← Ana Sayfa
Gündem

Çanakkale’de güvenli bal üretimi 23.01.2020

✍️ Haber Merkezi 📅 23 Ocak 2020 12:07 👁️ 7 görüntüleme

Arı Yetiştiricileri Birliği Çanakkale’de arıcılığı geliştirecek yeni projelere imza atıyor.

Gerçek bal ile sahte bal arasındaki farkı görerek ve damak tadıyla anlamanın pek mümkün olmadığına değinen Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cahit İleri, Çanakkale’de bal ile ilgili analizler yapıldığını ve bu analizler sonucunda da raporların çıktığını söyledi. Arıcılık da çok ciddi çalışmalar yapan Arı Yetiştiriciler Birliği yeni projelere imza atmaya da devam ediyor. Fuarcılık alanında da tanınmış olan birlik, fuar alanlarında da tanıtımlarını gerçekleştirerek yeni fuarlarda yerini almaya hazırlanıyor. Ayrıca polenin baldan çok daha kıymetli ve sağlık açısından oldukça faydalı olduğunu ifade eden Başkan Cahit İleri; “Polen metabolizmayı hızlandırıyor. Vücudu sağlıklı hale getiriyor. Vücudun da sağlıklı hale gelmesi birçok problemin de yok olması demektir” dedi. Petek bal üretimine karşı olduklarını ve özellikle güvenilir bal konusunda farkındalık yaratmaya çalıştıklarını aktaran Başkan Cahit İleri, Kaleninsesi Gazetesine verdiği özel röportajda önemli bilgiler paylaştı.

“Sahte balı ilk bakışta ve damak tadıyla ayırmak zor”

Gerçek balla sahte balın ayrışımını analizler yapılarak belirlendiğini söyleyen Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cahit İleri, “Sahte balları analize göndermekten sonra orijinaliyle ayırt etmek zor oluyor. Analize gönderince hemen anlaşılıyor. Artık orijinal balın aynısı hemen hemen ayarlıyorlar. Kokusunu da, akışkanlığını da birebir benzetmeye çalışıyorlar. Sahte balı ilk bakışta ve damak tadıyla ayırmak zor oluyor. Sahte balı ayırabilmek için biz bütün ballarımızı ege üniversitesine ARGEFARA gönderiyoruz. Orada dokuz farklı konuda parametrede ölçümler yapılıyor. Eğer doğalsa raporlar ona göre çıkıyor. Önce elektronik ortamda geliyor. Daha sonra ıslak imzalı olarak tarafımıza ulaşıyor. Ondan sonra biz bal olup olmadığını anlıyoruz. Eğer balda bir sıkıntı varsa, orijinal değilse ve katkılıysa sahibine balda problem olduğunu bildiriyoruz. Akabinde de sahibine iade ediyoruz. Eğer standartlara uyuyorsa depomuza alıyoruz ve zamanı gelince işliyoruz. Yani bil balı ilk etapta satın almıyoruz. Emanet olarak depomuza alıyoruz ve baldan her tenekeden numune alıp bu numuneyi karıştırıyoruz. Paçal numune yapıyoruz. Yarısını analize gönderiyoruz. Diğer yarısını da bize şahit numune olarak geliyor. Herhangi bir itiraz anında elimizdeki numuneyi Ankara’da ki Hakem Laboratuvarlarına gönderiyoruz. Bir itiraz durumunda inceleme koşuluyla oraya gönderiyoruz. Bizim yaptığımız olay bu şekilde” diye konuştu.

“Bu bizim yaptığımız ciddi bir çalışmadır”

“Burada merak edilen herşeyi biz birlik olarak yapıyoruz. Biz birlik olarak vatandaşın güvenebileceği, damak tadına uygun ve öz dediği balı bir şekilde yapıyoruz” diyen İleri; “Yani kurum içinde kurum denetimiyle zaten biz onu süzgeçten geçiriyoruz. Ama vatandaş gerçek bal olup olmadığını anlamak için kendine göre yöntemlerle bunu ayrıştırmaya çalışabiliyor. Kimisi kopya kalemiyle testler yapıyor. Kimileri kağıda sürüyor yanıyor mu yanmıyor mu diye bakıyor. Tabi ki bunlar çokta doğru sonuç veren testler değil. Bura da marka önemli. Özellikle Arıcılar Birliği olarak biz bunu vatandaşa yapıyoruz. Analiz dediğiniz öyle ucuz bir şey değil. Biz her parti başına 2’şer tonluk partiler halinde genellikle planlıyoruz. Parti başına yaklaşık 800-900 TL iyi bir analiz ücreti düşüyor. Vatandaşımız adına hepsini yapıp dosyalıyoruz. Merak edenlere de gösteriyoruz. Bu bizim yaptığımız ciddi bir çalışmadır” şeklinde konuştu.

