Özel günlerin vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan pasta, hem mideye hem de göze hitap ediyor. Tarihi 8. yüzyıla kadar uzanan bu ürünün yapımı, pratik ve teorik bilginin birleşmesiyle ortaya çıkıyor. Bu zanaatı icra etmek için eğitim ve tecrübe şart.
Dernek Başkanı Osman Demirci, kentte yetişen pastacı sayısının gün geçtikçe azaldığını ve eleman bulmanın zorlaştığını ifade etti. Demirci, pastacılık sektöründeki en büyük sorunun “yeterli sayıda eleman bulunmaması” olduğunu dile getirdi.
Bu doğrultuda, kentte pastacı yetiştirme adına Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Dardanos Yerleşkesi’nde kurulan Gastronomi Akademisi’nde eğitim çalışmalarına destek vereceklerini belirten Demirci, şunları söyledi: “Pastacılık alanında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Dardanos Yerleşkesi’nde gençler için bir Gastronomi Akademisi kuruldu. Burada hem gençlerimiz hem de halkımız eğitim alabilecek. Biz de ilerleyen günlerde dernek olarak üyelerimiz ve gençlere eğitim vermek istiyoruz. Bu yöndeki görüşmelerimizi yakın zamanda gerçekleştireceğiz.”
“Bu iş tecrübe ile geliştirilebilir”
Pastacılık mesleğinin teşvik edilmesi adına Meslek Edindirme Kursları’nın da destek vermesi gerektiğini vurgulayan Demirci, “Meslek edindirme kurslarına devletin destek vermesi gerekiyor. Bu iş tecrübe ile geliştirilebilir. Milli Eğitim’den maddi destek bekliyoruz.” dedi.
Son dönemde özellikle kadın girişimciler tarafından evlerde hazırlanan butik pastaların işletmelere satılması konusuna da değinen Demirci, şunları söyledi:
“Kadınlar evde pasta yaparak kafelere satıyor ve gelir elde ediyorlar. Benim isteğim, bu işi butik olarak yapmak yerine bir iş yeri açarak en az bir-iki kişiye istihdam sağlamalarıdır.”
Demirci, butik pasta satışı yapanların bu işi belgeli şekilde yürütmesi gerektiğini de vurgulayarak, aksi halde yaşanabilecek olumsuzlukların birçok kişiyi zan altında bırakabileceğini belirtti: “Bu işi yapmak isteyen kadınlar öncelikle Tarım İl Müdürlüğü’ne müracaat etmeli. Buradan kendilerine bu işi yapabileceklerine dair bir ruhsat veriliyor. Daha sonra sosyal medya hesaplarını güçlendirerek gelir elde edebilirler. Ayrıca organizasyon şirketleriyle de çalışabilirler. Ancak bu işi mutlaka belgelendirmeleri gerekiyor. Çünkü herhangi bir gıda zehirlenmesi durumunda birçok kişi sorumlu tutulabilir.”
Ev mutfaklarında üretilen ürünlerin denetimden geçmediğini ve malzeme kalitesinin kontrol edilmediğini hatırlatan Demirci, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu nedenle Tarım İl Müdürlüğü bünyesinde, devletimizin himayesinde küçük atölyeler kurulmalı. Alınacak ruhsatlarla daha kaliteli üretim yapılabilir. Böylece müşteriler de yedikleri ürünlerin sağlıklı olduğundan emin olur.”