Çanakkale’de taksi kültürünün son yıllarda gelişme gösterdiğini belirten Sökmen; ‘’Çanakkale’de taksiciliğin olumlu tarafı bence yok. Maddi olarak bir şey kazanmıyorsunuz zaten aldığınız vergiye, mazota gidiyor. Zaten kış döneminde işler durgun oluyor. Haliyle şu anki ekonomik yapıya istinaden de Türkiye’nin genelinde olduğu gibi Çanakkale’de de mutlaka her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de sıkıntılar yaşanıyor. Çanakkale’de taksi kültürü daha yeni yeni gelişiyor. Ben ilk zamanlar başladığımda Çanakkale’nin merkezinde 1 hafta dolaşsanız insanların önünde geçersiniz, insanlar taksiye el kaldırmazdı. Bu yeni yeni başladı.’’dedi.
"KURALLARA UYMALARI GEREKİYOR’’
‘’Çanakkale’de taksiciliğin olumlu tarafı bence yok. Maddi olarak bir şey kazanmıyorsunuz zaten aldığınız vergiye, mazota gidiyor. Zaten kış döneminde işler durgun oluyor. Haliyle şu anki ekonomik yapıya istinaden de Türkiye’nin genelinde olduğu gibi Çanakkale’de de mutlaka her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de sıkıntılar yaşanıyor. Çanakkale’de taksi kültürü daha yeni yeni gelişiyor. Ben ilk zamanlar başladığımda Çanakkale’nin merkezinde 1 hafta dolaşsanız insanların önünde geçersiniz, insanlar taksiye el kaldırmazdı. Bu yeni yeni başladı. Biz bundan memnunuz ama Çanakkale küçük yer olduğu için herkes birbirini tanıyor. İnsanlar, arkadaşlarımız şimdi orada bir müşteri potansiyeli oluşturabilmek için cep telefonlarını veriyorlar. Cep telefonu üzerinden çalışıyorlar. Bunu yaparken tabi herkesi kast etmiyorum. Bu sorunların yaşanmasına sebep olan kişi sayısı toplasanız bir elin parmağını geçmez. Şehir içerisinde fix tarife yapanlar var, 20 liralık yere 15 liraya götüren var. Evet belediye 5393 sayılı yasaya göre taksimetre koymuş ama taksimetreye birçok arkadaş basmak istemiyor. Neden? Gece iş yok, iş olmayınca da boşu boşuna aracın ortalıkta dolaşması sıkıntı yaratıyor. Mesela Çanakkale’de birçok durakta 7/24 faaliyet yoktur. Akşam belli bir saate kadar kalıyorlar ondan sonra nöbetçi araç bırakılıyor. Şimdi nöbetçi aracın haricinde 5 tane araç var diyelim. Mal sahibi 5 tane aracın sabaha kadar yatmasını istemiyor, dışarıya gönderiyor. Adam nöbetçi olmadığı için durağa giremiyor, durağa giremediği içinde sağda solda dolaşıyor. Mesela İskele’de akşam saat 1’den sonra onlarca araba var. İskele’de potansiyel ne kadar? Kaç tane müşteri gelecek? Bu tip sorunlarımız var. Kepez’deki taksilerin burada çalışması bizim için ekonomik anlamda çok büyük bir külfet, aynı zamanda Umurbey taksileri de öyle. 3000 nüfus var, 55 tane araç var. Hiç biri orada durmuyor hepsi buralarda. Çalışıyor mu? Bilmiyorum, görmedim ama gören arkadaşlarımız var. Bir tanesinin yakalandığını, trafik tarafından bağlandığını biliyoruz. Normal şartlarda 5393 sayılı yerel yönetimler yasasına göre, şehir merkezinin içerisinde çalışacak olan taksi plakaları bellidir. Bu Çanakkale Belediye’sine bağlıdır. Çanakkale Belediyesi’nin mücavir sınırları içerisinde çalışıyor. Yolcuyu mücavir sınırlar içerisinden alır, istediği yere bırakır ama mücavir sınır dışından yolcu alıp da merkeze getiremez. Bu kanunen yasaktır ve cezası da var. Bütün Kepez ve Umurbey taksileri burada, bu zamanında BİMER’e de, CİMER’e de yazıldı. Gelen cevapta, yaz periyotlarında ‘Umurbey’e gelen misafirlerimizin ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak adına böyle bir yola başvurulmuştur’ deniyor. ‘’
‘’REKABET KALİTEYİ ARTTIRIR’’