“Fuarlar bizim olmazsa olmazlarımızdır”

Arı Yetiştiricileri Birliği olarak fuarlara katılıp balın tanıtımını yaptıklarını kaydeden İleri, “Birde bizim fuarlarımız var. Fuarlar bizim olmazsa olmazlarımızdır. Ürünlerimizin sergilendiği ve özellikle satıcılarla alıcıların buluştuğu noktalardır. Orada perakendeciler de var. Günlük ihtiyacı olacak kadar alım yapacak insanlar da var. Fuardaki müşteri portföyü genellikle geniş. Kimin ne yaptığını bilemiyorsunuz. Dolayısıyla biz balı tanıtıyoruz ve tattırıyoruz. Broşürlerimizi getiriyoruz. Özellikle ne yaptığımızı anlatıyoruz. Oradaki ilgili kişilere balımızın yanı sıra kataloglarımızı, tanıtım broşürlerimizi ve kartımızı veriyoruz. Eğer sürekli bizim balımızı alıp satmak istiyorsa verdiğimiz kartlar vasıtasıyla tekrar bize dönüş yapıyorlar. İlgili kişilerle bir şekilde alışveriş yapıyoruz. Günlük olarak bal isteyen kişilerede kargo aracılığıyla gönderim sağlıyoruz. Tonajlı isteyen kişilere kendi aracımızla yerine kadar gönderiyoruz. Yani bizde her türlü satış ağı mevcut. Günlük tüketen müşteri de olabiliyor. Market sahibi de olabiliyor. Yani fuarlarda bizim kiminle karşılaşacağımız belli değil” diye konuştu.

“İzmir fuarında da yerimizi alacağız”

İzmir’de düzenlenecek fuara katılacaklarının altını çizen Cahit İleri, “Geçen günlerde il defa Ankara’da ki bal fuarına gittik. Şubatın ilk haftasında da İzmir Tarım fuarı var. Bu fuarın bir bölümü gıdaya ayrılmış. Orada da yerimizi alacağız. Dolayısıyla arzu edenlere hem satış yapıyorum hem de tanıtım yapıyoruz. Zaten sürekli gittiğimiz için fuarlarda bizleri bekliyorlar. Çünkü biz balı sattığımız müddetçe üyemizden alabiliyoruz. Depomuzda uzun süre stoklu balı tutmanın bir esprisi yok. Yani biz balı alıp analizden geçiriyoruz. Piyasanın şartlarına ve fiyatlarına göre paketliyoruz. Depomuzdan boşaldıktan sonrada tekrar üyelerimizden alıyoruz. Bu döngü de böyle devam ediyor. Yani ne kadar satarsak o kadar bal alıyoruz” şeklinde konuştu.

“Polen baldan çok daha kıymetlidir”

Polen tüketmenin çok sağlıklı olduğunu da kaydeden İleri, “Gündemde olan bir diğer konuda polen konusudur. İnsanlar poleni tanımadıkları için tüketmiyorlar. Özellikle gelişme çağı 18 yaşına kadar polen tüketenlerde kolay kolay nezle, grip gibi hastalıklar olmuyor. Ayrıca derslerinde çok başarılı oldukları, bedensel ve zihinsel gelişimlerinin mükemmel olduğu gözlemleniyor. Akabinde ilaçlara da ihtiyaçları olmadıklarını ve ilaçların kötü etkilerinden çocuklarınızı kurtardığınızı göreceksiniz. Aslında polen baldan çok daha kıymetlidir. Polen metabolizmayı hızlandırıyor. Vücudu sağlıklı hale getiriyor. Vücudun da sağlıklı hale gelmesi birçok problemin de yok olması demektir. Özellikle sindirim yoluyla alınıyor. Mide ve bağırsaklarda problem yaşayanların sorunlarını da düzeltiyor. Bal bir birimse polen bana göre on birimdir. 10 kat daha kıymetlidir. Çünkü arı poleni sadece yavrusuna mama olarak yediriyor. İnsanda anne sütü neyse arıda da polen odur” ifadelerini kullandı.

