyorum. İlk kez seramik ile tanışanlar minik minik objeleri yapıyor. Bu genelde evdeki çocuklara, torunlara birer fincan ile başlıyor. Özellikle stilize ettiğimiz bir şey yok. Herkes teknikleri öğrendikten sonra kendi kanatları ile uçmaya başlıyor. Bizim burada fırınımız yok. Çanakkale Belediyesi seramik atölyemizde görevli Burak Çiftçi bize her daim destek oluyor. Biz burada işlerimizi yapıp kuruma aşamasına geldikten sonra Burak’a gönderiyoruz. Onlar orada pişiyor. Sonra tekrar buraya geliyor. Seramik ürünümüz iki kere pişiyor.” şeklinde konuştu.
SERAMİK BİRÇOK ŞEYİ YENİDEN TAZELEMEMİZ İÇİN BAHANE OLUYOR
Yapılan ürünlerin yer aldığı bir de sergi açacaklarını belirten Albay Eruçar sözlerine şöyle devam etti: Mart ayında bir sergimiz olmuştu. Haziran ayında sene sonu sergimiz olacak. O sergide de çok zengin bir içerik ile çıkacağız. 23 Haziran’da başlayacak, 1 hafta sürecek. Aslında burada seramik biraz bahane. Yaptığımız işin tabii ki çok büyük önemi var. Çocukların el motor becerilerini geliştirmek için küçük yaşta yapmaya çalıştıkları şeyin bir benzerini yapıyoruz. Burada da göz, beyin, el hepsinin odaklanması ile seramik ürünler ortaya çıkıyor. Seramik bizim birçok şeyi yeniden tazelememiz için de bir bahane oluyor. Hem el, göz beyin becerilerini tutmak için çünkü 65 yaş üzeri katılımcılarımız var. Hepsi her anlamda muhteşem ürünler üretiyorlar. Benim için kıymetli olan ise biz burada bunları yaparken buradaki sohbetler, paylaşımlar… “
ÇAMURLA TANIŞMAM ESKİYE DAYANIYOR
Katılımcılardan Lütfi Oğuzcan: “Çamur ile ilk tanışmam eskiye dayanıyor. Abim rahmetli akademiye gidiyordu. O heykel bölümündeydi. Eve arada çamur getirirdi. Ben yıllarca tiyatro dekoru, bina mimari vs. hep onlarla uğraşıyordum. O zaman otelim vardı. O kapandıktan sonra İstanbul’a gitmiştim. Orada bir kursa gittim. Seramikle tanışınca dedim ki, ‘Tamam!’ 2 yıl kursa gittim. Evde kendime bir atölye yaptım. Sonra buraya taşınınca burayı keşfettim. Şu anda yaptığım esere gelecek olursak, M.Ö. 5000 yıl öncesine ait Mısır’da bir bira kupası bulunmuş onu gördüm. O ilgimi çekti. Şu anda onunla uğraşıyorum.”
ÇOK GÜZEL DOSTLUKLAR, ARKADAŞLIKLAR KURDUK
Katılımcılardan İnci Güven emekli bankacı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “6 aydır kursa geliyorum. Çok güzel arkadaşlar, dostluklar kurduk. Bizi çok rahatlattı. En güzel tarafı da bu benim için. Burası bize çok şey kattı”
İSTEYEREK, KOŞARAK GELİYORUM!
Emekli hemşire olan Güzide Barım ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Önce Çanakkale Belediyesi geçmiş başkanı Ülgür Gökhan beyefendiye, şimdiki Belediye Başkanımız Muharrem Erkek’e çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca Sevil Hocamı çok seviyorum. Pamuk şekeri gibi! Ben önce satranca gelmiştim. Dedim ki ‘İleride bu bana ne verir? Kiminle oynayabilirim?’ Ondan sonra görevli bana ‘Toprak seramik de var’ dedi. Sonra Sevil Hocayla tanıştım. Güzel şeyler yapıyoruz. Ortam güzel, yeni dostluklar, arkadaşlıklar kuruyoruz. Yenileniyoruz adeta. Buraya isteyerek koşarak geliyorum.”
10 GÜN 10 GECE BURADA KALSAM RAZIYIM!
Katılımcılardan Mukaddes Karaduman ise Altın Yıllar Yaşam Merkezine iki yıldır gidiyor.
“Geçen sene nefes spor ve satranç oynadım ancak zorlandım. Bu yıl ondan vazgeçtim seramiği görünce hemen yazıldım. Seramiği çok sevdim. 10 gün 10 gece burada kalsam razıyım. O kadar seviyorum.”
BU KOMPLEKS MUHTEŞEM BİR YER
Tayman Turşin ise emekli bir bankacı. 3 yıldır Altın Yıllar Yaşam Merkezi resim bölümüne gidiyor. 2000 yılından beri resimle uğraşıyor. Bunun yanı sıra seramik de hevesle çalışmak istediği alanlardan biriydi. Şubat ayında seramik kursuna başlayan Tayman Turşin ise şunları söyledi: “Sevil Hocamızı çok seviyoruz. Hem güzel hem tatlı! Sabırla her sorumuza cevap veriyor. Hem resime hem dokumaya hem de seramiğe geliyorum. Bu kompleks muhteşem bir yer. Ben her gün buradayım”
BAŞARININ SIRRI ÖĞRETMENDEDİR
İnci Pehlivan da yıllarca bankacılık yaptıktan sonra emekli olan katılımcılardan. O da düşüncelerini şu şekilde ifade etti: “Ben aklıma koyduğunu yapan birisiyim. Akrep burcuyum çünkü! Önce yaptın işte öğretmenini sevmen lazım. Her okulda olduğu gibi… Başarının sırrı öğretmendedir. Sevil Hanım’ı çok sevdim. İlk gördüğümde kanım ısımda ve ‘Kesinlikle ben bu kursa gelmek istiyorum’ dedim. Ondan sonra ufak tefek severek bir şeyler yapmaya çalışıyorum.”
Kaynak: haber merkezi