‘’Çanakkale’nin kendi doğal yapısında yazın daha fazla turist geldiği için işlerimiz yazın daha aktif oluyor. Yazın fazla insan oluyor, sirkülasyon fazla oluyor, kışın az insanlar olduğu için sirkülasyonda az oluyor. Büyükşehirlerde böyle bir durum yok. Sorunlarımız var öz eleştiri de yapmak gerekiyor. Bizim içimizde de bu işe emek vermiş, gönül vermiş, bu işten ekmek yiyenleri tenzih ediyorum onlar ayrıdır ama mutlaka her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da çürük elmalar var. Boşta gezen bir adam hiçbir şey yapmasa bile, hiç olmazsa taksicilik yapayım diyor. Aslında kriterlerimiz var ama dikkat eden yok. Mesela belediye bize ticari araç kullanma kartı verdi. Belediye sınırları içerisinde o koltuğa oturan kimse, kartı olmak zorundadır. Bunlarda bizden kaynaklanan şeyler, bizden derken bu işi yapanlardan kaynaklanan bir şeydir. Bunun denetimi benim gördüğüm kadarıyla çok nadir yapılıyor. Son zamanlarda belediye kontroller yapıyor, bu bizim için güzel bir şey. Şimdi teknoloji gelişti. Bir tane malum araç var, telefonunuzun konum özelliği açık olsun, ‘taksi’ diye aratın o araç çıkıyor. Biz bu arkadaşı korsan taksi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü merkeze ait bir taksi değil. Bildiğimiz manada burada korsan araç bulunmuyor. Öyle araç olsa da burada kazanamaz zaten, burası büyük şehir değil ki. Mesela İstanbul’da UBER tartışması yaşandı. Bu arkadaşlar devlete vergi vermiyorlar, kayıtları yok ama kalite var mı? Müşteriye karşı iyi hizmet var mı? bunlar var. Bizimde kaybettiğimiz şey o dur. Rekabet olsun, biz bundan gocunmuyoruz. Rekabet kaliteyi getirir, bu doğal bir şeydir. Rekabeti, rekabet sınırları çerçevesinde yapmak gerekiyor. Mesela ben bu plakamı aldığım dönemde Kepez’den 3 tane plaka alınıyordu. 5-10 yıl sonra o araçlar gelmiş benimle eş değer seviyede tutuluyor. Bu arkadaşların mıntıkası belli orada çalışmaları gerekiyor. Yaptıkları Ticari Ahlaksızlıktır. Şöförler Odası ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü bu konuyu yakından takip ediyorlar. Çözüme kavuşacağını umuyoruz. Normalde Kepez ve Umurbey aracı merkezde çalışamıyor. İzmir’de ilçelerde çalışan araçlar merkezde çalışamıyor. Orada bu iş çözülüyorsa burada neden çözülmesin? Çanakkale küçük bir şehir ama ben 2010’dan bu yana taksicilik yapıyorum. 2010 yılından bugüne kadar Çanakkale’de çok fazla şey değişti. Nüfus artıyor, özellikle köprüden sonra bir göç dalgası var. Ben bu işi 1995-2001 arasında İzmir’de yaptım. O dönemde bir bakıyorsun kaç kişi gaspa kurban gitti. Bu Çanakkale’de olmayacak mı? Gönül ister olmasın ama göç aldıkça, problemler büyüdükçe bunlar ortaya çıkacaktır. 2-3 hafta önce Pazar yerinden olan olayı biliyorsunuz. Çanakkale’de böyle bir şey olacağı aklımıza gelmezdi. Bunun önceden planlanması gerekiyor. Planlama yapılacak ki herkes hakkına razı gelecek, herkes ona göre düzenini kuracak, herkes ona göre müşterisine iyi davranacak, müşteri potansiyelini elinde tutmaya çalışacak. ‘’
‘’TRAFİK BİZİM İÇİN BÜYÜK SORUN’’
‘’Çanakkale’de otopark ve trafik bizim adımıza çok büyük bir sorun. Biz 7/24 sahalardayız, sokak sokak, cadde cadde dolaşıyoruz. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde ya da yağmur yağdığında çok büyük trafik sorunuyla karşı karşıyayız. Çanakkale’de bir araştırmaya göre sanıyorum kişi başına araç sayısıyla Türkiye’de ikinci sıradayız. Bu öyle olunca doğal olarak trafikte oluyor. Bununla yaşamaya çalışıyoruz ama vatandaşta taksicilere bir ön yargı var. Taksici dediğin zaman elinde tesbih, yumurta topuk, sivri burun ayakkabı giyen, saçı, sakalı karışmış insan düşünülüyor. Böyle bir bakış açısı olduğu sürece biz hiçbir yere varamayız. Birçok arkadaşımız bu konuda kendine dikkat ediyor. Özellikle Dört Yol taksi bu konuda ayrı bir kefededir. Müşteriye karşı hitabetleri, müşteriye olan saygıları, diyalogları, araçların bakımı, düzeni, tertibi, temizliği, duraklarının işleyiş sistemi kime sorarsanız sorun bunu size söyleyecektir. Biz trafiğin içerisine girdiğimizde normal seyir halindeki vatandaşın bir yerden bir yere gitmesi uzun sürmez. Yani en fazla evinden işine ya da pazara gider. Çok acil işi yoktur ve biz aralara girdiğimiz zaman bizden kötü kimse olmuyor. Benim başıma geldi, vatandaş sol şeridi kapatmış, 30 kilometre hızla gidiyor. Saha geçsin diye işaret yapıyorum olmuyor, sağına geçiyorum önümde bir tane daha araba var. Bir yere yetişmemiz lazım, mecburen hızlıca geçiyoruz. Yoksa yol verecek olsa ben normal seyrimde devam edeceğim.