“Biz petekli bal tüketimine karşıyız”

Balın petek olarak değil süzme olarak tüketilmesinin daha doğru olduğunu açıklayan Cahit İleri, “Petek balın saklandığı korunduğu bir kaptır. Balı petek mi süzme mi derseniz eğer petekli balı yemeğe gerek yok derim. Balı yiyecekseniz kabuğunu neden yiyorsunuz. Biz bir söylem geliştirdik. Karpuzu kabuğuyla yemek ne kadar doğrusuysa, balı da peteğiyle yemek o kadar doğrudur. Kimse karpuzu kabuğuyla yemiyor. Biz petekli bal tüketimine karşıyız. Bal yenecekse süzme yenmesi daha doğrudur. Süzme olarak yenmesi daha faydalıdır. Petek 65 derecede eriyen bir maddedir. Hasta bile olsak vücut sıcaklığının 65 dereceye ulaşması mümkün değil. Dolayısıyla yediğiniz sindirime giden bal mumu erimeden posa gereği yapıyor ve sindirimi ağırlaştırıyor. Ama yine de çok isteyenlere de petekli bal bulunduruyoruz” dedi.

“Özellikle güvenilir bal konusunda farkındalık yaratmaya çalıştık”

2019 yılında bal konusunda çalışmalar yaptıklarını da aktaran Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cahit İleri; “2019 bal paketleme tesisimiz sürekli çalıştı. Vatandaşımızın balını alarak büyük tüccarlara ezdirmemek için gerekli çalışmalarımızı yaptık. Arı burnu markasını sürekli devam ettirdik. Fuarlarda tanıtımını yaptık. Özellikle güvenilir bal konusunda farkındalık yaratmaya çalıştık. Bu yıl en çarpıcı işimiz arıcıların en büyük girdisi bal mumu ve arı keki oldu. Arının zor zamanlarında balın içinde kullanılan baldan yapılan bir gıda maddesi var. Biz buna arı keki diyoruz. Bal ile pudra şekerinin karıştırılmış halidir.Genellikle ilkbaharda balı biten arılar var. Eğer o arılara bu keki vermezseniz ölüyorlar. Bunları kısmen ölümden kurtarmak için yaptığımız çalışmalardı” şeklinde konuştu.

“Bal mumu bizim açımızdan çok kıymetli bir malzeme”

Başkan Cahit İleri sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Biga’da uluslararası bir şirketin özellikle Azerbaycan’dan Avrupa’ya delinmeden geçen boru hattına ait bir şirketin sosyal içerikli projelere destek verdiğini duyduk. Bizde projemizi hazırlayıp verdik. Bu hat Biga’dan ve Gelibolu’dan da geçiyor. Bizde dedik ki arıcılarımızın ihtiyacı var. Arıcılarımız kovanlarda ki çıtaların arasına temel petek dediğimiz bal mumunun preslenip, A4 kağıdı gibi yaprak haline getirilip takıldığı ve arının onun üzerine kabartıldığı bir durum var. Biz o temel petek tesisini kurmak istiyoruz.Biz onu yapmazsak arı çok daha fazla performans harcıyor. Dolayısıyla hem arının düzenli çalışmasını sağlıyoruz. Yani bal mumu bizim açımızdan çok kıymetli bir malzemedir. Genç arılar bal yiyerek bal mumunu yapıyorlar. Her arıda bunu yapamıyor. 7-14 arasındaki işçi arılar bunu yapabiliyorlar. Karın halkalarındaki dört çeşit bal mumu bezi sayesinde yapıyorlar. İnce bezlerde bal mumları balık pulu gibi çıkarılıyor. Bazılarından olgunlaştırılıp petek yapılıyor. Dolayısıyla arı çok zaman harcıyor. Eğer boş bir kovana arıyı koyup her türlü peteğini yapmasını istediğiniz zaman birçok bölümünü petek vermekle uğraşıyor. Bu yüzden de çok büyük zaman kaybediyor. Bu yapacağımız çalışmayla da arının sadece petek üretiminde harcayacağı zamanı bal üretimine kaydırmış oluyoruz. Bu bizim açımızdan son derece önemli. Kendi tesisimizin olması bizim açımızdan daha kontrollü olacaktır. Bu proje sayesinde Biga’da tesisimizi kurduk. Deneme üretimi yaptık. Önümüzdeki günlerde de seri üretimi yapıyoruz. Arıcılarımızda temel petek ve kek ihtiyacını bu şekilde gidermiş oluyoruz.”

“Hedefimiz üstün vasıflı kraliçe arılar üretmek”

