Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği mezunu Ayşenur Kahraman, yaklaşık on yıldır resim öğretmenliği yaptığını ve dört yıldır da atölye işlettiğini söyledi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği mezunu olan Bahar Karagöz ise şu anda Gaziantep'te MEB’e bağlı bir okulda öğretmenlik görevi yapmakta olduğunu söyledi. Kahraman ve Karagöz atölyelerini 16 Mayıs 2016 da faaliyete açtıklarını, çocuk, hobi ve GSF hazırlık öğrencileri grubu olarak, üç grup şeklinde hem resim hem heykel dersleri olarak eğitim verdiklerini söylediler. Pandemi sebebiyle öğrenci sayılarının on beş civarında olduğunu söyleyen Kahraman, çocuk grubunu tedbir amaçla kapattıklarını, sadece hobi ve GSF hazırlık grubu derslerine devam etmekte olduğunu söyledi. Kahraman, verdikleri derslerde çalışma tekniklerin gruplara göre değişiklik gösterdiğini belirterek; “Akrilik çalışmalar, yağlı boya çalışmaları, karakalem tekniklerimiz var. GSF hazırlık dışında gelen öğrencilerimiz hangi teknikle çalışmak isterlerse o teknik üzerinden ilerliyoruz. El becerileri ve psikolojik gelişim açısından da heykel çalışmaları yapıyoruz öğrencilerimizle. Öğrencilerin keyif aldığı teknik neyse o teknik üzerinden ilerliyoruz.” dedi.
Kahraman; “Sanata değer verilmiyor”
Sanata değer verilmediğini söyleyen Kahraman; “Ama en başta sanata değer vermeme konusunda Türkiye'den genelleme yapmazsak, en çok bizleriz. Ben kendi dalımdan olan insanların dahi sanata değer vermediğine şahit oldum. Zaten Türkiye’de sanata değer verilseydi biz sokaklarda hep sanat eserlerine denk gelirdik. Sanat eserlerine çarpa çarpa yürürdük. Ama sanata değer maalesef verilmiyor.” şeklinde konuştu.
Pandemi süreci sanatı da etkiledi
Pandemi sürecinde oldukça olumsuz etkilendiklerini söyleyen Kahraman ve Karagöz; “Pandemi süreci bizi de olumsuz etkiledi. Bayağı bi etkilendik. Öğrenci sayılarında üçte biri kadar azalma yaşadık. İnsanlar ders almak istiyorlar ama biz reddediyoruz. Her türlü tedbir alınsa bile belli olmayacağı için işimizi garanti almak adına kendimizi geriye çekiyoruz. En sıkıntılı süreçte, GSF hazırlanan öğrencilerin sınav olacak mı kaygısı var. pandemi sebebiyle geçen sene iptal edilen sınavlar oldu. Bu da öğrencileri zora sokuyor.” dediler.
“Atölyemizde randevu sistemine geçtik”
Aldıkları tedbirler sayesinde hem kendilerinin hem de öğrencilerinin hiç virüse yakalanmadıklarını söyleyen Kahraman ve Karagöz; “Atölyemizde yoğunluk olmaması adına randevu sistemine geçtik. Belirli saatlerde belirli öğrencilerle eğitim yaptık. Yoğunluk yaratmamaya çalıştık. Maske mesafe ve temizlik kurallarına zaten uymamak gibi bir durum söz konusu değil. Onun dışında da randevu sistemine geçtiğimiz için aldığımız tedbirlerin dışında aksi bir durum yaşamadık. Pandemi sürecinde bile devam ettiriyoruz işimizi. Bizim gibi atölye işleten arkadaşlarım var Çanakkale’de. Bazıları kapatmak zorunda kaldı. Oldukça zorlandılar.” açıklamalarında bulundular.
“Her şeyi durdurmak zorunda kaldık”
Son olarak pandemi öncesi atölyede yaptıkları faaliyetlerden, etkinliklerden bahseden Kahraman ve Karagöz; “Pandemi öncesinde atölyemizde etkinlikler düzenliyorduk. Sinema geceleri düzenliyorduk, müzik geceleri düzenliyorduk. Hep beraber eğlence düzenlediğimiz de oluyordu, öğrencilerimizin doğum günlerini kutluyorduk. Çok güzel vakit geçiriyorduk. Sonrasında her şeyi durdurmak zorunda kaldık. Bu atölye bi nevi bir kulüp gibiydi. Eğleniyorduk, öğreniyorduk, paylaşıyorduk. Sosyalleşmek açısından da oldukça güzel etkinliklerimiz vardı. Şuan zaten öğrenci sayımızı düşürdük ve reklam yapmıyoruz. Öğrenci alımı yapmıyoruz. Gelen öğrencilerimiz de sürekli görüştüğümüz insanlar. Evden atölyeye, atölyeden eve giden öğrenciler.” İfadelerini kullandılar.
Funda Figen