‘’BİZİMDE HATALARIMIZ VAR’’
‘’Vatandaş her ne kadar ticari olarak bakıyor olsa da biz bir yerde kamu hizmeti yapıyoruz. Bu bizim arkadaşlarımızdan da kaynaklanıyor. Bizim arkadaşlarımızın da birçok yerde hataları var. Yok değil. Mesela adam eşofmanla taksiye biniyor, hizmet veriyor. Atletle biniyorlar, bunlar olmaz. Ben kendi adıma söyleyeyim; ben öyle birini görsem taksisine binmem. Giderim en temiz hangisiyse ona binerim. Sıra bende diyorlar ama ben o arabaya binmem. Sen önce kendi işine bir saygı göster, ondan sonra binelim. Vatandaşında bu gözle bakması gerekiyor. O taksici de bilmesi gerekiyor. Taksici bunu yapmıyorsa, vatandaş bunu uygulatması gerekiyor. Yapmayanlar varsa da vatandaşın bunları ayıklaması gerekiyor. Tercih edilmeyecek, dolayısıyla maddi kayba girecek, arkadaş kendisine çeki düzen verecek. ‘’
‘’MASRAFLARIMIZ ÇOK FAZLA’’
‘’Çanakkale’de alternatif ulaşım yok ya halk otobüsüne bineceksiniz ya da taksiye bineceksiniz. Böyle bir durumda da biz arkadaşlarımızın bu konuya önem vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Eğer bu işten ekmek yemek istiyorlarsa bunu yapmaları gerekiyor. Dediğimiz gibi rekabet kaliteyi getirir. Araçlarımızın hepsi yenilendi, sıfırlandı. Lüks araçlar geldi. Bunlar güzel şeyler tabi bunu yaparken de karşılıklı sevgi, saygı bütün iş kollarında olduğu gibi öncelikle bütünlüğümüzü bozmadan götürebilmemiz gerekiyor. Ben bugün bu kadar para kazanmam gerekiyor diye saldırırsan, milletin hakkını gasp edersen ortada bir düzende, işte kalmaz. Şehir içerisinde 10 liraya yolcu taşıyorlar ama arabanın her yerinden ses geliyor. Yaptır deyince de para yok diyor. Para kazanamaz ki belediyenin verdiği tarifenin altında yolcu taşıyor, biz normal o tarifeden taşıdığımız halde kazanamıyoruz. Vatandaşlar sadece mazot masrafımız var diye düşünüyor ama bizim her yıl sigortalarımız 10 bin liradan aşağı tutmuyor. Kasko var, lastik var, mazot var, yıkması var, yağ değişimi var. Bunlar bize çok etki ediyor. Bunları yapmaya mecbursunuz hem kendi can güvenliğiniz hem de yolcunun güvenliğini sağlamanız gerekiyor. ‘’
‘’MADEM ŞEHRİ GENİŞLETEMİYORUZ, YOLLARI GENİŞLETECEĞİZ’’
‘’Her meslek grubunda olduğu gibi sorunlarımız çok ama bizim riskimizde çok fazla, trafiğin içerisinde bu işi bilende var, bilmeyende var. Işıkların durumu malum 4 araç anca geçiyor. Yolarımız dar, şeritlere park yapıyorlar. Çözümleri tabii ki var. Biz bunu düşündük; Çanakkale’yi boydan boya kesen 3 tane cadde var. İnönü Caddesi, Atatük Caddesi, Troya Caddesi. Troya Caddesi geniş orada bir sıkıntı yok ama diğer caddelerin tek yön olması bize faydalı olur. Bu belediye encümenliğine önerildi ama beklemede duruyor. Bunun olması gerekiyor. Madem şehri genişletemiyoruz, yolları genişleteceğiz. Otopark sayılarını arttıracağız. Pazar yerinin bir tarafı otopark olarak kullanılıyor ama diğer tarafı atıl durumda, burası da kullanılabilir. Yapılmayacak bir şey yok ama bu iş zaman istiyor, sabır istiyor. Bizde de onlar yok, çağımızda artık yemeği bile hızlıca yiyoruz. Ben Çanakkale’de güzel şeyler olacağına inanıyorum. ‘’ CANER KÜPELİ