Bütün arıların kraliçe arılardan dünyaya geldiğini kaydeden Başkan İleri, “Diğer bir konumuzda Türkiye’de 5 ilde uygulanan damızlık kraliçe üretim merkezleridir. Yine Tarım Bakanlığı desteklidir. Beş merkez planlanmış. Bu merkezlerden bir tanesi de Çanakkale’dir. Burada ki hedefimiz üstün vasıflı kraliçeler üretmek. Arının temeli kraliçedir. Kraliçe anne arı. Bütün arılar ondan dünyaya geliyor. Eğer anne sağlıklıysa kızları ve çocukları da sağlıklı oluyor. Biz üstün vasıflı, bölge şartlarına uyan, çalışkan ve hastalıklara dayanıklı kraliçeler üretmek istiyoruz. Bir projemizde budur. Bu bizim açımızdan son derece önemli. Bu proje bölgecilik arıcımıza kalite getirecek. Kovan başı üretimini arttıracak. Arıcının daha fazla kazanmasını sağlayacak. Hastalıksız arıların üretimine destek olacak. İlk başlangıç kraliçeler üreteceğiz. Bir yılını dondurduk. Gökçeada’da bu projemiz var. Bu proje çok teknik bir konudur. Bu çalışmalar bizim geçtiğimiz sene yaptığımız güzel çalışmalardı. Tabi ki bunları yaparken İl Kontrol Laboratuarı ve Üniversite arkamızda onlarla ortaklaşa yapıyoruz” dedi.

“Yeni bir proje başlattık”

Başkan İleri; “Yeni bir proje başlattık. Henüz daha işleme girmedi. Bu projenin adı ‘Çevreci Arılık Projesi’dir. Tarım İl Müdürlüğü, Orman Müdürlüğü ve Çevre İl Müdürlüğünün ortaklaşa oldukları bizim başlattığımız bir projedir. Arılıkların genellikle ormanların kenarlarında çevreyi koruyan, ormanlardaki yangına ilk müdahale edebilecek 100-200 litre suyunu bulunduran ve çevreyi hiçbir zaman kirletmeyen, çöpünü hiçbir zaman yere atmayan gerekirse arıların etrafını koruyarak yeni bitkiler takviye eden arıcıları görevlendireceğiz” diye konuştu.

“‘Çevreci Arılık’ kimliği vereceğiz”

Görevlendirdikleri çevreci arıcılara, ‘Çevreci Arılık’ kimliği vereceklerini ifade eden Cahit İleri; “Biz her şeyi doğadan alıyoruz. Onları doğadan alırken doğaya zarar vermek gibi bir lüksümüz yok. Kim bu işi tertipli ve düzenli yaparak doğayı koruyorsa zarar vermiyorsa o tür arılıkların sahillerdeki mavi bayrak gibi bu arıcılarımızın yeşil bayraklı henüz daha logosunu belirlemediğimiz ‘Çevreci Arılık’ kimliğini vereceğiz. Elektronik ortama taşıyacağız. Bu kimliği verdiğimiz kişiler çevreye zarar vermeden üretim yapacaklar. Arılık zaten bunu yapıyor. Ama burada çevreyi koruyarak bu işi yaptığını belli eden kişiler olacak. Tabi ki bir kriter koyacağız ve bu kriterlere uyanlara bu kimliği vereceğiz. Herkese böyle bir şey yapmayacağız. Ben çevreci arıcıyım veya çevreyi koruyorum kriterlerini bu günlerde belirliyoruz” ifadelerini kullandı. BURCU YILDIZ

İlgili Haberler

Biga’da köy yollarına konfor dokunuşu!
13.08.2026
Zeynep Bastık Memleketi Çanakkale’de Sahneye Damga Vurdu
13.08.2026
"Ormanlarımızı birlikte korumak için duyarlı olalım !!!"
12.08.2026
MEKKE ANLAŞMASI’NA ÇANAKKALE’DEN DÖRT FARKLI BAKIŞ
12.08.2026
ÇANAKKALE’DE SİYASETİN GÜNDEMİ ÇERÇEVE YASA: “PAZARLIK MI, BARIŞ MI?”
11.08.2026
RUSYA AÇIKLARINDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ, ÇANAKKALE’DE KONUŞTU: “ÖLDÜĞÜMÜ HİSSETTİM”
11.08.2026
Düzce’den çocuklara Çanakkale tarihi yolculuğu
10.08.2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 32 yıl önceki konuşması gün yüzüne çıktı
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında anlamlı açılış: Arıburnu Zafer Anıtı yenilendi!
10.08.2026
Küçükanafarta’da tarihi zaferin kahramanları için Mevlid-i Şerif okundu
10.08.2026
Türkiye ile Tayvan arasında arama kurtarma iş birliği
10.08.2026
Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Çanakkale kahramanları anıldı
10.08.2026
“Anafartalar’da yazılan destan, milletimizin şerefidir”
10.08.2026
İletişim Başkanlığı "Oyuna Gelme" diyerek sanal bahis ve kumar tehlikesine dikkat çekti
09.08.2026
Murat Yahya Sezgin’in paylaşımı gündem oldu: “Türkeş’in kızına saygı gösteremiyorsak, burada ciddi bir yanlış vardır”
09.08.2026
Gökçeada Belediyesi’nden dolandırıcılık uyarısı: “Para taleplerine itibar etmeyin”
09.08.2026